Sağlık harcamaları 9 yılda 8 kat arttı
Türkiye’nin toplam sağlık harcamaları 9 yılda 8 kat arttı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre toplam sağlık harcamaları 2010 yılında 32 milyar 80 milyon TL’ye ulaştı.
Sağlık harcamaları 9 yılda 8 kat arttı
07 Mayıs 2011 - HABER7
SGK Toplam Sağlık Harcamaları istatistiklerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin toplam sağlık harcamaları 9 yılda 8 kat artarak 32 milyar TL düzeyini aştı. 4/a, 4/b ve 4/c kapsamındakilerin tedavi, ilaç ve diğer tüm sağlık harcamalarını içeren rakamlara bakıldığında 2001 yılında sağlığa harcanılan toplam paranın 4 milyar 576 milyon TL, 2002 yılında 7 milyar 629 milyon TL, 2003 yılında 10 milyar 662 milyon TL, 2004 yılında 13 milyar 150 milyon TL, 2005 yılında 13 milyar 608 milyon TL, 2006 yılında 17 milyar 667 milyon TL, 2007 yılında 19 milyar 984 milyon TL, 2008 yılında 25 milyar 346 milyon TL, 2009 yılında 28 milyar 811 milyon TL ve 2010 yılında ise 32 milyar 80 milyon TL olduğu görüldü. 2011 yılının Ocak ve Şubat aylarında ise sağlığa 5 milyar 685 milyon TL harcama yapıldı.
 
-TOPLAM SAĞLIK HARCAMALARININ GSYİH’YA ORANI YÜZDE 2.92-
 
SGK’nın yaptığı toplam sağlık harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) Oranı 2001 yılında yüzde 1.9 iken bu rakam 2010 yılında 2.92’ye ulaştı. Yıllara göre sağlık harcamalarının GSYİH’ya oranına bakıldığında ise; 2001 yılında yüzde 1.90, 2002 yılında yüzde 2.18, 2003 yılında yüzde 2.34, 2004 yılında yüzde 2.35, 2005 yılında yüzde 2.1, 2006 yılında yüzde 2.33, 2007 yılında yüzde 2.38, 2008 yılında yüzde 2.67, 2009 yılında yüzde 3.03 ve 2010 yılında ise yüzde 2.92 olarak gerçekleştiği görüldü.
 
Yapılan toplam sağlık harcamalarına ayrıca 2007, 2008 ve 2009 yıllarında yolluk giderleri dahil edilmedi. Yolluk giderleri 2007 yılında 61 milyon TL, 2008 yılında 58 milyon TL ve 2009 Aralık ayı itibariyle ise 53 milyon TL olarak gerçekleşti. 2010 ve 2011 yıllarında ise sağlık harcamalarına yolluk giderleri dahil edildi.ANKA

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Halim Selim (Uz Dr )
09.05.2011 10:19:26
32 milyarın kabaca 15 milyarı hastanelere, kalan 17 milyarın kabaca 2 milyarı gözlük, boyunluk,koltuk değneği vs için kullanılsa kalan 15 milyar 24000 eczaneye ilac satışı için verilen meblagdir. Eczacı basına yılda ortalama 625.000 tl ayda 52.083 tl sadece "SGK" dan para düşmektedir. Bunu %30'u kâr olsa 15.625 eder. Elden nakit veya özel sigortalardan girenleri masrafı çıkarsa yine ellerinde aylık ortalama 14-15 bin tl kalır.

Yani
-Liseden sonra 10-14 yıl dirsek çürüten Uzman Doktor ortalama 3-4 bin;
-Liseden sonra 6 yıl dirsek çürüten pratisyen aile hekimi 7-8 bin;
-Liseden sonra 4 yıl dirsek çürüten eczacı 14-15 bin kazanıyor.

Ne demişti üstad:
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa
Yaşasın kefenimin kefili karaborsa.

People
0
2) Osman D (Doktor)
09.05.2011 09:40:44
Sağlıkta bu konfor, halkımızdaki doktora gitme merakı da yüksek oldutan sonra tabii ki artacak. Maaşallah devlet hastanelerinde poliklinik sayıları arttı. Hanımlar ev gezmesi yerine hastane gezmesi yapıyorlar. Alıyor elinin işini, bir cildiye, bir dahiliye, gelmişken bir de fizik... Tabii polikliniklerde bekleyen doktorlar da muska yazmıyor. Her gelene en azından 3 kalem ilaç. Zira daha azı ayıp kaçar!!? Şaşırmayalım. Bu artış tabii ki olacak. Ne bekleniyordu ki?
Not: Bu suistimalin tek çözümü şimdiki gibi keyfi değil, zorunlu aile hekimliği. Yani aile hekiminin sevki olmadan hastaneye gidememe durumu. Bence sonunda bu mutlaka olacak. Bence seçimler bekleniyor. Zira bu savurganlığa para pul yetmez.
People
0
3) mert doğrular (uzm)
09.05.2011 09:22:05
Günün değil yılınen önemli haberi bu
People
0
4) muhittin göç (dr.)
09.05.2011 00:15:31
Çinde bir zamanlar fazla hastası olan dr.un maaşından keserlermiş hastalarını iyi koruyamadığı için.Bizde ise yakında fazla hastalanan hastaya performans puanı verirlerse şaşırmam.
People
0
5) Halim Selim (Uz Dr )
08.05.2011 23:14:23
32 milyarın kabaca 15 milyarı hastanelere, kalan 17 milyarın kabaca 2 milyarı gözlük, boyunluk,koltuk değneği vs için kullanılsa kalan 15 milyar 24000 eczaneye ilac satışı için verilen meblagdir. Eczacı basına yılda ortalama 625.000 tl ayda 52.083 tl sadece "SGK" dan para düşmektedir. Bunu %30'u kâr olsa 15.625 eder. Elden nakit veya özel sigortalardan girenleri masrafı çıkarsa yine ellerinde aylık ortalama 14-15 bin tl kalır.

Yani
-Liseden sonra 10-14 yıl dirsek çürüten Uzman Doktor ortalama 3-4 bin;
-Liseden sonra 6 yıl dirsek çürüten pratisyen aile hekimi 7-8 bin;
-Liseden sonra 4 yıl dirsek çürüten eczacı 14-15 bin kazanıyor.

Ne demişti üstad:
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa
Yaşasın kefenimin kefili karaborsa.


People
0
6) ky (dr)
08.05.2011 22:17:16
SAĞLIKTA hastalığa DÖNÜŞÜM

• Geçen 30-40 yılda sağlık ve ilaç sektörü çok büyük gelişmeler kaydetti. Bugün artık mükemmel diyebileceğimiz yüzlerce ilaca sahibiz. Her çeşit inceleme ve tedavinin yapıldığı dev hastanelerimiz mahalle aralarına kadar yayılmış durumda. Herkes canı istediğinde istediği hastane ve doktora gidebiliyor. Sen SSK’lısın, BAĞKUR’lusun bu hastanede geçmez dönemi bitti. Çok değil 7-8 sene öncesine kadar acil hastalar bile kan revan içinde hastane hastane gezerken telef oluyordu. Şimdi artık hastalar, özel doktora gider gibi telefonla randevüsünü alıyor, kuyruklarda sürünmeden muayene oluyor, tetkik ve tedavisini yaptırabiliyor. İlaçlarını da kuyruklarda sürünerek değil, istediği eczaneden rahatlıkla alabiliyor. Aile hekimliği uygulaması da nihayet başladı. Eksik ve yanlışları olabilir, ancak imkansız görülen pek çok iş başarılmıştır. 2008 yılında muayene olan hasta sayısı 6 yıl öncesine göre % 500 artarak 500 milyon hastaya ulaşmış. Sağlığa harcadığımız para ise Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, son 9 yılda 8 kat artmış. Bu bir devrim.

Ancaaak…

• Sağlığa harcadığımız para son 9 yılda % 800 artmış olsa da bu artış % 800 sağlık anlamına gelmiyor. Bunca bilimsel ve teknolojik ilerlemeye ve sağlığa harcadığımız milyarlarca dolara rağmen, hem hasta sayısı hızla artıyor, hem de yaygın sağlık sorunlarının tedavisinde başarılı olamıyoruz. Burada bir çelişki yok mu? Örneğin hipertansiyonda başarı oranımız bunca hastane, bunca doktora ve bunca ilaca rağmen oldukça düşük. Hastaların %70-80’inde hedeflenen tedavide başarılı değiliz. Başarısızlığın nedenleri ve çarelerinden habersiz, önce hasta oluyor sonra tedavi oluyoruz.

• Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, diyabet ve şişman hasta sayısı rekor düzeyde artmış, adeta bir salgına dönüşmüş. 17 milyon kişi hipertansiyon hastası, çoğunun bundan haberi bile yok. Şeker hastası sayısı hızla artıyor, şimdiden 10 milyona ulaşmış. Hepatit B- C taşıyıcısı 6 milyona ulaşmış. Karaciğer nakline aday binlerce hasta çaresiz kötü kaderini beklerken, tam sayfa alkol reklamları çocukları bile özendiriyor. Daha sigara olayını bile çözemedik. Hastane acil kapılarında ve restoranlarda insanlar fosur fosur sigara içerken biz neyi tartışıyoruz?
• Hasta sayısı artmış, muayene sayısı rekor kırmış herkes bununla övünüyor. Sanki hasta olmak imtiyaz, tedavi olmak bir lütuf! Ne biçim bir moda, nasıl bir anlayış? Sağlıklı yaşamanın bilimsel formüllerini uygulamak neden kimsenin aklına gelmiyor?
• Çözüm diye dayatılan her şey, trilyon dolarlık küresel sektörü şişirmekten başka işe yaramıyor. Artan sağlık harcamalarına rağmen, toplum daha sağlıklı değil.
• Şişmanlıktan kansere, hipertansiyondan diyabete kadar bir dizi sağlık sorununa getirilen çözümler, yaşam tarzını değiştirmek yerine yaratılan sektörü daha da büyütmek esasına dayalı. Daha şimdiden, 5-6 ilacın ayrı ayrı veya bir tek tablet halinde alınacağı ilginç bir döneme giriyoruz. Sadece yüksek tansiyon için bile çok sayıda ilaca mahkum olabiliriz. Bunu alamayanların akibeti ise kötü. Yüksek tansiyon ve kalpten ölümler bu yöntemle kontrol altına alınabilirse, şeker hastalığı ile boğuşan şişman bir dünyada yaşıyor olacağız.
• Sonucta ne mi oluyor? Hastalıklar daha şimdiden rekora koşuyor. Kanser çığ gibi artıyor, önümüzdeki yıllarda 1 numaralı ölüm nedeni olacak. Kalp hastalıkları ise zaten 1 numaralı ölüm nedeni. Herkes anjiyo yaptırmak için sırada. Parmağa yüzük takar gibi damarlara stent taktırmak, baypas ameliyatı olmak moda oldu. Bu gidişle haftanın her günü ayrı bir uzmana ihtiyacımız olacak: Kalp, damar, akciğer, böbrek hastalıkları, kanser, diyabet…

• Kalp yetmezliği oranı ülkemizde yapılan HAPPY isimli araştırmanın erken sonuçlarına göre, dünya ortalamasının 3 katına çıkmış, yani dünya ve olimpiyat şampiyonu olmuşuz haberimiz yok. Bu hastalara ne kadar yoğun bakım yatağı lazım bilen yok. Kıt kaynaklarımızı hastalıkları önlemek ve sağlığı korumak yerine organ nakillerine harcıyoruz. Binde 1-2 hastayı kurtaralım da diğerleri ne olacak?
Yazının devamı : www.kemalyesilcimen.com
People
0
7) hasan karataş (uzm dr)
08.05.2011 16:45:19
Bunun baş nedeni lüzumsuz muayene,tetkik ve ameliyatlardır.
People
0
8) kübra ışık (uzdr)
08.05.2011 15:49:50
Mortalite ve morbidite oranları ne oldu? Yapılan ve harcananlar ne kadar gerekli. 80 yaşında unutkanlık ya da bel ağrısı nedeniyle bedavaya MR çekimi yapılan hastalarla bu sistem şişiyor. Genç ve önlenebilir hastalığı olağanlara yeterli kaynak kalmayacak yakında. Artık SGK yaşa/cinsiyete göre belli protokoller içinde tetkik yapılmasını zorlamalı. 20 gün ara ile Akc Ca kontrolü için 7-8 defa BT çekilen hastalar var. Bunun nesi etik? Maddi kayıp da cabası.SGK protokolleri netleştirmeli. Genç olgulara yeterince ihtimam gösterilmeli. Bunu derken yanlış anlaşılmasın ama gereksiz tetkik hepimizin ve ülkenin geleceğinden çalıyor.
People
0
9) h.yalçın (dr)
08.05.2011 13:13:30
sağlıkta dönüşümün sağlıkta bölüşüm haline geldiğinin resmidir bu.özel hastaneler kamu hastaneleri ve aile hekimliği yoluyla kontrolsuz ilaç tüketimini körükleyeceksiniz ilaç fiyatları düştüğü halde sağlık harcaması tabiiki 8 yılda 9 kat artacaktır.sonra da SGK genel müdürü hekimlerin reçetelerini kontrol edeceklerini beyan ediyor.beyefendiye diyorum ki tüketimi körükleyen bu sistemin ve bu populist politikaların iflas ettiğini kamuoyu ile paylaşın.hekimlere tehditvari göndermelerle sakat sistemi düzeltemezsiniz.serbest piyasa ekonomisi ile yönetilen bir ülkede sağlık sistemini devletçi politikalarla yönetmeye kalkarsanız sonuç hep aynı olacaktır.
People
0
10) dr yuksel (dr)
08.05.2011 11:41:34
hastalık,kaza ve bela üreten altyapı ve belediye hizmetleri, koruyucu hekimliği teğet geçen sağlık politikaları,üretmeyene çalışmayana,yan gelip yatana sınırsız hak getiren popülist politakalar varoldukça biz daha çok para öder/ekmek yeriz
SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR