Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

09-02-2010  

 MEDİANKET
Tam Gün Yasasının uygulanmasıyla muayenehanenizi kapatacak mısınız?
Kapatacağım
Kapatmayacağım
Muayenehanem yok
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Devlet Adamı mı? Devletin Adamı mı?
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
Ilımlı islam, Bilim ve Duygusal Tavşanlar
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  Özge   ARDIÇOĞLU
Rakamların Dili
Prof. Dr. Özge ARDIÇOĞLU
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekime Şiddet Olamaz ve Düşünülemez
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Figen   DORAN
Tıp Eğitimi ve Tam Gün Yasası
Prof. Dr. Figen DORAN
Prof. Dr.  Nesrin   EMEKLİ
40 Yıl Önce ve Sonra
Prof. Dr. Nesrin EMEKLİ
Dr.  İbrahim   ERSOY
Hekimlerin Umudu…
Dr. İbrahim ERSOY
Prof. Dr.  Haldun   GÜNER
Köyün Delisi
Prof. Dr. Haldun GÜNER
Prof. Dr.  Gazi   ÖZDEMİR
Tam Gün Yasasında Bilinmezlikler ve Çelişkiler
Prof. Dr. Gazi ÖZDEMİR
 Kullanıcı Girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
 ETKİNLİKLER
  • 6. Uludağ İç Hastalıkları Kış Kongresi
  • 01-03-2010 / 03-03-2010
  • 35.Yıl Akciğer Günleri Kongresi
  • 03-03-2010 / 07-03-2010
  • 1.Sağlık Kurumları İşletmeciliği ve Gelişen Tıp Teknolojileri Kongresi
  • 03-03-2010 / 07-03-2010
  • 3. Jinekolojik Endoskopi Sempozyum ve Çalıştayı
  • 04-03-2010 / 07-03-2010
  • 6. Uludağ Pediatri Kış Kongresi
  • 07-03-2010 / 10-03-2010
     Kullanıcı Girişi
    Kullanıcı adı:
    Şifre:
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam Gün Yasası 2009
    Tam Gün Yasası Taslağı, TBMM, Sağlık Bakanlığı

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
     KÖŞE YAZISI
      Prof. Dr. Gülten UYER
    Gülten   UYER
      Hemşire gözüyle
      Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Emekli Öğretim Üyesi
      Faks: (312) 312 11 87
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    01-10-2007
    Sayı : 349


    Hemşirelik, bir iş midir yoksa bir meslek midir?

    Kaliteli hemşirelik bakımı, en temel insan haklarından biri olan sağlıklı olma hakkının en vazgeçilmez öğesidir. Bu nedenle, hemşireliğin bir meslek olarak ele alınması zorunludur. Ancak, insan sağlığı için önemi ve eğitimde ulaştığı noktaya karşın hemşireliğin, hâlâ bir meslek olarak değil de, bir iş olarak görüldüğüne ilişkin pek çok gösterge vardır.

    Hemşireliğin rol, işlev, görev, yetki ve sorumlulukları, insanın sağlık ve hemşirelik bakım gereksinimlerinden kaynaklanır. Gereksinimlerin karşılanmasında, hemşire adaylarına kazandırılması beklenilen bilgi, beceri ve duyuşsal davranışlar mesleki eğitim programlarının belirleyicileridir. Mezunlar eğitim sonunda atandıkları yerlerde, görevlerini icra ederlerken sergiledikleri eylemlerle aynı zamanda mesleğin var oluş nedenlerini ve aldıkları eğitimin kalitesini kanıtlamış olurlar. Böylece insanlar bu hizmete gereksinim duyduklarında, aldıkları hizmetlere göre o mesleği tanırlar ve ona göre bir değer biçerler.

    Hemşirelik insan için en vazgeçilmez mesleklerden biri olduğu halde toplumun hemşirelerden yakındıkları bilinmektedir. Hemşireler ise, toplumun bu mesleği tanımadığından ve kendilerine saygı gösterilmediğinden söz etmektedirler. Bu yakınmalar hemşirelikle ilgili bazı sorunların olduğunu düşündürmektedir. Aksi halde, özellikle hastalığında kendisine “ değer” verilerek ve “saygı” gösterilerek verilen “kaliteli bakım”’dan ve “hemşirelerden” yakınılması düşünülemez.

    Bilindiği gibi anneler, çocuklarının beslenmesi, temizlenmesi, ortamın koşullarına göre giydirilmesi her türlü gereksinimlerini karşılanması, kaza ve hastalıklardan korumak için gereken önlemlerin alınması, gibi eylemleri gerçekleştirirler. Anneler ayrıca çocukları için meraklanırlar, kaygılanırlar, onlar adına sorumluluk üstlenirler ve gerektiğinde onları savunurlar. Çünkü çocukları onların umurundadır. Anneler tüm bu eylemleri çocuklarına değer vererek ve onları her şeyin üstünde tutarak gerçekleştirirler.

    İnsanların bazen, hastalık ya da sakatlık gibi nedenlerle, tıpkı bir çocuk gibi, her türlü gereksinimlerinin geçici ya da sürekli olarak karşılanmasında başkalarına tamamen bağımlı duruma düştükleri bilinmektedir. Hastanın tedavisinin evinde yapıldığı durumlarda bu bakım ailesi tarafından yapılır. Ancak, ailenin bakımda yetersiz kaldığı ya da tedavinin hastanede yapılması zorunluluğu doğduğunda, bireyin kendisine bakım verecek enerji, istek ve güç kazanıncaya kadar her türlü gereksinimlerini karşılayacak eğitimli elemanlara gereksinim vardır. Bu nedenle 1925 yılında İstanbul’da Hilali Ahmer Hasta Bakıcı Mektebi adıyla, amacını yansıtan bir okul açılmıştır. Okul daha sonra Kızılay Hemşire Okulu ve benzeri adlarla “Hasta bakımı” odaklı kuramsal ve uygulamalı eğitimini yakın zamana kadar sürdürmüştür. Amacı doğrultusunda, iyi bakım vermede yetkin ve yeterli mezunlar vermiş olan bu kuruluş, verdiği mezunlarla daha sonra açılan hemşire okullarının kuruluşunda ve hemşirelik eğitiminin bugünkü konuma gelmesine öncülük etmiştir.

    Bilindiği gibi hemşirelik eğitimi ilk yıllardan bu yana büyük bir aşama kaydetmiş ve eğitimdeki bu gelişmeler, doğal olarak hemşirelere farklı bir statü kazandırmıştır. Ancak bu gelişmelerin toplumun hemşirelik bakımına aynı ölçüde yansıdığı söylenemez. Bunun nedenleri, adayları eskiye göre daha bilgili ve becerili kılma gerekçesiyle, tıbbi ve diğer destekleyici konulara gerektiğinden çok zaman ayrılması, buna karşın, hemşirelik eğitiminin olmazsa olmazlarından olan mesleki konulara, derslik ve hastane uygulamalarına gereken ağırlığın verilmemesidir. Böylece verilen gereksiz bilgiler hiç kullanılamadığından kısa sürede geçersiz duruma gelmektedir. Bu husus mezunlar tarafından da sürekli dile getirilmektedir. Bununla birlikte, hastanelerin yönetici hemşireleri, yeni mezunların en temel bilgi ve becerilerden yoksun olduklarından söz etmektedirler. Ancak okullarla hastaneler arası iletişim kopukluğundan bu bilgiler okullara aktarılamamaktadır. Oysa eğitim kurumları, belirli amaçlarla verdikleri eğitimin en nesnel ve en güvenilir düzeyde değerlendirmesini, mezunlarının çalıştıkları alanlardaki performanslarına bakarak yapabilirler. Bu da hemşireleri eğitenlerle, yönetenler arası sürekli iletişim ve işbirliğini gerektirir.

    Yukarıda yazılanlara ek olarak, öğrencilerin uygulama alanlarında yalnız bırakılmaları ve yanlış hemşire davranışlarından etkilenmeleri sonucunda, mesleki biçimlenmenin tam yapılamamış olması da hemşireliğin iş düzeyinde icra edilmesine, algılanmasına ve muamele görmesine katkıda bulunmaktadır. Hemşirelik mesleğinin prestiji ve en önemlisi de toplumun sağlığı yönünden bu döngünün kırılması zorunludur. Bu yüzden, mesleğin ölçütleri tekrar gözden geçirilmeli; hemşirelik eğitimi bu ölçütler doğrultusunda yapılmalı; hemşireler, çalışma alanlarında buna göre yönlendirilmeli, denetlenmeli; ve değerlendirilmelidirler.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Türk Veteriner Hekimler Birliği, "et ithalatı"na karşı uyardı
  • Diyarbakır'da aile hekimliği 15 kasım'da başlayacak
  • 1 milyon TL'lik vurgunda çok sayıda doktorun ismi geçiyor
  • Kütahya'ya dişhekimliği fakültesi kurulacak
  • BMJ: Antidepresanlar Meme Ca'yı tetikliyor
  • Domuz gribi riski devam ediyor
  • Bayan doktorun sır ölümü araştırılıyor
  • Bilimsel araştırmalarda "mavi beyin" kullanılacak
  • Şeflik başvuruları 3 gün uzatıldı
  • Dişhekimliğinde "performans" sorunu
  • Kadın doğum asistanından “yol yakınken bırakın”a cevap
  • Güzel ve iddialı bir doktor adayı
  • İthal ceset
  • Doktorluk yapması yasaklandı
  • FLAŞ HABER Tam Gün için 15 gün içerisinde Anayasa Mahkemesine başvurulacak
  • Dişhekimi özür diledi
  • İlaçta 2,5 milyar Tl tasarruf bekleniyor
  • Burdur Devlet Hastanesi'ne yeni başhekim
  • Erzurum'da muayenehanelerin tamamı kapatılıyor
  • Tam Gün Vakıf üniversitelerini nasıl etkileyecek?
  • Dokuz Eylül Tıp'ın yeni dekanı görevi devraldı
  • Domuz gribinde aşının düşünülmeyen bir yan etkisi!
  • ‘Hasta Hakları Eğitici Eğitimi’ bu yıl Trabzon’da gerçekleşecek
  • Türkiye Klinikleri TUS Deneme Sınavı 7 Martta yapılacak
  • İstisnai durumlarda muayene katılım paylarının tahsili hakkında duyuru
  • Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başhekim atandı
  • Akdağ: Bakar, çocuk sayısında beni geçti
  • Ne olacak bu mecburilerin hali? (Sorunlar ve Çözüm Önerileri)
  • Ev hanımları doktorları bakanlığa şikayet etti
  • Başbakan: Doktorlarımız devlet-özel tercihlerini yapıyor
  • "Harran Tıp'tan özür dilerim"
  • 4 tıp öğrencisi yanlışlıkla mezun edildi!
  • Özelde çalışan tabip binbaşı evinde ölü bulundu
  • Bu da yılın "Tam Gün' doktor fıkrası
  • Tıp merkezleri iflas ediyor, kadroları satışta...



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Mustafa Özbaran
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Kliniği
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Sağlık Bakanlığı Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Orhan Gelişen

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri