Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

20-11-2008  

 MEDİANKET
Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı?
Evet
Hayır
Etkilemez
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
“Zencilerin” Demokrasisi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Sadık   ARDIÇ
Uyku Tıbbı İçin İyi Başlangıçlar
Doç. Dr. Sadık ARDIÇ
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Bilim ve Azim
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Ulusal DNA Planı
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Prof. Dr.  Süleyman   BAYKAL
Tıp Eğitimini Olumsuz Etkileyecek Gelişmeler
Prof. Dr. Süleyman BAYKAL
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-1
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
SGK Tek Başına Karar Vermeli mi?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Erol   ÖZMEN
Yöneticiniz Narsist Olursa
Prof. Dr. Erol ÖZMEN
Uz. Dr.  Ülkümen   RODOPLU
SUT ile Sağlıkta Yeni Bir Dönem Başladı
Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Yeterlik Kurulları
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Mehmet   ZİLELİ
Televizyondaki Sağlık Programları Ne Kadar Sağlıklı?
Prof. Dr. Mehmet ZİLELİ
 ETKİNLİKLER
  • 5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • Ulusal Nükleer veya Radyolojik Kaza ve Tehlike Durumu Yönetimi Sempozyumu
  • 19-11-2008 / 20-11-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     KÖŞE YAZISI
      Prof.Dr. Erbil DURSUN
    Erbil   DURSUN
      Bakış
      Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR AD Başkanı
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    10-12-2007
    Sayı : 359


    Eğitim ve Sağlıkta Yaşanan Sıkıntılar Hakkında Çeşitlemeler!

    “Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Güzelli köyünde, 198 (yüz doksan sekiz) ilköğretim öğrencisi tek sınıfta eğitim görüyor” (14 Ekim 2007 Cumhuriyet Gazetesi). Eğitim ile ilgili bu gerçeklik her şeyi tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır. Fazla lafa gerek yoktur. Bazılarımızın çocuklarının 20 kişilik sınıfları olan fahiş fiyatlı özel okullarda eğitim görmesi mi bizi avutmalıdır? Sözü edilmişken hemen belirtelim ve Milli Eğitim Bakanımıza seslenelim: Özel okullara dökülen paralar 10–20 bin YTL’leri bulmaktadır. Gittikçe devleşen bu miktarlara devletin ilgili birimleri bir sınır getirmelidir. Aşağıda açıklayacağım gibi yapılan tıbbi girişimlere nasıl büyük kısıtlamalar getiriliyorsa, özel okullardaki sözde eğitime yaptırılan insafsız ödemeler de en azından bir denge unsuru olarak düşürülmelidir!

    “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” cümlesini kim aklına getiriyor? İlköğretimin durumu yukarıdaki haberle ortadadır. Ya yüksek öğretim? Bu konuyla da ilgili bir haber verelim: “4 yılda devlet üniversitesi sayısı 57’den 85’e çıkarken, açıktan atama yapılabilecek araştırma görevlisi kadrosu 4 bin 250’den 1410’a, son iki yılda ise daha düşük rakamlara indirildi. Beş yüz bine yakın öğrencinin okuduğu meslek yüksek okullarında 68 öğrenciye bir öğretim elemanı düşüyor” (10 Kasım 2007 Hürriyet Gazetesi). Bu haberi okuduktan sonra artık tartışılacak ne kalmaktadır?

    Öte yandan son zamanlarda üniversite hastanelerinin düşürüldüğü durumlarla ilgili trajedileri seyrediyoruz. Bu temsiller hem tıp eğitimini hem de toplum sağlığını ciddi şekillerde etkilemektedir. Hükümetler uzun yıllardır tıp eğitimini çok hafife almaktadır. Bunun nedeni tıp biliminin çok kolay öğrenilebileceği sanrısı mı yoksa insan ve insan sağlığının bir değerinin olmadığı mıdır? Yani tıp fakülteleri olmadan da tıp eğitiminin verilebileceği mi düşünülmektedir? Veya “insanın değersiz olduğu” bakış açısıyla tıp fakültelerinde binbir zorlukla yetiştirilmeye çalışılan doktorların niteliklerinin hiçbir önemi olmadığı yolundan mı hareket edilmektedir? Ancak en basit hastalıklara bile teşhis koyamayan, yanlış tedaviler uygulayan veya tedavi seçeneklerini bilmeyen hekimler giderek arttığında çocuklarımızı kimlere emanet edeceğiz? Kolayı var, şöyle mi söyleriz: “Beni ve çocuklarımı ve hatta torunlarımı ithal doktorlara emanet ediniz!”

    Üniversite hastanelerinin döner sermayesinden kesilen hazine katkı payı yüzde 15 gibi insafsız bir orandadır. Bu rakam Sağlık Bakanlığı hastaneleri için yüzde 1’dir. İşin tuhaf yanı, bu hastanelerde çalışan hekimler de tıp fakültelerinde yetişmektedir. Yani kökenin inkâr edildiği bir durumla karşı karşıya gibiyiz. Üniversite-Sağlık Bakanlığı hastaneleri arasındaki ayrımcılığa biraz bakalım: Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde lise mezunu personel döner sermayeden yararlandırılırken üniversite hastanelerine bu hak verilmemektedir. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışan yardımcı sağlık personeli performanstan faydalanabilirken üniversite hastanelerinde bu uygulanamamaktadır. Bu yüzden otuz bini aşkın hemşire üniversite hastanelerinden istifa etmiştir. Üniversite hastanelerinin yapmış oldukları hizmetlerin karşılıkları inanılmayacak uygulamalarla bir kalemde kesilivermektedir. Öğretim üyeleri neredeyse asli görevlerini bırakıp mesailerini sigorta sisteminin açıklanan/açıklanmayan kesinti nedenlerini keşfetmekle geçirmek durumunda kalmaktadırlar. Olumsuz örnekler çoğaltılabilir. Tıpta Uzmanlık Tüzüğü, tam gün yasası, Genel Sağlık Sigortası sistemi, aile hekimliği uygulaması, Kamu Hastane Birlikleri Tasarısı, zorunlu hizmet, tıp fakültelerinde öğrenci sayılarının arttırılması isteği gibi konular ve bu noktalarla ilgili süren mahkemeler muhatapları çok olumsuz etkilemektedir. Ortada öylesine bir dağınıklık, belirsizlik vardır ki hekimlerimizin ruh sağlığı bozulmaktadır. Bu olumsuz ortamda dahi çoğu öğretim üyesi fedakârca doktor yetiştirmeye devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki geçen yılın sonu itibariyle tıp fakültelerinden 2 bin’in üstünde öğretim üyesi ayrılmış bulunmaktadır. Bunun sonu ne olacaktır? Tıp fakültelerinin öğrenci sayısı arttırılmak istenirken bu çelişki nasıl çözülecektir?

    Her geçen gün yenisi çıkarılan bütçe talimatları ile TTB’nin talep ettiği tedavi ücretlerinin çok altında fiyat belirlemeleri yapılmakta, büyük cerrahi girişimlere bile komik miktarlar biçilmektedir. Getirilen yeni düzenlemelerle asıl istenen, hastayla ilgileniliyor kanaatinin oluşturulmasını ve gerekli incelemelerin yapılmadan teşhisin gelişigüzel konulmasını sağlamaktır. Tedaviye getirilen kısıtlamalarla çoğu gerekli ilaç yazılamaz duruma getirilmiş, hekimler ve hastalar ilaç reçete edilememesinin çaresizliği ile karşı karşıya bırakılmışlardır. Çok elzem bazı ilaçların ödenmesi için raporlarda farklı branş hekimlerinden ortak imza istenmekte, hastalar bu raporları imzalatabilmek için sıkıntı içinde doktor peşinde koşmakta, yanlış değerlendirme veya çıkar çatışmalarından dolayı hekimler arasında sürtüşmeler yaşanmakta, tüm bunların sonucunda hastalar gerektiği şekillerde tedavi olamamaktadırlar.

    Teşbihte hata olmaz; yazımın sonuna bir fıkra ile geleyim. Nasreddin Hoca parasız kalınca merkebinin arpasını yarıya indirmiş. Bakmış ses yok, ertesi gün daha az arpa vermiş. Bakmış yine ses yok. Arpayı biraz daha, biraz daha, biraz daha azaltmış... Bir gün bakmış ki, merkep nalları dikmiş... Hoca hayıflanmış...“Tüh be...” demiş, “Tam alışıyordu... Öldü gitti...” Baskıcı, bilimsel olmayan tutumlar bugünden yarına olmasa bile uzun vadede toplumlarda büyük yaralara ve onarılamaz bozulmalara yol açar. Bilim, felsefe, eğitim, sanat gibi önemli konulara yanlış yaklaşımların toplumları nasıl felaketlere sürüklemiş olduğunu en iyi bilen toplumlardan birisi olmamız gerektiği ortadadır. Akılcı yaklaşımları ivedilikle ele alıp, kamusal sorunları bir bütün olarak çözümleme gayretini göstermeliyiz.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Transplantasyonda devrim
  • Yaralının ambulansa alınmadığı iddiası
  • Doktorlar yaşlı hastaları evinde tedavi edecek
  • Eczacıbaşı İlaç: Kârımız azalmadı
  • Anestezik farkındalık
  • TRT’de ilaç yolsuzluğu operasyonu: 20 gözaltı
  • Devlet Başkanı değil doktor olsaydı hâlâ nişanlıydık!
  • Doktor-hasta ilişkisinde yeni dönem
  • Kızdığı doktorun odasını ateşe verdi
  • Hekim açığına rotasyon çözümü
  • Akdağ Yargıtay’ın doktora verdiği cezayı yorumladı, özel hastanelere bir uyarı daha yaptı
  • Tıp öğrencilerinin gözü dışarda
  • Akdağ doktora saldırıyı kınadı
  • Başhekim hastalıktan serbest bırakıldı
  • İlk yapay nefes borusu nakli gerçekleştirildi
  • Nasıl öleceği tartışılıyor
  • 175 bin asker hastanın sırrı ortaya çıktı
  • Yeni ve eski dekanın ifadesine başvuruldu
  • Kadın doktoru döven serbest bırakıldı
  • 12 erkek adaya karşı bir kadın
  • “Doktorlara antibiyotik yazmaları için baskı yapmayın”
  • Akdağ: Branş anlaşmasına sıcak bakmıyoruz
  • Bayan doktora tekme tokat saldırı
  • Özel hastaneler için orta yol bulundu
  • AYIN KONUSU: DİŞ HEKİMLERİ MUAYENEHANELERİNDEN HİZMET ALIMI


  •  RÖPORTAJ
    Dr. Ahmet Erdem
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Kliniği
    Klinikleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Klinik Şefi Doç. Dr. Berna Dilbaz

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri