|
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaittin Elhan, kadavra eksikliği nedeniyle anatomi eğitiminin gereğince verilemediğini söyledi. Prof. Dr. Elhan bu nedenle yeni nesil hekimlerin temel bilgilerden yoksun olarak mezun olduğunu söyledi
Mete Generaloğlu/Ankara
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaittin Elhan, öğrencilere verilen eğitim sırasında kullanılacak kadavra bulmakta zorlandıklarını söyledi. Elhan, “Tıp eğitimi ve bilimsel çalışma amacıyla kullanılabilecek kadavraların gömülerek çürümesi yerine, ülkemizin bilimsel platformda değerini yükseltecek çalışmalarda kullanılması, hekim adaylarımızın daha iyi yetişmesi, hekimlerimizin canlıda değil de kadavralarda tecrübe kazanması için, eskiden olduğu gibi bilimin hizmetine verilmesinin sağlanması en büyük ümidimizdir” diye konuştu.
Anatomi dersinin en önemli materyali kadavra
Anatominin tıp eğitiminde insan yapısını, organlarını, bu organların komşuluklarını, görevlerini, damar ve sinirleri gibi yapıları öğreten temel derslerden birisi olduğunu ifade eden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaittin Elhan büyük önem taşıyan bu dersin materyalinin kadavra olduğunu belirterek “Hekim adayı bir öğrenci tedavi edeceği hastanın önce organlarının normal pozisyonunu ve görevini bilmek zorundadır. Bunu bilmediği takdirde patolojik bir durumu tespit etmesi de mümkün değildir” diye konuştu.
Hiç kadavra görmeden mezun olan öğrenciler var
Günümüzde gelişmiş ülkelerde anatomi eğitiminde 10 öğrenciye 1 kadavra verildiği ve çok iyi bir eğitim aldıklarını kaydeden Prof. Dr. Elhan, “Ancak ülkemizde bazı taşra tıp fakültelerinde hiç kadavra görmeden mezun olunmakta ya da binbir güçlükle temin edilen bir kadavra yıllarca kullanılmak zorunda kalınmaktadır. Bir kadavranın eğitimde kullanılma ömrünün 1 eğitim dönemi olduğu düşünüldüğünde, öğrencilere çıkarılan kadavranın ne durumda olduğu söylemeye gerek yok sanırım” dedi.
Kadavra sıkıntısı bilimsel araştırmalara da sekte vuruyor
Kadavra sıkıntısının bilimsel araştırmalara da sekte vurduğunu belirten Prof. Dr. Alaittin Elhan, “Ülkemizdeki tıp fakültelerinde çok değerli hocalarımız olmasına rağmen anatomi eğitiminin gerektiği şekilde verilmesi mümkün olmamakta, bu nedenle de yeni nesil hekimler temel bilgilerden yoksun olarak mezun olmaktadırlar. Bunun yanı sıra özellikle anatomi ve cerrahi klinik dallarının bilimsel araştırmalarının birçoğu da kadavrada yapılmaktadır. Kadavra olmadığı zaman da bilimsel araştırma yapılamamaktadır. Dış ülkelerde bir araştırma için 100 kadavra verilebilmekte ve bu nedenle de bu araştırma kolaylıkla geçerli mecmualarda yayınlanmaktadır. Aynı kalitede, hatta daha değerli çalışmalarımız, materyal sayısının az olduğu, bu nedenle de istatistiksel değerlerinin olmadığı gerekçesiyle kabul görmemektedir. Akademik yükseltilmelerde de bu tür yayınlar aranmaktadır” şeklinde konuştu.
300 öğrenciye 6 kadavra
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalının Türkiye’deki en köklü bölümlerden birisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Elhan, buna rağmen yaklaşık 300 öğrenciye 6 kadavra çıkarabildikleri zaman kendilerini mutlu hissettiklerini, ancak önümüzdeki dönemlerde bu sayıyı da bulamama tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını belirtti. Elhan, “Gelecekteki bu karanlık tabloyu yaşamamak için mutlaka bir çıkar yolun olduğuna inanıyoruz” dedi.
Bir yıl sonra kullanılıyor
1999 yılında zamanın Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmede bu durumu anlattıklarını belirten Elhan, yapılan protokol gereği Adli Tıp Kurumundan, sahipsiz veya sahibi tarafından alınmayan cenazelerin, 15 gün bekletildikten sonra anatomi anabilim dalına verilmesi ve burada 1 yıl bekletildikten sonra eğitim ve araştırmada kullanılma olanağının sağlandığını ifade etti. Prof. Dr. Elhan “Bu olanak daha sonra 19.02.2003 tarih ve 4810 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile bu Kanun’la ilgili 31.07.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Adli Tıp Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 10. maddesinin C bendinde yer almıştır. Yeni Kanun’da cenazenin bekletilme süresi 6 ay olmasına rağmen Anabilim Dalımızda 1 yıl bekletilmektedir” dedi.
Altı yılda 94 kadavra
Bu olanaklar sayesinde Ekim 1999-Ekim 2005 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalına 94 adet kadavra geldiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Alaittin Elhan, “Bunların 8’inin sahibi çıkmış ve hiçbir sorun olmadan kimlik tespiti yapılarak sahiplerine teslim edilmiş, 19’u çeşitli nedenlerde kullanılamaz durumda olduğu için defnedilmiş, 44 adedi de, başta hiç kadavra imkânı olmayan yurdun değişik illerindeki tıp fakültelerine resmi tutanaklarla gönderilmiştir. Bu arada 1-1.5 sene sonra sahibi çıkan kadavraların dahi Cumhuriyet savcıları tarafından kimlik tespiti kolaylıkla yapılabilmiştir. 6 sene içerisinde bölümümüzde kalan 23 kadavra ile yaklaşık bin 800 öğrenciye eğitim verilmiş, 102 adet uluslararası dergilerde yayınlanan çalışma yapılmış, 10 hekim, ihtisas-doktora tezi hazırlama imkanı bulmuş ve 22 adet mezuniyet sonrası kurs düzenlenerek, içerisinde öğretim üyelerinin de bulunduğu geniş bir hekim kitlesine tecrübe kazandırma, yeni girişimleri öğretme gibi bir hizmet verilmiştir” dedi.
Dr. Dinç ve Adli Tıp Kurumu
Elhan yaptıkları bilimsel çalışmalar nedeniyle dünyaca ünlü beyin cerrahı ve anatomist Prof. Dr. Albert Rhoton’un bölümlerine gelerek kurs düzenlediği ve Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in de bu bilimsel çalışmaların yapıldığı yeri görmek için bölümü ziyaret ettiğini söyledi. Prof. Dr. Elhan, Ekim 2005 tarihine kadar ayda yaklaşık 1,3 kadavra geldiğini, bu tarihten itibaren Adli Tıp Kurumu Yönetmeliği’ndeki bir madde nedeniyle kadavra gelişinin kesildiğini belirterek, “Ancak Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Sayın Dr. Ahmet Hakan Dinç’in şahsi gayretleriyle bu maddenin lehimize yorumlanması sağlanmış ve Yönetmelik’e uyan kadavraların anatomi anabilim dallarına verilmesindeki engel ortadan kaldırılmıştır. Bu vesile ile başta Dr. Ahmet Hakan Dinç olmak üzere tüm Adli Tıp Kurumu çalışanlarına anatomi camiası adına teşekkürü borç bilirim. Şimdi umudumuz, eskiden olduğu gibi anatomi anabilim dallarına kadavra akımının olması ve eski ivmemizi yeniden kazanmamızdır” şeklinde konuştu.
Canlıda değil kadavrada tecrübe kazanılması için
Prof. Dr. Alaittin Elhan, “İlgili kanun ve yönetmelik hükümlerine göre eğitim ve bilimsel çalışma amacıyla verilebilecek olan bu kadavraların gömülerek çürümesi yerine, ülkemizin bilimsel platformda değerini yükseltecek çalışmalarda kullanılması, hekim adaylarımızın daha iyi yetişmesi, hekimlerimizin canlıda değil de kadavralarda tecrübe kazanması için, eskiden olduğu gibi bilimin hizmetine verilmesinin sağlanması en büyük ümidimizdir” diye konuştu.
|