Doktorluk mu önce gelir aile mi? Doktor bir babanın doktor kızının ağzından...
İç hastalıkları uzman doktoru Stephen F. Chambers, hem babasına ihtiyaç duyan küçük bir kız çocuğu hem de bir doktor olarak; meslek aşkı için ailesini ihmal eden babasını KevinMD’ye anlatıyor.
Doktorluk mu önce gelir aile mi? Doktor bir babanın doktor kızının ağzından...
17 Nisan 2017 -

MEDİMAGAZİN HABER MERKEZİ-“Yetişkinler ne olmak istediğimi sorduğunda hep aynı cevabı veriyordum: Doktor. Babam küçük bir kasabada aile hekimliği yapıyordu. Mesleğine olan bitmez tükenmez bağlılığı sayesinde hastaları arasında neredeyse bir efsane haline gelmişti. Bebek doğurtuyordu, küçük ameliyatlar gerçekleştiriyordu, yani küçük bir kasabada bir pratisyen hekim ne yapabilirse onları yapıyordu.

Bazı zamanlar, onun etrafında dolanıyor ve gelen aramalara cevap veriyordum. Babamı çok az görebildiğimden en sevdiğim anlar bu zamanlardı. Nadiren aile tatillerine çıkıyorduk ve çıktığımızda da genellikle başka şehirde düzenlenen tıbbi bir toplantı oluyordu. Kardeşlerimle ne kadar ısrar edersek edelim babam bir oturumu bile kaçırmıyordu. Babamın dikkatini çekmekte hep başarısız olduk. Babam nadiren sosyal etkinliklerimize katılıyordu. Aynı evde yaşıyorduk ama bazen bir hafta hiç birbirimizi görmeyebiliyorduk. Ergenliğim ve üniversite yıllarım boyunca daha da kırgın ve kızgın hale geldim.

Hiçbir anımızı kaçırmayan ve her zaman bize sevgisini, desteğini gösteren harika bir anne tarafından yetiştirildik. Annem bize her zaman babamın bizi sevdiğini ama kasabanın da ona ihtiyacı olduğunu söylerdi.

Babamın davranışlarından dolayı kırgın olsam da çocukluk hayalimi gerçekleştirdim ve ben de bir doktor oldum. Dahiliye uzmanlığımı aldığımda asla yapmayacağımı düşündüğüm bir şey yaptım. Babamla birlikte çalışmaya başladım.

Hayatımda ilk kez babamı tanıyordum, bir baba olarak değil ama bir meslektaş ve arkadaş olarak tanıyordum. Hastaları beraber muayene etmeye başladık, bana dahiliye asistanlığımda hiç öğrenmediğim genel tıbbi uygulamalara dair pek çok ipucunu öğretti. Ben de babam gibi geç saatlere kadar çalışmaya başladım ve muayenehanemi haftanın 7 günü açık tuttum.

Babamla beraber çalışmaya başladıktan yaklaşık 2 yıl sonra, kalp krizi geçiren babam hayata gözlerini yumdu. Yıkılmıştım. Hayatımda edindiğim tek arkadaşım da iki yıl sonra ellerimden alınmıştı. Babamın ölümünden sonra kasabadaki herkesin muhakkak ona tedavi olduğunu farkettim. Ama babamın sandığı gibi yerinin doldurulamaz olmadığını farketmem çok da uzun sürmedi. Babamın hayatında kaçırdığı çok önemli bir noktayı keşfetmiştim artık; aileyi.

Babamın ölümünden çok geçmeden muayenehaneyi bıraktım ve adeta yeniden dirildim. 30 kilometre uzaklıktaki başka bir şehirde daha az mesai saati ve daha az kişisel yarayla çalışmaya başladım. Sonra evlendim ve üç çocuğum oldu. Çocuklarımız ne zaman ihtiyacı olsa babalarını yanlarında bulabiliyordu ve ben de onlar büyürken hiçbir anlarını kaçırmadım.

Babam bana çok şey öğretti. Onun eşsiz deneyimleriyle tıp mesleğinin ne kadar önemli olduğunu idrak ettim. Ne var ki, babamın ölümüyle öğrendiğim başka bir şey daha vardı; iyi bir doktor olmak için mutlu ve sağlıklı bir aile hayatına da sahip olmak gerekiyordu.

İç hastalıkları uzman doktoru Stephen F. Chambers.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
10
1) Dr (Dr)
17.04.2017 14:19:28
Her şeyi tadında bırakmanın gerektiğine dair güzel bir yazı.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori