Müthiş bir yazı! 1976-2017 arası hekimlik değerleri! Vakalarla anlatım!
Medimagazin'e gelen bu yazı yıllar arasında hekimlik değerinin nasıl değiştiğini gösteriyor....
Müthiş bir yazı! 1976-2017 arası hekimlik değerleri! Vakalarla anlatım!
15 Mart 2017 -

DEĞİŞEN NE?

’Bir 14 Mart Tıp Bayramını daha hüzünle ve sıkıntı ile geçireceğiz. Artık maddi taleplerin karşılanması umudumuz kalmadı. Emekli hekim  maaşları artırılacaktı, yıpranma payı verilecekti, döner sermaye sistemi adil olacaktı  vs. Artık hiçbirinin gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Hiç olmazsa biraz etik değerlerimizi koruyalım. Bunu yapmak bizim elimizde,  başkasına bağlı değil.Doğru, düzgün ve iyi davranalım birbirimize.’’

 

Aşağıdaki olaylar tamamen gerçek olup yıllar içinde  birkaç hekimin başından geçmiştir. Ne yazık ki ekleme ve uydurma kesinlikle yoktur. Benzer olayları sizlerde yaşamış olabilirsiniz. Şimdi tıp ortamına giriş yaptığım yıldan itibaren genel bir bakış yapacağız.

 

Yıl 1976: Sağlık çalışanlarının büyük şehirlere gittiklerinde konaklayacağı sosyal tesisleri çoğu meslek mensubunda ki gibi yok.

 

Yıl 1977: Tıp fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Anadolu’da orta büyüklükteki şehrin  bir devlet hastanesinde dedesinin ameliyatına bizzat davet edilip, operasyonu yapan genel cerrah tarafından bilgilendirilir. Kanser şüphesi nedeni ile frozen inceleme yapılması gerekmektedir. Parça alınır mesai saati dışı olduğundan, şehrin tek patoloji uzmanının muayenehanesine götürülür ve 15 dakika sonra sonuç alınır. Borcumuz nedir sorusuna; Orta yaşlı patoloji uzmanından deontoloji dersi alınır.

 

Yıl 1984: İstanbul’da Amerikan Hastanesi’nde gece nöbetçisi doktora Vehbi Koç’un hasta ziyareti için hastaneye geldiği bildirilir. Doktor heyecanla karşılamaya gider. Vehbi Koç doktoru selamlar ve şöyle der’ İzniniz olursa falanca hastayı ziyaret edebilir miyim?’’(Bilmeyenler için not: Hastanenin sahibi Vehbi Koç’tur).

 

Yıl 1986: Asistan hekim İstanbul’da o zaman ki lüks sayılacak bir özel bir hastanede eşini ameliyat yaptırmıştır.Operasyon sonrası hastane sahibi tarafından geçmiş olsun ziyareti yapılır. Hasta iyileştikten sonra muhasebeye uğranıldığında;borcunun olmadığı söylenir ve iyi dilekler ile uğurlanır.

 

Yıl  1990: Sağlık çalışanlarının büyük şehirlere gittiklerinde konaklayacağı sosyal tesisleri tabii ki  yok. 

 

Yıl 2000: Genç doktor Anadolu’da orta büyüklükteki şehrin  özel polikliniğine annesini MR çekimi için götürmüştür.İşlem yapılırken polikliniğin ortağı olan bir doktor yanına gelir.Geçmiş olsun dileklerini iletir ve işlemlere yardımcı olması için bir hemşireyi yanına verir.İşlemler bittiğinde muhasebe yetkilisi genç doktora bir borcunun olmadığı söyler.(Tıbbi etik ve deontoloji henüz yerlere değil!)

 

Yıl 2013: Kıdemli hekimi uzun yıllardır hizmet verdiği Anadolu’da  orta büyüklükteki şehrin  özel hastanesine yakın arkadaşı uzman doktora muayene olmak için gider.Tıbbi sekreterler tarafından hoş geldiniz doktor bey diye karşılanır.Doktor muayene olmak için fiş alır(….TL ek ücret ödeyerek) gider muayenesini olur.Yapılması gereken tetkiklerin fark ücretini de ödedikten sonra tıpış tıpış evine gider.Aynı hekim bir ay sonra eşinin kullandığı  ilaçlarını yazmak için kendi çalıştığı hastaneye kendi polikliniğine sıra fişi başvurusu yapar.Tıbbi sekreter tarafından ‘’Buyurun amca’’ diye karşılanır.Fiş alıp ilacı yazdıktan sonra,eczaneye gittiğinde   kendi yaptığı muayenenin ücretini devlete kuzu kuzu öder.

 

Yıl 2010: Sağlık çalışanlarının büyük şehirlere gittiklerinde konaklayacağı sosyal tesisleri henüz yok.

 

Yıl 2015: Emeklilik hakkını kazandığı halde emekli olamayan hekim annesini İstanbul’da bir özel hastaneye götürmek zorunda kalır. Daha önce kendi çalıştığı ikinci düzey hastanede bütün gerekli rutin tetkiklerini yaptırmıştır. Orada bunların hepsinin bu hastanede tekrar yapılması gerektiği söylenir. Mecburen oldukça yüklü bir ücret peşin ödendikten sonra tetkikler yapılır. Son olarak tüm batın USG yapılmaktadır.Genç radyolog kısa, samimi görünen  bir sohbet sonrası ‘’Doktor bey isterseniz teyzenin meme USG’ sini de yapalım der’’.Olur yanıtını alınca USG bakılır.Normal bulgular vardır zaten. Genç radyolog bu defa ‘’Doktor bey USG bedelini(600 TL) muhasebeye ödeyin ben de bu arada raporu yazayım’’der.

 

Yıl 2017: Sağlık çalışanlarının büyük şehirlere gittiklerinde konaklayacağı sosyal tesisleri halen ne yazık ki yok. Sanırım bundan sonra da olmayacak gibi görünüyor.

  

Evet sayın meslektaşlarım. Eskiden servisimize yeni bir doktor geldiğinde ev ve muayenehane bulmada hemen yardımcı olurduk. Şimdi puanımız bölünecek diye sıkıntı duyanlar çoğunlukta. 60 yaşın üstündeki meslektaşlarımıza nöbet tutturmazdık. Bu konuyu ne zaman önerdiysek refüze olmak değişmez kaderimiz oldu. Ne değişti yıllar içinde?Neden yabancılaştık birbirimize ve bireyselleştik. Yaşamdaki tek amacımız para kazanmak mıdır? Tıbbi etik ve Deontoloji’ye ne oldu. Hani usta&çırak, kıdemli&kıdemsiz, abi&abla kavramlarımız, nereye gitti. Nerede aidiyet duygumuz. Hepimiz yıkılan etik duvarının altında mı kaldık? Yoksa ‘’Masum değil miyiz hiç birimiz.’’


32 Saatlik Ameliyatın Ardından Cerrah Yere Yığıldı - Uyandıklarında Herkesi Şaşırttılar


   

Tıbbi etik ve deontolojinin unutulmadığı bir sağlık ortamını özlemle anarak ve belki bir gün tekrar kavuşacağımızı umarak  Tıp Bayramınızı kutlarım.

                                

Dr.Özcan Yılmaz

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
4
1) ibrahim karamanoğlu (genel cerrahi uzmanı)
21.03.2017 22:51:49
ayni dönem mezunuyuz ,yazdıklarınıza yıllar itibarı ile hep aynısını yaşadık, maalesef artık her şey maddiyata dayanıyor. bırak hekim arkadaşları artık kendimiz içinde, tetkiklerimizi reçetemizi ücret ödeyerek yaptırıyoruz .hekim olarak etik degerlerimizi önemsemiyoruz başkasından ne bekleyebilirizki.
People
8
2) Mukaddes Tanyeri (Doktor)
17.03.2017 23:57:45
Sakarya'da devlet hastanesi cildiyle bölümündeki Dr.Berna hanım'ın kapısını çalıp(bir gün önce sekreteriyle görüşmüştüm)muayene yapabilirmisiniz diye sorduğumda ,yapamayacağını toplantısı olduğunu söyledi ve sonra peşimden gelip ertesi sabah gelmemi söyledi,ertesi sabah gittiğimde ,sekreteri Dr.un öğünler çalışmadığını söyledi.40 yıllık hekimliğim sırasında hiçbir hekim arkadaşım ve yakınlarına böyle davrandığımı hatırlamıyorum.Acaba bu genç hekim arkadaşım deontoloji dersi okumadı mı diye düşünüyorum.
People
11
3) hüseyin tümtaş (göz doktor)
16.03.2017 14:26:51
kişisel hırslar bazen deontolojinin önüne geçebiliyor bu pekde zamanla alakalı değil yıl 1989 ankara tıp fakültesinde öğrenciyim gözümde enfeksiyon mevcut hocaya muayene olmak istedim hoca farkı ödeyip öyle muayene olabildim.şu an özel bir hastanede çalışıyorum ve muayeneye gelen hekimlere ve yakınların dan fark ücreti almıyorum ancak maalesef devlet katkı payı hekimin kendisi dahil ödemek zorunda kalıyor...devlet hastanelerinde maaştan kesiliyor veya ilaç alınca eczanede tahsil ediliyor.artık sağlık ücretli...
People
34
4) Jane Doe (Dr)
16.03.2017 12:05:36
Aradaki fark şundan kaynaklanıyor: Hekim şu döneme kadar " küçük burjuva" idi sayın meslektaşlarım. Yani, eğitimini aldığı mesleğini kendi adına muayenehanesinde veya güzel şartlarla anlaşarak çalıştığı özel hastanesinde uygulayıp parasını kazanan bireydi. Bu dönemde hekim " işçi" sınıfına dahil edildi. Okumuş ve kendi mesleğini kendi istediği gibi icra eden birey olmaktan çıkarıldı ve " insiyatif kullanamayan" , özel hastanelerin kölesi olan veya ceberrut devletin oy için hoyratça kullandığı bir köle haline getrildi. Durum tamamen bundan ibarettir. Eskiden özelde de, muayenehanede de doktordan ücret alınmazdı çünkü bu tamamen doktorun insiyatifindeydi, özel hastanede patron olan adamlar da böyle küçük işlerle uğraşan küçük adam takımından değildi. Şimdi muayenehaneler bitirldi, özel hastane patronluğu artık para için canını verecek , Türk filmlerinde rahmetli " Ali Şen" tarafından oynanan şark kurnazı kasabalı muhafazakar görünümlü tüccarlara kaldı. Türkiye'de hekimlik mesleğinin ruhuna el fatiha...
People
13
5) Semra Ofluoğlu (Hemşire)
16.03.2017 11:47:53
Başka şehirde yaşayan bir hekim arkadaşımızın bebeğinin aşı zamanı gelmişti siz yapabilir misiniz diye bizim ASM ye geldi. Tabii ki yaparız biz birbirimizin işini de yapmazsak burada olmamızın da bir anlamı yok dedim.Ertesi gün doktor arkadaş ve annesi bebeği alıp gelmişler, ben enjeksiyon odasında enjeksiyon yapıyordum. Diğer arkadaş da bir çocuğunun izlemini yapıyor ve konuşulanları duyuyor. Doktor arkadaş diyor ki 'hemşireler piyasada yok, kesin bir odada oturmuş çay içiyorlardır' ben ona deontoloji diyorum o bilmeden yalan ithamda bulunuyor. Bu olay da beni çok üzdü, paylaşmak istedim.
People
13
6) İç Hastalıkları Hekimi (Hekim)
16.03.2017 11:16:36
Hekimlerin itibar kaybetmesinin en büyük nedeni hekimlerin kendileridir. Mesleğin kendi içerisinde saygınlık azalmış, liyakattan uzaklaşılmış ve mesleğin saygınlığı hekimlerin kendi elleriyle ayaklar altına alınmıştır. Performans denen adaletsiz illetin içerisinde gözler faltaşı gibi açılmış daha fazla nasıl puan yapabilirim ( yada affedersiniz daha fazla nasıl çalabilirim) hesapları yapılmaktadır. Malasef bizleri temsil eden sağlık dernekleri de sorunlarımıza kayıtsız kalmaktadır. İşitmez, görmez bir tavırla adalet,hakkaniyet,saygınlıkdan uzaklaşılmakta ve mesleğin sıkıntıları gözardı edilmektedir. Velhasıl meslek niye itibar kaybetti sorusunun cevabına öncelikle kendi özeleştirimizi yapmakla başlamalıyız...
People
5
7) ismail (uzm dr)
16.03.2017 11:12:58
yazı son ana dek genelleme şeklinde giderken son anda genç bir radyolog şeklinde bitirilerek belki de istemeyerek zihinlere bu kısmı kazınmıştır. bence 2015 yılında tüm tetkikleriniz mevcutken tüm tetkikleri tekrarlayalım diyen diğer branşı da belirtseydiniz o zaman daha objektif bir yazı olabilirdi. tamam yazının amacı farklı ama yine de böyle şeylere dikkat etmek gerekli diye düşünüyorum naçizane.
People
17
8) aydin sinal (hekim)
16.03.2017 11:01:49
"eskiden buralar hep dutluktu"...sayin meslektasimizin yazisindaki tek bir soruya cevap verecegim,soruyor:"yasamdaki tek amacimiz para kazanmakmi?" benim tek kelimelik cevabim:EVET olacak.
1980 li yillarin ortasinda basliyan bu globalisme denen vahsi kapitalizm seli kominist bloku yikti,kominist Cin e boyunduruk vurdu,Türkiye Turgut Özal ile"zengini severim" felsefesiyle ister calis,ister cal-cirp yeterki kazan diyen yeni nesil yetistirdi
tipda meslektaslik kavrami 1980 li yillarda erezyona ugramaya basladi,1990 li yillarda cökmeye,2000 li yillarda bu "ne yaparsan yap yeterki kazan" neslinin is basina gelmesiyle rayina oturdu,yol almakta.bu mentalite,bu nesil degismez,bizler"cag disinda kalmis olanlar" degismesek bile kabul etmek zorundayiz.kültürde,sanatta,sporda,politikada,ilimde,irfanda yegane bir gaye var:para kazanmak,en fazla kazanan,filimde,futbolcuda,ilim adamida ,film artiside"en iyisidir",hekimlerde bu dünyanin disinda kalmak istemezler.en iyi kazanan hekim en iyi hekimdir:ister sac ek,ister botoks yap,ister hanimlari beyleri zayiflat,ister TV yildizi ol yeterki kazan,en iyi hekim sensin,Labaratuar köselerinde ömür tüketmek en iyi hekim yapmaz!!:MEDIMAGAZ ine yazilan yorumlarin yüzde 95 i para mevzulari hakkindadir.
Bu yazdiklarim Almanya icinde gecerlidir.Dünya degisti degismemekte ayak direyenler bizler eski Dinasouruylardir.neyse yakinda bu dinasouru neslide tükenir,birinci ve ikinci dünya savasina sebep olan vahsi kapitalizm ,ücüncü dünya savasina mahserin dört atlisi hiziyla yol almakta oldugunu söylesem herhalde fazla bir kötümserlik yapmam.kalin saglicakla.
People
6
9) misafir (dr)
16.03.2017 10:38:06
hastanın edilgen müşteri yerine konduğu sistemden başka türlü ne bekleyebiliriz ki...her şey piyasa koşullarına göre düzenlenmiş. kısacası politika olarak sağlığa ticari gözle bakılır olmuş.
People
18
10) ırgat (rş uzmaı)
15.03.2017 22:47:59
branş bazında hekimlikten farklı menfaatleri olan (makam ve para) bir meslek gurubunun hepsine mutlu da diyemeyiz mutsuz da... sabah 8 akşam 4 yapan bir doktorla ayın 30 günü icap tutup hergün poliklinik yapan bir doktorun mesleğe sevgisi ve yıpranması aynı olmaz.... bu doktorlar daha ne istiyor aldıkları döner gözlerine dizlerine dursun! diyen bir meslektaşımın acilde bir hasta yakınından ana avrat küfür yemesi mesleğin geldiği noktayı anlamasına yeter bence!....

herşeye rağmen bu işi ŞEREFİYLE yapan doktor arkadaşlarımın tıp bayramını kutluyorum....şerefiyle yapmayanlara hergün bayram zaten!
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
13.03-12.04HemşirePersonel Arayanlar
09.03-08.04Dijital mamografiTıbbi Cihaz
08.03-07.04Nöroloji UzmanıPersonel Arayanlar
03.03-02.04Türkiye'nin önde gelen görüntüleme firmasından 2. el cihazlarTıbbi Cihaz
28.02-30.03KBB ve Beyin Cerrahisi UzmanıPersonel Arayanlar
27.02-29.03GÖZ MİKROSKOBU SATIŞITıbbi Cihaz
27.02-29.03Yalın Hastane KongresiDiğer
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
27/03-29/031.Uluslararası Mesleksel ve Çevresel Hastalıklar KongresiDİĞERANTA
01/04-02/04Kadavra KursuTIP EĞİTİMİANKA
30/03-02/04Nefroloji Kış Okulu 2017NEFROLOJİİZMİ
05/04-09/04Türk Toraks Derneği 20. Yıllık KongresiGÖĞÜS...ANTA
09/04-13/046. Puader KongresiÇOCUK...ANTA
13/04-15/04Hacettepe Radyoloji BT KursuRADYOLOJİANKA
12/04-16/04Hastane İnfeksiyonları Eğitim ProgramıENFEKSİYO...ANKA