Sağlık Okuryazarlığı kitabı ilk kez Türkiye Klinikleri Tv ekranlarında
Türkiye Klinikleri Tv’de yayımlanan Editörden programında alanında ilk kez yayımlanan Sağlık Okuryazarlığı kitabı ele alındı. Kitabın yazarlarından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Seçil Özkan sağlık okuryazarlığının önemini ve dünyadaki örneklerini Türkiye Klinikleri TV ekranında izleyici ile paylaştı
Sağlık Okuryazarlığı kitabı ilk kez Türkiye Klinikleri Tv ekranlarında
14 Kasım 2019 - MEDİMAGAZİN

Sağlık Okuryazarlığının çok önemli bir konu olduğuna vurgu yaparak programa başlayan Prof. Dr. Seçil Özkan; bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyinin düşük olduğunda doğru bilgiye ulaşmasının zor olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Bireylerin sağlıkla ilgili bilgileri bulabilmesi, okuduğunu anlayabilmesi ya da o bilgiyi kullanabilmesi kapasitesi olarak tanımlıyoruz. Bireyin sağlık okuryazarlık düzeyi düşük olduğunda doğru bilgiye ulaşması çok zor oluyor.  Bu durumda sağlığını çok fazla etkiliyor. Kendi sağlığının yanına sağlık personeli ile iletişimini de etkiliyor. Bunları takiben; sağlığı düşmüş, kötü iletişimi olan ve çatışmalara neden olan bir sağlık hizmeti sistemi ve memnuniyetsizlikler ortaya çıkıyor.”

Sağlık okuryazarlığının eksik olması durumunda sağlık personelinin de bu durumdan etkilendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özkan; personelin iş doyumuna ulaşamadığını, bilgilerini tam olarak pratiğe dökemediğini kaydetti.

Hastaların aynı hastalık için birden çok doktora ‘teyit’ için gitmesinin de sağlık okuryazarlığının eksikliğinden kaynaklandığına işaret eden Prof. Dr. Özkan; cinsiyet, yaş, bireysel özellikler ve sosyo-ekonomik düzeylerin sağlık okuryazarlığı üzerinde etkili olduğunu ifade etti.

“Sağlık okuryazarlığı düşüklüğü şiddete kadar gidiyor”

Doğru olmayan bilgi kaynaklarından edinilen bilgilerle hekime müracaat eden hasta grubunun ilaç talep etmesinin de sağlık okuryazarlık düzeyinin düşük olması ile ilgili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan “Türkiye’de sağlık okuryazarlık düzeyi yüzde 70. Bu düşük bir rakam. Bunu yükseltmek için faaliyetler yaparız. Ama diğer paydaşların da görevleri var.  En önemli paydaşlardan bir tanesi sağlık personelleri. Ankara’da yaptığımız bir araştırmada sağlık personelinin, hastaların sağlık okuryazarlığı seviyesi düşük olduğunda bu durumu anladıklarını gördük. Ancak sağlık okuryazarlığı düşük hastalara farklı bir iletişim kurulması gerekiyor. Maalesef ki sağlık personelinin buna ayıracak vakti yok. Çünkü çok fazla hastaya bakıyor. Sağlık okuryazarlığı düşüklüğü şiddete kadar gidiyor. ” ifadelerini kullandı.

Bakanlıklara, sivil toplum kuruluşlara ve medyaya sağlık okuryazarlığı konusunda çok iş düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Özkan dünyadaki sağlık okuryazarlığına şu sözlerle mercek tuttu:

“Dünyada sağlık okuryazarlığı kongreleri, sempozyumları yapılıyor. Kanada, İsviçre gibi ülkelerde toplumun sağlık okuryazarlık düzeyini artırmak için tüm kanalları sisteme sokmuşlar. Milli Eğitim, diğer bakanlıklar, medya, üniversiteler… Hepsi sisteme girmiş. Çok yönlü dediğimiz sağlık programı geliştirmişler.”

Doğru sağlık sistemlerinin sağlık okuryazarlığını öğretebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özkan aile hekimlerinin birinci basamak olarak kullanılmasının Türkiye’de yeterince yerleşmediğini belirtti.

Sağlık okuryazarlığı seviyesinin düşüklüğü ile daha erken ölümlerin yaşanacağını, kronik hastalık yönetiminin yapılamayacağını ifade eden Prof. Dr. Özkan konu ile ilgili herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirterek “Karar vericilerin bu konuyu desteklemesi gerekiyor. “ dedi. 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)