|
Performansa dayalı döner sermaye dağıtım sistemi değişik branşlarda hizmet veren sağlık çalışanlarını ikiye böldü. Döner sermayeden düşük miktarda ek gelir alan laborant, sağlık teknisyeni, hastabakıcı ve hemşireler performans kriterlerinin yeniden gözden geçirmesini istiyor
Performansa dayalı ücretlendirme uygulaması, başlangıcından bu yana tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uygulama ilk olarak başhekim, başhekim yardımcıları ve klinik şefleri arasında tartışmaya neden olmuştu. İdari görevleri nedeniyle hasta muayene etmeyen hastane yöneticileri buna rağmen döner sermayeden kayda değer miktarlarda pay alıyordu. Bu nedenle de sistem yoğun eleştiri alıyordu. Eleştiriler üzerine Sağlık Bakanlığı bu konuyu çözmek üzere bazı düzenlemeler yaptı ancak yapılan yeni düzenlemeler de yardımcı sağlık personeli ve hekim harici diğer sağlık personelinin eleştirilerini bitirmedi.
Maaşlarının birkaç misli üzerinde ek gelir elde eden uzman ve pratisyen hekimler uygulamayı savunurken yardımcı sağlık personeli kendilerine bu şekilde haksızlık edildiğini ve hastanelerde çalışma barışının bozulduğunu savunuyor.
Hekime endeksli döner sermayeye eleştiri
Memur-Sen’e bağlı Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Kaçar, Türkiye’de uygulanan döner sermaye sisteminin tamamen hekimlere endeksli olduğunu söyledi. Kaçar, en büyük sorunlardan biri olan döner sermaye ödemelerinde ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, “Döner sermaye ile kurum gelirlerinden belirli bir kısım çalışanlara ödeniyor. Ancak bu ödeme sağlık ocaklarında çalışanlarla hastanede çalışanlar arasında çok ciddi gelir adaletsizliğini de beraberinde getiriyor. Bu anlamda Sağlık Bakanlığı ile ciddi girişimlerimiz oldu. Şimdi yeni bir döner sermaye yönergesi hazırlanıyor. Yürürlüğe girdiği zaman, sağlık personeli arasındaki ücret adaletsizliğinin kısmen de olsa giderileceğini ümit ediyorum” dedi.
Sağlık-Sen Kahramanmaraş Şubesi Olağan Kongresi’nde konuşan Kaçar, Memur-Sen olarak, temel ilkelerin bireyin özgürlüğünü ön planda tutan ve bireyi bir değer olarak sayan bir sendikal anlayışı temsil ettiklerini söyledi. Kaçar, Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümet ile memur sendikaları arasında mutabakat metni imzalandığını hatırlatarak, “Memur-Sen, bir iş kolunda yetki almak suretiyle toplu iş sözleşme masasına oturdu. 1991 yılından sonra memur olanlara bir derece verilmesinde büyük gayretlerimiz oldu. Bunun dışında sicil affını TBMM gündemine getirdik. Çalışan bayanlar için de çok ciddi haklar elde edildi” dedi. Mevcut döner sermaye sisteminin tamamen tabip endeksli bir uygulama olduğunu ifade eden Kaçar, bir uzman hekimin ayda 6-7 milyar lira döner sermaye geliri elde ettiğini ancak aynı yerde çalışan sağlık memuru ve hemşirelerin döner sermayeden çok düşük pay aldığını dile getirdi. Kaçar, döner sermayenin sağlık personelinin maaş yetersizliğinden dolayı ortaya çıktığını belirterek, günü kurtarmak için telafi yöntemine gidildiğini, sağlık personelinin insan onuruna yakışır bir ücret aldığı takdirde, ne döner sermayeye ne de ek ödemelere ihtiyaç kalmayacağını savundu.
|