Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

04-12-2008  

 MEDİANKET
Sağlık sisteminde son yıllarda hangisinin ağır bastığını düşünüyorsunuz?
Liberal anlayışla özelleşme
Kamucu anlayışla sosyalizasyon
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
İbn Rüşd (900 Yıllık Aydınlık)
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Şahin   AKSOY
“Dünya İçin Değişme Zamanı!”
Doç. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Sinir Sistemi Cerrahisi Kongresi
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Yurt Dışında Eğitim Yararlı (mı?)
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
  Hüseyin   ÇELİK
Sevk Zinciri Uygulamasında Yasaya Aykırılık
Hüseyin ÇELİK
Uz. Dr.  Aytun   ÇIRAY
Sağlık Sistemsizliği Çatırdıyor
Uz. Dr. Aytun ÇIRAY
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-2
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Doç. Dr.  Nüket   ÖRNEK BÜKEN
Hasta Hakları mı? Hasta Haklaması mı? Hekim Haklanması mı?
Doç. Dr. Nüket ÖRNEK BÜKEN
Prof. Dr.  Dilek   ÖZCENGİZ
Yoğun Bakımda Neler Oluyor?
Prof. Dr. Dilek ÖZCENGİZ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Bir İnsan Gereksinimi Olarak “Yalnızlık”
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
TTB Düzelir mi?
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
Prof.Dr.  Mustafa Haluk   VAHABOĞLU
Küresel Kriz ve TTB’ye Bir Çağrı
Prof.Dr. Mustafa Haluk VAHABOĞLU
 ETKİNLİKLER
  • Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu
  • 14-01-2009 / 16-01-2009
  • Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu
  • 23-01-2009 / 25-01-2009
  • 3. Uluslararası Sağlıkta Kalite Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi
  • 11-02-2009 / 14-02-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     KÖŞE YAZISI
      Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
    Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
      Etikten damlalar
      Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı
      Faks: (224) 441 98 92
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    05-05-2008
    Sayı : 379


    Korkunun Ecele Faydası Yok – 2

    Hekime gitmeye çekinmenin en büyük nedeninin kötü bir hastalığın tanısının konması olduğuna göre, toplumun da bu konularda geleneklerden arındırılması gerektiğini düşünmek gerekir. Hastalık bütün insanlar için aynı anlamda değildir. Bilindiği gibi hastalığın tanımı hem toplumdan topluma, hem de çağdan çağa değişmektedir. Bir kişiye ne zaman hasta denileceği ya da kişinin kendisini ne zaman ve hangi koşullarda hasta olarak algılayacağının genel bir ilkesi yoktur. Ancak bu farklılıklar ya da ayrımlar “sağlıklı olma durumunun” yitirilmesi sürecinin başlangıcına ilişkindir. Bir başka ifadeyle, örneğin bir trafik kazasında çok ağır yaralar almış bir kişi her zamanda ve her toplumda hasta muamelesi görür. Kişi kendisini hasta olarak algılar. Ancak başı ağrıyan birine hasta muamelesi yapılıp yapılmaması ya da kişinin kendisini hasta olarak algılayıp algılamaması, o toplumun hastalık kavramını nasıl tanımladığı ile ilgilidir. Çünkü basit bir rahatsızlık olarak görünen bir baş ağrısı uzun süre devam eder, hekime gitme zorunluluğu doğurur Yapılan analiz ve tanılar kötü bir hastalığın habercisi olursa o takdirde insan, toplumda hastalıklı ve özel bir kişi olarak algılanır.

    Ancak bazı düşünürler ve sosyologlara göre (Herzlich, Cirhinlioğlu vb.), hastalık bekli bir yaşam şeklinin özellikle kentsel yaşamın bir ürünü olarak anlaşılmaktadır. Yani hastalık, mikropların yaptığı veya kaza sonucunda ortaya çıkan bir durum veya kanser gibi bir hastalık ya da zihinsel bir rahatsızlıktır. Hastalık, sıradan kişiler tarafından içsel bir olgu olarak da algılanır. Yani herhangi bir hastalığın olmaması, bir dengenin olması anlamına gelir. Nitekim sağlığın işlevsel tanımı, yalnızca dengeli bir durumu değil, kişilerin neşeli ve keyifli oldukları durumu da vurgular. Bilindiği gibi insanlar, hastalıklar arasında bir ayırım yapmakta ve normal hastalıklarla, kanser, kalp rahatsızlığı, tüberküloz vb. gibi hastalıkları birbirinden ayırarak değerlendirmektedirler. Bu verilere göre, sağlık: 1) Negatif olarak yani bir hastalığın olmaması durumu. 2) İşlevsel olarak günlük aktiviteleri uygulayabilme durumu. 3) Pozitif olarak, sağlıklı ve iyi bir durumda olma demektir.

    Hastalıklar günlük hayatta insanların psikolojisini de etkiler. Burada bir insanın hekime gitmeye çekinmesi, elde edilecek sonuçların kötü bir hastalık tanısını vereceği ihtimali ve bunun kendisinde yaratacağı psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle olmaktadır. Ayrıca kişinin toplumda nasıl algılanacağı ve özel bir insan muamelesi görerek her şeyden uzaklaştırılacağı korkusu da onu hekime gitmekten alıkoyan en önemli faktör olarak karşımıza çıkar. Kişinin hastalanması psikolojik olarak bir çeşit başarısızlık olarak görülür. İnsanlar, hastalıklara normal hayatı kısıtlayan bir durum olarak bakmaktadırlar. İnsanların bir kısmı hasta oldukları halde bunu kabul etmeme eğilimine girerler ve toplumdaki mevcut statülerini korumaya çalışırlar. Çünkü bu insanlar değişik bir statüde bulunmaya tahammül edemezler. Onları hasta sınıfı içinde değerlendirmek, son derece üzüntü verici ve rahatsız bir durumdur. Ancak hastalık herkesin başına gelebilen bir durumdur. Bu durum kanser de olabilir. Ancak yalnızca bir hastalık olan kansere olduğundan fazla anlam yüklenildiğinde işler zorlaşmakta ve insan toplum içinde adeta izole edilmekte, bütün aktivitelerinden alıkonulmakta ve kendisine etrafındakiler tarafından özel ve ayrı bir insan muamelesi yapılmakta, ya da insan kendini böyle bir ruh durumu içine sokmaktadır. Eğer kanser hastasına, diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi muamele edilirse ve sosyal yaşantısı ayrıcalıklı bir hâle getirilmezse, kişi hekime gitmekten o denli çekinmeyecektir. Çünkü kişinin hekime gitmemesinin en büyük nedenlerinden biri, bir kanser tanısında toplumda nasıl algılanacağıdır. Bütün bu hassas durumlara kişinin yakınlarının da dikkat etmesi gerekir. Ayrıca kötü hastalıkta ve bilhassa kanserde erken tanının önemli olduğu ve insanın sosyal yaşantısının değişmeyeceği ve toplumda normal bir hasta muamelesi göreceği bulguları, hekimler ve diğer tıp personeli tarafından halka konferanslar verilerek anlatılırsa, insandaki hekime gitme korkusu da azalır. Nitekim birçok kanser olgusunda geç tanı konmasının nedeni, hastanın hekime geç başvurmasıdır. İşte burada önemli bir etik sorun ortaya çıkmaktadır: Eğer insanlar bütün hekimlerin kendilerine empati ile yaklaşacaklarını ve hekime gitmede duydukları korkuyu anlayışla karşılayacaklarını bilselerdi doğaldır ki endişe ve çekingenlikleri ve en başta da kötü bir hastalık tanısı konulacağı korkusu en aza indirgenirdi. Bu bakımdan hekimlerin öğrencilikleri sırasındaki tıp etiği derslerinde ve daha sonra meslek yaşamlarında alacakları eğitimlerde, hastaya empatiyle yaklaşım, toplumda hekime karşı korku ve çekingenliğin gitmesi konularının mutlaka işlenmesi gerekir. –Devam edecek-
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Hatalı iğne ile kesilen kola AİHM'den tazminat
  • Eczacılar, 21 Aralıkta Ankara'da miting yapacak
  • "Dekanla ilgili iddialar asılsız ve kötü amaçlı"
  • 2008 Yılı 3.Dönem Açıktan Atama Kurası
  • Eczacılar: Avans sistemine karşıyız
  • Medikal yolsuzluğunda 8'i doktor 16 memura disiplin cezası
  • Fuhuş yapan doktor AIDS'li!
  • Çan Devlet Hastanesi'ne iki yeni uzman doktor atandı
  • İnönü Turgut Özal Tıp Merkezi'ne 201 kadro
  • TJOD Başkanı: Sezaryen yüksekliğinde tek sorumlu hekimler değil
  • Tıp Fakültesi’nde yeni dönem
  • Jetlag'e çare olacak ilaç
  • Bu başkent ambulansa yeni kavuştu
  • Pratisyen doktora silahlı saldırı...
  • TTB, SUT’un iptali için dava açtı
  • İcap Nöbetlerine Döner Sermaye Geldi
  • YÖK Başkanı Özcan: “Üniversite hastanelerinde döner düzenlemesi için Tam Gün'ü bekliyoruz”
  • Memura hastane şoku
  • Genel Müdür ve başhekim yer değiştirdi
  • SMS'le ameliyat yaptı!
  • Sevk zinciri hastaneye giden hastaları yüzde 41 azalttı
  • Özel hastanelerin tedavideki payı yüzde 31'e ulaştı
  • "Kamuya dönüş" haksızlık değil mi? (güncellendi)
  • ARALIK AYI KONUSU: SEVK ZİNCİRİ BAŞARILI OLUR MU?
  • Bir hekimin feryadı hekimlerin feryadına dönüşüyor: Sevdiğim işimden istifa etmeye karar verdim



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Murat Karaşen
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Sağlık Bakanlığı Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Karaşen
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tahsin Keçeligil

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri