Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

hazır web sitesi, içerik yönetim sistemi, e vitamini
 

04-07-2009  

 MEDİANKET
Eczacı, hekimin yazdığı reçeteyi eşdeğeriyle değiştirebilmeli mi?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Mide Kanseri Kongresi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
Maaşlardaki İyileşme ve Bakanlıkla Diyalog
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Medyatik Tıp!
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof. Dr.  Hakan Hamdi   ÇELİK
Temel Bilimcilerden Tam Günde “Pozitif Ayrımcılık” Talebi
Prof. Dr. Hakan Hamdi ÇELİK
Prof.Dr.  Erbil   DURSUN
TTB’nin Forumu ve Birlikte Hareket Etme Mesajı
Prof.Dr. Erbil DURSUN
Prof. Dr.  Hakan   HAKERİ
Organ ve Doku Nakli ve VI. Türk-Alman Tıp Hukuku Sempozyumu
Prof. Dr. Hakan HAKERİ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Selamlaşma ve Vedalaşmalarda Tokalaşma
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
Tam Gün Mevcut Haliyle Çıkmamalı
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
 ETKİNLİKLER
  • V. EGE - Biyenal Uluslararası Sinirbilim Mezuniyet Sonrası Yaz Okulu
  • 29-06-2009 / 04-07-2009
  • Avrupa Klinik Anatomi Kongresi (EACA)
  • 02-09-2009 / 05-09-2009
  • Francisella tularensis ve Tularemi Sempozyumu
  • 24-09-2009 / 26-09-2009
  • 4. Ulusal Hemaferez Kongresi
  • 25-09-2009 / 26-09-2009
  • Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi
  • 29-09-2009 / 30-09-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam Gün Yasası 2009
    Tam Gün Yasası Taslağı, TBMM, Sağlık Bakanlığı

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Msd
     KÖŞE YAZISI
      Prof. Dr. Erol ÖZMEN
    Erol   ÖZMEN
      PSİKİYATRİ PENCERESİNDEN
      Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    01-05-2006
    Sayı : 278


    Ruhsal hastalıkların tedavisinde ilaç mı daha etkili, yoksa psikoterapi mi?

    Günümüzde pek çok kişi ruhsal hastalıkların tedavisinde ilaçların geçici, psikoterapinin ise köklü bir iyileşme sağladığına inanmaktadır. Bu inanış muhtemelen ruhsal hastalıkların soyut bir hastalıkmış gibi görülmesinden ve soyut bir hastalığın somut bir madde olan ilaç ile tedavi edilemeyeceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Diğer yandan ilaçlar ile ilgili olumsuz düşünceler de (ilaçların bağımlılık yaptığı, ciddi yan etkiler ortaya çıkardığı) bu inanışı pekiştirmektedir.

    Ruhsal yapının, ruhsal işleyişin, her türlü düşünce ve duygunun beyindeki sinir hücrelerinin faaliyetleri ile ilgili olduğu biliniyor olsa da, beyin-davranış arasındaki ilişkinin gerektiği gibi kurulamaması bu inanışı beslemektedir. Ruh (zihin) ve beden, bütün dünyada yaygın olarak birbirinden farklı ve birbiriyle ilgisiz yapılar gibi algılanır. Aynı ikilik ruhsal hastalıklar için de yapılır; hastalığın biyolojik mi, yoksa psikolojik mi olduğu merak edilir. Psikolojik olduğu söylenen sorunlara, “sanki yokmuş gibi” ve “boşlukta oluşmuş gibi” bakılır. Sonuç olarak hastalığın psikolojik olduğu düşünülürse tedavisinin de ancak psikolojik bir tedavi olacağı sonucuna varılır. Oysa ruh (zihin) ve bedenin aralarında keskin bir ayırım varmış gibi ele alınması tamamen yapay bir tutumdur. İnsanda ruhsal ya da zihinsel bir etkinlik olarak düşünülen ne varsa (duygu, düşünce, bellek, yargılama vs.) hepsi beyinin eseridir.

    Toplum içinde ruhsal rahatsızlıklarda ilaç kullanmaya karşı isteksizliğin önemli bir nedeni de insanların ruhsal durumları değiştirmek (rahatlamak, keyif almak vs.) amacıyla kullanılan alkol ve uyuşturucu maddeler ile ilgili (doğru ya da yanlış) bilinenlerdir. Belki de insanlık tarihi kadar eski zamandan beri kullanılmakta olan bu maddelerin geçici bir iyilik hali oluşturması ve bu maddeleri kullananlarda bağımlılık ortaya çıkması, ruhsal hastalıklarda ilaç kullanma konusunda isteksizlik yaratan önemli bir etmendir. Oysa günümüzde ruhsal hastalıkların modern tedavisinde bu sorunlar büyük oranda aşılmış durumdadır. Uygun dozda ve sürede kullanıldığında, ilaçla elde elden iyilik hali günlük ve geçici olmamakta ve bazı ilaçlarda var olan bağımlılık riski de uygun biçimde kullanıldığında yok denecek kadar azalmaktadır.

    Fakat bu ifadeler ruhsal hastalıkların tedavisinde psikoterapinin etkisi konusunda her hangi bir şüphe uyandırmamalıdır. Çünkü ruhsal rahatsızlıklarının tümünün tedavisinde psikoterapötik girişimler temel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Esas sorun, psikoterapiyi ön plana çıkarırken ilaç tedavisinin değersizleştiriliyor olmasıdır. Psikoterapi ve ilaç tedavisi birbiri için seçenek oluşturan tedavi yöntemleri değildir; tam tersi birbirini tamamlayan ve çoğu zaman birlikte uygulanması gereken tedavi yöntemleridir. Diğer yandan psikoterapi de (ilaç tedavisinde olduğu gibi) hastayı iyileştirirken yine beyin hücrelerinin işlevlerini etkileyerek iyileşme sağladığı da unutulmamalıdır. Bazı hekimlerin, psikologların ve eczacıların ruhsal hastalıkların tedavisinde ilaç kullanımı konusunda bilimsel hiçbir temele dayanmayan olumsuz yaklaşımları, hastaların kafasını iyice karıştırmakta ve ne yazık ki bir çok hastanın tedavisinde aksamalara neden olmaktadır. Bilimsel araştırmalardan ve hekimlik deneyimlerinden elde edilen bilgiler, ruhsal rahatsızlığı olan bazı kişilerin yalnız psikoterapötik girişimlerle, bazı kişilerin ise özgül psikoterapi yöntemleri ile, bazı kişilerin ise ilaç ve psikoterapinin birlikte kullanımı ile iyileştiğini göstermektedir. Fakat ruhsal rahatsızlık yaşayan kişilerin çoğunda en iyi sonuç veren tedavi yöntemi, psikoterapötik hasta-hekim ilişkisi ve ilaç tedavisinin bir arada uygulanmasıdır. Günümüzde ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde esas sorun, ilacın mı yoksa psikoterapinin mi etkili olduğu değil; hangi hastada, hangi tedavi yönteminin, ne zaman uygulanacağı konusunda doğru karara varmadır.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Doktorun kaşesini çalıp kendine ilaç yazdı
  • Genel cerrah boğularak hayatını kaybetti
  • İki kadın doktordan alkışlanacak çalışmalar
  • " Kentin en yoğun olduğu yerde özel hastanelere rant açılıyor"
  • Doktorların 'hasta kapma' kavgası
  • Reçetelere kupür yapıştırma dönemi sona eriyor
  • TTB: Yanıltıcı, demogojik açıklamalarla hekimleri susturamazsınız
  • SGK'nın dedektif timi usulsüzlükleri yerinde belirleyecek
  • Hastanede yatan hastaya dayak iddiası
  • Dünya Sağlık Örgütü pes etti
  • Hakkari Devlet Hastanesi diyaliz ünitesi 1 aydır doktorsuz
  • Van'a yeni bir özel hastane daha
  • Eşinden destek görmeyen hamilelerde depresyon riski
  • Komisyondan geçen Tam gün yasası beklentilerden hala çok uzaktır
  • Başhekimin ev ve otomobili kurşunlandı
  • TEİS Başkanından Medimagazin okuyucusuna cevap
  • Aile hekimi tabip odasına üye olmak zorunda
  • Hastanede yemek krizi
  • Sağlıktaki devrim
  • Acil Servis'i yenen Patoloji şampiyon
  • Özel hastanelere Danıştay'dan kötü haber
  • "Psikiyatri alanına işinin ehli olmayan kişilerin müdahalesi yoğunlaştı"
  • “3 bin eczane bu yıl kapanabilir”
  • Aynı hastanede ikinci kez aynı ihmal iddiası
  • Mümessiller ilaç tanıtımını saat 16’dan sonra yapacak
  • Tam Günle birlikte alınacak maaşlar, dönerlerin üst limitleri ve nöbet ücretleri
  • Tam Gün Yasasının Komisyondan geçmiş son hali
  • Hangi branşta uzmanlık eğitimi kaç yıl olacak (TÜM BRANŞLAR)

  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Musa Bali
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Bali
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Şefi Doç. Dr. Arif Haldun Soygür


    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri