|
Özel sektör, sağlık sektöründe ciddi denetime gitme kararı alan Maliyenin gerçek niyetinin, Hazineye para aktarmak ve SGK ile sözleşme imzalayacak kuruluş sayısını azaltmak olduğunu düşünüyor
Fatma Ergüzeloğlu / Ankara
Maliye Bakanlığı, sağlık sektörünü mercek altına alacak. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Antalya, Bursa, Mersin, Kayseri, Kocaeli, Samsun gibi merkezlerdeki özel hastane, ilaç firmaları ve büyük laboratuvarlarda vergi incelemesi yapılacak. Özel sektör temsilcileri, Maliyenin yapacağı denetimlerin olağan bir uygulama olmadığı görüşünde birleşiyor. TÜSİDER Genel Sekreteri Dr. Serdar Sargın, Maliye Bakanlığının sağlık sektöründe vergi denetimlerini arttırma sebebinin, Hazine Müsteşarlığının ödemelerine katkı sağlamak amacıyla yapıldığını belirtti. Maliyenin rutin denetimlerini yaprak vergi usulsüzlüklerini gidermesi gerektiğini ifade eden Sargın, devletin sadece “paraya sıkıştığı zaman” sağlık sektörüne yöneldiğini söyledi. TÜMSAD Başkanı Dr. Ahmet Karataş ise, denetimler sonucunda, özel sağlık kuruluşlarının SGK ile yapacağı sözleşmelerde kısıtlamaya gidileceğini düşündüğünü ifade etti.
Vergi incelemesi yapılacak
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Mahmut Vural, gayrimenkul piyasasında gerçekleştirdikleri sektör denetimlerine sağlık sektörünü de dahil ettiklerini açıkladı. Haziran-eylül döneminde Antalya, Bursa, Çorum, Mersin, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Kahramanmaraş, Samsun, Kuşadası, Gebze, Bodrum ve Ereğli'de gerçekleştirilecek turne denetimlerinde de belirlenen mükelleflerin yanı sıra, sağlık kuruluşları nezdinde de vergi incelemesi yapılacak. Buna göre, Ankara, İstanbul ve İzmir'deki sağlık kuruluşları 3 büyük ildeki grup başkanlıkları kanalıyla denetime alınacak.
Amaç, Hazineye katkı sağlamak
TÜSİDER Genel Sekreteri Dr. Serdar Sargın, Maliye Bakanlığının sağlık sektöründe vergi denetimlerini arttırmasının rutin bir uygulama olmadığını, Hazinenin ödemelerine katkı sağlamak amacıyla Maliye Bakanlığının kurumlardan para toplama yoluna gittiğini ifade etti. Aynı operasyonunun 2004’te de yapıldığını anımsatan Sargın, “Devletin vergi memurları, üye kuruluşlarımızla neredeyse kıran kırana pazarlık yaparak bu işlemi gerçekleştiriyorlar. Hem Bakanlığın uygulaması, hem de işlemi gerçekleştiren vergi memurları açısından yapılanlar bir suç niteliği taşıyor. Dava konusu olması durumunda hem işlemi yapan vergi memurları, hem de Bakanlık zor durumda kalacaktır” dedi.
Tehditle işlem yaptırılıyor
Maliye Bakanlığının normal denetimlerini yaparak vergi usulsüzlüklerini ve kaçaklarını gidermesi gerektiğine dikkat çeken Sargın, devletin sadece “paraya sıkıştığı zaman” ve öncelikle sağlık sektörüne gittiğini söyledi. Sargın, uygulamanın suç niteliği taşıdığını belirterek, “Bu bir suç. Çünkü tehditle işlem yaptırılıyor. Maliye, ‘Vergi matrahını arttır, eğer incelersem daha büyük ceza gelir’ şeklinde kurumları tehdit ediyor. Mafyaya has bu sistemi Bakanlık insanları korkutarak, sindirerek gerçekleştiriyor. 2004’te bunlar yaşandı, çoğu arkadaşımız maalesef bu tehditlerle sindi; çoğu da tepki gösterdi” diye konuştu. Kuruluşlara potansiyel vergi kaçakçısı muamelesi yapıldığını belirten Sargın vergi kaçırma konusunda özellikle sağlık sektörünün akla getirildiğini, kuruluşlara “vergi kaçırmışsındır; ver şu kadar daha, seni affedeyim” baskısıyla çalışanların rencide edildiğini vurguladı. Sargın, ortada suçlu yokken insanlara suçlu muamelesinin yapılmasının hukuka da aykırı olduğunu söyledi.
Potansiyel vergi kaçakçısı muamelesi yapılıyor
Sargın, denetimlerin normal seyrinde yapılmadığını fakat yapılması gerektiğini belirtti. Sargın şunları söyledi:
“Uygulamanın altında yatan temel gerçeğin, Hazinenin temmuz ve ağustos aylarında yapacağı ödemeler olduğunu düşünüyoruz. Devlet sıkıştığı zaman suçlu-suçsuz ayırt etmeden kendi vatandaşının üzerinde mafya gibi baskı kuruyor ve para topluyor. Almayı düşündüğümüz herhangi bir önlem yok; her üyemiz farklı davranacaktır. Üyelerimize tavsiyemiz, inceleme yapılmasına razı olmaları şeklinde olacaktır. Ama Bakanlık hala kurumları korkutan tehdit yollu iş yaptırıyor. Tehdidi yapan da, yaptıran da suç işlemektedir. Bunlar tamamen suç. Kurumlar yapılan işlemleri-muameleleri kayıt altına alarak, belgeledikleri takdirde şahıslar ve uygulayanlar ağır ceza alırlar. Elbette vergisini az ödeyen, fatura düzenlemeyen kurumlar ve şahıs mükellefler vardır, bunlara gidilir ve rutin prosedür uygulanır. Ama tümüne potansiyel vergi kaçakçısı muamelesi yapmak ve ‘Matrahını şu kadara kadar düzenleyeceksin’ tehdidiyle işlem yapmak hukukla bağdaşmaz. Buna kimsenin hakkı yok. Benim aldığım duyumlara göre, kurumlar devletten korkuyor (Devlete karşı gelinmez mantığından), suç işlediklerinden değil, bu devlete karşı duyulan korku ve saygı. Bunlar padişahlık döneminde bile olmayan şeyler, ‘Para yoksa git vatandaşa, biraz daha versin’ mantığı bu.”
“SGK sözleşmeyi sıkı kurallara bağlayabilir”
TÜMSAD Genel Başkanı Dr. Ahmet Karataş, son bir yılda kendi kliniklerinin 4 kez denetlendiğini belirterek, “Bir yandan Sağlık Bakanlığı denetim yapıyor, bir yandan SGK uygunluk denetimi yapıyor, bir yandan Maliye bir yandan belediye geliyor. Sektör her taraftan kıskaç altında” diye konuştu.
Denetimler sonucunda, özel sağlık kuruluşlarının SGK ile yapacağı sözleşmelerde kısıtlamaya gidileceğini düşündüğünü ifade eden Karataş, denetimlerin buna zemin hazırlamaya yönelik olduğunu söyledi. Karataş şunları söyledi:
“Muhtemelen bazı kurumlar sözleşme yapmayacak veya SGK sözleşmeyi daha sıkı kurallara bağlayabilir. Bunun altyapısı hazırlanıyor. Son zamanlarda usulsüzlükler yapan sağlık kuruluşlarının ön plana çıkartıldığı haberler yapıldı. Bunlar sanki son zamanlarda yapılıyormuş gibi yansıtıldı. Bu haberlerle altyapı hazırlandığını düşünüyorum. Şu gerçek ki, özel sağlık sektörü temmuz ayından itibaren ciddi bir krize girecek. Yaratılan krizin tek amacı, özel sağlık sektörünün krize girmesi sonucu doktorun tekrar kamuya geçmesi. Bunun bir ayağını da Maliyenin denetim politikası oluşturuyor. Devlet, Maliye ayağıyla da özel sektörü sıkıyor ve devlet özel sektörün sağlık sektöründen çıkmasını istiyor.”
Özellikle sağlık sektörü denetleniyor
Karataş bazı bölgelerde denetimin zayıf olduğuna işaret ederek, “Anadolu’da Güneydoğu Anadolu’da denetim zayıf ama İstanbul gibi büyük şehirlerde denetim oldukça yoğun devam ediyor. Bazı kurumlarda doktorlar aldığı maaş üzerinden gösterilmiyor. 10 milyar maaş alıyorsa doktor, bu asgari ücretten veya 7-8 milyar üzerinden gösteriliyor. Denetimlerle aynı zamanda sigortasız çalışan eleman varsa onun üzerine gidilecek ve her tür hareketin kayıt altına alınması denetlenecek” dedi.
|