|
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdülkadir Atalık, Medimagazin okurlarının sorularını yanıtlamaya devam ediyor
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdülkadir Atalık, Medimagazin okurlarının sorularını yanıtlamaya devam ediyor. Atalık, okuyucu@medimagazin.com.tr adresine gelen soruları şöyle yanıtladı:
Üniversitelerde doçent olup, kadro verilmediği için uzman hekim olarak görev yapan hekimlerle, kadrolu doçent olan hekimler arasında gelir farkı olacak mı? Gelirleri uzman hekim olarak mı yoksa doçent olarak mı belirlenecek? Şu anda döner sermaye gelirlerinde bir farklılık bulunmamaktadır.
Bu madde tekrar yazılıyor, yazım şekline göre değişecek. Henüz son hâli verilmedi.
Şu anda bazı özel hastanelerde uygulanmakta olan "fark" ile ilgili olarak; örneğin özel hastanede bir uzmana muayene olursa 20 YTL fark ödüyor, eğer aynı konuda uzman bir profesöre muayene olmak isterse 100 YTL fark ödüyor. Yeni tasarıda, özel hastanelerin uygulamasında her türlü fark için sınır geliyor mu? Yani, SGK'lı hasta için, düz uzman da profesör de belirlenecek %20-%100 arası bir fark mı alabilecek yoksa profesör ek fark alabilecek mi?
Sosyal Güvenlik Kanununu ilgilendiren bir soru bu. Tam gün yasasını ilgilendirmiyor. Tam gün yasa taslağının 3. maddesinin son cümlesinde, “Öğretim üyelerinin sundukları sağlık hizmetleri için kişilerden ayrıca ücret farkı tahsil edilemez” deniliyor. Bu üniversitelerle ilgili ama özel hastaneler SGK Kanunu ile düzenleniyor.
Nöroloji uzmanıyım. Bazı tetkikler için cihazları (EEG, EMG gibi) muayenehanede bulundurmak mümkün olmayabiliyor ve birçok laboratuvarda da bu cihazlar mevcut. Sorum şu olacak; Hem muayenehane veya bir hastanede klinisyen olarak hasta görüp hem de bir laboratuvarda EEG, EMG gibi tetkikleri yapmak mümkün olabilecek mi? Bu soru kardiyoloji, gastroenteroloji uzmanları için de geçerli olabilir diye düşünüyorum.
SGK ile sözleşmesi olmayan bir hastaneyse olabilecek.
Bir kamu kurumunda, 399 sayılı KHK'nin II sayılı cetveline tabi sözleşmeli kurum diş hekimi olarak görev yapıyorum. 399 sayılı KHK gereği sözleşmeli personele çalışırken görev tazminatı verme olanağı yoktur. Kurumumuzun döner sermayesi de bulunmamaktadır. Tam gün yasa taslağında 657 sayılı DMK'a tabi sağlık personeli ve 657 sayılı DMK 4/b maddesine göre sözleşmeli olarak çalışan sağlık personeline ne şekilde ek ödeme yapılacağı konularına yer verilmiştir. Ancak 399 sayılı KHK'e tabi kurumlarda çalışan sözleşmeli hekimlere ne şekilde ek ödeme ve tazminat verileceği hiç bir şekilde taslakta yer almamaktadır. Yasa taslağında anılmayan bu durumu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
Görev tazminatının kapsamı Bakanlar Kurulunca belirlenecek.
Dört yıl önce yasa gereği emekli olan doktor arkadaşımla birlikte poliklinik açtık. Şu an 6 sigortalı çalışanımızla ayakta durmaya çalışıyoruz. Bana polikliniği açarken tanınan part time çalışma hakkı tam gün yasasıyla ortadan kalkmış olacak. Bu arada aile hekimliğine geçilen illerde SGK polikliniklerle anlaşmayı feshediyor. Ve en geç bir yıl içerisinde aile hekimliğine geçeceğiz. Şimdi bu şartlarda bana tek seçenek olarak kamu görünüyor. Polikliniğin kanunen devam etmesi için tam gün çalışacak doktor bulması lazım ama aile hekimliği geleceği için ve poliklinikler kapanacağı için doktor bulmak imkansızlaşacak. Şimdi yetkililere şunu sormak istiyorum: Bu hükümet tarafından çıkarılan yasalara güvenerek emekli olan doktor arkadaşım yine aynı ilde Bakanlık kadrosunda çalışabilecek mi, bu şartlarda kapanacak olan polikliniğin 6 sigortalı çalışanın durumu ne olacak? Bakanlık bu insanlar için acaba bir şeyler düşünüyor mu? Biz poliklinikleri kapatmıyoruz. Aile hekimliği uygulaması ise 2004’te başladı. Doktorların seçim şansı çok fazla; ister polikliniğinde devam eder ister muayenehanesinde. Emekli olan hekimin Bakanlık kadrosunda çalışması şu anki mevzuata göre mümkün değil. Bizim Bakanlığa dönüş mümkün değil ama mali idarelere geçebilir, özel sektörde çalışabilir, polikliniğini devam ettirebilir.
Yıllardır bir şirkette iş yeri hekimi ya da bir özel hastanede acil hekimi olarak çalışan, bu arada kamu görevini yapan hekimler var. Bu hekimlerin yargı kararıyla kesinleşmiş "ihbar ve kıdem tazminatı" hakları var. Öte yandan kamuda da birikmiş emeklilik tazminatları var. Bu yasanın dayatması sonucu 2 (kamu ya da özel) işten herhangi birinden istifa etmek zorunda kalacak hekimlerin hak ettikleri tazminatların ödenmesi söz konusu olacak mı? Bu hekimlerin istifaları sonrası özel sektöre açacakları "mücbir sebep" temelli kıdem tazminatı davalarının sonucunda işverenlerin ödemek zorunda kalacakları çok olası tazminatları devlete "rücu" etmek üzere dava açmaları halinde ödenecek tazminatlara kaynak var mı? Müktesep hak nedeniyle açacağımız tazminat davalarını karşılayacak kaynak var mı? Ben ek iş yapma hakkı var diye 21 yıl önce tıp fakültesini seçtim. Bu benim müktesep hakkım; bunu elimden aldınız diye açılacak tazminat davaları için neler öngörülüyor?
İş yeri hekimliği ve özel hastanede çalışmanın her ikisini de bu kanunla yasaklamıyoruz. İş yeri hekimliğiyle ilgili düzenleme yapılacak. Tasarı kapsamında hekim, özel hastaneden veya kamu hastanesinden birini bırakmak zorunda kalacak. Kıdem tazminatı da hekimin kendisi işi bırakırsa ödenmez, çıkartılırsa ödenir. Tam gün kanunu daha öncede çıkartıldı ama müktesep hak kavramı kapsamında değerlendirilmiyor. Hekime “kamuyu veya özeli seç” demek müktesep hak kavramını ihlal etmiyor.
Tam zamanlı çalışan dahiliye uzmanıyım. Mesai saatleri içerisinde performans puanım tavana ulaşırsa mı ancak mesai sonrası %50’lik ek tavan uygulamasından faydalanabileceğim? Yani ayın ilk 20 günü doldurdum varsayalım sonraki 10 günde yaptığım ve ancak mesai dışında olacak performans puanları mı ücretlendirilecek? Mesai saatleri içerisinde dolduramadığım aylarda mesai dışında da çalışarak ilk tavanı yakalamam mümkün mü? Mesai saatleri dışında yapılacak olan poliklinik hizmetleri için yardımcı sağlık personeli tahsisi nasıl olacak? Poliklinik hizmetleri verilemez ise bu ek %50’lik tavan ancak cerrahi branşlar için ameliyat yapabilme olanağı - radyoloji gibi branşlar için mesai dışına randevu yolu ile tetkik imkanı sağlayacak ve uzman doktorlar arasında inanılmaz bir ek ödeme farkı olmayacak mı? Bu orantısızlığı nasıl engelleyeceksiniz?
Kanun bu şekilde çıkarsa bu konu yönetmelikle düzenlenecek.
Tam gün ile ilgili son açıklamada Sn. Atalık diyor ki; “Bize hangi diplomasını bildirir ise biz o dalda çalışma izni veririz.” Peki pratisyenlik mecburi hizmetinin yapmış ve kamuda çalışmış hekim uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlık mecburi hizmetini yapmadan ilk diplomasını kullanarak çalışabilir mi? Yani pratisyen hekim olarak çalışabilir mi?
Hekimlerin tıp fakültesini bitirdiği zaman devlet hizmet yükümlülüğü var, uzmanlığı bitirdiği zaman gene var ama çift uzmanlığı bitirince yok. Ben, iki uzmanlığı bitirince hekimin, istediği uzmanlıkta görev yapabileceğini belirtmiştim. Ama uzmanlığını bitiren kişi devlet hizmet yükümlülüğünü de tamamladıktan sonra isterse pratisyen hekim olarak çalışabilir.
Tam gün yasası ile performans sisteminde düzenleme yapılması düşünülüyor mu? Düşünülmüyorsa devlet hastanesinde yan dal uzmanı olarak çalışıyorken yeniden devlet hastanesinde dahiliye uzmanı olarak çalışma imkanı olabilir mi?
Performans sistemindeki düzenlemeler sürekli takip ediliyor; zaman zaman yönetmelik değişikliği yapılıyor. Dahiliye uzmanlığı üzerine yan dal yapılmışsa dahiliye uzmanı olarak da çalışabilir. Bu az önceki soruya benziyor. Kişi zaten dahiliye uzmanı, bu kadroda elbette çalışabilir.
Hâlen özel bir diyaliz merkezinde sorumlu uzman (dahiliye) olarak tam zamanlı çalışmaktayım. SGK sözleşmeli bir hastanede dahiliye uzmanı ve diyaliz merkezinde kısmi zamanlı sorumlu uzman olarak çalışabilecek miyim. Dahiliye sorumlu uzmanı olarak kısmi zamanlı olarak en fazla iki merkezin sorumlu uzmanlığı üslenebiliyorduk, bunda bir değişiklik olacak mı?
Hekim, SGK sözleşmeli bir hastane ile sözleşmesi olmayan bir hastanede aynı anda çalışamayacak. Birden fazla diyaliz merkezinin sorumluluğu konusu üzerinde çalışılıyor. Yıl içinde değişiklik olabilir bu konuda.
Askeri doktorum, uzmanım, Şubat 2009'da emekli olacağım. Ankara çevresi il-ilçe Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanelerinin birinde kadroya geçmem için hangi girişimlerde bulunmam gerekli? Tam gün yasasıyla bu tür geçişlerde kolaylık sağlanacak mı? Şu anda emekli hekimlerin doğrudan Sağlık Bakanlığı kadrosuna dönmesi mümkün değil. Ancak belediye, özel idareler birliği, mali idarelere emekli hekimler dönebiliyor. Sonrasında
Bakanlığımıza naklen geçiş yapabilir. Geçiş yaparken de internette ihtiyaç olunan yerleri ilan ediyoruz, müracaat sonucu kurayla geçiş olabiliyor.
Ünitemizde ışınlama cihazı olduğu için dozimetre kullanıyoruz. Ama radyasyon için ne maaşımızda ne de izin olarak bir fark yok. Yeni yasa bu konu da ne yapacak?
Radyasyonla çalışanların mesai saatleri ve çalışma koşulları ile ilgili kanunda düzenleme getiriyoruz. Avrupa’da uygulanan sistemi de göz önünde bulundurarak yeni bir düzenleme yapacağız. Haftalık çalışma saati 40 saat olarak belirlendi. Haftalık 25 saat çalışma süresi ise, 1930’lu yılların şartlarına göre çıkarılmış bir kanundu. O zamanın çalışma şartları, cihazların durumuna göre uygulamanın haklı gerekçesi vardı. Fakat bunun artık geçerliliği kalmadı. Tüm gelişmiş ülkelerde 40 saate geçildi. Maruz kalınan radyasyon ölçülüyor ve limiti aşma durumunda personel izne ayrılıyor, alınan tedbirler var. Tasarı maddesi kanunlaştıktan sonra biz de dünya ülkelerindeki uygulamaları hedef alan bir düzenleme yapacağız.
Eczacıların döner katsayılarında hâlen başhemşire veya belki de bir lise mezunu veya meslek yüksek okul mezunu hastane müdürü kadrosundaki görevlilerin katsayısıyla aynı ya da daha düşük tutmayı mı planlıyorsunuz? Hâlbuki bu görev tazminatı kanunu sanırım kamuda çalışmaya teşvik etmek için çıkarıyordunuz yanılıyor muyum?
Eczacılar hastane müdürleriyle birlikte maaşlarının yüzde 250’si oranında ek ödeme alıyor. Görev tazminatı ise sadece hekim, diş hekimi ve eczacı için var.
Ben Ankara Üniversitesi Diş Hekimliğinde çalışan bir personelim. Kadrom memur. Yeni çıkacak tam gün yasa tasarısı yasalaşırsa almış olduğumuz ücrette bir artış olacak mı?
Döner sermaye ek ödeme oranlarında artış var.
SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde uygulanan 50 hasta ile sınırlama güzel bir uygulama. Aynı uygulamanın sağlık ocakları ve devlet hastanelerinde de olması konusunda çalışma var mı?
Bence tam gün taslağına mutlaka eklenmelidir. Çünkü meslektaşlarımız poliklinikte hastaya dokunmadan 150 hasta/günde bakmaktadır. Bu konuda çalışmaların Türkiye'de sağlık sektörünün geleceği açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Kamu hastaneleri, vatandaşın gidebileceği son noktadır. “Biz hastaya bakmıyoruz” deme lüksümüz yok kamuda. Fakat personelin ülke çapında dengeli dağılımını sağlamakla ve her hekimin verimli çalışması sağlamakla (her hekime ayrı bir oda tahsisi gibi) yükümlüyüz. Bu sayıları ortalama olarak zaten günde 50’lere indirdik. Eskiden SSK’da günde 150 hasta bakılıyordu. Şu anda bu kadar değil, ama devlet hastanelerinde hekimin vatandaşa “Bugün git yarın gel” deme lüksü yok; yoksa biz de arzu ederiz hekimlerin günde 50 hasta bakmasını.
Yardımcı sağlık personeli olarak hekimler gibi part-time çalışabilen yani sağlık kabini v.b. açarak çalışan sağlık memuru, ebe gibi personele tam gün yasa tasarısında değinilmemiş. Benim sorum hekimlerle aynı şartlarla part-time hakkına sahip onlar gibi döner sermaye ve yan ödemeleri kesilerek çalışan yardımcı sağlık personelinin durumu ne olacak? Bizlerin de zaten adaletsiz olan döner sermaye ödemeleri ve özlük haklarında bir iyileşme düşünülüyor mu?
Hekimler dışındaki sağlık personeli de, 2368 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldığı için, tam gün çalışmak zorunda kalacak. Mesai dışında ek ödeme verilmesi, nöbet ücretlerindeki artış bu personeli de kapsıyor.
Ben kamuda çalışan bir uzman hekim iken, 01.05.2008 tarihinde memuriyetten 2. kez istifa hakkımı kullanarak SGK ile anlaşmalı bir yerde çalışmak üzere istifa ettim. 1. sorum istifa eden bir memur istifa sonrası istifa sonrası kısa bir süre içerisinde istifa dilekçesini geri alıp kamuya dönebilir mi? Bunun için il onayı alınması veya Bakanlığa ulaşması arası geçen süre önemli midir? 2. sorum yeni tam gün taslağı yasalaşınca kamudan istifa edenler 3 ay içinde isterse kamuya dönebilir deniyor. Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
Memurların ikinci defa istifalarından sonra da kamuya dönme hakkı var, üçüncüden sonra problem oluyor. İstifası kabul edilip veya 1 ay bekleyip ayrıldıysa 6 aydan sonra dönme şansı var. Bunlara rağmen geçici madde ile bir hak tanınıyor bu hekimlere; geçici madde kapsamına girerse zaten 3 veya daha fazla istifa etmiş olma şartı onlara uygulanmayacak.
Yasa bu haliyle çıkarsa hocalar hasta peşinde koşup gece gündüz performans yapmaya çalışırsa; öğrenci eğitimi ne zaman olacak? Bilimsel aktiviteler ne zaman olacak?
Tıp fakültesinde öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı Türkiye’de, Avrupa’daki birçok ülkeden daha yüksek. Almanya’da 22 öğrenciye bir öğretim üyesi düşüyor, bizde 3-4 öğrenciye bir öğretim üyesi düşüyor. ayrıca performans uygulamasında eğitim ve bilimsel aktiviteler göz önünde bulunduruluyor. Hasta peşinde koşmak sadece para getirmiyor aynı zamanda eğitim, bilimsel aktiviteler için de döner sermayeden pay veriliyor, bu durum gözetiliyor.
Muayenehane ve SGK anlaşmalı hastanede çalışabilirim diye 26.03.2008 tarihinde Sağlık Bakanlığına bağlı görevimden istifa ettim. Ancak böyle olamadı ve biz cerrahi branşlar için yasa böyle çıkarsa devlet veya özel arasında tercih yapmak dışında seçenek bırakılmadı. Sağlık Bakanlığındaki görevime dönmek istersem nereye başvurmam gerekecek?
Kanun bu şekilde çıkarsa Bakanlığa veya il müdürlüklerine müracaat edebilecek. Dolayısıyla geri dönüş mümkün.
Biz Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumunda çalışan hekimleriz. Tam gün yasası bizleri de kapsıyor mu? Yoksa sadece Sağlık Bakanlığı personelini mi kapsıyor?
Tam gün kanunu SHÇEK’te çalışanları da kapsıyor; onlar da ya kamuda ya özelde çalışabilecekler.
Denkliği alan yabancı doktorlar kamuda çalışabilecek mi? Çalışabilirse mecburi hizmet olacak mı? Yoksa sadece özel sektörde mi görev yapacak?
Denkliğini alan yabancı doktorlar kamuda memur olarak çalışamayacak. Dolayısıyla mecburi hizmete tabi olmayacak. Özel sektörde veya kamuda bazı sözleşmeli pozisyonlarda çalışabilecekler. 4924 sayılı kanun’a tabi çalışamayacak, orada hüküm var çünkü. Ama 4/B olarak çalışabilecek. (Teorik olarak 4/B’li çalışma imkanı var gözükse de Bakanlık almıyor, eskiden beri Bakanlık 4/B sözleşmeli doktor almıyor.)
Ben pratisyen hekimim. temmuz ayı sonunda diyaliz eğitimimi tamamlayacağım. Bir yıl ücretsiz izin alarak özel bir merkezde çalışmak istiyorum. Engel olan bir durum söz konusu mu?
Bir yıl ücretsiz izin alarak özel merkezde çalışma durumu genel hükümlere tabidir. Buna hakkı olup -olmadığı, detaylı bilgileri alındıktan sonra Devlet Memurları Kanunu’na bakılacak ve ona göre karar verilecek.
Biz Milli Savunma Bakanlığında, TSK bünyesinde çalışan 657'ye tabi sivil tabipler hangi kapsamdayız? Kurum hekimi mi? Askeri hekim mi?
TSK bünyesinde çalışan sivil tabipler, askeri hekimlerle birlikte yasada istisna tutuldular.
Tam gün yasa taslağında askeri hekimler hariç tutuldu. Ancak duyduğumuza göre taslakta son anda askeri hekimlerle ilgili bazı ilaveler yapılmış (Muayenehane açan öğretim üyesi tazminatı kalkacak ve 45 saat çalışacak gibi). Bu doğru mu? Doğruysa neleri içermektedir?
Askeri hekimlerin yan ödemeleriyle ilgili eski hükümlere paralel düzenlemeler yapılacak. Yürürlükten kaldırılan 2368 Sayılı Kanun’a paralel düzenleme olacak. Hekim tam gün çalışmıyorsa yan ödemeleri kesiliyordu, küçük bir miktar ama gene de kesiliyordu. Eski kanun ortadan kaldırılınca TSK’da bir boşluk oluştu. Eskiden olduğu gibi şimdi de kesilmesi için hüküm konulacak, durumlarında bir değişiklik olmayacak.
Özellikle belli iller dışında SGK ile anlaşması olmayan özel hastane yok gibi. Bu bağlamda özel muayenehanede muayene olup yataklı tedavi hizmetini de kendi bütçesinden karşılayarak, kendi özel doktorundan almak isteyen hastaların ve aynı zamanda tercihini özel muayenehanecilikten yana kullanan doktorların mağduriyetini gidermek açısından SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerin bulunmadığı il ve ilçe merkezlerinde ek bir düzenlemeye gidilecek mi? Sadece özel muayenehanecilik yapan bir hekimin SGK ile anlaşması olan bir hastaneye hasta yatırıp, ameliyat yapmasının “tam gün yasası” amaçları açısından nasıl bir sakıncası var?
Eğer o ilde SGK ile sözleşmesi olmayan özel hastane varsa orada bir ayrım yapılmayacak, böyle bir düşüncemiz yok. SGK Kanunu’nda kurumla sözleşme yapan özel hastanelere ancak yüzde 100’e kadar Bakanlar Kurulunun belirleyeceği oranda fark isteme hakkı tanındı. Biz, SGK ile sözleşmesi olan -olmayan sınırlamasını getirmezsek, o sınırlamanın hiçbir hakkı kalmaz. Yüzde 100’e kadar fark alınmasını öngören hükmün bir manası var. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin sağlık hizmetini ülke çapında sunması lazım. Çünkü biz en mahrum yerlerde, hiç kâr edilmeyecek yerlerde de, branşlarda da bu hizmeti vermek zorundayız. Fark alındığı takdirde bu ücretler doktor maaşlarına yansımak suretiyle, özel sektör Bakanlıktan çok ciddi oranda doktor çeker. Bu hem bizi hizmeti sürdüremez hâle getirir; hem de ülke çapındaki doktor dağılım dengemizi bozar. Mahrum yerlere doktor bulamaz hâle geliriz, giderek ancak parası olanlar sağlık hizmeti alabilmeye başlar. Yani sağlık hizmetini piyasa şartlarına sürükler. Sosyal devlet anlayışından uzaklaşılmış olur. Kamu kaynaklarından hizmet alacaksak bununla devletin ilgili düzenleme yapma hakkının olması lazım; düzenleme yaptığımızda da bunu uygulayabilmemiz lazım.
|