Araştırma yapmak bir tek doktorlara mı layık görülüyor?
Hemşirelikte araştırma kullanımı 50 yıldır yol katedemiyor. Akademisyen hemşireler uygulamadan habersiz, kliniktekiler de doktor araştırmalarında teknikerlik yapıyor.
Araştırma yapmak bir tek doktorlara mı layık görülüyor?
24 Nisan 2017 - MEDİMAGAZİN

MEDİMAGAZİN HABER MERKEZİ-Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Derneği’nin Ulucanlar Yarı Açık Cezaevi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlediği “1. Ulusal Hemşirelikte Araştırma Kongresi”, hemşirelikte araştırma ile ilgilenen bütün hemşirelere kapısını açtı.

Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Doç. Dr. Ayten Demir, yaptığı açılış konuşmasında, “Meslektaşlarımızın güncel gelişmeleri izlemelerini sağlamayı, eğitici hemşirelerin çalışmalarını desteklemeyi, küresel bilgi ve yeniliklere açık araştırmacı sayısını arttırarak toplum sağlığını iyileştirecek hemşirelik hizmetinin kalitesini güvence altına almayı hedefliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“Tanrının en değerli armağanı olan hayat çok defa hemşirelerin eline terkedilmiştir”

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcılığı ve Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevlerini yürüten Prof. Dr. Bahaddin Güzel ise; “Florence Nightingale’in bir sözü var, Tanrının en değerli armağanı olan hayat çok defa hemşirelerin eline terkedilmiştir, diye. Ben de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde başhekimlik yapıyorum aynı zamanda. Hemşirelerimiz, hekimlerin en yakın çalışma arkadaşları. Ameliyathanelerde, yoğunbakım servislerinde, acillerde, ambulanslarda görevlerini titizlikle yerine getiriyorlar. Güç koşullarda çalışan hemşireler, toplumun sağlık ihtiyaçlarını özveriyle, şevkatle karşılıyorlar.” sözlerini kullandı.

 

Bakımların yaklaşık yüzde 30’u hastaya yararlı değil

“Hemşirelik Araştırmalarının Uygulamada Kullanımı” başlıklı oturumda konuşmacı olan, Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Profesörü Gülseren Kocaman, hemşirelik araştırmalarının uygulamaya yansıtılması gerektiğini, araştırma hemşirelerinin hem klinik uygulamalarda hem araştırma metodolojilerinde kendilerini güncellemesi gerektiğini vurguladı. Hemşirelerin daha çok deneyime dayalı çalıştığını ileten Kocaman, yapılan çalışmalarda hastaların yaklaşık yarısının bilimsel kanıta dayalı bakım almadığını ve bakımın yüzde 30-35’inde hastaya yararlı bir tedavi uygulanmadığını söyledi.

“Hemşireler doktor araştırmalarında teknikerlik yapmak yerine kendi mesleğine dair çalışmalar ortaya koymalı”

Araştırma kullanımının sadece üniversitedeki araştırma ders saatlerini arttırmakla başarılamayacağını belirten Kocaman, “Türkiye’de kanıta dayalı uygulamalar yani araştırma kullanımında çeşitli engeller var. Hemşirelikte araştırma kullanımı engellerinin çoğunluğu çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Kurumun hemşireden bir araştırma kullanımı beklentisi olmalı, yeterli zaman ve kaynak sağlanmalı ve bu konuda hemşirele gerekli eğitimler verilmeli.” sözlerine yer verdi. Kocaman:

“Doktora yapan akademisyenler, klinik uygulamalar konusunda fazla bilgi sahibi değil, bu yüzden de araştırmalar uygulamaya dökülemiyor. Kliniklerdeki araştırmacı hemşireler ise doktor araştırmalarının teknikerliğini yapıyor. Hemşireler, doktorlarla beraber araştırmalar yürütmek yerine, kendi mesleğine dair çalışmalar ortaya koymalı. Yurtdışına gidişler sıkıntı ve fon problemi var. Türkiye’de bir tek Koç Vakfı ve Tübitak hemşirelikte araştırma yaptırıyor. Sağlık Bakanlığı da oluşturduğu Ar-Ge birimiyle proje yazım aşamalarına ağırlık vermeye başladı.” ifadelerine yer verdi. Anketle veri toplamanın araştırmacılık olmadığını söyleyen Kocaman, işbirlikçilerin planlamadan sonuca kadar her aşamaya katılmaları gerektiğini aktardı.

Yöneticiler hemşirelerin araştırmaya dayalı çalışmalar yapmalarını istiyorlar mı?

“Kurumlar “görev” mantığıyla çalışıyorlar, iş bitimi istiyorlar. Araştırmalar yapmak genelde doktorlara layık görülüyor. Personel yetersizse, kurum desteği yoksa, eğitimler verilmiyorsa, bu çalışmalar için zaman ayrılmıyorsa, biz de yönetimin dediklerini uyguluyoruz herhalde onlar kanıta dayalı uygulama yöntemi belirliyorlardır deniliyor.” ifadelerine yer veren Kocaman, araştırma kullanımının 50 yıldır var olduğunu ama bir türlü yol alamadığını, buna rağmen “bakım teknolojilerinde inovasyon” kavramının sadece 5 yılda daha fazla destek ve istek bulduğunu söyledi.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
ETİKETLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)