Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

05-12-2008  

 MEDİANKET
Sağlık sisteminde son yıllarda hangisinin ağır bastığını düşünüyorsunuz?
Liberal anlayışla özelleşme
Kamucu anlayışla sosyalizasyon
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
İbn Rüşd (900 Yıllık Aydınlık)
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Şahin   AKSOY
“Dünya İçin Değişme Zamanı!”
Doç. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Sinir Sistemi Cerrahisi Kongresi
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Yurt Dışında Eğitim Yararlı (mı?)
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
  Hüseyin   ÇELİK
Sevk Zinciri Uygulamasında Yasaya Aykırılık
Hüseyin ÇELİK
Uz. Dr.  Aytun   ÇIRAY
Sağlık Sistemsizliği Çatırdıyor
Uz. Dr. Aytun ÇIRAY
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-2
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Doç. Dr.  Nüket   ÖRNEK BÜKEN
Hasta Hakları mı? Hasta Haklaması mı? Hekim Haklanması mı?
Doç. Dr. Nüket ÖRNEK BÜKEN
Prof. Dr.  Dilek   ÖZCENGİZ
Yoğun Bakımda Neler Oluyor?
Prof. Dr. Dilek ÖZCENGİZ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Bir İnsan Gereksinimi Olarak “Yalnızlık”
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
TTB Düzelir mi?
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
Prof.Dr.  Mustafa Haluk   VAHABOĞLU
Küresel Kriz ve TTB’ye Bir Çağrı
Prof.Dr. Mustafa Haluk VAHABOĞLU
 ETKİNLİKLER
  • Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu
  • 14-01-2009 / 16-01-2009
  • Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu
  • 23-01-2009 / 25-01-2009
  • 3. Uluslararası Sağlıkta Kalite Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi
  • 11-02-2009 / 14-02-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     HABER
    24-03-2008
    İş bırakma eylemlerine eleştiri

    Gazi Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşen 14 Mart Tıp Bayramı resmi törenine katılan Sağlık Bakanlı Prof. Dr. Recep Akdağ ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı’nda yapılan 2 saatlik iş bırakma eylemini eleştirdi. Sağlık Bakanı Akdağ, “Böyle teşebbüslerin aslında halk nezdinde izahı yok” derken; Başbakan Erdoğan, “Hangi alanda olursa olsun yasal olmayan uygulamayı yapan kurumlar ve kuruluşlar, orada kendi insanına zulmediyor” diyerek eyleme tepki gösterdi


    Helin Aygün/Ankara
    14 Mart Tıp Bayramı, Gazi Üniversitesinde düzenlenen resmi törenle kutlandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve törene iki yıl sonra yeniden katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, sağlık çalışanlarının katıldığı iş bırakma eyleminin yasal olmadığını kaydetti. Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Önder Okay ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Dursun ise, sağlık alanındaki yasal düzenlemeleri ve uygulamaları eleştirdi.

    Bu sene Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Salonu'nda düzenlenen resmi 14 Mart Tıp Bayramı törenine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve çok sayıda öğretim üyesi katıldı. Törende konuşan Gazi Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Dursun, Türkiye’deki tıp fakültesi sayısının 56 olduğunu, yeni açılan tıp fakültelerinin alt yapılarının ve öğretim üyesi sayılarının yeterli olmadığını söyledi. Birçok tıp fakültesinin kütüphane, laboratuvar, kadavra gibi eksiklikleri olduğuna dikkat çeken Dursun, yeterli altyapı planlaması yapılmadan yeni tıp fakültesi açmanın çözüm olmadığını vurguladı. Dursun, tıp fakültelerinin öğrenci sayısının artırılması durumunda, öğrenci/eğitici ve öğrenci/hasta ilişkisinin negatif yönde etkileneceğini dile getirdi.

    Prof. Dr. Dursun: Hekim açığı yok
    “Türkiye’de hekim açığı var mıdır?” diye soran Dursun, şöyle devam etti:
    “Devlet Planlama Teşkilatı, hekim gereksinimini yalnızca hekim/nüfus oranına göre hesapladığı için ülkemizin daha fazla hekime ihtiyacı olduğu görüşündedir. Oysa bilimsel veriler bir ülkede sağlık insan gücü planlamasında, sağlık hizmetlerinin kullanımı, hizmet gereksinimi, hekim istihdam gücü ve hekim dağılımı gibi farklı parametrelerin kullanılması gerektiğini ortaya koymaktadır.”

    Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyinin 2007 yılında yaptığı bir çalışmaya göre, yeni tıp fakültesi açmayı ya da diğer ülkelerden hekim getirmeyi gerektirecek bir hekim açığı olmadığını belirten Prof. Dr. Ayşe Dursun, 2013 yılı için öngörülen “1 hekime 658 kişi düşmeli” hedefinin 2007 yılında aşıldığını ifade etti. Prof. Dr. Dursun, bu konudaki asıl sorunun uzman/pratisyen hekim oranının idealden uzaklaşması olduğunu dile getirerek, “2007 yılında uzmanlık eğitimine yeni başlayan öğrenci sayısı 5 bin 262’ye yükselerek tıp fakültelerinden yeni mezun olan hekim sayısını aşmıştır” dedi. Prof. Dr. Ayşe Dursun, hekim sayısının az olarak algılanmasındaki temel unsurlardan birinin de hekimlerin ve sağlık personelinin coğrafi dağılım dengesizliği olduğunu kaydetti.

    Asistanlar Bakanlık hastanelerini tercih ediyor
    Prof. Dr. Dursun, üniversitelerin yaşadığı mali sorunlara da değindi. Üniversite hastanelerinde dağıtılan döner sermaye paylarının Sağlık Bakanlığına göre daha az olması nedeniyle uzmanlık öğrencilerinin artık Sağlık Bakanlığı hastanelerini tercih ettiğini dile getiren Dursun, şunları söyledi:
    “Bu sorun, ileride tıp fakültelerinin ihtiyacı olacak kaliteli akademisyen yetişmemesiyle sonuçlanacaktır. Son yıllarda üniversite hastaneleri giderek artan ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Birkaç hafta öncesine kadar yüzde 15 olan üniversite hastanelerinin vergi oranları, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde yüzde 1’di. Bu oran yüzde 5’e indirilmiştir. Ancak bu oranın Sağlık Bakanlığı hastanelerinde olduğu gibi yüzde 1’e indirilmesini de beklediğimizi ifade etmek isterim.

    Üniversite hastanelerinin, bütçelerinin en az yüzde 5-9’unu araştırma projelerine ayırmak durumunda olduğu unutulmamalıdır. Diğer kamu hastanelerinin böyle bir yükümlülüğü yoktur. Sağlık Bakanlığı hastanelerinden farklı olarak üniversite hastaneleri 4/B statüsündeki personelin giderlerinin tamamını döner sermayeden ödemektedir. 2005 yılından itibaren Bütçe Uygulama Talimatı’nda yüzde 30’lara varan indirimler ve paket ameliyat ücret uygulamasıyla birlikte üniversite hastanelerinin bütçelerinde büyük sıkıntılar doğmuştur.”

    Gazi Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Dursun, gündemdeki Tam Gün Yasa Tasarısı ile ilgili olarak, bu konudaki düzenlemelerin çok iyi düşünülüp uygulamaya başlanması gerektiğini ifade etti.

    Kamu hastaneleri iflas riski altında
    Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Önder Okay, kamusal harcamaların devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastaneler arasındaki dağılımına bakıldığında, özel hastanelerin payının 2002 yılından 2007 yılına kadar 7 kat arttığını ancak, üniversite hastanelerinin payının 3 kat arttığını dile getirdi.

    Kamu hastanelerinin alacaklarını zamanında tahsil edemediğine dikkat çeken Okay, Kamu Hastane Birlikleri Yasası ile kamu hastanelerinin iflasla karşı karşıya gelme riski altında olduğunu bildirdi.

    Okay, Genel Sağlık Sigortası sistemini de eleştirirken, “Öncelikle 0-18 yaş grubunun sistem içine alınması olumludur. Ancak işsizliğin yoğun, gelir dağılımının bozuk olduğu ülkemizde toplumun büyük bir kesimi prim, katkı payı, fark ücreti gibi maddi olanakları yaratma açısından yoksundur” diye konuştu. Öngörülen sistemle hekim ve hastanın karşı karşıya geleceğini söyleyen Okay, “Tasarlanan prim sistemi de bizce adil olmaktan uzaktır. Örneğin gelirleri arasında 3 bin kat fark olan iki vatandaş, aynı sağlık hizmeti için 6 kat farkla prim ödeyeceklerdir” dedi.

    Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Önder Okay, tam süre çalışma ile ilgili olarak şunları dile getirdi:
    “Performansa dayalı ücretlendirme gibi, sözleşmelilik ve iş güvencesizlik gibi liyakatı göz ardı ederek kârlılığı destekleyen bir çalışma şekli gibi unsurların ortasında, tam süre kavramının layıkı ile tartışılamayacağı ortadadır. Mevcut durumda tam süre uygulamasının hekim emeğini ucuzlatma sonucunu doğurması muhtemeldir. İhtiyaca değil tüketime yönelik işletmeleşmiş ve piyasalaşmış bir sağlık ortamının kaçınılmaz sonucu bu olacaktır.”

    Şef atamaları rencide edici
    Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim hastanelerinde klinik şefi ve şef yardımcılarının göz ardı edilerek eğitici kadrosu atamalarının Bakanlık takdiriyle yapılmasını öngören düzenlemelerin, bu kadroları rencide ettiğini ifade eden Okay, şöyle devam etti:
    “Eğitim kadrolarını belirlemek için evrensel liyakat ölçüleri ve bu ölçüleri görünür kılan yöntemler bellidir. Eğitim ve araştırma hastaneleri için öncelikle uzmanlık eğitimi gereklerini daha layıkıyla yerine getirmelerini sağlayacak, daha kapsamlı düzenlemeler yapmak yerine, hukuken de sakıncalı bulunmuş kimi düzenlemelerde ısrar etmek uygun değildir. Buraların önemine yakışmayacak üçer maddelik eğitici atamaları yasaları çıkarmak, her haliyle rencide edicidir.”

    “İş bırakmanın izahı yok”
    Son iki yıldır resmi Tıp Bayramı törenlerine katılmayan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, konuşmacıların ardından eleştirilere yanıt verdi ve sağlık çalışanlarının da katıldığı iş bırakma eylemini eleştirdi. Hastaların işlerini aksatmak gibi uygulamaların ne hekimlik mesleği ne de bayram günüyle bağdaştığını kaydeden Akdağ, “Böyle teşebbüslerin aslında halk nezdinde izahı yok” dedi.

    Akdağ, bayramların sevinçlerin paylaşıldığı günler olduğunu, bu günlerde hastalara daha fazla güven verilmesi, beyaz önlüğün şefkatinin daha çok gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. Sağlık çalışanları ile toplum arasında zaman zaman gerginliklerin ortaya çıktığını, bazen de bu gerginliğin arttırılmaya çalışıldığını belirten Akdağ, sağlıkçılar olarak bundan rahatsız olduklarını söyledi.

    Bakan Akdağ, Tıp Bayramlarında önceleri sadece sağlık sorunları’nın konuşulduğunu, şimdi ise yapılan çalışmaların ve bunların planlamasının konuşulduğunu ifade etti. 5 yıllık dönemde sağlıkta çok önemli gelişmelerin yaşandığını söyleyen Akdağ, çocukların aşılanması konusunda Avrupa Birliği rakamlarını yakaladıklarını ve bunun üzerine çıkacaklarını belirtti. Akdağ, 2007 yılında üç adet kızamık vakasının görüldüğünü kaydetti.

    Doktor açığı gün gibi ortada
    Doktor sayısının yeterli olup olmadığı tartışmalarına da değinen Akdağ, şunları dile getirdi: “Bunu sonlandırmak zorundayız artık. Gün gibi açık bir gerçeği örtmeye çalışırsak yanlış olur. Türkiye'de hekimlerin dengesiz dağılımından bahsediliyor. Büyük ölçüde hükümetimiz döneminde bunu ortadan kaldırdık. Birinci bölgede çalışan hekim sayısı ile 6. bölgede çalışan hekim sayısı bire iki fark mevcut. Bu fark göreve başladığımızda bire beşti. Çok ilkeli atama yaptık, hakkaniyetle dağılım yaptık, torpile tevessül etmedik. Türkiye'de uzman hekimin, en fazla olduğu şehir Ankara'dır. Ankara'da hekimlerin üzerindeki iş yükü az mı? Pratisyen hekim sayısı da hatırı sayılır kadar yüksek. Bu iş yükü altında ezileceğiz. Ben günde 20 çocuğa baksam daha başarılı olurum, 60 kişi olsa sıkıntı yaşarım, önemli bir hastalığı atlayabilirim. Yanlış söylemlerin arkasında olduğunuzu ima edecek konuşmaları niye yapıyorsunuz o zaman? Türkiye'de doktor sayısı artmazsa önümüzdeki beş ve onlu yıllarda çok ciddi sıkıntılar yaşayacağız. Hastalara işgücümüzü yetiştiremeyeceğiz. Kaliteden taviz vermeden, elbette hekim sayını artırmalıyız.”

    Eyleme izin veren yasa maddesi yok
    Akdağ’dan sonra söz alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Emek Platformunun 2 saatlik iş bırakma eyleminin yasal olmadığını belirterek, “Yasal olarak kesinlikle yasak. Hukuken buna müsaade eden bir yasa maddesi yok. Böyle bir şey yapılamaz. Hangi alanda olursa olsun yasal olmayan uygulamayı yapan kurumlar ve kuruluşlar, orada kendi insanına zulmediyor” dedi. Erdoğan, sorunların masada tüm yetkililerle konuşulduğunu da dile getirirken, “Benim koltuk koruma gibi bir derdim yok. İnandığım konularda, istişarelerle ve müzakereler yapar, ondan sonra inandığım istikamette hareket ederim” diye konuştu.

    Türkiye'de sağlık konusunun altyapı ve hizmet sunumu itibarıyla uzun süre sorunlu bir alan olduğunu, kendisinin de sigortalı emeklisi olduğunu ifade eden Erdoğan, övgüyle dertlerin çözülmeyeceğini vurguladı.

    Başından geçen bir olayı anlattı
    Başbakan Erdoğan, Başbakanlığı döneminde Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşadığı bir olayı anlatarak, “Bir hasta ziyaretine gittim. Bir vatandaşım koşarak geldi. 'Hayırdır' diye sordum. 'Bir dakika gelir misin Sayın Başbakanım dedi. Gittim. Kan revan içinde sedye içinde hastası yatıyor. Trafik kazası olmuş. Meğerse orada tomografiye gidecek fakat kapı kapalı. Biz hemen ilgili arkadaşlara haber verdik. Biraz sonra sağ olsun orada bu görevi yapacak arkadaşımız elinde çay bardağı ile üst katta bir yerden geliyor. 'Bu çayı burada içemez miydiniz?' dedim. O esnada 5-10 tane bekleyen hasta var, onlar da sedye üzerinde. İşin bu boyutunu bir kenara atamayız. İdeal olarak anlatılanların önünde saygıyla eğiliyoruz, başımızın tacı onlar. Onları Anadolu insanı her şeyi ile destekler. Balını, yağını alır, ona getirir. Ya ameliyat etmiştir ya derdine derman olmuştur. Elinde neyi var getirir. Bu yüzden kendimizi her anlamda çek etmeliyiz” diye konuştu.

    Okay’a iflas yanıtı
    Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Önder Okay'ın Kamu Hastaneleri Birlikleri Yasası ile, kamu hastanelerinin iflas riskiyle karşıya karşıya olduğu yönündeki eleştirisine cevap veren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Efendim iflasa gidiyor, deniliyor. Bu ülkenin imkanlarını peşkeş çekerseniz iflasa gidersiniz. Sağlıklı bir şekilde yere sağlam basarsanız bu ülke iflasa gitmez. Düzenleme dönemindeyiz sıkıntılar olabilir. Bir yerden bir yere taşınırken, eşyayı bulmak kolay değil. Sağlıkta dönüşüm dönemini, başarıyla atlatmak zorundayız. Onun için iktidar döneminde eğitim ve sağlıkta dönüşüm başlattık.”

    Türkiye'de doktor sayısının yeterli olduğu yönündeki tespitlere de katılmadığını bildiren Erdoğan, “Türkiye'yi iyi dolaşırsak sağlıklı noktada olmadığını görürüz. İhtiyacımız var. Sayın rektör, bu yıl sayıyı arttıracaklarının müjdesini verdi. Biz gerekli desteği veririz” şeklinde konuştu.

    İnsanı öne alan felsefeyi benimsedik
    Sağlık çalışanlarının özlük haklarına yönelik eleştirileri de cevaplayan Erdoğan, hükümetin öncelikleri arasında eğitim ve sağlığın olduğunu, şu an özlük haklarının yeterli olmadığını ancak milli gelir arttıkça bu durumun da düzeleceğini söyledi. Erdoğan, şunları ifade etti:
    “Anayasa'nın amir hükmü olan sosyal devlet ilkesini kağıt üzerinde değil, gerçekçi, sürdürülebilir olarak yaşamak istiyoruz. Demokratik, laik ve arkasından sosyal hukuk devletidir. Bu iki özelliği hep unutuluyor veya söylenmiyor. Burası çok önemli. Sosyal devlet olamazsanız, o zaman devlet öncelikli bir insan yapısı ile karşı karşıya kalırsınız. İnsanı öne alan, devleti arkaya çeken felsefeyi benimsedik. Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Popülizm uğruna ülke geleceğini ipotek altına alan bir anlayışı istemeyiz.”






    Yılın doktorları ödülleri verildi

    81 ildeki hekime “Yılın doktoru” ödülünü veren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hekimlerin iş yükünün ağır olmasına karşın sayıca yetersiz olduklarını vurguladı. Akdağ, tam gün çalışma yasası konusunda Maliye Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını bildirdi


    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tam gün yasası konusunda Maliye Bakanlığı ile görüşme aşamasında olduklarını belirterek, sağlık çalışanlarının özlük hakları ve emeklilikleriyle ile ilgili iyileştirmeler yapılacağını söyledi. Türkiye'de doktor sayısının fazla ya da yeterli olduğunu iddia edenlerin en büyük kötülüğü hekimlere yaptıklarını belirten Akdağ, “Biz bu durumun değişeceğine inanıyoruz. YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ilk defa bu konuda uyumlu biçimde çalışmaya başladık. Daha önceki YÖK döneminde bunu yapamıyorduk” diye konuştu. 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında 81 ilde “yılın doktorları” seçilenlere ödülleri Leyla Gencer Sahnesinde düzenlenen törenle verildi. Bakan Akdağ, burada yaptığı konuşmada, hekim sayısının yetersizliğine dikkat çekerek tam gün çalışma tasarısıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'de hekimlerin 5-6 yıl önce cüzi maaşlar aldığını, bu nedenle uzman hekimlerin yüzde 90'ının muayenehaneleri olduğunu anlattı. Akdağ, son 5 yılda kamuda tam gün çalışan doktor oranının yüzde 67'ye çıktığını bildirdi.

    Hekimlerin iş yükü çok sayısı az
    “Bir yandan hekimlerin iş yükünün fazla olduğundan bahsedeceğiz, diğer yandan hekim sayısının fazla olduğundan bahsedeceğiz. Bu çelişkiyi kim nasıl izah edebilir?” diye konuşan Bakan Akdağ, Türkiye’de hekimin sayıca en fazla olduğu illerden birinin Ankara olduğunu kaydetti. Akdağ, özellikle uzman doktorların sayıca en fazla olduğu ilin Ankara olduğunu belirterek, “Hiçbir kimse bana diyebilir mi ki, ‘Ankara’da doktorun üzerinde iş yükü az?’ Gerçekten iş yükümüz fazla. Ankara’da bile bir doktorun karşısına günde 30-40-50 tane hasta çıkıyor” dedi. Hekim sayısının yeterli ama dağılımının dengesiz olduğundan bahsedildiğini anımsatan Bakan, “Epeyi de dengeli dağıttık hekimlerimizi bu dönemde: Devlet hizmet yükümlülüğü ve başka türlü uygulamalarla, belki biraz onları zorlayarak da yaptık bunu” diye konuştu. Türkiye’de öğretim üyesi açığı olduğunu ve sayıyı arttırmaya çalışacaklarını belirten Bakan Akdağ, Almanya’da tıp fakültelerinde 1 öğretim üyesi başına 22 öğrenci düştüğünü, bu sayının Fransa, İspanya ve İtalya’da 11 ile 14 arasında değiştiğini fakat Türkiye’de sayının 3.6 olduğunu söyledi.

    Hükümet sağlıkta dönüşümde kararlı
    “2023 yılında 200 bin doktora ulaşacak şekilde bu işi gerçekleştiremezsek Türkiye'nin de, sağlık çalışanlarının da işi çok zor” diye konuşan Akdağ, Türkiye'deki sağlık hizmetlerinin daha iyi bir noktaya getirileceğini, ancak bunun için insan kaynağının geliştirilmesinin de önemli olduğunu söyledi. Akdağ, 5 yıl önceki sağlık ortamının olumsuzluklarına dikkati çekerek hastaların sağlık hizmetlerine ulaşma sıkıntısı yaşadığını anlattı. Hiç kimsenin bu olumsuzlukların düzelebileceğini düşünmediğini, ancak kararlı bir dönüşüm hamlesi başlatarak birçok atılım gerçekleştirdiklerini belirten Akdağ, hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetlerine önem verdiklerini dile getirdi. Akdağ, bu dönüşümün gerçekleşmesinde hükümetin kararlılığının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sağlık çalışanlarının da bu değişime inandıklarını kaydetti. Doktorların büyük bir özveriyle görevlerini yaptıklarını, ancak bu meslek gurubu içinde işlerini iyi yapmayanların da bulunduğunu kaydetti.

    Dr. Menekşe’nin ödülünü ailesi aldı
    Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy da, Etlik ve Bilkent'e yapılacak sağlık kampüsleri ile hem hastaların, hem de hekimlerin bekledikleri sağlık hizmetine kavuşacaklarını bildirdi. Yılın doktorları adına konuşan ve Adıyaman'da görev yapan Engin Çalğan ise Adıyaman'da aile hekimlerinin uygulanmaya başlanmasıyla aşılama, gebe ve bebek takibinde önemli gelişmeler yaşandığını fakat toplum sağlığı merkezlerinde hâlâ eksikliklerin olduğunu söyledi.

    Konuşmaların ardından, yılın doktorlarına ödülleri Sağlık Bakanı Akdağ tarafından verildi. Giresun'da görevi başında öldürülen yılın doktoru Ali Menekşe'nin ödülünü eşi Zeynep, oğlu Fatih ve babası Süleyman Menekşe aldı. Törende, merhum doktor Menekşe'nin çocuklarına yazdığı vasiyeti de okundu. İzmir'de yılın doktoru seçilen merhum Opr. Dr. Ahmet Sami Altan'ın ödülünü de eşi Yüksel Altan aldı. Altan, törende bir hastasının eşine yazdığı bir şiiri okudu. Ayrıca özverileri çalışmaları nedeniyle 6 ilden sağlık görevlilerine ve Gaziantep'in Şahinbey ilçesi Kazıklı Muhtarı Hasan Kayhan ile Aydın'ın Koçarlı İlçesi çakırbeyli köyü Muhtarı Mehmet Demir'e de köyde uyguladıkları sigara yasağı nedeniyle ödül verildi.

    Karayolunda görev yapan doktor
    18 yıldır Bolu’da aile hekimi olarak görev yapan ve yılın doktoru ödülü verilen Dr. İbrahim Şahin Medimagazin’e şunları söyledi:
    “3 yıl Yozgat’ta mecburi hizmet yaptım ve ardından Bolu’ya geldim. Benim çalıştığım yer karayolu üzerinde. Uzun yıllar burada büyük özveriyle çalıştım. Hastane yoktu bizim olduğumuz yerde, gece-gündüz ambulans hizmeti veriyorduk, ertesi gün nöbet izni kullanmadan hizmetimize devam ediyorduk. Bu nedenle takdir edildik sanırım.”

    Sakarya Verem Savaş Merkezinde 22 yıldır görev yapan Dr. Hasan Büyük ise, “Hem 22 yıldır orada çalışıyor olmamız, hem yoğun hasta potansiyeli ve herkesle ilişkimizin iyi olması nedeniyle yılın doktoru ödülü verdiler zannederim” diye konuştu.

    “Bizim mesleğimiz hayatın her saniyesinde, her an insan hayatıyla bağlantılı” diyen Osmaniye’den yılın doktoru ödülünü alan Dr. Kenan Demirdören ise, ölü doğmuş bir çocuğu canlandırdığını anlattı. Demirdören, “Çocuk 7 yaşına geldiğinde, aradan geçen yıllarda hiç görmememe rağmen, ailesi getirip bana göstermişti. İnsan hayatıyla ilgili yaptığımız her iş çok önemli, çok kıymetli. Sadece kendi adıma değil diğer arkadaşlarım adına aldım bu ödülü” dedi. Ordu’da yılın doktoru ödülü 2 No’lu Acil Sağlık Merkezi Hizmetleri İstasyonunda görevli Dr. Ahmet Rauf Kutlutaş’a verildi. Kutlutaş, Bolu’ya giderken geçirdikleri trafik kazasında ekip başı olarak bulunan, kendisinin de yaralı olmasına rağmen yaralanan ekip arkadaşlarına ilk müdahaleyi yapması ve hastaneye gidene kadar onlara refakat etmesi dolayısıyla yılın doktoru ödülü aldı.

    Samsun’da yenidoğan ölümleri azaldı
    Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde görev yapan Doç. Dr. Güner Karatekin, yenidoğan uzmanı olduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Yılın doktoru ödülü için, hastanemizde yenidoğan bakım kalitesinin ve eğitimlerin arttırılması, hizmetlerin daha üst düzeye çıkartılması nedeniyle başhekimim teklif etmiş beni. Bunu sadece kendi adıma değil, hastamın, idarenin, başhekimimin adına verilmiş bir ödül olarak görüyorum. Çünkü hekim tek başına bir şey yapamaz mutlaka idarenin sizi iteklemesi lazım. Ayrıca İl Sağlık Müdürü de yaptığımız işlere destek verdi. Yenidoğan ölümlerin azalması için bakım kalitesinin yükseltilmesi gerekli. Bunun için hem yapılması gereken çalışmalar vardı hem de denetim gerekliydi. İl Sağlık Müdürüm bunun için bana gerekli teçhizatı temin etti. Doğumların daha sağlıklı yapılabilmesi için çalışanlara eğitim verilmesi konusunda yardımcı oldular. Eğitim programlarımız devam ediyor, yaza kadar tüm çalışanların eğitimi tamamlanmış olacak. Bize gelen bebekler artık daha sağlıklı gelecekler, çünkü elemanlarımız daha bilinçli olacaklar.”

    Kimler ödül aldı?
    Ödüllendirilen yılın doktorları şöyle:
    Dr. Ali Ünüvar (Adana), Dr. Engin Çalğan (Adıyaman), Dr. Hakkı Beşkardeşler (Afyon), Dr. Bülent Babaoğlu (Ağrı) Dr. Öner Nergiz (Amasya), Doç. Dr. Ramazan Akdemir (Ankara), Dr. Uğur Öztürk (Antalya), Dr. Birol Vanizör (Artvin), Dr. Mustafa Sarıerler (Aydın), Dr. Fitnat Derici Özgüç (Balıkesir), Dr. Muharrem Özcan (Bilecik), Dr. Murat Koç (Bingöl), Dr. Edip Akyol (Bitlis), Dr. İbrahim Şahin (Bolu), Dr. Mustafa Gökhan Yurdakul (Burdur), Uzm. Dr. Mustafa Kolsuz (Bursa), Dr. Mehmet Darıcı (Çanakkale), Dr. Melih Abdullah Turunçkapı (Çankırı), Dr. Bekir Kaplan (Çorum), Dr. Mustafa Düzenli (Denizli), Dr. Abdulkadir Ekinci (Diyarbakır), Dr. Nevzat Kıran (Edirne), Dr. Ahmet Deniz (Elazığ), Dr. Vakıf Özgür Toz (Erzincan), Dr. Semra Tan Kamacı (Erzurum), Uzm. Dr. Ali Türeyen (Eskişehir), Uzm. Dr. Ertan Vuruşkan (Gaziantep), Dr. Ali Menekşe (Giresun), Dr. Celil Baş (Gümüşhane), Dr. Kadir Hacıkurt (Hakkari), Uzm. Dr. Binnur Tavaslı (Hatay), Uzm. Dr. Hamdi Sözen (Isparta), Dr. Mustafa Kemal Doğan (İçel), Dr. Zeynep Yılmaz (İstanbul), Dr. Ahmet Sami Altan (İzmir), Uzm. Dr. Hasibe Gül Baytan Sezer (Kars), Dr. Murat Altaş (Kastamonu), Dr. Kemal Sorkulu (Kayseri), Dr. Yaşar Akıncı (Kırklareli), Dr. Hülya Şahin (Kırşehir), Dr. Serpil Coşkunaslan (Kocaeli), Dr. Gadim Kutlu (Konya), Dr. Fatma Okatan (Kütahya), Dr. Salih Keskin (Malatya), Uzm. Dr. Sema Kuşçu (Manisa), Uzm. Dr. Ali Arıkan (Kahramanmaraş), Dr. Ahmet Çelik (Mardin), Dr. Faruk Şahin (Muğla), Dr. Erdal Elmas (Muş), Dr. Ertaç Timurdoğan (Nevşehir), Dr. Şadi Akın (Niğde), Dr. Ahmet Rauf Kutlutaş (Ordu), Uzm. Dr. Selçuk Pala (Rize), Dr. Hasan Büyük (Sakarya), Doç. Dr. Güner Karatekin (Samsun), Dr. Zekeriya Özmen (Siirt), Dr. Miraz Öz (Sinop), Dr. Hatice İçer (Sivas), Dr. Meryem Fatoş Coşkun (Tekirdağ), Dr. Ahmet İlhan (Tokat), Dr. Yunus Bilge (Trabzon), Dr. Gökhan Sürer (Tunceli), Dr. Utku Urgan (Şanlıurfa), Dr. Yaşar Şenkal (Uşak), Uzm. Dr. Oğuz Tuncer (Van), Dr. Mithat Bilge (Yozgat), Dr. Alper Soylu (Zonguldak), Dr. Rasim Güner (Aksaray), Dr. Talat Aydın (Bayburt), Dr. Mehmet Ali Gürbüz (Karaman), Dr. İlker Arslan (Kırıkkale), Dr. Veysi Bayındır (Batman), Dr. Hakan Bilgin (Şırnak), Mustafa Serkan Şenel (Bartın), Dr. Bora Karabağ (Ardahan), Dr. Nurettin Güneş (Iğdır), Dr. Arzu Hatıl (Yalova), Dr. Ertan Örencik (Karabük), Uzm. Dr. Saadet Aygün Tekşen (Kilis), Dr. Kenan Demirdelen (Osmaniye), Dr. Mehmet Çakır (Düzce).
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Hatalı iğne ile kesilen kola AİHM'den tazminat
  • Eczacılar, 21 Aralıkta Ankara'da miting yapacak
  • "Dekanla ilgili iddialar asılsız ve kötü amaçlı"
  • 2008 Yılı 3.Dönem Açıktan Atama Kurası
  • Eczacılar: Avans sistemine karşıyız
  • Medikal yolsuzluğunda 8'i doktor 16 memura disiplin cezası
  • Fuhuş yapan doktor AIDS'li!
  • Çan Devlet Hastanesi'ne iki yeni uzman doktor atandı
  • İnönü Turgut Özal Tıp Merkezi'ne 201 kadro
  • TJOD Başkanı: Sezaryen yüksekliğinde tek sorumlu hekimler değil
  • Tıp Fakültesi’nde yeni dönem
  • Jetlag'e çare olacak ilaç
  • Bu başkent ambulansa yeni kavuştu
  • Pratisyen doktora silahlı saldırı...
  • TTB, SUT’un iptali için dava açtı
  • İcap Nöbetlerine Döner Sermaye Geldi
  • YÖK Başkanı Özcan: “Üniversite hastanelerinde döner düzenlemesi için Tam Gün'ü bekliyoruz”
  • Memura hastane şoku
  • Genel Müdür ve başhekim yer değiştirdi
  • SMS'le ameliyat yaptı!
  • Sevk zinciri hastaneye giden hastaları yüzde 41 azalttı
  • Özel hastanelerin tedavideki payı yüzde 31'e ulaştı
  • "Kamuya dönüş" haksızlık değil mi? (güncellendi)
  • ARALIK AYI KONUSU: SEVK ZİNCİRİ BAŞARILI OLUR MU?
  • Bir hekimin feryadı hekimlerin feryadına dönüşüyor: Sevdiğim işimden istifa etmeye karar verdim



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Murat Karaşen
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Sağlık Bakanlığı Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Karaşen
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tahsin Keçeligil

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri