|
Anayasa Mahkemesi, Zorunlu Hizmet Yasa’sıyla ilgili 2006 yılında verdiği kararların gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda, “Ülke ihtiyaçlarının devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kıldığının kabulü gerekmektedir” denildi
Ankara - Anayasa Mahkemesi, Zorunlu Hizmet Yasa’sının iptali istemiyle açılan davanın gerekçeli kararını açıkladı. Pratisyen, uzman ve yan dal uzmanlığını yapan hekimlerin her eğitim için ayrı ayrı zorunlu hizmete tabi tutulmasına ilişkin hükmün iptali istemini reddeden Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında, “ülke ihtiyaçlarının devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kıldığını” ifade etti.
Türk Tabipleri Birliği, 2005 yılında hekimlerin devlet hizmeti yükümlülüğünü nasıl yerine getireceklerini düzenleyen Başbakanlık genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştı. Danıştay 5. Dairesi, söz konusu genelgenin yürütmesini durdururken, genelgenin dayanağı olan 5371 sayılı Yasa ile değiştirilen Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun bazı hükümlerinin Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. Danıştayın yaptığı başvuruyu 2006 mart ayında sonuçlandıran Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı, 11 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.
Ne kararlar alınmıştı?
Anayasa Mahkemesi, pratisyen, uzman ve yan dal uzmanlık eğitimini bitiren hekimlerin her eğitim için ayrı olmak üzere mecburi hizmet yapmasına ilişkin düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamış ancak, yurt dışında kendi nam ve hesabına okuyarak devletten öğrenci dövizi almadan tıp, tıpta uzmanlık veya yan dal uzmanlık öğrenimlerini tamamlayanların “zorunlu hizmete tabi olmadığı” hükmünü Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal etmişti.
Yasa’daki, hekimlerin, devlet hizmeti yükümlülüklerine başlamadan veya tamamlamadan asistanlık veya yan dal sınavlarına katılabilecekleri ve uzmanlık eğitimine başlayabileceklerine ilişkin hükümden sonra gelen, “Eksik kalan devlet hizmeti yükümlülüklerini uzman tabip veya yan dal uzmanı olarak yapacakların devlet hizmeti yükümlülüğüne ilave etmek suretiyle yerine getirirler” şeklindeki hüküm iptal edilmişti. Anayasa Mahkemesi ayrıca, mazeret ve zorunluluk hallerinde, “Tabip iken eksik kalan yükümlülüğün uzman tabip olarak tamamlanacağı” hükmünü de Anayasa’ya aykırı bularak iptaline karar vermişti.
Ülke ihtiyaçları göz önüne alındı
Resmi Gazete’de yayınlanan gerekçeli kararda, devlet hizmeti yükümlülüğünün her eğitim için ayrı ayrı düzenlenmesiyle ilgili olarak, “Sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde ortaya çıkacak eksiklik ve gecikmelerin telafisi olanaksız sonuçlara yol açacağı hususları dikkate alındığında, ülke ihtiyaçlarının söz konusu devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kıldığının kabulü gerekmektedir. Tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananların her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydıyla devlet hizmeti yapmakla yükümlü kılınmaları, bu eğitimler sonucunda kazanılan unvanlara bağlı olarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanı tabiplerin her birinin hizmetine duyulan ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle genel olarak tabiplerin ülke ihtiyaçları doğrultusunda ihtiyaç duyulan hizmetleri yönünden yukarıda belirtilen gerekçeler, tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanı tabiplerin her birinin vereceği hizmetler yönünden geçerli bulunmaktadır” denildi. Gerekçeli kararda, Anayasa’da yer alan “Ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları zorla çalıştırma sayılmaz” hükmü gereğince, devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmesinin “zorla çalıştırma” olarak nitelenemeyeceği belirtildi.
“Eğitime bilerek başlıyorlar”
Gerekçeli kararda şunlar kaydedildi:
“Tabipler için getirilen devlet hizmeti yükümlülüğü, bu kişilerin almış oldukları her eğitim sonucunda elde ettikleri bilgi birikimlerini ülke ihtiyaçları doğrultusunda devlet hizmetine sunmalarını ifade etmektedir. Anayasa’nın 18. maddesinde öngörüldüğü üzere, ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki devlet hizmeti yükümlülüğünün, bu düzenleme ile elde edilmek istenen amaç için elverişsiz ve gereksiz olduğundan ya da orantısız bulunduğundan söz edilemez. Kaldı ki, bir tabibin devlet hizmeti yükümlülüğüne yol açan ikinci ve/veya üçüncü eğitimine başlamasından önce, bu yükümlülüğü bilerek söz konusu eğitimi almak amacıyla sınava gireceği açıktır. Bu durum ise tabiplerin bu yöndeki bilinçli tercihlerini yansıtmaktadır.”
Çalışma hürriyeti ölçüsüzce sınırlanamaz
Pratisyen hekimlerin zorunlu hizmet süresinin yarısında uzmanlık eğitimine başlamaları durumunda geriye kalan süreyi ortadan kaldıran Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında şunları dile getirdi:
“Tabiplerin bir kereye mahsus olmak üzere devlet hizmeti yükümlülüğüne tabi tutulmaları halinde bu yükümlülüklerini tamamlamadan uzmanlık ve/veya yan dal uzmanlık eğitimine başlamaları halinde eksik kalan devlet hizmeti sürelerini uzman ve/veya yan dal uzmanı tabip olarak tamamlamaları mümkün olmakla birlikte, bir tabibin birden çok kez devlet hizmeti yükümlülüğüne tabi olması sonucunu doğuracak itiraz konusu kural, uzman tabip ve/veya yan dal uzmanı tabiplere orantısız bir yükümlülük getirmekte ve bu kişilerin çalışma hürriyetini ölçüsüz olarak sınırlandırmaktadır. Belirtilen nedenle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 13. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.”
3 maddeyi iptal etmişti
Anayasa Mahkemesi, Danıştayın başvurusu üzerine şu kararları almıştı:
* 5371 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle Temel Sağlık Hizmetleri Kanunu’na eklenen ek 3. maddenin 1. fıkrasındaki, “Her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile” ibaresine ilişkin iptal istemi reddedildi.
* Ek 5. maddesinin 1. fıkrasındaki “Eksik kalan devlet hizmeti yükümlülüklerini, uzman tabip veya yan dal uzmanı olarak yapacakları devlet hizmeti yükümlülüğüne ilave etmek suretiyle yerine getirirler” şeklindeki ikinci cümle iptal edildi.
* Ek 6. maddesinin 1. fıkrasındaki, “Veya tabip iken eksik kalan yükümlülüğünü uzman tabip olarak tamamlama” ibaresi iptal edildi.
* Ek 3. maddesinin son fıkrasında yer alan “...veya yurt dışında kendi nam ve hesabına -okuyarak Devletten öğrenci dövizi almadan” ibaresi iptal edildi.
|