Medimagazin logo

Patolog acil nöbeti tutabilir mi?

Acil servis nöbetine yazılan patoloji uzmanı açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı aldı.
Kaynak: MEDİMAGAZİN - DR.İBRAHİM ERSOY
Patolog acil nöbeti tutabilir mi?
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

İSTANBUL-Silivri Prof. Necmi Ayanoğlu Devlet Hastanesi laboratuvarında 15 yıldır uzman olarak görev yapan pataloga acil serviste acil servis doktoru olarak nöbet yazıldı. Nöbet yazılan doktor avukatı Emrullah Gözcü  aracılığıyla İstanbul 10. İdare Mahkemesine işlemin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açtı.


Davalı Kamu Hastaneleri Birliği savunmasında Silivri Prof. Dr. Necmi Ayanoğlu Devlet Hastanesi ve Selimpaşa Ek Hizmet Binasında bulunan iki acil serviste 24 saat kesintisiz hizmet verildiğini, 3 hekimin istifa ettiği, 1 Mayıs 2013 tarihi itibariyle sadece 2 acil tıp uzmanı ve 6 pratisyen hekim ile hizmet verilmeye çalışıldığı, bu nedenle ek hizmet binasında hafta içi acil serviste hizmet verilmediği, ana hizmet binasındaki uzman doktorlara nöbet yazılmasının zorunluluğu doğduğu dolayısıyla yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğundan davanın reddini istedi.

Mahkeme mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde; acil servis nöbetlerinin uzman hekimler veya bu konuda özel bir eğitim almış sertifikalı pratisyen hekimler tarafından tutulacağı, uzmanlık eğitimi alan doktorların eğitim gördükleri uzmanlık dalının uygulanmasından sayılmayacak işlerde görevlendirilemeyeceği ve uzmanlık eğitimi görenlere hiçbir zaman uzman nöbeti tutturulamayacağı sonucuna vardı.

Mahkeme ‘Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı sorunu, ertelenemez ve ikame edilemez. Bilime dayalı olması gereken tanı ve tedavi metotlarının insan yararına sürekli yenilik ve gelişme göstermesi, hizmet kalite ve beklentilerini çağın koşullarına yaklaştırmayı gerektirmektedir. Bu yönüyle sağlık hizmetleri, kendi iç dinamikleri ve nitelikleri gereği üretilmesi ve halk yararına sunulması gerekmektedir.’ diyerek, idarenin ilgili branşlarda  kadro açığı var ise bu açığın gidermesinin kamusal zorunluluk olduğunu belirtti.


Kararda Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğin 12 maddesinde ise uzman tabip sayısı yeterli olan klinisyen branşlarda müstakil acil branş nöbeti tutuabilecekleri, klinisyen olmayan patoloji branşındaki uzman doktorlarının ancak idari uzman tabip nöbetine dahil edileceğinin belirtildiği vurgulandı.

Verilen kararda ise patoloji uzmanının acil serviste acil doktor nöbeti tutturulmasının hukuka aykırılığı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği belirtilerek yürütmesinin durdurulduğu belirtildi.

 



MAHKEMENİN KARAR VERİRKEN İNCELEDİĞİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ:
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinin 4.maddesi:
 "Acil Sağlık Hizmeti; acil hastalık ve yaralanma hallerinde, konusunda özel eğitim almış ekipler tarafından, tıbbi araç ve gereç desteği ile olay yerinde, nakil sırasında, sağlık kurum ve kuruluşlarında sunulan tüm sağlık hizmetleri..."

Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinin 15.maddesi:
" Acil servislerde kaliteli ve itinalı hizmet sunumunun sağlanması için;
a)Bu birimler fiziki altyapı, insan gücü, tıbbi cihaz, donanım, lüzumlu ilaç, serum, sarf malzemesi ve ambulans hizmetleri yönünden hiçbir aksaklığa meydan verilmeyecek ve hizmetin 24 saat kesintisiz sunulmasını sağlayacak şekilde yapılandırılır. Hastane acil servisi için organizasyon planı yazılı olarak hazırlanır ve acil servisin faaliyetleri bu yazılı plan çerçevesinde yürütülür.
b)Hizmetler; uzman tabip sorumluluğunda, acil sağlık hizmetleri konusunda eğitim görmüş, tecrübeli ve yeter sayıda tabibin, hemşirenin ve diğer personelin de katılımı ile bir bütün olarak yürütülecek şekilde organize edilir. Bütün görevlilerin acil servis birimindeki görev, yetki ve sorumlulukları yazılı olarak hazırlanır ve acil serviste görülebilecek bir yere asılır.
c) Bu birimlerde görevlendirilecek personel; hizmetin hedefleri, çalışma standartları, görevleri, yetkileri ve sorumlulukları konusunda hizmet öncesi resmi bir eğitim programına alınır, hizmet sırasında sürekli izlenir ve sonuçlar periyodik olarak değerlendirilir." hükmüne, 29. maddesinde, "Acil sağlık hizmeti kapsamında istihdam edilen personelin, istihdam edildikleri alan ile ilgili eğitim veren kurumlardan mezun olması esastır. Görevleri ile ilgili eğitim programı bulunmayan personel, Bakanlıkça belirlenecek hizmet içi eğitim programını tamamladıktan sonra acil sağlık hizmetinin ilgili birimlerinde istihdam edilir.
Acil sağlık hizmet birimlerinde görev yapan personel, tedavi ve müdahale yöntemlerine ait bilgi ve becerilerinin güncelleştirilebilmesini sağlamak amacıyla, Bakanlığın belirleyeceği bölge merkezleri ve Bakanlıkça yetkilendirilen eğitim kuruluşlarında belirlenecek sürelerde hizmet içi eğitime tabi tutulur."

Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinin 30.maddesi:
"Acil sağlık hizmetlerinde görev alacak personele yönelik hizmet içi eğitim programları sunacak bölge merkezleri ve kuruluşların sahip olması gereken nitelikler ve bu kuruluşlarda uygulanacak eğitim müfredatı ile kredilendirme, Bakanlıkça belirlenir. Hizmet içi eğitim kuruluşları Bakanlıkça belirlenen kriterlere göre yetkilendirilir. Bakanlık tarafından yetki verilmeyen kuruluşlar, acil sağlık hizmetlerinde görev alacak personele hizmet içi eğitim sunamazlar, "

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 42.maddesi:
Acil nöbetler: Uzman durumu müsait olan kurumlarda lüzum görülen branşlar için normal nöbete ilave olarak ayrıca acil nöbeti konulabilir. Bu takdirde acil nöbetine iştirak edecek diğer sağlık ve yardımcı sağlık personelinin kimler olacağını ve bunların miktarım baştabip tespit eder.
Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler.
Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur." hükmü yer almıştır.

Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğin 12 maddesi:
 "...4-Müstakil acil branş nöbetleri, öncelikle iç hastalıkları, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları, beyin cerrahi ile ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, nöroloji, anestezi ve reanimasyon branşlarında düzenlenir. Bu branşlarla birlikte, ilave olarak, hasta yoğunluğuna göre uzman tabip sayısı yeterli olan klinisyen branşlarda müstakil acil branş nöbeti düzenlenebilir. Acil uzman tabip nöbeti gerektirmeyen fizik tedavi ve rehabilitasyon, cildiye gibi klinik branşlar ile biyokimya ve patoloji gibi diğer branşlardaki klinisyen olmayan uzman tabipler idari uzman tabip nöbetine dahil edilir...
7- Uzman tabip sayısının yetersiz olması ve her bir branş için müstakil acil branş nöbeti düzenlenememesi hâlinde, sağlık tesisi bünyesindeki mevcut klinisyen uzman tabipler arasında dahili branş acil havuz nöbeti ve cerrahi branş acil havuz nöbeti düzenlenir. Dahili ve cerrahi branş acil havuz nöbeti düzenlenebilmesi için; tüm dahili ve cerrahi klinisyen branşların her ikisinde de toplam 6 (altı) ve üzeri sayıda uzman tabip bulunması gerekir."
 

patolog
acil
nöbeti
tutabilir
mi?
Yorum (71)
postenflamatuar
Patolog meslektaşımızın ve avukatı Emrullah Gözcü'nün gözlerinden öperim. Arkadaşlar acilde çalışmak için hizmet içi eğitim ile "bu konuda özel bir eğitim almış sertifikalı pratisyen hekimler tarafından" verilebileceği kararda gerekçe gösterilmiş. Ayrıca "uzmanlık eğitimi alan doktorların eğitim gördükleri uzmanlık dalının uygulanmasından sayılmayacak işlerde görevlendirilemeyeceği" gerekçe yapılmış. Buradan hareketle tuttukları her acil nöbetinde "yönetmeyeceği" ve dolaysıyla trilyonluk tazminatlarla hayatının karartılmasından korkan meslektaşlarımız ortak hareket edip yargıya başvurabilir miyiz? Bir çocuk hastalıkları uzmanı,bir dahliye uzmanı, bir göz hastalıları uzmanıi bir cildiyeci yüksekten düşme ile gelen veya iç kanama geçirme rski ve ihtimli olan bir vakada hastayı atlarsa, veya yetersiz ve eksik eğitim dolayısıyla gerekli müdsheleleri yapmazsa doktor niye suçlu oluyor? Doktora bunun teorik ve pratik eğitimi verilmemiş ki? Çocuk uzm. çocukta epilepsiye müdahele edebilir, dahiliyeci akrep-yılan sokmasına gereken müdaheleyi rahatlıkla yapabilir, göz hastalıkları uzmanı göze yabancı cisim kaçmasını, gözde herpes enfeksiyonunu rahatlıkla yönetebilir, cildiyecinin acili pek olmaz ama mesela eritrodermayı rahat yönetir. Peki ama uzmanlardan hiç biri birçok riski, ölümcül komplikasyonlar içeren yüksekten düşmeyi, iç kanamayı nasıl yönetir? Her uzmanlık dalı için yönetemeyeceği acil olgu-durumlar çok sayıdadır ve bunlar örnek gösterilerek mahkemelere taşınabilir. Arkadaşlar elini taşın altına koyup bu acil kabuslarına karşı yasal mücadele başlatacak birileri yok mu? Facebook veya bir internet siesi üzerinden örgütlenip bu işe kalkışacak arkadaşlar yk mu? Çünkü bu işi yapması gereken TTB "gezi"ye gitti ve yıllardır halen geri dönmediğinden iş başa düştü. Yanlış anlşılmasın iş "gezi"sine değil turistik bir "gezi"ye gitti. Tabiki bu arada acil servislerin sürdürülebilir hizmeti vermeleri için öneriler de getirilerek bunlar yapılır. Mesela bir çözüm bulana kadar tüm uzmanlık dallarında 3 vardiya 7 gün 24 saat hizmet verilecek şekilde merkezi acil hastane servisleri kurulabilir. Her 600.000-1 milyonluk nüfus için bir hastane seçilir ve o bölgedeki uzmanlar burada görevlendirilir. Uzman sıkıntısı varsa poliklinikler kapatılır ve sadece acil polikliniğinde bu doktorlar görevlendirilir. Düzce, bolu, kırşehir, tekirdağ, hakkari, van şehirleri için bir merkezi hastane yeterken istanbula belki 16 tane böyle merkezi hastaneler kurulur. Başka uyguanabilir ve daha iyi öneriler de olabilir benim aklıma gelen çözüm budur. TTB nin yıllardır yapamadığını veya yapmayı kendisine hakkaret saydığı bir işi tek bir doktor arkadaş başarmış. Kılavuzumuz mecburen tek resmi ve kamusal meslek örgütümüz TTB dir. Kılavuzumuz Paravan paravan olunca burnumuz bu pis kokulu sorunlardan kurtulmuyor maalesef. Bizim biricik paravan örgütümüz ne yapıyor acaba diye resmi sitesine göz atayım dedim yine. Meslek örgütüm beni yanıltmadı ve ne kadar boş olduğunu manşetine taşıdığı haberlerle bir kez daha gösterdi. Birincisi bu çok önemli haber döndüre döndüre haber yapmamış ve bunu örnek alıp harekete geçeceğini bildirmemiş. Yani taşımadığı haberlerle de ne iş yaptığını gösteriyor. Bir de haberlerine bakalım: "TTB Merkez Konseyi 13 Temmuz’da İstanbul’da Toplanıyor" başlıklı haberini görünce mesleki bir durumun görüşülecek herhalde dedim ama yanılmışım. Sebep TTB yöneticilerinin de içinde yer aldığı Taksim Dayanışması Platformu’nun 12 üyesinin gözaltına alınıp tutklanmasıymış. "Taksim Dayanışması Platformu" faaliyetlerine katılmanın haklılığını "6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasası’nda yer alan halk sağlığının korunması ve hekimliğin toplum yararına korunup geliştirilmesi görevlerine" bağlıyor. Taksimdeki syasi olay ile "halk sağlığının korunması" ve "hekimliğin toplum yararına korunup geliştirilmesi" arasında bağlantı kurmuş. Anlayan varsa beri gelsin. Minareye kılıf bulayım derken saçmalamış ve kılıfı uyduramamış.Haberin devamın absürdlüklerine devam etmişler ve Kentte yaşayanların yaşam alanlarına, ortak kullanım alanlarına kısaca kentin kamusal alanlarının biçimlendirilmesi kararlarına katılmaları, beklentilerini, istek ve taleplerini ""üyesi oldukları kurumlar aracılığı ile bir araya gelerek ifade etmeleri en doğal haklarıdır"""gibi absürd bir cümle kurmuş. Elbetteki bir insan "kentin kamusal alanlarının biçimlendirilmesi kararlarına katılmaları, beklentilerini, istek ve taleplerini" dile getirebilir, eylemlere katılabilir ama kendi adıyla katılabilir. "kentin kamusal alanlarının biçimlendirilmesi" gibi bir görevi olmayan TTB nin bu eylemlere alet yapılması kusura bakmasınlar görev dışı bir faaliyettir ve görevi kötüye kullanmaktır. Ayrıca Taksim olayını "kentin kamusal alanlarının biçimlendirilmesi" olarak görmeyen birçok hekim ve TTB üyesi vardır. Yani TTB temsil ettiği önemli bir yüzdeyi oluşturan üyelerinin onay vermediği meslek dışı bir olaya da karışmıştır. İkinci haber "Taksim Dayanışması Temsilcileri Serbest Bırakıldı " başlığıyla verilmiş. Haberin sonunda şu cümleler geçiyor "Taksim Dayanışması adına açıklama yapan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Osman Öztürk, “Gözaltındaki arkadaşlarımızın ve Taksim Dayanışması’nın kefiliyiz. Yaşananlar, faşizme, diktatörlüğe karşı bir halk hareketidir." diye konuştu. Dr. Osman Öztürk, Taksim Dayanışması’nın taleplerinin takipçisi olduklarını, bunun daha başlangıç olduğunu ve mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Yani buraya alıntıladığım "TTB Merkez Konseyi 13 Temmuz’da İstanbul’da Toplanıyor" başlıklı haberde iddia edildiği gibi TTB nin taksim olaylarına katılması mesleki değil siyasi olduğu bizzat TTB ce itiraf ediliyor. Taksim olaylarını kastederek "Yaşananlar, faşizme, diktatörlüğe karşı bir halk hareketidir" ve "bunun daha başlangıç olduğunu ve mücadeleye devam edecekleri" gibi sözlerle bir ideolojik söylem ve eylem de olduklarını açık açık belirtmişler. Ey TTB yöneticileri ve mevcut yönetimin destekçileri "6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasasının" hangi maddesinde "faşizme, diktatörlüğe karşı bir halk hareketine katılma ve destek verme" vardır? Faşizme, diktatörlüğe karşı koymak için bu ülkenin halkı var, sandık var, seçim var, anayasa var. Cumhuriyeti koruma ve kollama gerekçisiyle darbeler yapan askeri cuntaların dilini hatırlatıyor bu sözleriniz. Asker mesleki görevleri dışına çıkmış ve ülkeyi onlarca yıl geriye götürmüş masum vatandaşları ya öldürmüş ya da süründürmüştür. Siz de görev dışına çıkarak bu hekim camiasını berbat ettiniz ve etmektesiniz.Size boşuna paravan demiyorum. Bu haberde ve kendi yaptığınız bu haberlerde de görüldüğü gibi siz meslek örgütü yöneticisi değil siyasi parti elemanları gibi çalışıyorsunuz. Yani paravan örgüt tanımına uyuyorsunuz.
0
Cevapla
mehmet kaya
Her ne kadar uzman olunsa da bu bizleri acil nöbet tutmadan alıkoymuyor. Ancak burada vicdanları yaralayan o kadar aile hekimi varken kendi branş nöbeti dışında nöbet tutturulşması. Ki bazı arkadaşlar branşlarında tek uzman ve 7 gün 24 saat nöbetçi. Bunun adı kölelik.
0
Cevapla
Taner ÖZDEMİR
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 42.maddesi "Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler. Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur". Sonuç hem acilde nöbet tutacaksın, hem de acilde ki nöbet tutan kimse artık uzman olur pratisyen olur seni aradığında geleceksin. Yani icapta tutacaksın. Oldu canım.
0
Cevapla
Turgay Çokyaman
Elbetteki çok yanlış bir uygulama ancak biz uygulayıcılar açısından bakılınca performans sistemi gereği aynı ücreti aldığımız için tutması gerekir. Temel hata performans sisteminde. Ben acil de stress küpü oluyorsam, dayak yeyip küfür duyuyorsam patologdan, mikrobiyologdan, biyokimyacı vs den farklı ücret almalıyım. Puanın eğer düşükse hastane ortalamasından performans almak çok adaletsiz. Doğal olarak buna kimse itiraz etmiyor.
0
Cevapla
satılmış inal
biz insan mıyız ki ? 24 saat nöbet tutar arkasından mesaiye devam ederiz. mesai saatinde normal bir hekimin bakması gerekenden çok fazla miktarda hasta bakarız. zaten karşımızdakiler de robot insan değil. uzman oluruz acilde her hastaya bakmamız istenir. her şeyi bilir her türlü işi yaparız. biraz yakıt koymanız yeterli bizlerin duyguları yoktur sürekli güleryüzlü olmamız beklenir. bizlerin psikolojik durumumuz olamaz biz makineyiz, ailevi sorunlar canımızı sıkan şeyler olamaz. hastamızın biri için üzülürken kafamızda bir çok şey varken bile güleriz ve onlarca hastaya bakar kanuni sorumluğu olan onlarca işe imza atarız biz insan üstü bir yaratığız her şeyi yaparız iki fil daha verin padişahım bizdeki iki tane az geliyor uzmanolmak için 10 yıl üniversite gelen agır eğitim dönemi sonrasında aldığımız para birilerine hep batar. bize bakana kadar emek harcamadan tonla para kazananlara baksanıza bir alın terimizle bunu yapıyorz
0
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir