|
Nilay Toğrul / Ankara
Türk Eczacıları Birliği 36. Dönem 2. Başkanlar Danışma Kurulu toplandı. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıya, eczacı odası başkanları ve yöneticileri ile Denetleme Kurulu ve Merkez Heyeti üyeleri de katıldı.
2008 Yılı İlaç Alım Protokolü ile ilgili görüşmelerin yapıldığı toplantının ardından yayınlanan sonuç bildirgesinde 2008 protokolü ile ilgili bir girişimin olmayışı “kaygı verici” olarak değerlendirilirken, yeni protokolde eczacıların potansiyel suçlu olarak değerlendirilmemesi talep edildi. Bildirgede “eczacıların artık daha fazla bürokrasiye, daha fazla ekonomik kayba ve potansiyel suçlu olarak görülmeye tahammülü kalmadığı” vurgulandı.
Toplantının sonuç bildirgesinin yayınlanmasının ardından TEB ve SGK arasında Protokol görüşmelerine başlandığı da bildirildi.
“Kamu kurum iskontoları kalkmalı”
“Vatandaşlarımızın yüzde 90’ına yakınının eczanelerden ilaç almasına ilişkin kuralları belirleyen bu protokolün imzası, 6643 sayılı Yasa ile TEB’e verilmiş olan bir görev ama onun da ötesinde, eczacılık mesleğine dair düzenlemelerin temel belirleyicilerinden birisi olması nedeniyle, mesleki ve toplumsal bir sorumluluktur” denilen sonuç bildirgesinde, bu nedenle zaman kaybetmeden harekete geçilmesinin elzem olduğu ifade edildi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun acilen yeni protokol imzalamaya çağrıldığı toplantıda, yeni protokolün, “eczacıların potansiyel suçlu olarak değerlendirilmediği, ilaç firması ve SGK arasındaki ilişkinin eczacı üzerinden kurulması ile eczacılara büyük ve haksız bir ekonomik yük bindiren kamu kurum iskontolarının yer almadığı, eczacıların meslek hakkının tanındığı ve eczacıların mesleklerini yapmasını kolaylaştıracak şekilde bürokrasinin azaldığı” bir protokol olması gerektiği de belirtildi.
Sonuç bildirgesinde protokolle ilgili şu ifadelere de yer verildi:
“İlaç hizmet sunumunun çerçevesini belirleyen protokolün 01.07.2008 tarihinde imzalanması için bugüne kadar girişilen tüm sözlü ve yazılı başvurulara rağmen yol alınamamış olmasından hareketle, 01.07.2008 tarihinde protokolün imzalanmaması durumunda ortaya çıkacak tablodan, Türk Eczacıları Birliği ve sağlık hizmetini ilaç sunumu ile gerçekleştiren eczacılar sorumlu olmayacaktır.”
“Suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur”
Toplantıda geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da düzenlenen Yan Etki Operasyonu da gündeme taşındı. Operasyonda, eczacıların apar topar alındığı ve “suçlu gibi” gösterildiği dile getirilirken, “Başkanlar Danışma Kurulumuz, mesleki etiğe ve hukuka uygun davranmayan kişilerin eczacılık mesleğinin saygınlığında yara açabilecek tutumlarını asla onaylamamakta, nefretle kınamaktadır. Kanun’un TEB’e verdiği yetkiyle bu kişiler hakkında gerekli tedbirler alınmakta ve uygulanmaktadır. Bu sorumluluk ile hareket eden TEB’in temsil ettiği ve bir sağlık emekçisi bilinci ile hareket eden eczacılara yönelik asılsız iddialar karşısında, özellikle basın-yayın organlarını ve tüm ilgili kişileri, hukukumuzun temelini oluşturan suçu ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılma ilkesine uygun davranmaya çağırmaktadır” denildi.
Eczacıların sabrı kalmadı
Türk Eczacıları Birliği (TEB) ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü görüşmeleri sürerken, Ankara Eczacı Odası Başkanı Oğuz Ekincioğlu, eczacıların koşulları düzeltilmediği takdirde kapatma eylemi yapabileceklerini dile getirdi. İmzalanacak protokolde düzeltilmesi gereken sorunlarda söz eden Ekincioğlu, “Eczacıların neredeyse üçte biri iflas noktasına gelmişken, kurum iskontosunun sürdürülebilirliği kalmamıştır” dedi.
Eczacılara yönelik cezai hükümlerin ağır olmasının mesleğin saygınlığını zedelediğini de dile getiren Ekincioğlu, diğer problemleri şöyle sıraladı:
“İlaç firmalarıyla SGK arasındaki maddi ilişkinin bedeli eczacılara ödetilmemeli. Kamuya yapılan iskontoların eczacılara yansıtılması, meslektaşlarımızı büyük zararlara uğratmaktadır. Herhangi bir açıklama yapılmadan gerçekleştirilen kesintiler de bir an evvel sonlandırılmalı, hatalı reçeteler kayıtsız şartsız meslektaşlarımıza iade edilmelidir.”
Kepenk kapatma hazırlığı
“Biz eczacıların dayanacak gücü ve sabrı kalmamıştır” diyen Oğuz Ekincioğlu, “24 bin eczacı ve 51 eczacı odası olarak, bu taleplerle görüşme masasında olan meslek örgütümüzün arkasında olduğumuzu, kararlılıkla beyan ediyoruz. Bizler, finansörlük, mutemetlik, memurluk yapmak değil, çağdaş eczacılık hizmeti vermek istiyoruz. İçine itildiğimiz koşullar nedeniyle ilaç hizmetinde oluşacak herhangi bir kesintinin sorumlusu eczacılar olmayacaktır” şeklinde konuştu. Ekincioğlu, 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü’nde, koşulların düzeltilmemesi durumunda meslek örgütünün tıpkı 15-16 Ocak’ta olduğu gibi kepenk kapatma eylemine hazırlanacağını vurguladı.
|