|
Sponsor firmalar, hem kongre düzenlemede hem de hekimlerin kongreye katılabilmelerinde vazgeçilmez unsur oldu. Kongre kayıt ücretlerini ödemekte zorlanan asistan ve uzmanlar, ilaç firmalarının sponsorluğunda kongrelere katılabiliyor. Dernek yöneticileri de kongrelerin sponsor firma desteğiyle gerçekleştirildiğini belirterek bunun dernek faaliyetlerini sürdürebilmek için vazgeçilmez olduğunu dile getiriyor
Helin Özmen/ Ankara
Hekimlerin mesleki gelişimlerinde önemli rol oynayan kongrelere katılmak için ödenen kayıt ücreti, çoğunlukla sponsor firmalar tarafından karşılanıyor. Dernekler de kongre giderlerinin üstesinden gelebilmek için sponsor firmalara ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle sponsor firmaların, gün geçtikçe hekimler için “vazgeçilmez destek” halini almaya başladığı ifade ediliyor.
Dernek yöneticileri, asistanların düşük maaş aldıkları için geçinmekte bile zorlandıklarını, bu nedenle ilaç firmalarından gelen kongre kayıt ücretini ödeme tekliflerini kabul ettiklerini belirtiyorlar. Bazı dernek başkanları, kongrelerin ticari amaçla düzenlendiği ve rant elde edildiği görüşünü savunurken, bazı dernek başkanları ise bu görüşe katılmıyor. Kongre düzenlemeden, faaliyetlerine devam edebilmek için gerekli finansmanı sağlayamayacaklarının altını çizen dernek yöneticileri, turizm firmalarının “rant” değil, yaptıkları hizmet karşılığında gelir elde ettiklerini dile getiriyorlar. Dernekler ayrıca, sponsor firma desteği olmadan ve kayıt ücretlerini düşük tutarak düzenlenecek kongrelerin, hekimleri memnun etmeyebileceği ihtimaline dikkat çekiyor.
Asistanlar sıraya girdi
Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Altan Tüzüner, genel olarak kongre kayıt ücretlerinin asistanlar için ağır olduğunu belirtti. İlaç firmalarının asistanların kongre kayıt ücretlerini ödemeyi teklif ettiğini, bu yöntemle kongreye katılacak asistanların sıraya girdiğini anlatan Tüzüner, “Asistanların kongreye gelmeleri çok önemli. İlaç firmaları bunu kendileri teklif ediyor. Döner sermayeyle birlikte ortalama geliri 1 milyar lira civarında olan bir asistan kongreleri nasıl takip etsin? İlaç firmaları bu konuda destek oluyor. Asistanları bir kenara bırakın, öğretim üyeleri bile kongrelere gitmekte zorlanıyor” dedi.
Prof. Dr. Tüzüner, sponsor olmadan kongre yapılmasının mümkün olmayacağını ve tüm derneklerin kapanacağını vurguladı. Dernek faaliyetlerinin aylık 20 milyon lira aidatla karşılanamayacağına dikkat çeken Tüzüner, şunları ifade etti: “Bizim kongre şartnamemiz bellidir. Maalesef kongre salonuyla, konukları havaalanında karşılamakla, kayıtla, yemek menüsüyle ilgilenecek vaktimiz olmuyor. Bu, profesyonel bir olay. Kongreleri turizm firmaları organize etmeseydi, herkesin işini gücünü bırakıp, hekimlik dışında bunlarla uğraşması gerekecekti. Bunları profesyonel firmalar yapıyor. Aldığımız geri bildirimlerde de hekimlerin kongreyi yapan firmalardan memnun olduğunu görüyoruz.”
Katılım sayısını düşürebilir
Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, kongre kayıt ücretlerinin yüksek olduğunu ancak kongre giderlerini karşılamak için gerekli olduğunu söyledi. Eraksoy, şunları kaydetti:
“Kayıt ücretleri düşük olursa ve ilaç endüstrisi destek olmayacaksa, kongre giderleri de gelirleri de düşük olacaktır. Bunun, kongreden ne beklediğinize bağlı olarak değişen olumlu ve olumsuz yönleri var. Katılımcılar kongrenin sosyal boyutu olmasını, bazı ihtiyaçlarının sınırsız şekilde karşılanmasını, 5 yıldızlı otellerde konaklamayı isterlerse fiyatlar yüksek olur. ‘Yılda bir kere kongreye gidiyoruz, bunun tasarrufu olur mu?’ diye düşünenler bundan hoşlanmayabilir. Dolayısıyla kongreye olan ilgi ve katılım bundan etkilenir. Bu olumsuz etkisi.
Olumlu etkisi ise kayıt ücretlerini yüksek bulduğu için kongreye katılamayanlar, kongreyi izleme olanağı bulur. Ama bunlar çoğunlukta mıdır, kongre katılım sayısını yüksek tutabilir mi buna şüpheyle bakıyorum. Başlangıçta iyi niyetle yaptığınız bir iş, kongrenin katılımcı sayısının düşmesiyle sonuçlanabilir. Kongreleri düzenleyenler kişisel gelir elde etme peşinde değillerdir. Kongrede kazanılan para, bir yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerin kaynağını oluşturur.” Prof. Dr. Haluk Eraksoy, turizm firmalarının kongre düzenleme işini üstlenmesinin yanlış olmadığını söyledi. Turizm firmalarının sunduğu hizmet karşılığında gelir elde ettiklerini dile getiren Eraksoy, “Dernek, kârlılık oranlarını belirlemede aktif olmalı, turizm şirketine teslim olmamalıdır. Bu kolay değil, çünkü dernek yönetimleri 2-3 yılda bir değişir. Profesyonel olan turizm şirketleri ister istemez konuya hakim olacaklarından durumu kendi lehlerine çevirebilirler. Burada derneklerin dikkat etmesi, turizm şirketlerinin derneğin amaçlarına uygun hareket etmesini sağlaması gerekir” diye konuştu.
Sponsor bulmak zorunda kalıyorlar
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Önder Ergönül de asistan veya uzman hekimlerin kongrelere katılabilmek için sponsor bulmak zorunda kaldıklarını söyledi. Kongrelere ilişkin temel sorunun, kongrenin bilimsel olup olmadığıyla ilgili olduğunu dile getiren Ergönül, “Asıl sorun, ürettiğimiz bilimi mi paylaşıyoruz yoksa genel geçer bazı şeyleri mi birbirimize anlatıyoruz. Bilimsel kongreler ne kadar bilimsel, bunun tartışılması gerekir” dedi.
Doç. Dr. Ergönül, kongrelerin yapısının Türkiye’de bilimin üretimiyle doğrudan ilgili olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bilimsel üretim olursa, kongrelere de yansır. Patent Türkiye’de hiç tartışılmıyor. Bunun olmadığı bir yerde kongrelerde anlatılanlar ‘aktarma’ oluyor. Türkiye’de çok fazla özgün, yabancıların da merak edeceği türden kongreler yapılamıyor. Yabancı kongrelere yeni bir konu var mı diye öğrenmeye gidiyoruz ama genellikle Türkiye’deki kongrelerde yeni bir şey söylendi mi diye bir merak eden olmuyor.
Turistik boyutu olmayan kongreler fazla katılımcı bulamıyor. Turistik yerlerdeki kongrelerde iyi şeyler sunulursa, katılım sağlanır. Kongrenin içeriği doluysa, katılımcılar deniz kıyısına gitmektense kongreyi izler.”
Turizm firmaları: Rant değil, hizmet
Tıp kongreleri üzerine uzmanlaşan turizm firmaları, bazı dernekler tarafından kendilerine yöneltilen eleştirilere katılmadı. Sektörün en büyük isimlerinden Serenas Turizm’in Genel Müdürü Mustafa Gürbüz, geçen sene 60’ın üzerinde tıp kongresi, konferans, sempozyum, seminer gibi etkinlikler düzenlediklerini, organizasyonlarının maddi çıkar değil hizmete yönelik olduğunu belirtti. Senede 18 bin kişiye hizmet verdiklerini vurgulayan Gürbüz, “Pazarın yüzde 30’unu temsil eden biri olarak söyleyebilirim ki kongrelerin derneklere ve organizasyon firmalarına sağladığı kazanç ‘rant’ diye nitelendrileek kadar büyük değil” dedi. Sektörün bir diğer önemli ismi Global Turizm’in Proje Müdürü Serdar Söyler de bu sene sadece 11 tıp kongresi organize edeceklerini, kongrelerin bilimsel anlamda faydalı organizasyonlar olduğunu dile getirdi. Tıp kongresi düzenlemenin rant haline dönüştüğü eleştirilerinin haksızlık olduğunu ifade eden Söyler, hem derneklerin hem firmaların bundan para kazandıklarını vurguladı.
|