|
Türk Eczacıları Birliği, katılım paylarının ödenmesi ile ilgili süreçte imalatçının ve dağıtım kanalının parasını aldığını ancak eczacıların alacakları ödemelerin kurumlarda sebepsiz ve haksız biçimde tutulduğunu belirtti. Birlik, ödenmeyen katılım payları için son bir uyarı yapılmasına karar verildiğini bildirdi
Türk Eczacıları Birliği (TEB) 36. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı yapıldı. Ankara’da yapılan toplantıda Merkez Heyeti çalışma programı ve çözüm önerileri görüşülürken katılım ve yatan hasta reçeteleri sorunları gündeme taşındı. Katılım paylarının bir an önce ödenmesi için son bir uyarı yapılmasının kararlaştırıldığının ifade edildiği bildirgede, yatan hasta reçeteleri ile ilgili uygulama için çözüm önerilerine de yer verildi. Toplantının ardından yayınlanan sonuç bildirgesinde önümüzdeki dönemde eczacı odalarının “Geri ödemelerin düzenli yapılmasını sağlamak” ve “Eczacılık mesleğinin, serbest eczaneler dışındaki kamu, hastane, akademi ve sanayi gibi tüm alanlarında, istihdamdan özlük haklarına kadar tüm sorunlarına çözümler aramak” konularına yoğunlaşacakları dile getirildi.
“Eczacılar arasında daha adil bir dağıtımın gerçekleştirilmesini sağlamak” ve “Klinik eczacılık, farmasötik bakım kavramlarının yerleşmesi için bilimsel ve teknik çalışmalar yapmak, eczacının bir tedarikçi değil, ilaç danışmanı ve sağlık emekçisi olduğu gerçeğini vurgulamak” konularının öneminin de vurgulandığı bildirgede eczacı odalarının bu noktaların tümünde uzlaştıkları bildirildi.
“Kamu indirimi maddi kayba neden oluyor”
Bildirgede toplantı sırasında katılım payları ve yatan hasta reçeteleri konularının da gündeme taşındığı da kaydedildi. Katılım paylarının eczacıların mesleki kazanımlarından en önemlilerinden bir tanesi olduğunun dile getirilirken bildirgede, “Eczacılar, her ay sonunda ilaç verdikleri hastaların maaşlarından yüzde 10 ve 20 oranlarında kesilen katılım paylarını SGK ve diğer kurumlardan düzenli bir şekilde alamadığı gibi, son altı aydır pek çok bölgede hiçbir ödeme yapılmamaktadır” denildi. Yaklaşık olarak 650 milyon YTL’yi bulan geri ödemenin yapılamamasının, serbest eczacıların kârının en büyük kısmından mahrum kalması ve hizmetin sürdürülebilirliğinin zorlaşması anlamını taşıdığının belirtildiği bildirgede şu ifadeler yer verildi:
“Kaldı ki bu katılım payları hastaların maaşlarından aylar önce kesilmiştir. Eczaneye ödenmeyen katılım payları eczacının varlığını ve geçimini sürdürmesi için gerekli meslek hakkının ta kendisidir. Başka bir deyişle imalatçının ve dağıtım kanalının parası ödenmekte, eczacının geçim parası kurumlarda sebepsiz ve haksız biçimde tutulmaktadır. Başkanlar Danışma Kurulumuz, ödenmeyen katılım paylarının bir an önce geri ödenmesi ve bundan sonra da ödemelerin düzenli olarak yapılması konusunda son bir uyarıda bulunmayı karara bağlamıştır.
Ayrıca, Danışma Kurulumuz, Talimat eki Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi ile belirlenen oranda eczacı iskontosuna ek olarak perakende satış fiyatı üzerinden kamu kurum indirimi yapılması uygulamasının her kalem ilaç için farklı oranlarda eczacının maddi kaybına neden olduğunu vurgular ve bu hak kaybının giderilmesi için gerekli tüm girişimlerde bulunacağının altını çizer.”
“Yatan hasta dağıtım sistemi kurulmalı”
Bildirgede sınırlı kaynakların doğru ve akılcı kullanılması ile ilgili her türlü uygulamanın desteklendiği belirtildi. Bununla birlikte yatan hasta reçetelerinin sadece hastane eczanelerinden karşılanması uygulamasının pratikte hastalar için büyük mağduriyetler oluşturabileceği ve kamu maliyetlerini artıracağı kaygısını taşıdıklarını belirtilerek, “Dışarı çıkarılan yatan hasta reçetelerinin hastane alacağından mahsup edilecek olması, hastaneleri, eczanelerinde bulunan sınırlı sayıda ilacı kullanmak zorunda bırakmaktadır. Ayrıca, Kurulumuz gerekli altyapı ve personelin olmaması, eczacısız eczane hizmeti veren hastane sayısının çokluğu, hasta başına düşen eczacı sayısının azlığı, bunun sonucunda ortaya çıkabilecek akılcı olmayan ilaç kullanımının tedaviyi zorlaştırıcı ve tedavi maliyetlerini artırıcı etkileri olabileceğinden endişe etmektedir” denildi.
Yatan hasta reçetelerinin tamamen hastane eczanelerinden verilmesi uygulamasının yarattığı ve yaratması olası hasta mağduriyetine karşı, bir sağlık meslek örgütü olmanın gereği olarak, tamamen TEB ve bölge eczacı odalarımızın denetimi ve yürütmesinde bir yatan hasta tevzi sistemi kurulmasının da önerildiği sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:
“Eczacısız eczacılık hizmeti vermenin önüne geçmek, hastanın ilaca erişimini kolaylaştırmak, az miktarda ilaca mahkum kalarak tedavi seçeneklerinin sınırlandırılmasını önlemek, ilaç danışma hizmetini yerine getirmek üzere, tarafların ortak olarak oluşturacakları temel ilaçlar listesinin hastane eczanesinden verilmesini, bu ilaçlardan eksik olanların ve diğer kalemlerin hastane eczanelerinde kurulacak olan dağıtım merkezlerinden hastalara ulaştırmasını içeren bu sistemin ayrıntılarının ilgili Bakanlık ve kamuoyu ile paylaşılmasına karar verilmiştir. Aynı biçimde, Başkanlar Danışma Kurulumuz günübirlik tedavi adı altında diyaliz tedavisinde kullanılan ilaçlar, kematerapötikler, radyoterapötikler, cerrahi operasyonlarda kullanılan anestezikler ve infüzyon ilaç uygulamalarının da yatan hasta uygulaması gibi hastane eczanelerinden verilmesini, hasta sağlığı bakımından kabul edilemez bulmaktadır. Tüm oda başkanlarımız konu ile ilgili gerekli tüm bilimsel çalışma ve girişimlerin yapılması konusunda ortak bir yaklaşıma sahiptir.” Ankara
|