Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

05-12-2008  

 MEDİANKET
Sağlık sisteminde son yıllarda hangisinin ağır bastığını düşünüyorsunuz?
Liberal anlayışla özelleşme
Kamucu anlayışla sosyalizasyon
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
İbn Rüşd (900 Yıllık Aydınlık)
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Şahin   AKSOY
“Dünya İçin Değişme Zamanı!”
Doç. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Sinir Sistemi Cerrahisi Kongresi
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Yurt Dışında Eğitim Yararlı (mı?)
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
  Hüseyin   ÇELİK
Sevk Zinciri Uygulamasında Yasaya Aykırılık
Hüseyin ÇELİK
Uz. Dr.  Aytun   ÇIRAY
Sağlık Sistemsizliği Çatırdıyor
Uz. Dr. Aytun ÇIRAY
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-2
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Doç. Dr.  Nüket   ÖRNEK BÜKEN
Hasta Hakları mı? Hasta Haklaması mı? Hekim Haklanması mı?
Doç. Dr. Nüket ÖRNEK BÜKEN
Prof. Dr.  Dilek   ÖZCENGİZ
Yoğun Bakımda Neler Oluyor?
Prof. Dr. Dilek ÖZCENGİZ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Bir İnsan Gereksinimi Olarak “Yalnızlık”
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
TTB Düzelir mi?
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
Prof.Dr.  Mustafa Haluk   VAHABOĞLU
Küresel Kriz ve TTB’ye Bir Çağrı
Prof.Dr. Mustafa Haluk VAHABOĞLU
 ETKİNLİKLER
  • Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu
  • 14-01-2009 / 16-01-2009
  • Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu
  • 23-01-2009 / 25-01-2009
  • 3. Uluslararası Sağlıkta Kalite Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi
  • 11-02-2009 / 14-02-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     KÖŞE YAZISI
      Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
    Hikmet   AKGÜL
      Başyazı
      Ankara Ünv. Tıp Fak. Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Başk.
      Faks: 0 (312) 312 67 41
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    26-05-2008
    Sayı : 382


    Kent-Köy

    Çocukluğunu köylerde yaşayan insanlar erişkinlik döneminde köyde bulunmaktan aldıkları “tadı”, başka hiçbir ortamda bulamamaktadırlar.
    Her şeyin istisnası olmakla birlikte bu durum genellikle böyledir.
    Anadolu’nun köyleri, belki de dünyada örnek olabilecek özellikleri taşıyan ortamlardır.
    Daha Anadolu’nun köylerine girmeden, insanın içini bir huzur dalgasının kuşattığını hissetmek, insanımız için bilinen bir güzelliktir.
    Bu durum, Karadeniz Bölgesi’nin köyleri için “Huzur ve Sağlık Diyarı” denecek kadar genişletilebilir.
    İşte yaşadığımız zaman diliminde başka bir deyimle çağımızda, “kentin adı” ile “köyün tadı”nı sentezleyen ve yeni bir kültür iklimini geliştiren çalışmalar yapmalıyız.
    Köylerimizi güzelliğini, doğallığını, yani “tadını” bozmadan kentleştirmek, köylerinden gelip kentlerde her meslekte eğitilmiş insanlarımızla, yeniden köyleri eğitmek için yöntemler geliştirmeliyiz.
    Çağımız, mesleğini iyi bilen, işini en iyi yapan her meslekten insan kaynağının dinamik işleviyle medeniyete katkıda bulunan bir çağdır.
    Ülkemizin nüfusunun yüzde yetmişi kentlerde, yüzde otuzu köylerde yaşamaktadır.
    Köylerden kentlere göç eden insanlarımızın bir kısmı kentlerin varoşlarında yerleşmek zorunda kalmaktadır.
    İnsanımızın eğitimi için, köylerde uygulayacağımız eğitim yöntemi, varoş ve kentlerde uygulayacağımız eğitim yönteminden farklı olabilir. Yöntemin tespiti sosyolojik tespitlerden sonra belirlenmelidir.
    Köy kültürü, doğal, samimi, geleneksel ve pratik bir kültürdür.
    Varoş kültürü, köy ve kent kültüründen oluşan karışık (arabesk) bir kültürdür.
    Kent kültürü, Anadolu kültürü ile Batı kültürünün sentezlenme sürecini yaşayan bir kültürdür.
    Bütün bu sonuçlar milletimizin Tanzimat’tan beri devam eden toplumsal çalkantılarla gelişip değişerek geldiği aşamadır.
    Ve Cumhuriyet döneminde de demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak şekillenmiştir.
    Artık yapılacak şey sosyal devlet olmayı gerçekleştirecek somut çalışmalara ve projelere ihtiyaç vardır.
    Bunun için de, köylerimizin kentleştirilmesini sağlayan projelere ağırlık vermek kaçınılmazdır.
    Neler yapılmalıdır?
    Uygarlık ve ürünleri köye taşınmalıdır
    Tarih boyunca medeniyet gelişirken üç ayak üzerinde yükselmiştir.
    Bilim, sanat ve din.
    Bu “sacayak”tan bir tanesinin gelişme süreci tıkandığı durumlarda, o toplum medeniyete katkıda bulunma niteliğini kaybetmiştir.
    Bir toplumu bilim, evrensel üretim felsefesiyle geliştirir.
    Bir toplumu sanat, evrensel ve estetik felsefesiyle geliştirir.
    Bir toplumu din, evrensel ahlak ilkeleri ile geliştirir.
    Bu felsefeyi yakalayan toplumlar, evrensel düşünen insanların yönetiminde, yönlendirmesinde milli (ulusal) hizmet üreterek köy ve kentlerini medenileştirirler;
    Çağdaş altyapı hazırlarlar.
    Çağdaş eğitim müfredatı uygularlar.
    Çağdaş meslek insanları yetiştirirler.
    Ve çağdaş anlamda ihtiyaç olan kurumları kurarak sosyal devlet olma sürecine girerler.
    Artık liyakatlı insanların adaletli yönetimine kavuşan bir toplum olma “tadı” yaşanmaya başlanır.
    Köylerimizde ne yapılabilir?
    Otuzlu yıllarda ülkemizin köyde yaşayan nüfusu yüzde yetmişbeşin üstünde seyrediyordu.
    Günümüzde bu oran yüzde otuz civarında...
    Köylerimizde, otuzlu yıllarda yoğunlaşmış bu nüfusun nasıl eğitileceğini düşünen Mustafa
    Kemal, köy enstitüleri felsefesini geliştirir. Amaç, köylerdeki insan kaynağını her meslekten insan yetiştirmeye yönelik olarak hazırlamak, köyleri kentleştirmek, bilim ve sanatı köylere taşımak, insanımızı iyi bir üretici olarak yetiştirmekti.
    Köy enstitüleri Atatürk’ün ölümünden sonra 1940’ta yasayla kurulur ve kurumsallaşmaya başlar. 1954 yılında da kapatılır. İnsan kaynağı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim projesi, sağ-sol ortak iradeyle ortadan kaldırılmış ve 54 yıldır köreltilmiştir.
    Köy enstitülerinin mimarlarından İsmail Hakkı Tonguç’un 60-70 yıl önceki görüşleri 54 yıldır nasıl bir fırsatın kaçırıldığını göstermesi adına çok çarpıcıdır:
    “Köye dayanmayan hiçbir kuruluşun verimli, yararlı olmasına olanak yoktur. Köyden kuvvet almayan hiçbir iş normal bir şekilde geliştirilemez. Köylünün katılmayacağı hiçbir hareketin güzel ve kuvvetli olması mümkün değildir. Köylüsüz yeni bir uygarlık yaratılamaz, devam ettirilemez. Köylüyü bir değer olarak almayan, köye yönelik her girişim, şehir ve kasabadan dışarı çıkamaz. Köylüye güvenilmeden kurulan ve doğrudan doğruya köyün yararlanmasını hedef bilen bir kuruluştaki bütün insanlar, bulundukları yerlerde ilgi çekmeyen; anlamı bilinmeyen, gereksiz birer heykelden farksız kalmaya mahkumdurlar.
    Köy güzelleşmedikçe bütün memleket güzelleştirilemez. Köy çiçeklendirilmedikçe kasaba ve şehirler çiçeklenemezler. Köylü gülmedikçe şehirli de gülemez. Köylü doymadıkça millet doyamaz. Köylü topraksız kalırsa şehirli halkın da büyük çoğunluğu evsiz ve yurtsuz kalır.
    Köylü hastalıklı ise memleket de hastalıklı demektir... Köyde mezarlıklar büyürse kasabalarda da büyür. Köylü sağlıklı, gürbüz, neşeli bir hâle gelmedikçe şehirli de gelemez.
    Köylü köleleşirse millet de köle olur. Köylü sürünürse millet de sürünmeye mahkûmdur.
    Köylü çıplak kalırsa şehirli de çıplak kalır. Köylü ekmeğine kepek katarsa kasabalı da bunu yapmaya mecbur olur. Köye dayanılmazsa dayanılacak temel bulunamaz. “Halkçılık” ve
    “Milliyetçilik” demek, manivelâ rolü görecek bu iki ana prensibe halka ve köylüye dayanarak bu telâkkileri tahakkuk ettirmek demektir...
    Köy imar edilmeyince memleketin bayındırlaşması mümkün olamaz. Köylü topraksız, araçsız kalırsa sürünmeye mahkûmdur... Milletin fukara kalmasının hakikî sebebi budur. Köy varlıklı olmazsa millet zengin olamaz.
    Köylü adalet şarabını içerek zevkini duymazsa, temeli sağlam bir hukuk teşkilâtı kurulamaz. Milli yaşamın ve öz kültürümüzün kıymetler ile örtülü bir hukuk cihazı yaratılmazsa hukukî müeyyideler, istismar eden tabakanın elinde köylüyü soyma, ezme, yıpratma, çökertme vasıtası olmaya mahkûmdur.
    Toprakla insan, vatandaşla iş, servetle vatandaş arasındaki münasebetler ahenkli bir şekilde kurulamayacak olursa, genel yaşamın akışına yol açan bütün kanallar tıkalı kalmaya mahkûmdur.
    Köylü bilinçlenecek şekilde okutulmazsa, köylünün arasına yeni değerler yayılmazsa devrim kentin dışına çıkamaz ve kökleşemez.
    ...Köylü halkın yaşam standardı yükselmedikçe memleketin yaşam düzeyi yükselemez. Devletçilik teori olarak kalır...” (Canlandırılacak Köy; s.21-23).

    * Türkiye’de İleri Atılımlar ve Köy Enstütüleri, Bekir Semerci
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Hatalı iğne ile kesilen kola AİHM'den tazminat
  • Eczacılar, 21 Aralıkta Ankara'da miting yapacak
  • "Dekanla ilgili iddialar asılsız ve kötü amaçlı"
  • 2008 Yılı 3.Dönem Açıktan Atama Kurası
  • Eczacılar: Avans sistemine karşıyız
  • Medikal yolsuzluğunda 8'i doktor 16 memura disiplin cezası
  • Fuhuş yapan doktor AIDS'li!
  • Çan Devlet Hastanesi'ne iki yeni uzman doktor atandı
  • İnönü Turgut Özal Tıp Merkezi'ne 201 kadro
  • TJOD Başkanı: Sezaryen yüksekliğinde tek sorumlu hekimler değil
  • Tıp Fakültesi’nde yeni dönem
  • Jetlag'e çare olacak ilaç
  • Bu başkent ambulansa yeni kavuştu
  • Pratisyen doktora silahlı saldırı...
  • TTB, SUT’un iptali için dava açtı
  • İcap Nöbetlerine Döner Sermaye Geldi
  • YÖK Başkanı Özcan: “Üniversite hastanelerinde döner düzenlemesi için Tam Gün'ü bekliyoruz”
  • Memura hastane şoku
  • Genel Müdür ve başhekim yer değiştirdi
  • SMS'le ameliyat yaptı!
  • Sevk zinciri hastaneye giden hastaları yüzde 41 azalttı
  • Özel hastanelerin tedavideki payı yüzde 31'e ulaştı
  • "Kamuya dönüş" haksızlık değil mi? (güncellendi)
  • ARALIK AYI KONUSU: SEVK ZİNCİRİ BAŞARILI OLUR MU?
  • Bir hekimin feryadı hekimlerin feryadına dönüşüyor: Sevdiğim işimden istifa etmeye karar verdim



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Murat Karaşen
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Sağlık Bakanlığı Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Karaşen
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tahsin Keçeligil

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri