|
Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği, tıbbi ve klinik mikrobiyoloji isimlerinin eş anlamlı olduğunu ve tek birinin kullanılması gerektiğini bildirdi. Eğitim ve uygulama biçimleri farklı uzmanlık alanlarının Yönetmelikte ayrı ayrı yer almasını talep eden Dernek, uzmanlık alanları sınırlarının iyi belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti
Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD), Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği Tasarısı hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Tasarıya ilk eleştiri, uzmanlık alanının adına ilişkin yapıldı.
Tasarıda “Tıbbi Mikrobiyoloji” olarak ifade edilen alanın 19 Haziran 2002 Tüzüğünde “Klinik Mikrobiyoloji” olarak geçtiği bildirildi.
Dernekten yapılan açıklamada, klinik mikrobiyoloji ve tıbbi mikrobiyolojinin tamamen aynı anlama gelen farklı kelimelerden oluştuğu bildirildi. Fakat klinik mikrobiyoloji adının bir ana dal uzmanlık alanından alınıp başka bir uzmanlık alanına eklenmesinin uzmanlık alanının çalışma alanlarının tespitinde ciddi sorunlar yaratacağı vurgulandı. Açıklamada, “Mikrobiyolojinin başına ‘tıbbi’ ya da ‘klinik’ tanımlamaları konarak sanki farklı alanlarmış gibi sunulmaya ve kelime oyunlarıyla bilimsel doğrular çarpıtılmaya çalışılmaktadır. Uzmanlık belgesinde ‘tıbbi’ ya da ‘klinik’ de yazsa, sonuçta bu uzmanlık belgeleri ile mikrobiyoloji laboratuvarı sorumlu uzmanı olunacaktır ve aynı sağlık hizmeti için yetki ve sorumluluk üstlenilecektir” denilerek, tıbbi mikrobiyoloji ile klinik mikrobiyolojinin tüm dünyada eş anlamlı kullanıldığı anımsatıldı.
10 yılda 5 ana dalda uzman olunabilir!
Söz konusu alanın tasarıda, 2002 Tüzüğünde enfeksiyon hastalıkları olarak bilinen ve dahili tıp bilimleri bünyesinde faaliyet gösteren uzmanlık alanına eklendiği açıklandı. Tasarı hazırlanırken 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nu referans alındığına işaret eden Dernek, bu kanuna göre, klinik mikrobiyolojinin temel tıp bölümü içinde faaliyet gösterdiğini kaydetti. Alanların sınırlarının belirlenmesi gerektiğini vurgulayan KLİMUD şunları kaydetti:
“Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji olarak gösterilen uzmanlık alanının dahili tıp bilimleri bölümünde faaliyet gösteren enfeksiyon hastalıkları uzmanlık alanına, temel tıp bilimleri bölümünde faaliyet gösteren klinik mikrobiyoloji adı eklenerek anlaşılması ve sınırları belirlenemez bir uzmanlık alanı oluşturulmuştur. Üstelik iç hastalıkları uzmanlarının bu ana dalda 2 yılda hem enfeksiyon hastalıkları hem klinik mikrobiyoloji uzmanı olabilecekleri gösterilmektedir. Bir ana dalın bir başka ana dal uzmanı tarafından daha kısa sürede tamamlanarak uzmanlık alınabileceği anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda bütün cerrahi branşlar için aynı olanak verilmesi gerekir ki asla doğru olamaz. Pratik bir yaklaşımla 10 yılda beş ana dalda uzman olmak olanaklı olacaktır. Oysa bu beş ana dalda yaklaşık 20 yılda uzman olunabilmektedir.
Tıbbi mikrobiyoloji olarak gösterilen uzmanlık alanının temel tıp bilimleri bölümünde 2002 Tüzüğü’ne göre klinik mikrobiyoloji olarak ifade edilen uzmanlık alanı olduğu anlaşılması gerekmektedir. Ancak eski adının eklendiği enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına bu dalda uzmanlık yapmak istemeleri durumunda bir kolaylık verilmediği anlaşılmaktadır. Oysa bu uzmanlık alanı çizelgede 13. sırada belirtilen alanda uzman olmak isteyebileceği öngörülerek bir yıllık avantaj sağlanmış olarak gösterilmektedir.”
“Tıpta Uzmanlık Kurulu üyeleri kayırmacılık yapmış”
Uzmanlık belgelerinin verilmesi konusunda da kafa karışıklığı yaratıldığına dikkat çeken KLİMUD, tasarıda yer verilen geçici maddeyi şöyle anlattı:
“Tasarının geçici madde 12’si diyor ki: ‘Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce enfeksiyon hastalıkları adıyla uzmanlık belgesi almış olanların, Yönetmeliğin yayımından itibaren 6 ay içerisinde başvurmaları halinde uzmanlık belgeleri enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji olarak değiştirilir. Halen bu alanda uzmanlık öğrencilikleri devam edenlerin uzmanlık eğitimini başarıyla bitirmeleri halinde uzmanlık belgeleri enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji adıyla tescil edilir.’ Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) üyeleri kendi uzmanlık ana dallarına kayırmacılık yapmışlardır. Bir dilekçe ile adeta ‘mikrobiyoloji laboratuvar uzmanlığı’ hediye ediliyor. Geçici madde 12. ile enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına, bir dilekçe ile klinik (= tıbbi) mikrobiyoloji uzmanı olma hakkı da verilmektedir. TUS ile kazanılıp girilmeyen, eğitimini almadıkları bir ana dal uzmanlığı adeta hediye edilmektedir. Sağlık Bakanlığı, bugüne kadar TUS’ta ilan ettiği uzmanlık kontenjan adları ne ise, verdiği diplomalara (uzmanlık belgelerine) aynı uzmanlığın adını yazmış ve daha önce evrensel bilim ve hukuk kurallarına aykırı böyle bir uygulama yapmamıştır.”
Yan dal süreleri de sorunlu
Yan dal uzmanlık alanlarının da sorunlu olduğunu ifade eden dernek, “Çizelgede yan dal olarak tıbbi mikrobiyolojinin; temel immünoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi parazitoloji, tıbbi viroloji alanlarında yan dal yapabileceği gösterilmektedir.
Çizelgenin tamamı incelendiğinde bazı yan dalların 2 yıl, bazı yan dalların 3 yılda verilebileceği görülmektedir ki, bunun objektif kriterleri yoktur” dedi. Temel immünoloji yan dalının enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanında yapılabilmesi eleştirilerek “Dahili tıp bilimleri bölümünde faaliyet gösteren enfeksiyon hastalıkları uzmanlık alanına temel tıp bilimleri bölümünde faaliyet gösteren klinik mikrobiyoloji adı eklenerek anlaşılması ve sınırları belirlenemez bir uzmanlık alanı oluşturulmuştur” denildi.
Eğitim farklıysa uzmanlık da farklıdır
Gelişmiş ülkelerde enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının en az 5 yıllık eğitim ile (AB ülkelerinde 5 yılda, ABD’de 4 yıl iç hastalıkları üzerine 3 yıl yan dal eğitimi ile) mikrobiyoloji laboratuvar uzmanlarının da en az 4 yıllık eğitim ile yetiştiği belirtilerek, eğitim ve uygulama biçimleri farklı olan bu iki uzmanlık alanının tüm Batı ülkelerinde birbirinden tamamen ayrı olduğu kaydedildi.
Tıpta uzmanlık eğitiminin temel amacının yetkin uzman hekim yetiştirmek ve sağlık hizmetinde kaliteyi artırmak olduğunu belirten Dernek açıklamasında, “Yönetmelikte, kaliteli bir laboratuvar hizmeti verebilmek adına tıbbi mikrobiyoloji için önerilen eğitim süresi 4 yıldır ve bu olması gerekendir. Diğer taraftan gelişmiş ülkelerde toplam eğitim süresi en az 9 yıl olan ve iki ayrı uzmanlık olarak verilen klinik (= tıbbi) mikrobiyoloji ile enfeksiyon hastalıkları uzmanlık yetkilerinin, bu yönetmelikle sadece 4 yıllık eğitimle verilecek uzmanlardan hem iyi laboratuvar hizmeti, hem de iyi klinisyen hizmeti ‘yetkinliği’ beklemek en azından mantıkla bağdaşmamaktadır. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde, farklı eğitim müfredatı ve farklı eğitim süreleriyle aynı uzmanlık belgesi alınabilmektedir? Bu durum hangi hukuksal, bilimsel ve etik kuralla bağdaşabilir?
Bu koşullarla alınan uzmanlık belgesinin (AB’de) uluslararası geçerliliğinin olmayacağı da gayet açıktır” denildi.
|