|
Diplomalarına el konulduğu gerekçesiyle mecburi hizmetin kaldırılmasını isteyen hekimler, hizmet süresi bittikten sonra özel sektörde çalışmaya sıcak bakıyor. Özellikle kadın doğumcuların çoğunun özeli tercih edeceğini tahmin eden hekimler arasında, geleceği belirsiz gören ve her iki sektörde de garantili iş hayatı düşünemeyenler var
Fatma Ergüzeloğlu/Ankara
18. dönem devlet hizmet yükümlülüğü atama kurası çekildi. Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Doktor Atama ve Sicil Dairesi Başkanlığınca gerçekleştirilen kura işlemi, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı DÖSİM Salonu’nda gerçekleştirildi. Kuraya ismi ilan edilen tabip, uzman tabip ve yan dal uzman tabipleri ile mazerete (eş ve sağlık) istinaden atama talebinde bulunanlar başvurdu.
Hekimler mecburi hizmet uygulamasını ve sonrasında özel sektörde görev yapma alternatifini Medimagazin için değerlendirdi.
Mecburi hizmeti tamamladıktan sonra özel sektöre geçeceğini belirten bir kadın-doğum uzmanı hekim, kararının şimdilik kesin olduğunu ve aynı bölümdeki pek çok arkadaşının da kendisi gibi özel sektörü tercih edeceğini ifade etti. Kurada ilk tercihine yerleşen bir başka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekim ise, mecburi hizmet uygulamasını “saçma” olarak değerlendirerek, hekimlerin özellikle istifa hakkının ortadan kaldırılmasını eleştirdi. Mecburi hizmet bittikten sonra özele geçmeyi düşündüğünü belirten hekim, “Kadın doğum alanında hekim kalmayacak” diye konuştu. Aile hekimliği uzmanı bir hekimse, pratisyen hekim olduğu zamanı anımsatarak, buna daha önce maruz kaldıklarını ve şimdi bir kez daha yapmak zorunda olmanın kabul edilemez olduğunu söyledi. Mecburi hizmet devam ederken muhtemelen sözleşmeli pozisyona geçeceklerini bildiren aile hekimi, “İyi olacağı ümidiyle aile hekimliğine geçtik, umarız iyi olur” diye konuştu.
“Ne kamuda, ne de özelde gelecek yok”
Görev yeri Ankara Etlik, Yüksek İhtisas Hastanesi olarak belirlenen bir plastik cerrahi uzmanı hekimse, kuradan kendisi için iyi bir yerin çıktığını kaydetti. Mecburi hizmet uygulamasını doğru bulmadığını söyleyen hekim, “Devletin bizim okumamızda ekstra bir yardımı olmadı. Dolayısıyla bizden tekrar fedakarlık etmemizi beklemesinin de yeri olmadığını düşünüyorum. İnsanların diplomasına el koymak haksızlık” dedi. Uzman hekim, mecburi hizmet süresinin ardından özel sektöre geçip geçmeme konusunda şöyle konuştu:
“Bunu, o zamanın şartları belirler. Şu anda Sağlık Bakanlığının ne yaptığı belli değil. Zaten mecburi hizmet bitene kadar özele geçemiyoruz. Bittikten sonra koşullar nasıl olur, özelde yer edinebilir miyim-edinemez miyim, özel hastanelerin durumu ne olur bilemiyorum. Bakanlık özel hastaneleri teşvik ederken şu anda bu teşviki durdurdu. Doktor çalıştırma sayısını, kurumların süresini kısıtladı. Bunlardan dolayı olumlu düşünmüyorum aslında. Ama aslında ne kamuda, ne de özelde gelecek görmüyorum.”
“Özelde çalışma imkanı hep var”
İlk tercihine yerleştirilen ortopedi uzmanı bir hekim ise, “Uygulamadan memnun değiliz ama ülkenin gerçekleri de var. Belli bir süre istemediğimiz bir yerde, istemediğimiz şartlarda çalışmak zorunda kalıyoruz, elbette bu iyi bir durum değil” diye konuştu. Mecburi hizmetten sonra özele geçişin “duruma göre” mümkün olabileceğini belirten uzman hekim, “Özelde çalışma imkanı her zaman var tabii, ama ben aslında üniversiteye geçmeyi orada çalışmayı isterim” diye konuştu. Kurada ilk tercihinin çıkmasının memnuniyet verici olduğunu kaydeden bir aile hekimi ise, mecburi hizmet uygulamasını “korkunç” olarak değerlendirerek, “Devlet, mecburi hizmet uygulamasını sadece ‘İşte, biz buraya doktor gönderdik’ demek için yapıyor. Onun ötesinde uygulamanın altında çok da sağlam bir sağlık hizmetinin olduğunu düşünmüyorum” dedi. mecburi süre bittikten sonra özel sektörü henüz düşünmediğini ve şartların ne göstereceğinin belli olmadığını söyledi.
“Döner sermayesiz sabit ücret verilsin”
İlk tercihine yerleşen bir başka uzman hekim ise şöyle konuştu:
“O kadar yıl tıp fakültesi okuyoruz, emek sarf ediyoruz, arkasından uzmanlık yapıyoruz. En azından devlette çalışmak isteyenler mecburi hizmete gidebilirler ama devlette çalışmak istemeyenler zoraki çalıştırılmamalı, ya da en azından insanlara bir seçenek sunulmalı, ‘Ya orası-ya burası’ şeklinde. Sonuçta devletin verdiği ücret de o kadar iyi bir ücret değil. Karşılığında aldığımız ücret normal bir polisin aldığı ücretten bile çok daha az. Döner sermaye veriliyor ama bizim ücretimizin döner sermayeye bağlı olmaması gerekiyor. Sabit bir ücret verilsin ve herkes ne aldığını bilsin. Eşit işe eşit ücret olsun. Sonuçta fizik tedavici de, genel cerrahi de iş yapıyor, herkes kendi branşıyla ilgileniyor.”
Tercih muayenehaneden yana
İkinci tercihine yerleşen bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekim ise, yeni görev yeri olan Kayseri-Yahyalı’nın “diğer yerlere göre iyi” olduğunu belirtti. Mecburi hizmetin çok da “iç açıcı “ olmadığını belirten uzman hekim, meslek hayatını kamuda mı özelde mi devam edeceği sorusunu “duruma bağlı” olarak değerlendirdi. Tam gün yasasına geçilmesi durumunda ise muayenehaneyi düşünebileceğini söyledi. Yine ilk tercihine yerleşmekten memnun olan bir başka uzman hekim, mecburi hizmeti eleştirdi ve uzmanlığından sonra kamudan istifa ederek özel sektörü tercih etmeyeceğini, problem yaşamaksızın kamuda meslek hayatına devam edebileceğini kaydetti.
Mecburi hizmet uygulamasını eleştiren hekimler ayrıca, görev yapacakları hastanelerde ameliyathane ve benzeri unsurların bulunmaması, can güvenliğinin sağlanamaması, bölgesel farklılıklar, hastalarla iletişim kuramama gibi nedenlerin varlığından söz etti.
|