Yaşam kalitesini düşüren KOAH’A Türkiye Klinikleri TV’de multidisipliner yaklaşım
Türkiye’de üçüncü en sık öldüren hastalık olan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hasta grubunda nefes darlığı, hareket kısıtlanması ve daha birçok soruna yol açıyor. Pharmactive sponsorluğunda yaşam kalitesini düşüren hastalıkla ilgili uzman hekimlerle KOAH’ın tanı, tedavi ve diğer aşamaları ile ilgili konuştuk
Yaşam kalitesini düşüren KOAH’A Türkiye Klinikleri TV’de multidisipliner yaklaşım
20 Kasım 2019 - MEDİMAGAZİN

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından hastalık yükünü değerlendirmede kullanılan ‘Disability Adjusted Life Years (DALY)’ e göre KOAH Dünya’da en sık sakat bırakan hastalıklar arasında 13. Sırada. Türkiye Klinikleri TV yaptığı röportajlarda KOAH hastalarının yaşadıklarına mercek tuttu. Aynı zamanda alanında uzman doktorlardan KOAH ile ilgili bilgiler aldı.

“KOAH tanısı konduktan hemen sonra rehabilitasyon uygulamaları başlanmalı “

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı’ndan Yeşim Kurtaiş Aytür KOAH’ın temelde akciğerleri etkileyen bir hastalık olduğunu hatırlatarak nefes darlığından kaynaklanan hareket kısıtlılıklarının da yaşandığını kaydetti. Hareket etme korkusu ile kaslarda zayıflıkların yaşanabileceğine değinen Prof. Dr. Aytür sözlerini şöyle sürdürdü:

“KOAH hareket kısıtlılığı ile birlikte gelen hareket etme korkusu ile kasalarda zayıflık, egzersiz kapasitesinde kısıtlılık, kullanılan ilaçların da etkisiyle kemik erimesi gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu da hastaların en basit işlerde bile zorlanmalarına ve daha fazla nefes darlığı hissetmelerine yol açmaktadır. Bütün bu sorunların çözümü aslında rehabilitasyonda. KOAH tanısı konduktan hemen sonra tıbbi tedavinin yanı sıra rehabilitasyon uygulamalarının başlanması bir zorunluluk.”

“Nefes darlığınız varsa mutlaka doktora başvurun”

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığından muzdarip birçok kişinin nefes darlığından yakındığını belirten Gazi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Nurdan Köktürk Çetin hastalara “Nefes darlığınız varsa mutlaka doktora başvurun. KOAH ile mücadele edin” diyerek seslendi.

Prof. Dr. Köktürk KOAH hastalarının en büyük beklentilerinin nefes darlığının düzelmesi ve yaşam kalitesini iyileştirmek olduğunu dile getirdikten sonra şunları kaydetti:

“Doktorlarımızın da ilk hedefi nefes darlığını azaltmak. Bu noktada inhalasyon cihazının hastaya çok iyi anlatılması lazım. En önemli unsur hekimin hastaya vakit ayırabilmesi. Cihazın çok iyi anlatması lazım. Cihazlar aşağı yukarı birbirine benziyor. İyi kullanılan cihaz çok çok kıymetli oluyor. Bir hastamızın dünyanın en iyi ilacı da olsa cihazı hatalı kullanırsa o cihazdan faydalanamayacağını bilmesi lazım. O yüzden cihaz kullanımı için eğitim çok önemlidir.”

KOAH hastalarının ilaçlarını düzenli kullanmasının çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Köktürk hastaların ilaçlarını kullanırken yüzde 80’ninin teknik hata yaptığını belirterek “Her hastaya her vizite her görüşmede cihaz tekniğinin kontrol edilmesi lazım.” dedi.

“Birçok psikiyatrik hastalık KOAH’a eşlik ediyor”

Yaşam kalitesini ve insan psikolojisini de etkilediği bilinen KOAH ile ilgili olarak hastaların; üzüntü ve kaygı hissettiğini belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven şunları kaydetti:

“Birçok psikiyatrik hastalık KOAH’a eşlik ediyor. Başta depresyon, anksiyete bozuklukları, panik bozukluğu olmak üzere. Bu hastalığı takip ederken psikiyatrik bir tablo varsa ona yardımcı olmaya dikkat ediyoruz. Bunu yaptığımızda KOAH’ları tedaviye daha iyi yanıt veriyor.”

Yaş itibarıyla unutkanlığın olduğu hastalarda, KOAH ile birlikte unutkanlığın kendini gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Özgüven “Bu hastalık oksijen yetersizliği nedeniyle de unutkanlığa neden oluyor. Vasküler patolojilere yatkınlıkları oluyor. Dolayısıyla demans hastalıklarına yakalanma riski de oluyor. Bu nedenle cihaz kullanımının tekrar tekrar eğitimle güçlendirilmesi gerekir. Unuttuğu zaman mutlaka yakınları yardımcı olmalı. Eğer yardımcı olacak yakını yoksa sağlık çalışanları yardımcı olmalı. Eğitimler tekrarlanmalı.  “

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)