|
Fatma Ergüzeloğlu / Ankara
Tam gün yasa tasarısı, halk sağlığı ve tıp laboratuvarları uzmanlarının eleştiri oklarına hedef oldu. Tam gün çalışmayı ilkesel anlamda benimsediklerini ifade eden Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), yasa tasarısının geri çekilmesini talep etti. Hekimin tek bir kurumda çalışmasının kabul edilebileceğini belirten halk sağlığı uzmanları, hekim maaşının yüzde 20’sini geçmeyecek oranlarda teşvik verilebilmesini ve özellikle bölge sağlık düzeyine bağlı performans ödemelerinin kullanılmasını önerdi. Tıp Laboratuvarları Birliği Derneği ise, bir laboratuvar uzmanının iki kuruluşun laboratuvar sorumluluğunu üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. “Saatleri belirtilmek kaydıyla, bir uzman adına iki adet laboratuvar ruhsatı çıkarılabilmelidir” talebinin vurgulandığı açıklamada, bu uygulamayla laboratuvarlardan denetimsiz rapor çıkışının önleneceği kaydedildi.
Çalışma süresi günlük 8 saat olmalı
HASUDER, çalışma süresinin günlük 8, haftalık 40 saati aşmaması gerektiğini belirterek aşırı çalışma süreleri (fazla mesaili, over time) ile sonlanacak düzenlemelere karşı olduklarını, radyasyona maruz kalanlarda bu sürenin daha da az olması gerektiğini kaydetti. “HASUDER hekimin ya kamuda ya da özelde çalışmasına ilke olarak olumlu bakmaktadır” denilen açıklamada bunun temel koşulu, kamuda çalışan hekimlerin özlük haklarının özelde çalışanlarla kıyaslanabilir olması gösterildi.
Prim ve teşvikler baskı unsuru olmamalı
Açıklamada, geri ödeme yönteminin temel olarak maaş olması gerektiği kaydedildi. Açıklamada ücret politikasına ilişkin, “Çalışanlara temel ödeme şeklinin maaş olması gerektiğini benimsemekteyiz. Ancak verilecek maaşın bugünkü oranlarda olduğu gibi açlıkla yoksulluk arasında olması kabul edilemez. Burada önemli bir iyileştirme kaçınılmazdır. Maaşın yüzde 20’sini geçmeyecek oranlarda teşvik verilebilir ve özellikle bölge sağlık düzeyine bağlı performans ödemeleri kullanılabilir” denildi. Dernek, primin düşük miktarda, öncelikli alanlarda ve doğru biçimde kullanılabileceğini bildirdi.
“Derneğimiz, prim ve teşviklerin sağlık çalışanı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmasına karşıdır. Sağlık çalışanları özelikle de hekimler üzerindeki her türlü baskı (para ve hata yapma korkusu da dahil olmak üzere) iyi hekimlik uygulamalarını olumsuz etkiler. Prim ve teşviklerdeki baskı, hizmetlerde aşırı kullanım, gereksiz kullanım ya da kötüye kullanım gibi sonuçlar doğurabilir” ifadelerine yer verilen açıklamada, Bakanlığın mevcut düzenlemesinin bu nitelikleri taşıdığı vurgulandı.
Taslak geri çekilmeli
HASUDER, yabancı hekim getirme çabalarını “gereksiz ve yararsız” olarak nitelendirdi. Bu konuda temel sorunun mevcut insan gücünün verimsiz kullanımı olduğuna işaret eden Dernek, hekim dağılımının dengesiz olduğunu ve hekimlerin öncelikli alanlarda yetersiz kullanıldığını belirtti. Açıklamada, taslağın geri çekilmesi talep edilerek, “Bu taslak hazırlanırken hekimlerin görüşü yeterince alınmamıştır. Taslak mevcut pek çok olumsuzluğu daha da pekiştirecektir. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği yasa taslağının geri çekilerek, başta konunun taraflarının yer aldığı, daha geniş bir katılımla yeniden düzenlenmesi taraftarıdır” denildi.
Uzman sayısı birim sayısının yarısı
Tıp Laboratuvarları Birliği Derneği (TıpLab) ise, tam gün uygulamasının sorun çözmek yerine, laboratuvar alanında yeni sorunlar yaratacağını bildirdi. Türkiye’de şu anda, 4 bin 500’den fazla sağlık biriminde laboratuvar testleri yapıldığı, bu birimlere tüm özel ve kamu hastaneleri, kamu ve özel tıp merkezleri, poliklinikler ve laboratuvarların dahil olduğu belirtildi. Laboratuvarlarda görev alan mikrobiyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji ve infeksiyon uzmanlarının sayısının 2 bin 700’ü geçmediğini bildiren TıpLab, mevcut uzman sayısının laboratuvar testi yapılan birim sayısının yarısına denk olduğunu açıkladı.
“Kaba bir hesapla, bir laboratuvar uzmanı, en az iki birimin sorumluluğunu yürütmedikçe, laboratuvarlarda sorumlu uzman bulundurmak mümkün olmayacaktır” denilerek, laboratuvar testi yapılan birimlerin en az yarısının uzmansız test üretimi yapacağı ve bu işleyişin de hem kuruluşlar arasındaki ayrımı artıracağı hem de hastaların laboratuvar testlerinin güvenliği açısından sorun oluşturacağı bildirildi.
Açıklamada, “Hangimiz, yapılan testlerimizin uzmansız bir laboratuvardan çıkarılmasına razı oluruz? Bu yasayı hazırlayanların kendileri razı olur mu?” ifadesine yer verildi.
Kamuda laboratuvar hizmet veremeyecek
TıpLab yaşanacak olumsuzlara şöyle örneklendirdi:
“Uzman bulunmayan laboratuvarlardan verilen hatalı sonuçlar nedeniyle, vatandaşlar ve tüketici örgütleri yargı yoluna başvuracaklardır. Yargı kurumları da, uzmanı bulunmayan laboratuvarlardan verilen sonuçları iptal yoluna gidecekler ve bu durumdaki laboratuvarların faaliyetlerini durdurma yoluna gideceklerdir. Bu durumdaki laboratuvarların çoğunluğu da, kamu hastaneleri laboratuvarlarıdır. Birçok devlet hastanesinin laboratuvarı, uzman bulunmadığı için, hizmet veremez hâle gelecektir.”
Hukuki eşitlik doğal bir talep
Özel kuruluşlardan, laboratuvar testleri yapabilmeleri için mutlaka laboratuvar uzmanı bulundurmaları istenildiğine dikkat çeken TıpLab, buna karşın kamu kuruluşlarından uzman istenilmediğini vurguladı. Birçok devlet hastanesinde, uzman bulunmadan laboratuvar testi üretildiği belirtildi. “Bu durumda, özel kuruluşların, hukuki olarak eşitlik istemeleri son derecede doğaldır. Kendilerinden istenen uzman zorunluluğunun, kamu sağlık kuruluşlarında da uygulanmasını isteyecekler ve büyük olasılıkla da hukuksal yönden haklı çıkacaklardır” denilerek birçok kamu kuruluşunun laboratuvarları ruhsatsız olduğu için, kapanmak zorunda kalacağı bildirildi.
TıpLab’ın talepleri neler?
Açıklamada, tam gün uygulamasının yararlarının sınırlı, oluşturacağı sakıncalar ve zararların ise çok fazla olacağı öne sürüldü. Talepler şöyle dile getirildi:
“Kadrolar, akılcı planlanmak ve kullanılmak durumundadır. Laboratuvar alanında, bir laboratuvar uzmanı, iki kuruluşun laboratuvar sorumluluğunu üstlenebilmelidir. Bu kuruluşlardan birisi hastane laboratuvarı, diğeri de ayaktan sağlık kuruluşu laboratuvarı olabilir ya da iki ayaktan laboratuvar olabilir. Saatleri belirtilmek kaydıyla, bir uzman adına iki adet laboratuvar ruhsatı çıkarılabilmelidir. Böyle bir uygulama, laboratuvarlardan denetimsiz rapor çıkışını önleyecektir. Aksi durumda, laboratuvar hataları artacak, bu durum da hastaların aleyhine olacaktır. Sonuç olarak, laboratuvar alanında tam gün yasasını uygulamak zordur ve sakıncalıdır. Yukarıda önerildiği biçimde, daha akılcı bir çözüm üretilmelidir. Yoksa ülkemiz, iyi düşünülmemiş uygulamalardan zarar görecektir.”
|