|
MEDİANKET |
| Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008 |
|
11-10-2008 / 15-10-2008 |
|
|
44. Ulusal Psikiyatri Kongresi |
|
14-10-2008 / 19-10-2008 |
|
|
22. ULUSAL DERMATOLOJİ KONGRESİ |
|
14-10-2008 / 18-10-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
10-12-2007 |
Prof. Dr. Aynur Akyol
|
“Akademisyenlerin işbirliği içinde bulundukları kuruma yarar sağlayacak faaliyetlerde bulunması gerekir”
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aynur Akyol
Röp.: Mete Generaloğlu
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1956 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Ankara Anafartalar Kız Lisesinden 1973 yılında mezun oldum. Bunu takiben Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp tahsiline başladım. Bu fakülteden 1979 yılında mezun olduktan sonra 1980 yılı Nisan ayında aynı fakültenin Deri ve Zührevi Hastalıklar Kürsüsünde araştırma görevlisi olarak ihtisasıma başladım. Uzmanlığımı 29 Haziran 1983 tarihinde aldım. Aynı yıl Temmuz ayında mecburi hizmetimi yapmak üzere Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesine Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı olarak atandım. İki yıllık mecburi hizmetimi tamamladıktan sonra 1985 yılı Eylül ayında T.C. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Sağlık Eğitim Merkezinde göreve başladım. Bunu takiben 1986 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalına Dermatoloji Uzmanı olarak atandım. Üç yıl bu görevimi sürdürdükten sonra 1989 yılı Ağustos ayında aynı Anabilim Dalında yardımcı doçent, Ekim 1991 tarihinde ise doçent oldum. Temmuz 1997’de ise profesörlük kadrosuna atandım. Mart 2007’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı oldum. Anabilim Dalımızda sifiliz seroloji ve alerji laboratuvarlarının ve 1991 yılından bu yana yürütülmekte olan Dermatoallerji Ünitesinin sorumlu öğretim üyelerindenim. Evli ve bir çocuk annesiyim.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Doktor olmak benim çocukluk hayalimdir. Çok küçük yaşlardan itibaren kendime bu mesleği seçmiştim. Tam bir idealist ruhla bu amacıma ulaşmak için çalıştım. Benim dönemimde üniversite sınavlarında alınan puanlara göre ön kayıt sistemi ile öğrenci alınıyordu. Ailemin zor bir meslek olduğu yönündeki tüm uyarılarına rağmen ben, puanımın tutacağını düşündüğüm Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine ön kaydımı yaptırdım ve kazandım. Öğrencilik yıllarımda doktorluğun düşündüklerimin çok ötesinde çalışma ve fedakarlık isteyen bir meslek olduğunu anladım. Fakülteyi bitirdikten sonra dermatoloji ihtisası yapmaya karar verdim. Bu kararımda etken olan en önemli faktör Dermatoloji Anabilim Dalının çok iyi öğrenci eğitimi veren bir klinik olması ve dolayısıyla benim dermatolojiyi diğer branşlara göre çok daha iyi bilmemdi. İhtisas yaptığım 3 yıllık süre içerisinde o dönemin çok değerli öğretim üyeleri Prof. Dr. Lütfü Tat, Prof. Dr. Ahmet Akçaboy, Prof. Dr. Nizamettin Erbakan, Prof. Dr. Nur Or, Prof. Dr. Atıf Taşpınar, Prof. Dr. Aysel Gürler, Prof. Dr. Dr. Erbak Gürgey hocalarımdan çok iyi örnekler aldım ve dermatolojiyi çok sevdim. İhtisasımı tamamlayıp fakülte dışında çalıştığım dönemlerde kliniğimin ve hocalarımın kıymetini bir kez daha anladım. Fakülteye dermatoloji uzmanı olarak dönüşümden sonra Anabilim Dalı Başkanları Prof. Dr. Atıf Taşpınar hocam, daha sonra Erbak Gürgey hocamın dönemlerinde akademik kariyerimin basamaklarını tamamladım.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Dermatoloji diğer branşlardan çok farklı bir uzmanlık dalıdır. Bizler daha çok hastalarımızı görsel olarak değerlendirir, tanı koymaya çalışırız. Tanı koyarken başvurduğumuz laboratuvar yöntemleri ise çoğu zaman tanıyı destekleyici niteliktedir kronik ve tekrarlayıcı veya tedaviye dirençli bazı hastalıklarımız da oldukça fazladır. Bu nedenle bazı durumlarda büyük dermatoloji kitaplarında yer alan yüzlerce hastalığı veya tedavi seçeneklerini tekrar tekrar irdelemek durumunda kalabiliyoruz.
Diğer bir zorluk, genel olarak dermatolojik hastalıkların öneminin bilinmemesidir. Bu nedenle hastalar dermatoloji kliniklerine geç başvurmakta, tedavilerinde problemler ve gecikmeler yaşanmaktadır.
Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen, bilimsel araştırmalar yapan, öğrenci ve asistan eğitimine gereken önemi vererek daha iyi nesiller yetiştirmek için çaba sarf eden ve davranışları ile çevresine örnek olan saygın bir kişi olmalıdır. Bu nitelikler bir bütün olduğu zaman akademisyenlik için değer taşır. Ayrıca akademisyenlerin işbirliği içinde bulundukları kuruma yarar sağlayacak faaliyetlerde bulunması gerektiğine de inanıyorum. Ancak bu şekilde kurumların daha fazla ve daha kolay bir şekilde kalkınmaları mümkün olabilir.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Dermatoloji Anabilim Dalına asistan olarak girdiğim tarihten bugüne kadar beraber çalıştığım tüm hocalarımın değişik yönlerini kendime örnek olarak aldım. Disiplin, belli kurallara bağlı olarak birlik ve beraberlik içinde çalışma, akademisyen olarak görevlerimiz ve bence en önemlisi akademisyen olarak davranış biçimlerimiz yalnız benim değil, tüm öğretim üyesi arkadaşlarımın örnek aldıkları özelliklerdir.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de özellikle devlet hastanelerinde ve tıp fakültelerinde eleman eksikliğine ve prosedürlerin çokluğuna bağlı olduğunu düşündüğüm nedenlerle sağlık hizmetlerinde aksamalar görülmektedir. Hastalar tetkikleri ve tedavileri için bazen aylarca beklemek zorunda kalmaktadırlar. Söz konusu hastanelerde cihaz ve malzeme eksikliklerinin de çok fazla olması yine hasta hizmetlerini aksatmaktadır. Randevulu poliklinik hizmetleri de yetersizdir. Çünkü hasta yoğunluğu nedeniyle çoğu yerde randevular aylarca sonraya verilmektedir. Bu nedenlerle hastalarımızın çok mağdur durumda olduğunu düşünüyorum. Altyapıları tam oturmamış yeni sağlık kuruluşlarının açılmasının da çözüm olmayacağına inanıyorum.
Kişilerin bağlı olduğu kurumlara bakılmaksızın tüm hastanelerden ve sağlık kuruluşlarından yararlanabilmesini ise olumlu bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Bu şekilde herkese sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde faydalanma olanağı sağlanmış ve bazı kurumlardaki yığılmaların biraz olsun önüne geçilmiş olduğu düşüncesindeyim.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Mesleğimle ilgili tüm çalışmalarım ülkemde oldu. Şimdiye kadar yurt dışındaki çalışmaları ve uygulamaları kendi kliniğimde yakından takip etmeye çalıştım.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Ben her zaman ülkeme hizmet etmekten yana olmuşumdur. Meslek hayatımın hiçbir döneminde yurt dışında mesleğimi sürdürmeyi düşünmedim.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış aşağı yukarı toplam 120 civarında yayınım var.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nasıldır?
Klinik çalışmalarımız, her birinde bir veya birden fazla öğretim üyesinin sorumlu olduğu özel amaçlı polikliniklerde, ünitelerde ve laboratuvarlarda yürütülmektedir. Psoriazis Polikliniği, PUVA ve Lepra Ünitesi Prof. Dr. Nihal Kundakçı’nın, Lenfoma Polikliniği Prof. Dr. Hatice Şanlı’nın, Deri ve Saç Bakımı Polikliniği Prof. Dr. Hatice Şanlı ve Doç, Dr. Pelin Koçyiğit’in, Behçet Ünitesi Prof. Dr. Ayşe Boyvat’ın, Dermatocerrahi Ünitesi Prof. Dr. Seher Bostancı ve Doç. Dr. Pelin Koçyiğit’in, Dermatoskopik Değerlendirmeler Prof. Dr. Cengizhan Erdem ve Prof. Dr. Rana Anadolu Braise’nin, Mikoloji Laboratuvarı Prof. Dr. Yavuz Peksarı’nın, Sifiliz Seroloji ve Allerji Laboratuvarı ve Allerji Ünitesi benim ve Prof. Dr. Ayşe Boyvat’ın sorumluluğunda çalışmaktadır. Kendi konularında spesifikleşmiş tüm öğretim üyelerinin, bazılarının başlangıcı 1990’lı yıllara dayanan, bölümlerine ait yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlamış çok sayıda araştırmaları vardır. Bugün, özel amaçlı polikliniklerimizde ve ünitelerimizde takip ettiğimiz tüm hastalara ait bilgi birikimleri arşivlenmiş durumdadır.
Bugünden sonra da, yürütmekte olduğumuz çalışmalarımız her geçen gün biraz daha artacak ve kliniğimiz kendisini geliştirmeye devam edecektir.
Özet olarak, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalının gerek bilimsel çalışmalarıyla gerek akademik faaliyetleri ile bugün en iyi bir konumda olan dermatoloji kliniklerden biri olduğunu düşünüyorum.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Daha özerk üniversitelerin sağlanması için çaba sarf ederdim.
Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle aranız nasıl?
Anabilim Dalımızdaki tüm öğretim üyesi arkadaşlarım çok özel kişilerdir. Benim gözümde hepsinin ayrı bir yeri, sevgisi ve değeri vardır. Bugün hep birlikte ve uyum içinde çalışmalarımızı yürütüyoruz.
Lütfü Tat Hocamın zamanından gelen geleneksel sabah toplantılarımız hâlâ devam etmektedir. Bu toplantılarda kliniğimiz ile ilgili herhangi bir problem varsa hemen konuşulmakta ve ortak bir fikir birliğine varılarak halledilmektedir. Özel bir konu olmadığı zamanlarda ise toplantılarımız güzel bir sohbet havasında geçmektedir.
Anabilim Dalımızdaki uzmanlar, araştırma görevlileri, hemşireler, sekreterler ve diğer personel ile ayrı gruplar halinde sorun toplantıları yaparak kliniğimiz ile veya kendileri ile ilgili sorunlar varsa bunları halletmeye, uyumlu bir çalışma içinde olmaya çalışıyorum.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Hayatımda hiçbir zaman bir hedef belirlemedim. Sadece çalışarak bulunduğum konumda elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalıştım. Bundan sonra da yaşantımı aynı şekilde sürdürmeyi düşünüyorum.
Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Dermatolojide eczanelere hazırlatarak hastalara uyguladığımız birtakım topik ilaçlarımız vardır. Bunlardan biri su çekici özelliği olan lanolin, aluminium asetat ile hazırlanan gece merhemidir. Bu merhemin kullanılışını tarif ederken hastaya genellikle “tereyağ sürer gibi gazlı beze sürüp yaranın üzerine kapatın” şeklinde tarif ederiz. Asistanlığım döneminde yine bir hastaya bu şekilde tarif ettik. Hasta 15 gün sonra kontrole geldiğinde bu ilacın kendisine hiçbir faydası olmadığını söyledi. Nasıl kullandığını sorduk. “Tereyağı sürer gibi ekmeğin üzerine sürüp yedim” dedi.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Sağlığıma mümkün olduğunca özen göstermeye çalışıyorum. İş yoğunluğum nedeniyle bazı ufak tefek rahatsızlıklarımı ihmal ettiğim zamanlar oluyor. Ama bunu ilk fırsatta telafi etmeye çalışıyorum.
Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Mesleki çalışmalarımın yoğunluğu nedeniyle başka uğraşılarım veya hobilerim olamadı. Türk Sanat Müziğini ve Türk folklorunu çok severim.
Hiç keşke dediğiniz pişmanlıklarınız oldu mu?
Geçmiş dönemlerde olmuştu. Ama açıklayamayacağım bu pişmanlıkların daha sonraki dönemlerde bana, iyi ki böyle olmuş dedirtecek şekilde geri döndüğünü gördüm.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Ailem benim için her zaman çok önemlidir. Mesleki çalışmalarımı yürütürken evimi de elimden geldiğince ihmal etmemeye çalıştım. Eşime ve oğluma yeterince zaman ayırabildiğimi düşünüyorum. İş yoğunluğumun çok fazla olduğu dönemlerde ise en büyük yardımcım ve desteğim eşim oldu.
Teşekkürler.
10/12/2007
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|