|
Danıştay 11. Dairesi, iki ay yıllık izin ve şua izni kullandığı için döner sermaye ödemesi alamayan bir hekimin açtığı davada, sağlık çalışanlarını üzecek bir karar aldı. Karara göre, bu dönemlerde sağlık personeline ek ödeme yapılamayacak
Helin Aygün / Ankara
Danıştay 11. Dairesi, yıllık izin ve şua iznini kullanan sağlık personeline döner sermayeden ek ödeme yapılmayacağına karar verdi. Sağlık personelinin döner sermayeye fiilen katkıda bulunmaları durumunda ek ödeme alabileceğini belirten Danıştay, yıllık izin ve şua izinleri döneminde, muayene ve girişimsel işlemler gerçekleştirmeyen, dolayısıyla çalıştığı kurum veya kuruluşa fiilen katkıda bulunmayan personele, bu dönemler için ek ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olmadığına hükmetti.
Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniğinde görev yapan Uz. Dr. Ayşe Sevgi Özden, 2006 yılının mayıs ve haziran aylarında yıllık izin ve şua iznini kullandığı gerekçesiyle, kendisine döner sermayeden ek ödeme yapılmaması üzerine dava açtı. Dr. Özden, 12 Mayıs 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik”te, çalışılmış sayılan günler kapsamına resmi tatil günleri ve nöbet izinlerinin yanında, yıllık izin ve şua izninin de dahil edilmemesinin eksik düzenleme olduğunu ileri sürerek bu düzenlemenin iptali ve kendisine ödenmeyen döner sermaye paylarının ödenmesi istemiyle dava açtı.
Şua izni yasal zorunluluk
Danıştay tetkik hakimi ve savcısı, röntgen ve radyum ile uğraşan personelin işinin niteliği gereği yılda bir ay şua izni kullanmasının bir hak olmasının yanında yasal bir zorunluluk olduğunu, bu izinde geçen sürenin çalışılmış süre olarak kabul edilmesi ve çalışılmayan günler kapsamına alınmaması gerektiğini ifade ettiler.
Ancak Danıştay 11. Dairesi, bu görüşün aksine, “yıllık izin ve şua izinleri döneminde, muayene ve girişimsel işlemler gerçekleştirmediği, dolayısıyla çalıştığı kurum ve kuruluşa fiilen katkıda bulunmayan sağlık personeline, bu dönemler için ek ödeme yapılmamasını” karara bağladı.
Döner sermaye 657 kapsamında değil
Kararda şunlar kaydedildi:
“2004 yılından bu yana Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık tesislerinde uygulanmakta olan performansa dayalı ek ödeme sisteminde, emek yoğun tıbbi hizmetler ağırlıkları ölçüsünde puanlandırılmakta ve doktorların verdikleri hizmetler aylık olarak bu puanlar aracılığı ile ölçülerek döner sermayeden katkıları oranında pay almaları sağlanmaktadır. Hizmeti puanlandırılamayan, klinik dışında görevli doktorlar ve diğer sağlık görevlileri ile yöneticiler, kurumun ortalama puanına göre değerlendirilmekte ve böylece kurumun toplam performansının tüm çalışanlara yansıtılması hedeflenmektedir.
Ancak bütün bunlar için öncelikle şart, ilgililerin döner sermayeye fiilen katkıda bulunmaları olup, fiili katkı göz önünde bulundurulmadan herkese eşit ek ödeme yapılması performans sistemiyle bağdaşmayacaktır. Her ne kadar 657 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni ve şua-sağlık izinleri devlet memurlarının faydalanabilecekleri haklar arasında sayılmış ve bu haklarını kullanmaları nedeniyle mali haklarından mahrum bırakılmamaları güvence altına alınmışsa da döner sermaye ek ödeme uygulaması, 657 sayılı Kanun kapsamında ödenen mali haklardan olmayıp, kurum ihtiyaçları karşılandıktan sonra personele döner sermayeye fiili katkıları ve performansları oranında, aylık ya da sözleşme ücretlerine ilaveten ödenebilen bir teşvik uygulaması niteliğinde olduğundan, 657 sayılı Kanun’da öngörülen mali haklar ve bunlara ilişkin koruma tedbiriyle kıyaslanması mümkün değildir.
Bu durumda yıllık izin ve şua-sağlık izinleri dönemlerinde, muayene ve girişimsel işlemler gerçekleştirmediği, dolayısıyla çalıştığı kurum ve kuruluşa fiilen katkıda bulunmadığı açık olan davacıya, bu dönemler için ek ödeme yapılmamasında hakkaniyet ilkesine, hizmet gereklerine ve mevzuata aykırılık görülmemiştir”
|