Kapat
 
  Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

14-03-2010  


 MEDİANKET
Mesleki sorumluluk sigortası yaptırdınız mı?
Evet
Hayır, ama yaptıracağım
Yaptırmayı düşünmüyorum
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Eğitime Doymayan Adam: Prof. Dr. İhsan Doğramacı
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
Sigara Tiryakilerine Bir Kötü Haber Daha
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  Özge   ARDIÇOĞLU
Gidenlerle Birlikte Kaybedilenler
Prof. Dr. Özge ARDIÇOĞLU
Prof.Dr.  M.Şerefettin   CANDA
Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesinde Sağlanan Güncel Gelişmeler
Prof.Dr. M.Şerefettin CANDA
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Doktorumu Arıyorum
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Figen   DORAN
Üniversiteler, Tıp Fakülteleri ve İnsan Kaynakları
Prof. Dr. Figen DORAN
Prof. Dr.  Haldun   GÜNER
Doğru Söylemek, Doğru Yazmak
Prof. Dr. Haldun GÜNER
Prof. Dr.  Gazi   ÖZDEMİR
Emekli Öğretim Üyelerinden Yararlanılmalı
Prof. Dr. Gazi ÖZDEMİR
 Kullanıcı Girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
 ETKİNLİKLER
  • Uludağ 2010 KBB Günleri \"Otorinolaringolojide Kanıta Dayalı Yaklaşımlar\"
  • 11-03-2010 / 14-03-2010
  • 5. Uludağ Nöroloji Günleri
  • 11-03-2010 / 14-03-2010
  • 3. Multidisipliner Kanser Araştırma Sempozyumu
  • 11-03-2010 / 14-03-2010
  • 1. Uludağ Kardiyoloji Günleri
  • 18-03-2010 / 21-03-2010
  • 1. Uludağ Kardiyoloji Günleri
  • 18-03-2010 / 21-03-2010
     Kullanıcı Girişi
    Kullanıcı adı:
    Şifre:
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam Gün Yasası 2009
    Tam Gün Yasası Taslağı, TBMM, Sağlık Bakanlığı

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
     HABER
    Özel Dosya 05-07-2004
    “Hekim fazlaysa performans düşüyor”

    Bu hafta Sağlık sisteminden, tıbbi cihaz araç ve gereçlere, ilaç’tan, performansa dayalı döner sermayeye kadar bir çok konuyu, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı
    Dr. Hasan Bağcı ile yaptık
    .



    *Bakanlığın ve Genel Müdürlüğünüzün çok önem verdiği bir konu olan ve Türk Standartları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğünüz Sağlıkta Standartların belirlenmesi çalışmanızla sohbetimize başlayalım istiyorum. Bu konuyu biraz açar mısınız?
    Daha verimli ve aktif hizmetler üretebilmek amacıyla çalışmalara yön verebilmek için Sağlık Standartları adı altında bir çalışma yürütüyoruz. Türk standartları Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülen çalışmalarda bir çok konuyu ele alıyoruz. Tıbbi cihaz ithalatından denetim ve gözetimine, gerçekleştirilecek ihalelerde hangi kalite ve standart belgelerinin isteneceğine kadar detaylı bir çalışma içerisindeyiz. Özellikle gözetim ve denetim konusunda ithalatta biz onları yetkilendirdik. Yeni bir çalışma ile de iç piyasada da bu yetkilendirme konusunda bir çalışmamız olacak. Önümüzdeki günlerde bakanlığımız adına iç piyasada da özellikle tıbbi cihazların gözetim ve denetimlerinin Türk Standartları Enstitüsü tarafından yapılması hususunda bir yetki vermemiz söz konusu olacak. Bunun dışında yine TSE ile birlikte yürüttüğümüz ihalelerde istenecek belgelerle ilgili bir çalışmamız var. İhalelerde hangi kalite belgelerinin veya hangi standart belgelerin isteneceği konusunda epeyce yol katettik. Onunla ilgili yakında bir sonuca ulaşacağız Ayrıca internette tıbbi cihazlarla ilgili yer alan birkaç yıl önce yapılmış teknik şartnamelerin artık ihtiyaca cevap veremediğini gördük. Bunların yeniden güncellenmesi ile ilgili bir çalışmayı da kısa süre içerisinde başlatacağız.

    Türkiye’nin Sağlık Envanterinin çıkarılması Sayın Akdağ’ı tabiriyle Türkiye’nin Sağlık Fotoğrafı’nın çekilmesi çalışması, bakanlığın ayrı bir önem verdiği konuydu. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz?
    Geçtiğimiz yıl Mayıs ayı içerisinde Sayın Bakanımızın sağlık konusundaki bazı envanter eksikliğini görmesi ve yapılacak çalışmalara temel teşkil etmesi amacıyla Türkiye’nin sağlık envanterinin çıkarılması projesiyle işe başladık. Aslında bakanlığa çok sayıda bilgi çeşitli kanallardan geliyordu, ama bunların güncellenmesi, kullanılır hale getirilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Araştırma ve Geliştirme Koordinasyon birimimizle (APK) ortak bir Türkiye’nin sağlık envanteri çalışmasına başladık. Bu çalışma 81 ilde devam etti ve bir ay gibi kısa bir süre içerisinde Sağlık Bakanlığı, SSK, Özel hastaneler, üniversiteler, sağlık ocakları, birinci basamaktaki tüm hizmet birimleri dahil olmak üzere bu çalışmayı yaptık. Bunun sonucunda da diğer çalışmalara temel teşkil etmek üzere bir sağlık envanteri oluşturduk. Bu çalışmaların özellikle yapım ve inşaatla ilgili kısmını bundan sonraki yatırımların rantabl olup olmadığını gözlemek, yapılacak yatırımları buna göre değerlendirmek için APK bir doküman haline getirdi. Bununla birlikte personelle ilgili envanter çalışmasını, özellikle sözleşmeli personelin yerleştirilmesi konusunda çok aktif olarak kullandık ve bize çok yol gösterici oldu. Sözleşmeli personelin yerleştirilmesindeki hastanelerin fiziki şartlarının, tıbbi donanım şartlarının görülmesi açısından elimizde çok sağlam ve güncel bir veri tabanı oluşturulmuş oldu. Bu çalışmanın bence her yıl güncellenmesi gerekiyor. Çünkü sağlık sektörü çok dinamik bir sektör. Eğer bir takım verilere doğru ulaşmak istiyorsanız envanterinizi tam olarak bilmek zorundasınız. Bu düşünceyle bu çalışmayı kurumsallaştırmak için çalışmalarımız devam ediyor.

    Yurtdışından bazı tıbbi cihaz araç ve gereçler ithal ediliyor. Bunda bir düzenleme bir standart var mı? Konu sağlık olunca her akla ezsen cihaz Türkiye’ye girememeli. Belli başlı şartları taşımalı diye düşünüyorum. Sizin bu konuda ki çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?
    Bizim son günlerde en çok uğraştığımız konulardan birisi tıbbi cihazlarla ilgili. Bununla ilgili iki tane yönetmeliğimiz 31 Aralık 2003 itibariyle yürürlüğe girdi. Bununla beraber yeni bir dönem başlamış oldu. Artık Türkiye’de kullanılacak tıbbi cihazlara CE şartlarına sahip olmaları zorunluluğu geliyor. Onunla ilgili bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Birincisi ithalatla ilgili, daha önce ithalatla ilgili kontrol belgeleri özellikle tıbbi cihazlar ve vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazların kontrol belgeleri bakanlığımız tarafından veriliyordu. Ama bu kontrol belgelerinin verilmesi sırasında bir kısmı İlaç Eczacılık Gene Müdürlüğü, bir kısmı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bir kısmını Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bir kısmı da Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından veriliyordu. Burada bir düzenleme yapıldı ve bu tıbbi cihazlar ile vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazların tamamı artık Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Medikal Mühendislik Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından takip ediliyor.

    Yurtiçi için böyle peki yurtdışından ithal edilecek bu tür tıbbi cihazlarda durum nedir?
    Bu konuda öncelikle kontrol belgesi verme işlemi de 14 Şubat 2004 tarihinde resmi gazetede yayınlanan resmi gazetedeki Dış Ticaret Dış Standartizasyon Tebliği 9-10-11 nolu tebliği ile bunların ithalatında da kontrol belgesi alma zorunluluğu kaldırılıyor. Üzerinde CE işareti bulunan ürünler doğrudan gümrükten geçebiliyor. Bir izin alma zorunluluğu kalmıyor. Avrupa’da eğer bir ürün serbest dolaşımdaysa, AB ile yaptığımız ortaklık konseyi kararı ve diğer AB direktifleri kapsamında, malların serbest dolaşımı çerçevesinde direkt olarak artık Türkiye’de üretilen CE işaretli ürünler Avrupa Birliği ülkelerine, Avrupa Birliği ülkelerinde üretilen CE işaretleri ürünlerin Türkiye’ye serbestçe girişi sağlanıyor.

    Ya üçüncü dünya ülkelerinden gelecek olan tıbbi ürünler konusunda uygulamada bir değişiklik var mı?
    Üçüncü dünya ülkelerinden gelen ürünler bu serbest dolaşım CE işareti olsa bile bir denetim ve kontrole tabi. Bu denetim ve kontrollerde de yetkiyi Sağlık Bakanlığımız gümrüklerde Türk Standartları Enstitüsü’ne devretti.
    Özellikle üçüncü dünya ülkelerinden gelen ürünlerde bu denetim ve kontrolleri bakanlığımız adına TSE yapacak. Bunun dışında vücut dışında kullanılan aktif tıbbi tanı cihazları ile ilgili yönetmeliğimizde 14 Şubat tarihinde yayınlanmıştı. Bu yönetmelik yayınlanmasından 18 ay sonra 2005 yılında yürürlüğe girecek. Bununla ilgili kontrol belgelerinin verilme işlemleri halen Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaya devam edilecek.
    Birde ikinci el cihazlar konusu var. Sanırım Sağlık Bakanlığı buna pek izin vermiyor.
    İkinci el cihazlar için ithal edilmesine müsaade edilmiyor. Çünkü çok demode olmuş cihazlar gelebiliyor. Bunun önlenmesi için böyle bir önlem düşünüldü. Sadece yeni olan cihazlar Türkiye’de ithal edilebiliyor. Bununla kalınmıyor bakanlık olarak yaptığımız hizmet sözleşmelerinde de vatandaşların kaliteli hizmet alabilmesi için en fazla beş yaşına kadar olan cihazların kullanılmasına müsaade ediyoruz. Tıbbi cihazlar çok hızlı gelişim gösterdiği, çok yeni versiyonları çıktığı ve çabuk demode oldukları için, kalibrasyon zorluğu, bakımlarında problemler olduğu için biz en fazla beş yaşına kadar olan cihazların hizmet olarak alınmasına müsaade ediyoruz.

    Tıbbi cihazların maliyetinin büyük miktarlar tuttuğu bir gerçek. Her beş yılda bu cihazların yenisi mi alınacak?
    Cevabım elbette ki hayır olacak. Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak geçen yıl yayınladığımız bir genelge ile hizmet satın alınmasının özellikle tıbbi cihazlarda hizmet alınmasının önünü açtık. Artık hastanelerin direkt cihazı satın alması yerine hizmeti satın alması yönünde bir düzenleme yaptık. Bu konuda da hastanelere yetki verdik. Artık hastaneler ihtiyacı olan hizmeti mesela bir tomografi hizmeti satın alacaksa bunu direkt tomografi cihazı almak yerine bu hizmeti sunan birimden satın alma yoluna gidebilecek. Böylece daha az yatırım yapılacağı düşünülüyor.
    Böylece çok yüksek miktarlarda paraların tıbbi cihaz almak için harcanması yerine maliyeti daha az olan hizmeti satın alma yoluna gidilmesi ile tasarrufta sağlanmış olacak.
    Tabii ki işletmeciliğe daha çok ağırlık veriliyor. Genel olarak baktığımızda bu uygulamaların özelleştirmenin birer parçası olduğu görülüyor. Örneğin biz hastanelerde temizlik hizmetlerini uzun süredir hizmet satın almak yoluyla gördürüyoruz. Yemek hizmetlerini de aynı şekilde. Eğer mümkün olabilirse güvenlik hizmetlerini de. Bu şekilde tıbbi cihaz hizmetlerinin satın alınmasının önü de açılarak bu kısımlarda bir nevi özelleştirilmiş oluyor. Aslında son yaptığımız sözleşmeli personel ile ilgili kanunun 11’inci maddesinde de sağlık personelinin de hastanelerin döner sermayeleri yoluyla alınmasının yolu açılmış oldu. Bu konudaki düzenleme şuan Maliye Bakanlığında. Eğer Maliye Bakanlığından olumlu görüş olursa hastaneler döner sermayelerinden sağlık personeli çalıştırabilecekler. Bu şekilde ihtiyaç olan birimlerde, ihtiyaç olan hizmetler satın alınabilecek. Bir manada planlanan hastanelerin işletmeye dönüştürülmesiyle ilgili çalışmaların bunlar birer adımı oluyor.

    Sağlık çalışanlarının performansa dayalı döner sermayeden pay almaları beklenen sonucu veriyor mu?
    Bu düzenlemeleri bir bütün olarak görmek lazım. Bu düzenlemelere baktığımızda Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Dönüşüm Programı uyguluyor. Bunları bütün olarak gördüğümüzde bazı kontrol noktaları olduğunu görüyoruz. Kontrol noktalarından bir tanesi de ödeme sistemlerinin yeniden düzenlenmesi. Ödeme sistemlerinin düzenlenmesinde dünyada birçok metot uygulanıyor. Bizde daha önceki uygulamada metot siz ne iş yaparsanız yapın aynı ücreti almanız şeklindeydi. Bunun çok etkili olmadığı görüldüğü için bu metot değiştirilmeye çalışıldı. Geçen yıl 10 hastanede bu çalışmanın pilot uygulaması yapıldı ve 1 Ocak tarihinden itibaren de performansa dayalı ücret ödenmesi modeli tüm Türkiye’ye yaygınlaştırıldı. Ocak ayı sonu itibariyle birkaç hastanenin değerlendirmesine göre ilk sonuçlara baktığımızda, eğer hastanenin genel durumu iyiyse, hastane iyi işletiliyorsa burada çalışan hekimlerin 3 milyara kadar ulaşan bir ücret alabileceklerini gözlemiş olduk. Ama aynı yerde eski sistemle göre daha az kazanan doktorlarda var. Bu tamamen puanlama sistemiyle ortaya konan bir ücretlendirme modeli. Eğer çalışan kişi yüksek bir performans göstermişse, puanı yüksek bir noktaya gelmişse bu metotla 3-4 milyar liraya kadar bir ücret alabiliyor. Ama buradaki şartların çok uygun olması gerekiyor. En büyük problem bu konuda eğer o hastanede ilgili branşta hekim sayısı fazlaysa, performans doğal olarak dağılıyor ve düşüyor, buna göre dağılımdan elde edilen ücrette düşüyor. Bizim görüşümüz sağlık personelinin yetersiz olmadığı, dağılımında bir problem olduğu yönünde. Problem neredeyse bu sistem iyice açığa çıkararak bize açıkça gösterecek. Eğer insanlar performansını artırmak istiyorsa, ihtiyaç olan alanlara kayarak hem hizmetin yaygınlaşmasını hem de kendi gelirlerini artıracaklar.

    Halk diliyle ne kadar iş o kadar para. Peki Devlet Hastanelerinin ortak kullanılması uygulamasına geçildi. Ancak uygulamanın devlet hastanelerinin iş yükünü çok daha artırdığı, kendi hastasına zor hizmet verirken birde SSK’lıların üstüne bindiği görüşü var. Siz buna ne diyorsunuz?
    SSK ile ilgili ortak protokol geçen yıl 1 Temmuz itibariyle pilot uygulama olarak 5 ilde başladı. Daha sonra 2004 yıl başında Türkiye geneline yaygınlaştırıldı. Bu çerçevede baktığımızda SSK hastanelerinde hasta yükünün azalmadığını görüyoruz. Çünkü SSK’lar randevulu sistemle, randevularını alıp muayene oluyorlar. Ama Sağlık Bakanlığı Hastaneleri’ne baktığımızda yüzde 30 oranında bir hasta artışı olduğunu gözlemliyoruz. Bunlarında SSK’dan hizmet alamayan gurup olduğunu tahmin ediyoruz. Bu gurup Sağlık Bakanlığı Hastaneleri’nde bir hasta artışına sebep oldu. Bununla ilgili bazı değişiklikler yapma gereği ortaya çıktı. Atıl olan ka0pasitelerin devreye sokulması gündeme geldi. Hastanelerin poliklinik sayılarının artırılması, otomasyon sistemlerinin güçlendirilmesi yoluna gidildi. Daha önce poliklinik olarak kullanılmayan birimlerin poliklinik olarak açılması gündeme geldi. Eğer ihtiyaç varsa yeni yerlerin kiralanması yoluna da gidilerek bu hasta artışının karşılanması yoluna gidildi. Ama bunun bir süre sonra normal yoluna gireceğini ve hem SSK’daki hem de Sağlık bakanlığı Hastaneleri normal sürece girildiğinde iş yüklerinin normale döneceğini düşünüyoruz.

    Hazır söz buraya gelmişken devlet memurlarının özele sevki konusuna da değinelim isterseniz?
    Devlet memurlarının özele sevki konusu da geçen yıl itibariyle uygulanmaya başlanmıştı. Böylece devlet memurlarının özele sevkiylede özel sektördeki imkanların da kullanabilmesinin yolu açılmış oldu. Çünkü özel sektörde yapılan yatırımlarda netice itibariyle bu ülkenin yatırımları. Biz bu ülkenin imkanlarının özel yada devlet ayrımı yapılmadan kullanılması gerektiği yönünde politika izleyerek özel sektörün imkanlarının kullanılması yolunda bir adım attık.

    Avrupa Birliği ile ortak proje çalışmalarınız var. Biraz da bundan söz edelim.?
    Avrupa Birliği ortak fonları ile ilgili yaptığımız proje çalışmalarımız var. Bu daha önce ulusal program çerçevesinde sağlıkla ilgili kısma bakınca yapmamız gereken ve hazırladığımız bazı projeler var. Bunlarla ilgili çalışmalar devam ediyor. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi yurtdışından ithal edilen tıbbi ürünlerin denetimlerini yapacak bir mekanizma oluşturmak ve bir laboratuar kuma çalışmalarımız var. Bu çerçevede biz projemizi hazırladık, AB’ ye sunduk. Eğer bu proje kabul edilirse böyle bir laboratuvar kurma çalışmamız olacak. Bunun dışında birde AB ile ortak yürüttüğümüz başka projeler de var. Özellikle İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kurulmasıyla ilgili bir projemiz var. Bu düşünceyle İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kurulması ile ilgili bir kanun tasarısı hazırlanmış durumda. Bu yürürlüğe girdiğinde, Avrupa’daki örneklerinde olduğu gibi daha ekonomik ve idari yönden bağımsız bir kurum ortaya çıkacak. Bu çerçevedeki çalışmalar bu üst kurul tarafından yürütülecek. Bu konudaki hazırlık çalışmaları devam ediyor.

    Epeyce iş konuştuk, birazda sizden konuşalım. Bu kadar yoğun tempoda kendinize vakit ayırabiliyor musunuz. Boş vakitlerde neler yaparsınız?
    Gün içerisinde en çok vaktimizi alan şeylerden bir tanesi ilgili birimlerin iş dağılımını yapmak ve bu iş dağılımı ile ilgili yetkileri birimlere devrettikten sonra bizim yürüttüğümüz projelerle ilgili oluşturulan çalışma guruplarımızın yürütmeye yönelik toplantıları. Çok sayıda proje yürüttüğümüz için, bu gurupların toplanıp bir araya gelip kararlar alması ve bu karaların uygulanması gerekiyor. Tabiki bu toplantılara hazırlık yapılması ve sonuçlarının da organize edilmesiyle ilgili çalışmalar günün büyük bir kısmını alıyor. Bunun dışında bizim birimimizin daha çok sektörle bağlantısı olması gerekiyor. Onların düzenlediği bazı toplantılara iştirak etme şeklinde, görüş alışverişinde bulunma şeklinde bazı çalışmalarımız oluyor. Bu da gün boyunca devam ediyor. Benim en çok sevdiğim şeylerden bir tanesi kitap okumak ama buna bile çoğunlukla zaman ayırmakta güçlük çekiyorum. Ancak bunun kişisel bir gelişim olduğunu düşündüğüm için gece geç saatte olsa birkaç saatimi buna ayırmaya çaba gösteriyorum. Tabi mesai çoğu memur gibi 5’te bitmiyor. Bizim burada 9’dan önce bitmiyor. Yaklaşık günde 12 saate yaklaşan bir mesaimiz var.

    Aileniz bu duruma ne diyor?
    Bizde mesai bitmiyor. Burada mesaiyi bitince bu kez aile ile ilgili mesaimiz başlıyor. Günün yorgunluğunu bir kenara bırakıp yeniden başlıyormuş güne gibi orada da aile ile ilgili sorumlulukları yerine getirmeye , o yaşantıyı canlı tutmaya çalışıyorum. Okula giden 4 çocuğum var. Eve gittiğimde her birinin dersleriyle ayrı ayrı ilgilenmek gibi öteden gelen bir alışkanlığım var. Orada da öyle bir çalışma başlıyor. Kendilerine yardımcı olmaya çalışıyorum. Aslında bu beni çok mutlu ediyor. Aynı zamanda da gündüzün verdiği yorgunluğu atmamı sağlıyor.

    Peki daha önce röportaj yaptığımız bürokratlarımızdan kimisi hobi olarak futbol takımı fanatiği, kimi bağlama çalıyor, kimi ahşap el sanatları ile ilgileniyor sizde var mı böyle hobiler?
    Futbol merakım yok benim, takımda tutmuyorum. Evde de çocukları bu konuda serbest bırakıyorum ama onlarda da pek futbol merakı yok. Daha çok basketbol seviyorlar. Aslında benim yazı yazmaya karşı merakım var. Bunu geliştirmek için çalışıyorum. Daha çok deneme tarzında, makale tarzında, edebi metinler yazma yönünde çalışmayı seviyorum. Daha önce de Türkiye Yazarlar Birliği’nin Yazar Okuluna gittim. Buradaki çalışmalarımızda hobi olarak halen devam ediyor. Hatta oradaki gördüğümüz eğitimlerden biriside röportaj yapmakla ilgili idi.

    İşte bu da bu röportajın esprisi oldu. Peki orada aldığınız eğitimle benim röportajımı nasıl buldunuz. Oldu mu bu iş?
    Yani beni bu kadar konuşturabildiğinize göre başarılı olduğunuzu söyleyebilirim.

    Hocam sizi daha fazla yormayalım. Röportajımıza burada noktayı koyalım. Sohbetimize katıldığınız ve bu kadar vakit ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

    Özel Dosya
    Performans Dosyası
  • Sağlık ocağı personelinin dikkatine:‘Performansınızı arttırın’ - 24-02-2003
  • Performans kapsamı genişletiliyor - 15-12-2003
  • Performans ne getiriyor? - 01-03-2004
  • Prof.Dr.Sabahattin Aydın performansı anlattı - 03-05-2004
  • Performansta sancılar gideriliyor - 07-06-2004
  • ‘‘Performans ayrım yaratacak’’ - 14-06-2004
  • Kurum performansları da dönere yansıyacak - 06-09-2004
  • SSK hekimleri de performans istiyor - 04-10-2004
  • Performansta değişiklikler gündemde - 13-12-2004
  • İstanbul’da döner sermayede büyük artış - 20-12-2004
  • Muayenehaneler tek tek kapatılıyor - 10-01-2005
  • “Kurum performansı” uygulaması başladı - 31-01-2005
  • Kamuda çalışana döner sermaye avantajı - 31-01-2005
  • Personel dönerden sıkıntılı - 31-01-2005
  • Sözleşmeli hekime zam - 28-02-2005
  • Döner sermaye katsayısı sorun oldu - 07-03-2005
  • Oda sayısı arttıkça performans da artacak - 28-03-2005
  • Döner sermaye gelirleri azalacak mı? - 09-05-2005
  • “Suistimale yol açıyor, motive etmiyor” - 16-05-2005
  • Ücretler düşerse, serbest hekimlik yükselir - 23-05-2005
  • Başhekimlik mi, muayenehane mi? - 12-09-2005
  • “Döner sermayedeki adaletsizlikler giderilsin” - 12-09-2005
  • Performans kriterleri değişti - 10-10-2005
  • Döner sermaye ücretleri muayenehane kapattırıyor - 10-10-2005
  • Bakanlık veri girişi konusunda uyardı - 31-10-2005
  • Performans yerine “katkılı ödeme” - 05-12-2005
  • 2006 yılı performans yönergeleri yayınlandı -
  • Kısmi süreli çalışanların döner sermaye payında kesintiye durdurma... -
  • Yeni Döner Sermaye Yönetmeliği ile ilgili sorularınız -
  • Performansta ortopedistler kârlı çıktı - 25-09-2006
  • Performans değerlendirme yönergesi 1 Mayıstan itibaren değişiyor -
  • Son çıkan performans yönergesi için Bakanlık yetkililerinin yorumu -
  • 2006 yılı performans sonuçları açıklandı - 16-04-2007
  • Sağlık Müdürü performansta yeni düzenleme istedi -
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Hemşireler, doktorlardan daha çok kazanıyor
  • Tam Günün iptali için toplanan imzalar Deniz Baykal'a gönderildi
  • Sağlık Bakanından 14 Mart kutlaması
  • ‘Özerk hastane’ hızlandı, 10 bin yönetici tedirgin oldu
  • Doktor aracında ölü bulundu
  • Sağlıkçılara özel mortgage geliyor
  • Hekimlik: Duyguların Mesleği
  • "Eğitim ve araştırma hastanesi yıl sonuna yetiştirilmeye çalışılıyor"
  • Yüksek İhtisas kapatılacak mı?
  • Veteriner hekimler, mesleki sorunlarını tartışıyor
  • Doktor adayları, türküler eşliğinde nasıl iyi hekim olunacağını öğrendi
  • TÜM TÜRKİYE'DEN 14 MART KUTLAMALARI: Hekimler sadece Tıp Bayramı'nda hatırlanmamalı
  • Kredi kullanan doktora ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası' hediye
  • TTB'den 14 Mart Bildirgesi
  • TUS Deneme Sınavı sonuçlandı, Birinci Ankara Tıp'tan
  • Şarkışla'da göreve başlayan göz doktoru, hastaları yol çilesinden kurtardı
  • 14 Martı Bayram gibi kutlayacaklar
  • İşte Türkiye’nin doktor haritası
  • İki eski Sağlık Bakanı: Özsoy’dan sağlık ocağı itirafı, Mete Tan’dan Tam gün değerlendirmesi
  • Osteoporoz ilaçları tam aksine kemikleri zayıflatıyor mu?
  • Ameliyattaki aksiliği çözen yöntem, tıp tarihine geçti
  • Genç diş hekimi gözyaşlarıyla uğurlandı
  • Tıp fakültesi 1992’den beri ilk kez girişinde ‘Tıp fakültesi’ yazan binaya taşınıyor
  • Köy doktoru 'yılın doktoru' ödülüne aday gösterildi
  • Klinik şefliği ve başasistanlık sınavı başvurusu için yarın son gün
  • Savcı ile tartıştıktan sonra gözaltına alınan doktor serbest bırakıldı
  • ‘Beyaz Önlük’ davasında ceza yağdı
  • Fiat'tan, Tıp Bayramı'na özel avantajlar
  • Savcı ile tartışan nöbetçi acil doktoru gözaltına alındı (1)
  • Hekim odaları 16 metrekare olacak
  • Özel hastanelerin hekim istihdam ve planlamasıyla ilgili Bakanlık kararı
  • Bu branşı tercih eden zaten azdı, şimdi daha da azalacak (1)
  • Hekim sıkıntılarının artmasına Rektör teşhisi: Hekim olamayanların hırsı ve hıncı (2)
  • Hangi il ne zaman aile hekimliğine geçecek?
  • Hekimler eve dönüyor, İşte ayrıntılar(1)



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Metin Arslan
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Arslan
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kalp-Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kalp-Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tahir Yüksek

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri