1.Sağlık Kurumları İşletmeciliği ve Gelişen Tıp Teknolojileri Kongresi
03-03-2010 / 07-03-2010
3. Jinekolojik Endoskopi Sempozyum ve Çalıştayı
04-03-2010 / 07-03-2010
6. Uludağ Pediatri Kış Kongresi
07-03-2010 / 10-03-2010
Kullanıcı Girişi
Şifre:
ÖZEL DOSYALAR
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
HABER
02-07-2009
“3 bin eczane bu yıl kapanabilir”
KAYSERİ (İHA) - Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, eczane sayısının sınırlandırılmasını, yeni eczacılık fakültelerinin açılmamasını, alt yapı sorunu çeken eczacılık fakültelerinin öğrenci kontenjanın düşürülmesini istedi.
Türk Eczacılar Birliği 36. Dönem 3. Bölgelerarası Toplantısı Hilton Kayseri Otel'de başladı. Toplantıya Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak ile 51 eczacı odası başkanı, yöneticisi ve çok sayıda eczacı katıldı. Toplantıda konuşan Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, eczacıların içinde olduğu toplumdan ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirterek, kriz koşullarına rağmen hayatlarını sürdürmeye devam ettiklerini söyledi. Bugün toplumsal yapının her alanında bir dönüşüm ve değişimin söz konusu olduğunu hatırlatan Çolak, "Bizi doğrudan belirleyen ve etkileyen değişimlerden bir tanesi ise Sağlıkta Dönüşüm Programı oldu. Sağlıkta Dönüşüm Programı, öncelikle toplumsal aktörlerin rollerini yeniden tanımlamaktadır. Sistem yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya değişiyor. Bir kez daha altını çiziyoruz, bizler herkesin sosyal güvence kapsamında olmasından, sigorta kurumlarının birleşmesinden, sağlık alanında elektronik altyapının geliştirilmesinden şikayetçi olmadık, olmayacağız. Ancak, pratik bir sorunla karşı karşıyayız. Geçmişte on milyondan az olan yeşil kartlı sayısı, Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemiyle fiilen 20 milyonlara dayanmış durumda. Bu sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. Ama şunu da görmek lazım. Türkiye'de krizin başından beri işsiz kalanların sayısı 3.5 milyon. Bu kişilere istihdam sağlamak da sosyal devlet anlayışının bir başka gereğidir. Bu sayı giderek artacak, biliyoruz" dedi.
"IMS'E GÖRE 3 BİN ECZANE BU YIL KAPANABİLİR"
IMS'nin 2009 projeksiyonunda 3 bin eczanenin bu yıl içinde kapanması olasılığı olduğunu da dile getiren Çolak, "Eczaneler, yaygın sağlık hizmeti sağlayıcılarıdır. Sağlık maliyetlerini azaltırlar, hem de ilaç fiyatlarıyla eşdeğer bantlarıyla oynayarak değil. Tedaviye uyumu sağlayarak ve koruyucu sağlık hizmeti vererek. Ya da bizim yapmakta olduğumuz gibi, eşdeğer ilaç verilmesini teşvik ederek. Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın bedelini belki her kesimden daha fazla eczacılar ödüyor. Hiçbirimiz bunlara yabancı değiliz. Muayene ücretleri, kamu kurum ıskontoları, geri ödeme listeleri, provizyon sistemi, OTC ve ilaçta reklam konusu. Üstelik bütün bunlar mesleğimizi sermayenin müdahalesine karşı kırılgan hale getiriyor" diye konuştu.
Eczacılıkta herhangi bir planlama olmaması sonucu eczane sayısının şişmesine yol açtığını ileri süren Çolak, "Bu şişme, adil olmayan rekabeti doğurmuştur. Serbest eczane sayısı neden bu kadar şişiyor? Çünkü bizlerin başka yerlerde çalışma fırsatı son derece sınırlı. Kamuya eczacı alınmıyor. Özel şirketler AR-GE yapmıyor. Sürekli yeni eczacılık fakülteleri açılıyor. Sonuç olarak bir yandan deontolojik bozulma yaşanırken, diğer yandan sanki eczacılar gözden çıkartılabilir gibi bir anlayış gelişiyor"
ifadelerini kullandı.
Mesleklerini geleceğe bırakabilmek için tüm güçlerini eczacılık alanında düzenlenmeye ilişkin kullanmaları gerektiğini de ifade eden Çolak, "Eczane sayısı mutlaka sınırlandırılmalı. Yeni eczacılık fakülteleri açılmamalı. Şimdi en az bir üniversitede daha eczacılık fakültesi açılması gündemde. Buna kimse yerim sağlam, bana bir şey olmaz diye bakamaz. Çünkü sayı arttıkça mesleki saygınlığımız tehlikeye düşüyor. Ancak yeni fakülteler açılmaması da yetmez. Aynı zamanda öğretim üyesi ve altyapı sorunu çeken fakülteler de kapatılmalı ya da kontenjanları azaltılmalıdır. Fakülte toplam kontenjanının azaltılması da yetmez. Bugün fakültelerde okuyan 5 bin meslektaşımız var. Bu meslektaşlarımız nerede istihdam edilecekler. Bizim önerimiz, kamunun ciddi biçimde eczacı alması. Dünya örneklerinde bu var. Hastane eczacılığı diye bir kavram var. Bizde maalesef hastane eczacılığı, hastane eczanesinde ilaç alımından sorumlu olan kişi. Hastayla doğrudan teması yok. Oysa, ilaç tedavisi artık kişiye özgü ve eczacı bu rolü üstlenebilecek olan tek sağlık emekçisi. Bu bakımdan hastanelerde 50 yatak başına bir eczacı düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kamunun ciddi biçimde klinik eczacı istihdam etmesi gerektiğini de düşünüyoruz. Bu da 3 bin 700 eczacının hastanelerde istihdam edilmesi demek. Protokol öncesi bu sayı 800 civarındaydı. Yaklaşık 3 bin eczacı daha istihdam edilmeli. Bu konuda protokol sürecinde oluşturduğumuz baskıyla birkaç adım attık. Sürecin görünmeyen başarılarından biridir" dedi.
"HALK İLACA GÜVENMEZSE ECZACIYADA GÜVENMEZ"
Türkiye'de sahte ilaç boyutlarının bilinmediğini ve bu konuda hiçbir istatistiğin de olmadığını anlatan Çolak, ''Dünyanın 6. gelişmiş ülkesi olan Brezilya'da istenmeyen gebeliklerin yüzde 60'ı sahte ilaç nedeniyle gerçekleşiyor. Dünyada sahte ilaç oranı yüzde 6'dır. Bazı gelişmekte olan ülkelerde ilaçların yüzde 30'unun sahte olduğu tahmin ediliyor. Bu oran Afrika kıtasında yüzde 80'lere kadar çıkıyor. Halk ilaca güvenmezse, eczacıya da güvenmez'' diye konuştu.
Manisa ve Diyarbakır'da eczanelerin atık pil toplamaya başladığını da anlatan Çolak, kullanım süresi dolmuş ilaçların toplanıp imha edilmesiyle ilgili projeye yakında İzmir'de başlayacaklarını, ayrıca bu projenin diğer illerde de yaygınlaştırılacağını sözlerine ekledi.
Toplantının 5 Temmuz tarihine kadar Hilton Otel'de devam edeceği belirtildi.
Prof. Dr. Mustafa Özbaran
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran
Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Sağlık Bakanlığı Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Orhan Gelişen