» Ana Sayfa » Tam Gün Yasası » Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri'nde 'Tam Gün' Sıkıntısı
 
YORUMLAR
    •  Gönder
    •  Bu işaret zorunlu alanları simgeler.
      •  (1.) deniz filiz (tam güncü öğretim üyesi)
        23/11/2011 09:09:19
      • Sayın meslektaşım,
        Dr Hakan Bey,
        Bu platformların politik ve kişiselleşmiş yorumlardan çok, teknik düzeyde yorum ve eleştiriler yapan yazılardan olmasının, yetkililere daha net ve etkili bilgiler verebileceğini düşünüyorum.

        Bugün yürülükte olan yüksek öğretim yasası ile "üniversite hastanesinin" yönetilemeyeceğini herkes biliyor.
        Üniversite hastanesi denetime açılacak. Artık toplumu "biz bilim adamıyız, istediğimizi yaparız, bize kimse karışamaz", şeklinde aldatamayız.
        Bundan böyle, "biz bilim adamıyız. Şu kadar para ile şu araştırma projesini gerçekleştirdim. Sonuçta bu buluşla halka şu faydalarım oldu. Bana destek verirseniz görevime devam edeceğim, vermezseniz başka yerde iş arayacağım." demek zorundayız.

        Veya "ben üniversitede ders anlatayım, buluşlar yapamıyorum, beni o şekilde değerlendirin" demek zorundayız.

        Veya "ben çok güçlü hekimim muayenehanemde veya özel hastanemde mesleğimi icra edeceğim" diyeceğiz.

        "Ben öyle bilim adamıyım ki, hem üniversite hastanesinde hem de muayenehanede çalışacağım, beni denetleyecek olanları ben seçeceğim, akrabalarımı üniversiteye yerleştireceğim, işte bu benim akademik gücüm ve bu akademik gücüm söz ettiklerimle ölçülecek devri" istesek de istemesek de sona erecek.....

        Özetle üniversite reformu yapılacak... Başka çare yok... Yeni düzende hepimiz yerimizi almağa çalışacağız...
      •  (2.) aydın (op dr)
        22/11/2011 15:36:56
      • Sayın FARUK (doktor) rumuzlu arkadaşım benim yorumumu dikkatli okursa eğer hocaların bilgi düzeyi veya becerileri ile bir yorum yapmadığımı görürsün. Beni de hocalar yetiştirdi ve emeği geçenlere minnettarım ama bu gerçekleri görmeme engel değil. Hocaların hepsi de benim eleştirdiğim tarzda değil zaten, eğer diğer yorumları da okursan bana paralel düşünen hocaları da göreceksin. Meslektaşlarına karşı tutumları, meslek problemlerine bakışları her zaman zayıf oldu bu grubun maalesef ve rüzgar eken fırtına biçer iş bu hale geldi..Üniversite kadrolarının ağırlıklı olarak nasıl elde edildiği de ayrı bir konudur zaten. Şimdi ki zamanı savunacak değilim sadece kriterler değişti ama kayırma politikası aynen devam. Üniversite kadroları ne zaman TUS benzeri bir sınavla hakkaniyetle doldurulur ben de o zaman herkese saygı duyarım. Ha yorumunda ki doktor olurmuş adam olmazmış falan gibi zırvalarını da senin terbiyesizliğine veriyorum başka da bişey demiyorum.
      •  (3.) ege (uzman tabip)
        22/11/2011 14:32:21
      • tam gün yasası tamamen yanlış hazırlıksız ve inat için yapılmış bir KHK izlenimi veriyor.olan hastalara,tıp öğrencilerine ve tüm hekimlere oluyor.sadece bu değil diğer KHK ve sonrasında getirecekleride sağlıkta çöküşe neden olacak gibi görünüyor.
      •  (4.) uzm.dr (amasya)
        22/11/2011 11:35:29
      • ben de şu muayenehanesi olanların devlet hastanesi veya üniversitesi hastanesini "arka bahçe" olarak kullanma işini anlamadım gitti.sanki muayenehanesi olmayanlar hastalarını yatarak tedavi etmek için kendi paraları ile hastane yaptırdılar da,ameliyat yapmak için ameliyahathane kurdular da,anestezi uzmanı,teknisyen ve hemşire yetiştirdiler de,röngen,tomografi,mr,tüm laboratuar cihazlarını kendi ceplerinden aldılar da bizim mi haberimiz yok.performansçı ve tamgün çalışan arkadaşlar yeter artık devletin veya üniversitenin hastanesini "arka bahçeniz" olarak kullandığınız.şayet performans ücretlerini hiç almaz sadece maaşınızla çalışırsanız o zaman "arka bahçe" kavramını muayehanesi olanlar için kullanabilirsiniz.yoksa kulağınıza hoş gelmeyecek ama performanstan alacağınız ücretler için siz de hastaneleri "arka bahçeniz" olarak kullanıyorsunuz.
      •  (5.) Mehmet Zeki Hekimoğlu (dr)
        22/11/2011 11:28:31
      • Sayın üroloji profesörü hocam,siz ve diğer prof arkadaşlarınız tus imtihanına girmiş miydiniz?
      •  (6.) Dr Hakan (Öğretim üyesi)
        22/11/2011 11:21:01
      • Sayın Filiz Deniz hocam,
        Tamam anladık üniversiteler kimsenin babasının malı değil, devlet kurumu kişiler bağlı değil, biri gider başkası gelir, devletin işi yürür. Ancak sizin söyleminize bakılırsa sanki dağ taş profesör, doçent dolu. Siz olun dekan, açın bakalım kadro kimse geliyor mu? Ya boş kalır ya da niteliksiz bikaç yayınla başvuran akademisyenlik heveslisi uzman o kadar. Bu insanlar nasıl yetişti sizce? Bir Da Vinci kullanan, bir advance laparoskopik cerrahi yapan, bir karaciğer nakli yapan, donör hepatektomi yapan hoca? Siz prof olarak böyle birini yetiştirdiniz mi? Bunlar hep kişisel özveriyle yalvar yakar yurt dışına 3 kuruş maaşla gidip hastanelerin arka odalarında yatarak, ücretsiz olduğu için bol bol kahve içerek gidip öğrenildi. YÖK ya da Sağlık Bakanı'na soruyorum. Bu insanların cebine 3 kuruş para koyup yurt dışına yolladınız mı? Almanya da yurt dışına giden doktora çift maaaş veriliyor gittiği yerde zorluk çekmesin diye. Sonra da çıkmışınız yeri dolar bilmemne. Nerde var hani böyle adam nasıl dolacak. Lütfen yağcılıktan vazgeçip akademik ünvanınıza uygun davranın.
        Ayrıca Dr Cingöz kardeşim sen ve senin gbileri anlamıyorum, hem atıp tutuyorsunuz hem de muayenehaneci doktorlara gitmekten vazgeçmiyorsunuz. Aynı şekilde bu kanunları çıkarıp muayenehaneleri kapattıran AKP li milletvekilleri kendileri ya da yakınları rahasızlanınca hemen bize geliyor. Wallahi köpeğimizi uyutmuyorlar. Ben bilmem kimin özel kalemiyim. .... bey görüşecekler hocam. Açıyorsun işte annem hasta babam hasta vs vs. Ne yüzle arıyorlar anlamıyorum, insanda biraz utanma olur ya...
      •  (7.) Mehmet (Dr)
        22/11/2011 11:17:14
      • Aşağıdaki yorumların bazılarına bakınca gerçekten üzülüyorum ve çektiğimiz zorlukların nedenini daha iyi anlıyorum. Tıp amblemindeki yılan galiba yanlış anlaşılmış.
      •  (8.) alper onbaşılı (kardiyoloji (prof))
        22/11/2011 10:47:57
      • tıp fakültesini derece ile bitiren, TUS'ta derece yapan, 40 yaşında prof olmuş, 30'dan fazla yurtdışı yayını olan bir akademisyen olarak; MO,KIL ve BG gibi rumuzlar ile yazan, gerçek isimlerini bile yazamayan, dr olduklarını iddaa eden, dr olsalar bile adam olamamış olanlara yazıyorum. büzüğünüz yiyorduysa çalışıp sizde prof olsaydınız. ne demiş atalarımız "kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş". yarın siz veya yakınınız hastalanırsa tedavi edecek prof ararsınız. bunu bende sizde çok iyi biliyoruz. kıskançlığı bırakın, çamur atmaktan vazgeçin, adam olun adam...
      •  (9.) mehmet korkmaz (inadına pratisyen)
        22/11/2011 10:41:17
      • Beğenmeyip burun kıvırdığınız pratisyenler sahada asıl sağlık hizmetini götürüyorlar.Fahiş muayene ücretleri ile doğru düzgün muayene bile edilmeden 'hayır' dualarıyla geri dönüp verdiğimiz tedaviyle iyileşen hastaları gördükçe olmasanız da olur diyorum.
      •  (10.) baran ince (hekim)
        22/11/2011 10:29:04
      • artık üniv.çiftlik olmuştu iyi oldu.ama devlete muayane yasaksa univtede yasak olmalı.ünivtede hele ege ve dokuz eylulde ımparatorluk gıbıdır.babadan oğula anneden kıza geçer.oradakiler başka tanrının çocuklarıdırr.ya ne olumsuzluğu izmirde kaç hasta varda mağdur olmuşş.bakanlık gönderir halikopteri gonderiverır
      •  (11.) Prof. Dr. Ziya Akcetin (Üroloji hocasi)
        22/11/2011 09:38:50
      • BG adli pratisyen meslektasima da TUS adli sinavi gecmeden, ve bir de yaklasik 10-15 yil emek vermeden o yeri belki baskalarinin doldurabilecegini, ama kendisinin dolduramayacagini hatirlatiyorum.
      •  (12.) Ziya Akcetin (Ürolog-Prof. Dr.)
        22/11/2011 09:33:02
      • Tam gün calismak üzere, Almanya´da 256 000 Avro brüt maasla sözlesme imzaladigim 35 yatakli klinik sefi kadrosunu birakarak, 9 Eylül veya Ege Tip Fakültesi´nde calismak istiyorum. DaVinci robotik ürolojisi ve böbrek nakli dahil ileri üroloji konusunda (Türkiye´deki hocalarim kadar olmasa da Almanya seviyesinde) basarili ürologum, 47 yasindayim.
        Sayin Dekan ve degerli iki rektör, davetinizi bekliyorum, ama davet gelmeyecek, cünkü kimse dürüst degil!
      •  (13.) BG (pratisyen)
        22/11/2011 06:42:05
      • bu adamlar üniversiteleri boşaltmadan rahat yok arkadaşlar bunlar bizim adımızıda lekeliyor para istiyorsanız lütfen ayrılın gidin özele bizler sizlerin yerinizi doldururuz
      •  (14.) dr cingöz (uzm.dr)
        21/11/2011 23:38:37
      • Uzman doktorum, bu halde hocanın üniversite hastanesi içindeki özel muayenesine 150 tl vererek gittim. Kapısında abartısız 1 saat 45 dakika bekledikten sonra aldığım tedavi bir naneye yaramadı ve acildeki meslektaşımın verdiği tedaviyle aynıydı.KAMU OYU YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR. TOPLUMDA SANKİ ÜNİVERSİTELERDE İŞ AKSIYOR DÜŞÜNCESİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR. AKILLARINCA SAĞLIK BAKANLIĞI ÜSTÜNDE BASKI KURUP GERİ ADIM ATTIRACAKLAR.Hastaları perişan etmekte hep bu maksatla. Bak tam gün çıktığı için amaliyatını olamıyorsun, tedavin yapılamıyor deniyor hastaya. Alakası yok hocalar tam günden önce kaç hastayla ilgileniyorlardı ki. Birde bilim yapıyoruz tripleri yok mu. Bunlar imza bilimiyle uğraşıyorlar. Asistan -uzman araştırmayı hazırlar, yürütür, sonuçlandırır. Hocanın önüne gelir, hoca beğenirse kendi adınıda yazdırır, hemde ilk üç isim içine, beğenmezse siz yayınlayın der.
      •  (15.) Tevfik Güvenal (Öğr.Üyesi)
        21/11/2011 23:03:21
      • Bence Sayın Dekan'ın saptamaları son derece yerinde. Kendisini kutluyorum. Açık yürekle kimsenin şu atmosferde yapamadığı eleştirileri getirmiş.
        Ayrıca bazı yorumcuların muayenehanesi olan hekimleri suçlamaları insafsızlık. Tam gün hastanede olup da hiçbir şey yapmayan, aldığı maaşı haketmeyen öğretim üyelerini de suçlayın. Bu KHK sadece onları ödüllendirmiştir. Bir akademisyenin mesaisi olmaz, tam değil tüm gün mesaidedir aslında. Değerlendirme saatlerle değil verimlilik, üretim üzerinden olmalıdır.
        Şimdi suçlu arama zamanı değil birlik olma zamanı.
  • Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.
MEDİ ANKET
HAFTANIN YAZILARI