|
Türkiye Nükleer TıpDerneğinin düzenlediği Klinik Onkolojide PET ve Moleküler Görüntüleme Sempozyumu Ankara’da gerçekleştirildi
Klinik Onkolojide PET ve Moleküler Görüntüleme Sempozyumu Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye Nükleer Tıp Derneği tarafından düzenlenen Sempozyum’da klinik onkolojideki PET uygulamaları ayrıntılı olarak ele alınırken, PET’i onkoloji hastalarının takibinde sık kullanan medikal onkologlar, radyasyon onkologları ve cerrahları, PET görüntülerinin yorumlamasını yapan nükleer tıp uzmanları ile bir araya getirildi. Sempozyum’da PET görüntüleme dışında hızla gelişen diğer moleküler görüntüleme uygulamalarından da bahsedildi.
Sempozyum Sekreteri Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalından Doç. Dr. Özlem Küçük, Sempozyum’un klinik onkolojide gerçekleştirilen ilk PET sempozyumu olduğunu ifade etti. “Sempozyum’u düzenlemekteki amacımız günümüzde tümör görütülenmesinde önemli yer tutan PET sisteminin değerlendirilmesinde klinisyen ve nükleer tıpçı arkadaşlara bilgi vermek ve bu konuyla ilgili bilgilerimizi paylaşmak” diyen Küçük, ilk toplantıdan sonra Sempozyum’u devamlı hale getirmeyi hedeflediklerini de söyledi.
“Türkiye’de 37 PET sistemi var”
Sempozyum’daki konuşmacıların hepsinin şu anda Türkiye’de PET sistemini kullanan ve bu konuda tecrübesi olan kişiler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Küçük şunları söyledi:
“Şu anda ülkemizde 37 kadar PET sistemi var ve gitgide artmakta. Bu sistemi rutin olarak kullanıp tecrübe eden kişilerin tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyoruz. Yurt dışından gelen konuşmacılarımız var, özellikle tiroid kanserlerinde değerlendirmek için ve rekombinant TSH kullanımında yardım edilen, yapılan çalışmaları anlatmak için Almanya’dan gelen bir konuşmacımız ve aynı zamanda lenfoma değerlendirmesi için İtalya’dan gelen bir konuşmacımız oldu. Onlar da kendi bilgilerini paylaştılar.
PET nerelerde ne kadar işe yarıyor, neye yol gösteriyor, nerede hata yapabiliriz, nerede doğruyu bulabiliriz bunu elde etmeye çalışıyoruz. Öncelikle teknik olarak, teorik olarak okuduğunuz bilgileri klinik ve rutin görüntülemelerle, pratikle birleştirmeyi amaçlıyoruz. Herkes kendi gördüğünü, bilgisini, edindiği deneyimleri ortaya koyarsa hep birlikte daha iyi şeyler başaracağız diye düşünüyorum.”
“Şu anda en revaçta olan konu PET”
Katılımın iyi bir düzeyde gerçekleştiğini belirten Küçük, “Zaten nükleer tıp ihtisası alan ya da bu konuda çalışan insanların bu konuya ilgi göstereceğini düşünüyorum çünkü şu anda en revaçta olan ve en önemli konumuz, hepimizin kendisini geliştirmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Sempozyum’u bundan sonraki yıllarda da sürdürmek istediklerinin altını çizen Özlem Küçük, ilk olarak 2005 yılında benzer bir PET sempozyumu yapıldığını fakat o zaman PET kullanımının bu kadar yaygın olmadığını dile getirdi. Bunun klinik onkolojide gerçekleştirilen ilk PET sempozyumu olduğunu ve her yıl ya da en azından iki yılda bir mutlaka yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Küçük, “PET’in en az iki yılda bir mutlaka gözden geçirilmesini hedefliyoruz” dedi. “Sempozyum’un süregelen bir eğitim durumuna gelmesini istiyoruz” diyen Küçük, bundan sonrası için sempozyumla ilgili hedeflerini de şu şekilde anlattı:
“Şu anda çok yeniyiz. Tecrübelerimizi arttıracağız. Yaptığımız çalışmaları daha fazla yayınlayıp, farklı konulardaki bilgileri eklemeyi hedefliyoruz. Bu sene Sempozyum’da yer almayan kardiyak çalışmalarla beyin çalışmalarını bundan sonraki senelerde işlemeyi, daha farklı konularda çalışmış kişilerin sonuçlarını değerlendirmeyi ve deneysel çalışmalarla ilgili çalışmalar yapıp kendimiz de bunları yapmaya başlamayı düşünüyoruz.
PET konusunda hepimizin kendisini geliştirmesi gerektiğini ve onkolojide PET’in çok önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum. Bu, hastaların gerek evreleme gerek tedaviyi takibinde oldukça önemli ve bu konuda önemli aşamalar elde edilebilir.”
|