|
Türk Sağlık-Sen 3. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel başkanlık seçiminin de yapıldığı kongrede, mevcut başkan Önder Kahveci güven tazeleyerek yeniden genel başkanlığa seçildi
Mete Generaloğlu / Ankara
Türk Sağlık-Sen 3. Olağan Genel Kurulu 16-17 Şubat 2008 tarihinde Ankara İçkale Otelde yapıldı. Genel Kurula eski Sağlık Bakanları Osman Durmuş ve Kazım Dinç, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekilleri Faruk Bal, Behiç Çelik, Mustafa Ayar, Mehmet Ünal, Mehmet Binal, Bünyamin Polat, Reşat Doğru, Demokratik Sol Parti Milletvekili Osman Kılıç, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş, Kamu-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları ve delegeler katıldı.
Genel başkanlık için tek aday olan Önder Kahveci, sendikaların hak arama mücadelesinin ilk sivil toplum örgütleri olarak tarihe geçtiklerini söyleyerek, “Gururla ifade etmek isterim ki sendikamız, Türk Sağlık-Sen de bu yolda yürüttüğü çalışmalarla ve elde ettiği kazanımlarla kamu sendikacılığında marka haline gelmiştir. Yetki sürecinin yaşandığı 6 dönemde de rakiplerini ikiye katlayarak yetkiyi alan Sendikamız, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının tek temsilcisi olmuştur. Son yıllarda birilerine yaranma sevdası güden, bazı yöneticiler Sendikamızın önünü kesmek için uğraşmayı kendilerine vazife edinseler de Türk Sağlık-Sen mücadelesi ve kararlı duruşu ile sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının takdirini kazanarak bir kez daha nasıl sendikacılık yapılacağını herkese göstermiştir” dedi.
Aksaklıklar sağlık çalışanlarına yıkılıyor
Konuşmasında hükümetin sağlık politikalarını eleştiren Kahveci, “Hükümet, kamu çalışanlarının mevcut haklarında iyileştirme yapması gerekirken hakları, geriye götürme gayreti içerisindedir. Başbakan ve bakanları sürekli olarak memurların çalışmadığını, memurların aldığı ücrete çalışacak milyonlarca insanın olduğunu söylemektedirler. Kamu kurumlarında yaşanan tüm sorunların kaynağını kamu çalışanları olarak gösteren siyaset, memurlarla vatandaşları karşı karşıya getirmektedir. Başta sağlık olmak üzere birçok kurumda yaşanan şiddet olayları bunun en somut göstergesidir. Ayrıca teknoloji yetersizliği, kaynakların yanlış kullanımı sonucunda ortaya çıkan aksaklıklar da kamu çalışanlarına fatura edilmektedir.
Sendika olarak sağlık çalışanları üzerinde yaptığımız bir ankette çalışanların yüzde 75’inin gelecekten ümitsiz olması, yüzde 65’inin son bir yılda çalışma şartlarının gerilediğini ifade etmesi, içinde bulunduğumuz acı tabloyu gözler önüne sermektedir. Sağlık çalışanlarının böyle bir tabloya mahkum edilmesine, AKP hükümetinin sağlıkta ortaya koyduğu uygulamalar yol açmıştır. Sağlıkta dönüşüm adı altında yapılan değişikliklerle sağlık sisteminde karışıklıklar meydana gelmiştir” şeklinde konuştu.
Aile hekimliğine eleştiri
Aile hekimliğinin iki kere ertelendiğini anımsatan Kahveci, “Sağlıkta dönüşümün ikinci ayağı olarak ise Sağlık Bakanlığı aile hekimliği sistemini uygulamaya koymuştur. İlk olarak 15 Eylül 2005’te Düzce’de başlayan aile hekimliği uygulamasının 2007 yılında tüm Türkiye’de uygulanacağı ifade edilirken bu tarih önce, 2008’e daha sonra 2009’a ertelenmiştir. Bu ertelemelerin gerçek nedeni sistemin her yönü ile aksaması ve Türkiye’nin gerçeklerine uygun olmamasıdır. Avrupa uyguluyor, biz de taklit edelim mantığı ve herkesin bir doktoru olacak. Doktor ayağınıza gelecek ve sizi tedavi edecek gibi vatandaşın kulağına hoş gelen söylemlerle propagandası yapılan sistem, hem vatandaşı hem de çalışanları açıkça mağdur etmektedir” dedi.
Beş ayrı istihdam modeli
Konuşmasında sağlık alanında sözleşmeli personel istihdamı konusuna da yer veren Önder Kahveci şunları söyledi:
“AKP iktidarı ile birlikte 5 farklı istihdam modelinin uygulandığı sağlıkta, istihdam birliği bozulmuş, aynı iş yerinde aynı işi yapan fakat farklı mali ve sosyal haklara sahip olan sağlık çalışanları oluşmuştur. 2003 yılında Sağlık Bakanlığında istihdam edilmeye başlanan sözleşmeli personellerin sayısı, bugün 56 bine yükselmiştir. Bu sayı yaklaşık olarak Sağlık Bakanlığında görevli tüm personelin yüzde 20’sidir. Bakanlık, Sağlık Bakanlığı yerine sözleşmeli bakanlık olma yönünde hızlı adımlarla ilerlemektedir. Bugün sözleşmeli personel tayin hakkından yoksun bırakılmış, aileler dağılmış ve insanlar işleri ile eşleri arasında zor bir tercihe zorlanmışlardır.” Sağlık Bakanlığının yabancı doktor uygulamasına geçmek istemesinden, radyoloji çalışanlarının çalışma saatlerinin yükseltmesine kadar birçok konuda çalışanları rencide edecek girişimlerde bulunduğunu ifade eden Kahveci, Bakanlığın adaletsiz döner sermaye sisteminde bir düzenlemeye gitmemekte ısrar ettiğini kaydetti.
İki gün süren 3. Olağan Genel Kurul yapılan konuşmaların ardından başkanlık seçimi ile devam etti. Kongrenin son gününde yapılan oylama sonucu Önder Kahveci bir kez daha güven tazeleyerek Türk Sağlık-Sen Genel Başkanlığı görevine seçildi.
Türk Sağlık-Sen Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:
Genel Başkan: Önder Kahveci
Genel Sekreter: Zafer Yıldırım
Genel Mali Sekreter: Ömer Güngörmüş
Genel Teşkilatlanma Sekreteri: Kürşat Atmaca
Genel Toplu Görüşme ve Mevzuat Sekreteri: Muhammet Birinci
Genel Eğitim ve Basın Sekreteri: Nemci Erdoğan
Genel Sosyal İşler ve Dış İlişkiler Sekreteri: Leyla Polat
|