|
|
|
MEDİANKET |
| Sevk zincirinin devlet memurları ve yeşil kartlıları da içine alarak uygulanması başarılı olur mu? |
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
Klinik Veride Geçerlilik & Güvenilirlik |
|
10-01-2009 / 10-01-2009 |
|
|
Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu |
|
14-01-2009 / 16-01-2009 |
|
|
Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu |
|
23-01-2009 / 25-01-2009 |
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
KÖŞE YAZISI |
 |
|
|
|
|
05-11-2007 Sayı : 354
| Postmenopozal Osteoporoz
| Postmenopozal osteoporoz kemik gücünde belli bir düzeye kadar azalma ve kırık riskinde artma ile ilgili bir bozukluktur. Kemik gücü dolayısıyla kırık riski hem kemik kalitesine hem de kemik mineral yoğunluğuna bağlıdır.
Omurga kompresyon kırıkları en sık kırık tipidir ve çoğu zaman fark edilen belirtilere yol açmaz. Bununla birlikte çok sayıda omurga kırığı ya da ciddi veya yakın dönemde kırıkları olan kadınlar kronik sırt ağrısı yaşayabilirler. Ciddi olgular boyda azalma ve sırtın üst kısmında eğrilikle sonuçlanabilir. Yakın dönemde omurga kırığına sahip olmak gelecek kısa dönemde bir kadının kırık riskini arttırmaktadır.
Osteoporozla ilişkili kalça kırıkları omurga kırıkları kadar sık olmasa da daha ciddidir. 50 yaş üzeri kalça kırıklı hastaların yaklaşık kırık sonrası 1 yıl içinde hareket kaybı nedeniyle pnömoniye bağlı ölmektedir. Ortalama 1/3’ü uzun dönem hareket kaybına uğrar. Sadece ortalama 1/3’ü kendi başına bağımsız yaşama dönebilmektedir. Çocukluk ve gençlik döneminde kemik yapısı gelişir ve 20 ile 30’lu yaşlar arasında en güçlü noktasına ulaşır. Sonrasında kemik kaybı yavaşça devam eder; menopozdan 2-3 yıl önce yılda yüzde 2 lere kadar çıkar ve bu durum menopoz sonrası 3-4 yıl devam eder. Daha sonra kemik kaybı yavaşlar, yılda yüzde 1 -1,5 kadar düşer; 80 yaşıyla birlikte birçok kadın en yüksek kemik yoğunluğunun yüzde 30’unu kaybeder.
Büyüme çağlarındaki yetersiz kemik gelişimi ve ileri yaşlardaki kemik kaybı osteoporoza neden olabilir. Genetik (en büyük etki) yapı, egzersiz eksikliği, çeşitli medikal durumlar ve tedaviler ve menopoz (özellikle prematüre menopoz) gibi tanımlanan diğer risk faktörleri de bir kadının zayıf kemik yapısını etkileyen diğer risk faktörleridir. Osteoporozun sonucu kırıklardır.
Kemik gücünde azalma yaşlanmaya bağlansa da düşük östrojen seviyeleri esas nedendir.
Premature menopoz yaşayan hastalar (doğal ya da indüklenmiş) menopoza girmemiş aynı yaştaki kadınlara göre daha yüksek risk altındadır. Buna rağmen 70 yaş ile birlikte kırıklar daha sık oluşurken, bu kadınlar ortalama yaşta menopoza girenlerle aynı riske sahiptir.
Değerlendirme:
Kemik kaybının erken saptanması ileri kemik kaybını önlemede ve kırık riskini azaltmada önemlidir. Tüm postmenopozal hastalar osteoporoz ve kırık; kemik kaybının belirtileri açısından değerlendirilmelidir. Uzamış ve ciddi sırt ağrıları osteoporotik omurga kırıklarının muhtemel göstergesi olabilir. Omurga şeklindeki değişiklikler ve boydaki kayıp ek belirtilerdendir. Yaşla birlikte boyda bir miktar kayıp normalken, uzmanlar 3cm ve daha üzeri kayıpların dikkate alınması gerektiğini belirtmişlerdir. Fakat tüm bu belirtiler osteoporoz olmadan görülebileceği gibi osteoporoz hiçbir belirti vermeyebilir. Bu nedenle ileri testler tanı için gereklidir. Önemli derecede kemik kaybı oluşmadan standart X-ray (direkt grafi) osteoporozu değerlendirmede yeterli olamayacağı için kemik mineral yoğunluk ölçümü kemik gücünü değerlendirmede ve kırık riskini tahmin etmede en iyi yöntemdir. Kemik mineral yoğunluk ölçümü ne zaman uygulanmalıdır sorusu akla gelmektedir. 65 ve üstü tüm postmenopozal kadınlara ve yaş göz önüne alınmaksızın kemik kaybının medikal bir sebebi olan tüm postmenopozal hastalar için önerilmektedir.
65 yaş öncesi sağlıklı kadınlara postmenopozal ve kırık için aşağıda belirtilen risk faktörlerinden en az bir tanesine sahip olmadıkça test uygulanması önerilmemektedir. Diğer kadınlarda kemik mineral yoğunluğunun ölçümü kişisel açıdan düşünülmeli ancak büyük toplumlarda bu durum maliyet açısından yararlı görülmemektedir.
Osteoporotik kırık için major risk faktörler:
* İleri yaş
* Düşük kemik mineral yoğunluğu
* Yetişkin dönemde önceki kırık (kafatası, yüz kemikleri, ayak parmağı, el parmakları dışında)
* Bir yakınında kalça kırığı öyküsü
* 57.7 kg altı ağırlık
* Miktarı göz önüne alınmaksızın sigara kullanıyor olmak
* Kalsiyum ve D vitaminin yetersiz alımı
* Günde ikiden fazla alkollü içecek kullanmak
* 3 aydan daha fazla steroid kullanımı gibi kemik yoğunluğunu azaltan tedaviler kullanmak
* Düşme riskinin fazla olması (görüş kaybı, dengesizlik, medikal tedavi nedeniyle baş dönmesi gibi nedenlerle) Kemik mineral yoğunluğunu ölçmek için çeşitli testler mevcut olsa da akciğer filmindekinin yaklaşık yüzde 10 kadar radyasyonun kullanıldığı dual-energy X-ray absorptiometry (DXA) en tercih edilendir çünkü önemli osteoporoz kırık alanlarını; omurga, kalça ve total vücut kemik yoğunluklarını ölçer. Radyasyonun gerekli olmadığı ultrasound el bileği, topuk gibi vücudun dış kısmına yakın bölgelerinin kemik yoğunluk ölçümünde kullanılır. Ultrasound ölçümleri kırık riskini tahmin etmede kullanılabilir ancak osteoporozun tanısında ve tedavinin etkisini değerlendirmede kullanılamamaktadır.
Yılda yüzde 1-1,5 kayıp olması nedeniyle kemik yoğunluğu ölçümü (BMD) çok sık gerekli değildir. Osteoporoz tedavisi almayan birçok postmenopozal kadın hasta için 3-5 yıl geçmeden tekrarlayan DXA ölçümleri yararlı değildir. Yaşam süresince eski kemik dokusu yıkılıp yenisi oluşturularak kemik yenilenmektedir. Kemik yıkım ürünleri kanda ve idrarda ölçülebilir. Bu ölçümler osteoporoz tanısında yararlı olmamakla birlikte tedaviye cevabı değerlendirmede yararlı olduğu düşünülmektedir. | |
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |
|


|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Ahmet Akkaya
“Akademisyen bilimsel araştırmalara yatkın olmalı eğitim ve öğretimi amaç edinmelidir. Sonuçta hem doktor hem de araştırıcı yetiştirme yeteneklerine sahip olmalıdır”.
|
|
| |
| |
|