Medimagazin logo

İç Hastalıkları Uzmanı: Geleceği Var mı?

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erdal AKALIN'ın yazısı...
Kaynak: İÇ HASTALIKLARI Dergisi 2010; 17: 1-2
İç Hastalıkları Uzmanı: Geleceği Var mı?
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

Tıp fakültesine ilk başladığımız yıllarda uzman olmak, hele de iç hastalıkları (dahiliye) uzmanı olmak çok zor bir süreç gibi gelirdi, çoğumuza. İç hastalıkları uzmanının her şeyi bilen, her hastalığın tanısını koyan ve tedavi eden, diğer hekimlerce danışılan bir konumu vardı. Daha sonraları bu genel bilgilerle donanımlı, genel tıbbı en iyi uygulayan hekimin ortadan yavaş yavaş kaybolduğunu, genel dahiliyecinin yerini yan dal uzmanlarının almaya başladığını gördük. Sonraları ise bazı yan dalların genel dahiliyeden ayrılıp, kendi başlarına uzmanlaştığını gördük. Bu ülkemizde hala devam etmekte, ve ne acıdır ki genel iç hastalıklarından ayrılmamış bazı yan dalların da kendi başlarına olma çabaları giderek artmaktadır. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde farklı bir gelişim görmekteyiz. Özellikle 1980'li yılların sonlarına doğru genel iç hastalıkları uzmanlığının önemi artmaya başlamış ve hem akademik merkezlerde hem de kamu ve özel sağlık kurumlarında bu hekimlerin özel bir yerleri olmaya başlamıştır.

 

Neden? Sağlık hizmeti sunumunda bu yüzyılda çok önemli bir değişim beklenmektedir. Bu değişimin ortaya çıkmasının en önemli faktörleri arasında sağlık harcamalarında çok ciddi bir artış, yaşlanan nüfus, kronik hastalıklı hastalarda artış, yaşlı ve kronik hastalıklı hastaların kompleks ve çözümü zor sorunları, kronik hastalıkların sürekli yönetimi ile ilgili gelişmeler sayılabilir. Bütün bu faktörler göz önüne alındığı zaman sağlık hizmeti sunumunda olması gereken değişimin ortasında yine hekim yer almaktadır. Bu hekimlerin arasında belki de en önemli yeri alması gereken de genel iç hastalıkları uzmanlarıdır.

 

Çok yakın zaman önce Genel İç Hastalıkları Derneği (Society of General Internal Medicine) "İç Hastalıklarının Geleceği (The Future of General Internal Medicine)" adlı raporunu yayınladı (Larson EB. Ann Intern Med. 2004; 140:639). Raporun en önemli kısmı "değerler"! İç hastalıkları uzmanlarının değerleri şu şekilde sıralanıyor:

a. Hasta bakımında uzmanlık: Hasta merkezli, sürekli ve ayrıntılı hasta bakımı

b. Bilgi edinme ve bilgiyi paylaşma: Geniş ve ayrıntılı bilgi edinme, kanıta-dayalı tıp uygulaması

c. Liderlik: Kalite, kalite iyileştirme, kamuya yararlı olma konularında liderlik

d. Profesyonellik: Mükemmeliyetçi, hesap verebilir, ulaşılabilir, dürüst, eşitlik ilkesine sahip profesyonel

 

Raporda iç hastalıkları uzmanlarının bugünün ve geleceğin sorunlarını çözmekte başarılı olabilmeleri için bu değerleri sahiplenmeleri, en komplike sağlık sorunlarında bile hastalarına yararlı olabilecek bilgi derinliğine sahip olabilecekleri şekilde eğitilmeleri, enformasyon sistemlerini en iyi şekilde kullanabilecek kapasitede olmaları, takım çalışmasına yatkınlık ve liderlik özelliklerine sahip olmaları en önemli faktörler olarak belirtilmektedir. Bunun için tıp fakültelerinden başlayarak mezuniyet öncesi, mezuniyet sonrası (uzmanlık) ve sürekli (profesyonel) eğitim süreçlerinin çok ciddi bir şekilde gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 

Dergimizin bu sayısında, kısa bir süre önce Avrupa İç Hastalıkları Federasyonu'nun (EFIM) yayınlamış olduğu, iç hastalıkları uzmanlarının Avrupa'da gelecek ile nasıl başa çıkması gerektiğine açıklık getiren, "Strateji dökümanı"nı bulacaksınız. Bu çalışmada, iç hastalıkları ve uzmanının tanımı ve misyonu şu şekilde belirlenmiştir: "İç hastalıkları, bir ya da daha fazla karmaşık, akut veya kronik hastalığı olan erişkinlerin hem hastane hem de toplumdaki bakımından sorumlu olan ana tıbbi disiplindir. Hasta merkezlidir, bilime dayanır ve kendini hasta bakımının etik, bilimsel ve bütüncül ilkelerine adamıştır. İç hastalıkları, klinik ve bilimsel bir disiplin olarak tıbbi bilgiyi, yöntemleri ve klinik becerileri üretir ve geliştirir. Diğer tıbbi branşların bulgularını analiz eder ve her bir hastanın tanısı, tedavisi ve bakımı için gerekli olan stratejilere dahil eder. Özel ilgi alanları çoklu morbidite, zor ve karmaşık tanısı olan hastalar olduğu kadar koruyucu, akut, kronik ve palyatif tıp uygulamalarıdır (Position Paper; Internal medicine in Europe: How to cope with the future? An official EFIM strategy document, Eur J Intern Med 2010; 21: 173-175)".

 

Daha sonra da iç hastalıklarının temelleri (hasta bakımı, iletişim becerileri, profesyonellik, liderlik), iç hastalıklarının Avrupa'nın sağlık hizmeti sistemlerindeki yeri belirlenmiştir. Stratejik belgede yer alan görüşler Amerikan Genel İç Hastalıkları Derneği (SGIM) raporu ile paralellikler göstermektedir.

 

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TIHUD), iki yıl kadar önce kullanmaya başladığı "Erişkinlerin Doktoru" sloganın yanına özellikle kronik hastalık yönetimindeki kaosa dikkat çekerek "kronik hastalık yönetiminin koordinatörü" ilkesini de koyarak, iç hastalıkları uzmanlarının toplumdaki yerini daha iyi anlatmaya çalışmalıdır.

 

EFIM stratejik dökümanında da belirtildiği gibi, "iç hastalıkları, her ulusal sağlık sisteminin mihenk taşıdır". İç hastalıkları uzmanlığı, yetişkin hastaların sağlık sorunlarını çözmede, hem de takım lideri rolünü üstlenerek, giderek daha önemli bir şekilde sağlık sisteminde yer almaya devam edecektir.

i̇ç
hastalıkları
uzmanı:
geleceği
var
mı?
Yorum (26)
Bir aile hekimliği uzmanı
AILE HEKIMLIGI UZMANLARININ MAGDURİYETI 41.donem d.h yukumlulugu munhal kadrolar yayınlandı..Aile hekimliği uzmanları için açılan kadrolara bakınız lütfen, yazıktır,günahtır,acımasızlıktır, bu arkadaslarımız uzm unvanı alabilmek için kuş uçmaz kervan gitmez yerlerde çalışmaya zorlanırken, pratisyen hekimlere ,hediye edilen yerinde aile hekimliğine ilaveten,yerinde aile hekimliği uzmanlığı da hediye edilecek.. kadrolar: BİTLİS HİZAN İLÇE DEVLET HASTANESİ BİTLİS MUTKİ İLÇE DEVLET HASTANESİ GÜMÜŞHANE KÜRTÜN İLÇE DEVLET HASTANESİ GÜMÜŞHANE ŞİRAN DEVLET HASTANESİ KAHRAMANMARAŞ NURHAK İLÇE DEVLET HASTANESİ KASTAMONU DEVREKANİ İLÇE DEVLET HASTANESİ KÜTAHYA HİSARCIK İLÇE DEVLET HASTANESİ SAMSUN ASARCIK İLÇE DEVLET HASTANESİ SİİRT KURTALAN DEVLET HASTANESİ SİİRT PERVARİ DEVLET HASTANESİ ŞANLIURFA HARRAN DEVLET HASTANESİ VAN ÖZALP DEVLET HASTANESİ Çilemiz ve derdimiz çok büyük ..Bizler TUS bilim sınavıyla, isteyerek Aile Hekimliği Bransını tercih eden ve 3-4 yıl bilfiil tam zamanlı , nobetli ,tezli ve sınavlı asistanlık yaparak,ve asistanlık bittikten sonrada 350 ila 500 gün arası mecburi hizmet yaparak ; UZM. hekim , aile hekimliği uzmanı sıfatını hakkedebildik..10 yıllık bir Hekim olan Ben; mecburi hizmetimi Guneydoğunun kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgesinde yaptım,mecburdum çünü mecburi hizmeti yapmadan hiçbiryerde çalışmamıza Bakanlık izin vermiyordu.. Bakanlık , çıkaracağı KHK( kanun hükmünde kararname ) ile tüm pratisyen Aile Hekimlerini, şu anda çalıştıkları yerlerde devam ederek, uzaktan egitimlerle( Açık Ögretim Fakultesi gibi) Aile Hekimliği Uzmanı , yani Uzm hekim unvani verecek... ...Böyle büyük bir haksızlık başka hangi Tıp Bransına yapılabilir, Lütfen sesimize kulak verin..Uzmanlık egitimi tum dunyada oldugu gibi Ulkemizdede Tam zamanlı olmalıdır, sınavla olmalıdır..Biz Aile Hekimliği Uzmanlık eğitiminin bu şekilde değiştirilmesini istemiyoruz, sadece bize değil, diğer tüm Brans Uzmanlarınada büyük bir haksızlık getirecektir..Pratisyen Aile Hekimleri ,zaten diger uzm hekimlere göre bayagı yuksek bir meblağ ile çalışmaktayken aynı yerlerinde devam ederek uzm. unvanı verilmesi, diger tum Brans uzmanlarınada yapılmış olacak büyük bir haksızlık degilde nedir... Tüm Uzm. hekimleri ve Uzmanlık derneklerini bu haksız uygulamaya beraber karşı çıkmaya çağırıyorum..
0
Cevapla
Dr Hakan
Allah Allah cuma günü saat 16 ya geliyor, bu hafta itibariyla Sağlık Bakanlığı bir KHK ya da yönetmelik vs çıkarmadı. Elinizi korkak alıştırmayın her hafta en az bir kanun ya da KHK bekliyoruz sizden...
0
Cevapla
Bir aile hekimliği uzmanı
AİLE HEKİMLİĞİ UZMANLARI MUTSUZ....! Biz, bir kaç dalda eğitim almış, aslında mevcut sistemin ismiyle çakıştırılmış ve mağdur edilmiş uzman grubuyuz. TUS ile binbir zorlukla ihtisasa hak kazanıp,uzmanlık diplomamızı elimize almak için Türkiyenin en ücra köşesine gidip en zor şartlarda çalışmış ,yavaş yavaş yetkileri ve ekonomik durumları tırpanlanmış bir topluluğuz.Üstelik devletle sözleşme yapmazsak dışarıda-özelde-uzman olarak çalışma yetkimiz de elimizden alınmış. Şu an sayın bakanımız nasıl bir icraat gerçekleştiriyor biliyormusunuz.. İki resim gönderiyorsunuz bakanlığa, oturuyorsunuz internetin başına , testleri cevaplıyorsunuz, ve hemencecik uzman ediveriyorlar sizi.. Ne zorunlu hizmet, ne TUS, ne ihtisas sırasındaki çile, ne nöbet, ne hasta hazırlığı, ne vizit.. Bu mudur adalet..Soruyoruz..Yanlışın neresinden dönülse kardır, ama çok umutlu değiliz..Üstelik bu saçmalık düzenle nasıl mücadele edileceği de belli değil,çünkü 2012 ye kadar anayasa mahkemesine başvuru hakkımız da yok ki,adaletten medet umalım..Tek çare sesimizi duyurup kamuoyu yaratmak.. Mutsusuz..! .. Medimagazin de konuyla ilgili tek satır göremediğimiz için ayrıca mutsuzuz.:(
0
Cevapla
p.h.
yorum yazan aile hekimi arkadaşımın görüşlerine katılmamak mümkün değil.4-5 senelik zorlu bir asistanlık sürecinden sonra,sınav vererek aldığınız ünvanın 2 haftalık kursla dağıtılması gerçekten düşündürücü. aynı uygulamayı zamanında acil uzmanları için de yapmak istemişlerdi, zannediyorum daha kritik bir alan olduğu için vazgeçildi. acil uzmanı açığını asistan kadrolarını arttırarak gidermek gibi akıllıca bir yöntemle çözen bakanlık aile hekimliği uzmanlarına bunu neden yaptı anlayamıyorum.
0
Cevapla
UZM.DR.S.DOĞAN
2000 Yılından sonra hem dahiliğe hem de aile hekimliği uzmanları başta olmak üzere tüm tıp doktorluğu maddi ve manevi olarak Hiçsizleştirilip etkisizleştirilmiştir.Toplum doktorlar konusunda desentizise edilmiştir.Şu an aile hekimliği yapan pratisyen doktorlar ancak hak ettiklerine yakın para ve statü kazanmışlardır.Fakat yeterli değil. Yıllarca karın tokluğuna çalışan meslektaşlarımız bunu hak ettiler. Bu olanlarda siyasilerin olduğu kadar doktorların da suçu vardır.Ege üniversitesi ne her gidişimde para alan öğretim görevlisi hocalarımız gibi.( Bunun yanı sıra Prf. Dr. Mahmut Çoker, Mehmet zileli v.b gibi daha bir sürü deontolojik ve etik hocalarımız da var). Unutmayalım bizler okuyarak gelinebilecek en iyi yerlere geldik ama demek ki her şey ilim ile irfan ile olmuyor. Saygılarımla....
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir