|
MEDİANKET |
| Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
1. Uluslararası Avrasya Adli Bilimler Kongresi |
|
08-10-2008 / 11-10-2008 |
|
|
Yaşlanan Erkek Sempozyumu |
|
10-10-2008 / 10-10-2008 |
|
|
IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008 |
|
11-10-2008 / 15-10-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
21-01-2008 |
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin
|
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Allerjik Hastalıklar Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Betül Ayşe Sin
“Akademisyen kendini mesleki açıdan sürekli dinamik tutmalı”
Röp: Mete Generaloğlu
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
29 Mayıs 1959 Bandırma doğumluyum. Bir subay çocuğu olarak, Ankara ve İzmir’in yanı sıra Edirne, Iğdır ve Gelibolu’da ilk, orta ve lise öğrenimimi tamamladıktan sonra 1977 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. Aynı Fakülteden 14 Haziran 1983 tarihinde mezun oldum. Bir yıl Eskişehir ili Mihalıççık ilçesi Verem Savaş Dispanserinde, bir yıl da Ankara Çankaya Sağlık Ocağında zorunlu devlet hizmeti yükümlülüğümü tamamladım. 1985 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak ihtisasıma başladım. 1990 yılında göğüs hastalıkları uzmanı oldum. Aynı yıl TÜBİTAK bursu ile 2,5 ay süreyle İtalya’ya giderek Roma La’Sapienza Üniversitesi Alerji ve Klinik İmmünoloji Bölümünde çalıştım. 1991 ve 1993 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Allerjik Hastalıklar Bilim Dalında alerji yan dal ihtisası yaptım. Aynı bölümde 1993-1996 yılları arasında alerjik hastalıklar uzmanı olarak çalıştım. 7 Ekim 1996 tarihinde doçent doktor oldum. 2000 yılı mayıs ayında Üniversiteden izinli olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne gittim. Bir yıl bir ay süreyle Johns Hopkins Üniversitesi Alerji ve Astım Merkezinde misafir araştırmacı (visiting scientist) olarak kurs ve eğitim faaliyetlerine katıldım, poliklinikte çalıştım, klinik ve laboratuvar araştırmalarında bulundum. Daha sonra 2002 yılında ise, 3 ay süreyle İsviçre Davos’a gittim. Buradaki Alerji ve Astım Araştırma Enstitüsünde arı venomu alerjisi ile ilgili laboratuvar araştırmaları yaptım. 2003 yılında profesör ünvanı aldım. Halen aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışıyorum.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçiminiz için memnun musunuz?
Nedenini şimdi bilemiyorum. Ama çocukluğumdan beri doktorluk mesleğine karşı bir hayranlığım olduğunu hatırlıyorum. Çok isteyerek bu mesleği seçtim. Başka bir mesleği hiç düşünmedim. Doktor olma hayalimin gerçekleşmesinden çok memnunum.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Her işin elbette zor yanları vardır özellikle layığı ile yapınca. Ama hekimlik mesleğinde manevi tatmin duygusu çok yüksek olduğu için bu zorluğu pek hissetmedim. Bir de insan sevdiği işi yapınca zorluğuna da katlanıyor galiba. Ancak zorluğa bir de şu yönüyle bakmak lazım. Hekimlik doğrudan insan hayatını ilgilendiren kutsal bir meslek ve insan hayatının değeri hiçbir şey ile ölçülemez. O nedenle hata yapma lüksünüz olamaz. Bu nedenle hekimliğin sürekli okuyarak ve çalışarak bilgi birikimi ve deneyim gerektirdiği düşüncesindeyim.
Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen deyince ilk aklıma gelen o ülkedeki üniversite kurumlarıdır. Meslek eğitiminde üniversiteler, çağdaş evrensel değerlere bağlı, bilgi üreten ve topluma yön veren yerler olmalıdır. Akademisyen; bilgi, kültür, kişilik özellikleri, yaratıcılık, bilimsel araştırma yetisi ve eğitim açısından belirli bir kalite ve düzeyde olan kişidir. Bu noktada akademisyen, öğrenci ve asistan eğitim ve öğretiminde gerekli özeni göstermeli, tutum ve yaşam tarzıyla çevresinde saygınlık uyandırmalı, mesleki açıdan kendini sürekli dinamik tutmalı ve yenilemeli, ayrıca düşünce ve davranışlarıyla kendi içinde tutarlılık sergilemelidir. Tüm bu saydığım nitelikler bir bütün olduğu zaman geleceğimizi iyi yetişmiş nesillere emanet edebiliriz diye düşünüyorum.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Kliniği, Türkiye’nin birçok tıp fakültesinde göğüs hastalıkları kliniği açılmasında öncülük ya da nüvelik etmiş bir bilim yuvasıdır. Geçmişte Prof. Dr. Nusret Karasu, Prof. Dr. Türkan Akyol, Prof. Dr. Selahattin Akkaynak, Prof. Dr. Necdet Menemenli, Prof. Dr. Nezihe Enacar gibi birçok önemli ve değerli hocaların olduğu bir kliniktir. Öğrenciliğimde kliniklerde staj yaparken etkilendiğim hocalarımın hoşgörülü ve mütevazi olmaları da göğüs hastalıkları ihtisasını seçmemde belirleyici olmuştur. İhtisasımı tamamladıktan sonra aynı klinikte Prof. Dr. Lütfü Gürbüz, Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil ve Prof. Dr. Yavuz Selim Demirel hocaların yanında alerji yan dal ihtisasıma başladım. Alerjiye gönül vermemde bu hocalarımın önemli rolü olmuştur. Asistanlıklarım süresince ve akademik kariyerim boyunca beraber çalıştığım tüm hocalarımdan disiplin, saygı ve sevgi anlayışı içinde beraber çalışma ilkesini edindim.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’ de ne yazık ki hâlâ sağlık sistemi tam olarak oturmuş değil. Günübirlik ve geçici çözümlerle, kurulmuş ve değiştirilemez bir sisteme henüz geçilemedi. Tıp fakültelerinde yetişmiş eleman, cihaz ve malzeme eksiği var. Bu nedenle hastalara sunulan hizmetlerde aksama olmaması için büyük özveriyle çalışılıyor. Sağlık harcamalarında gereksiz israfın da önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğitim gibi sağlık hizmeti de herkesin eşit şekilde yararlanması gereken ve bu noktada devlete önemli sorumluluklar getiren bir sektör. Özel sektör ve devletin kaynaklarının altyapısı hazırlanarak birleştirilmesi ve topluma sunulması olanağı sağlanmalıdır. Tıp fakültelerinde akademik yaşam içinde olan kişiler olarak bizler hem öğrenci, hem de asistan eğitimi veriyoruz. Bunun yanında hastalara hizmet sunuyoruz. Bir de bilimsel araştırmalar yapmak, bilgi üretmek durumundayız. Tüm bu görevleri de mümkün olduğunca en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
İlk kez TÜBİTAK bursu ile 1990 yılında 2,5 ay süreyle İtalya Roma La’sapienza Üniversitesi Allerji ve Klinik İmmünoloji Bölümünde çalıştım. O sıralarda tezimle ilgili Türkiye’de henüz yapılmayan bir laboratuvar yöntemini ve yeni gelişmeleri orada öğrenmek fırsatım olmuştu. Daha sonra 2000-2001 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Johns Hopkins Üniversitesi Astım ve Allerji Merkezinde misafir araştırmacı (visiting scientist) statüsünde çalıştım. Dünyaca tanınan bu merkezde, sıklıkla birlikte bulunan alerjik rinit ve astım arasındaki ilişkinin mekanizmaları konusunda önemli çalışmalar yapan Prof. Dr. Alkis Togias ile birlikte klinik ve laboratuvar araştırmasına katıldım. Ayrıca poliklinik hizmetlerinde bulundum, kurs ve seminerler, konferanslar gibi eğitim faaliyetlerine katılma imkanım oldu. Daha sonra 2002 yılında ise İsviçre Davos’ta bulunan Allerji ve Astım Araştırma Enstitüsünde 3 ay süreyle, arı venomu alerjisi ile ilgili laboratuvar çalışmaları yapma fırsatım oldu. Burası, şu anda başkanı Prof. Dr. Cezmi A. Akdiş isminde bir Türk bilim adamı olan ve arı venomu alerjisinde peptid immünoterapi uygulanması gibi konularda önemli araştırmaların yapıldığı dünyaca bilinen önemli bir merkezdir. Ülkeme döndükten sonra kliniğimizde yurt dışında edindiğim bilimsel deneyim ve birikimleri imkanlar elverdiğince uygulamaya çalıştım. Halen bu anlamda Kliniğimiz arı alerjisi konusunda Türkiye’de önemli bir referans merkezi konumundadır. Aynı şekilde alerjik astım ve rinitle ilgili önemli çalışmaların yapıldığı bir merkezdir.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Sadece bir araştırma planlayıp da laboratuvar imkanlarımız yeterli olmadığında, zaman zaman yurt dışında çalışmış olma isteği duymuşumdur. Yoksa pratik anlamda hekimlik mesleğini her zaman ülkemde tatbik etmeyi ve kendi yurdumun insanlarına faydalı olmayı, beni yetiştiren bu devlete borcumu ödemeyi tercih etmişimdir. İnsan ülkesine döndüğünde bunun değerini çok daha iyi anlıyor, bizim hastalarımızın ne denli bizlere güvenen, saygılı ve özverili olduklarını, onların bizlere ihtiyacı olduğunu yadsıyamayız.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yurt dışı ve yurt içinde yayınlanmış kitap, kitap bölümü ve bildiri dahil 115 yayınım var. Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil ile birlikte hazırladığımız geçen ay yeni çıkan kitabımın adı “Polen Alerjisi: Türkiye Alerjik Bitkilerine Genel Bir Bakış”. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik Anabilim Dalının işbirliği ile oluşturulan ve atlas özelliğinde basılan bir kitap.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Çalıştığım kurum olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin 30 yıldır bir üyesi olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Türkiye’nin en eski ve köklü bir fakültesi olan Ankara Tıp Fakültesi bilimsel olarak da Türkiye’de ön sıradadır. Bu bağlamda Alerjik Hastalıklar Bilim Dalımızda halen görev yapan diğer öğretim üyelerimizin hepsi bu alanda çok değerli olup çok güzel ödüller almış ve bilimsel çalışmalarıyla örnek olmuş kişilerdir. Bir de şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bilim Dalımız Türkiye’de göğüs hastalıkları uzmanlığı altında alerji yan dal ihtisası vermeye başlayan ilk klinik olup bu konuda da yetiştirdiği uzmanlarla Türkiye’de diğer pek çok yerde alerji kliniklerinin açılmasında öncü olmuştur. Bilim dalımız üst ve alt solunum yolları alerjilerinin yanı sıra, alerjik hastalıkların her alanında ilaç alerjileri, immünoterapi uygulamaları ve her türlü provokasyon testlerinin yapıldığı önemli bir merkez konumundadır. Ben bir akademisyenin, bireysel başarılar yerine ekip çalışmasına önem vermesi ve üretim aşamasında farklı alanlarda çalışan kişilerin multidisipliner olarak yaklaşarak katkıda bulunmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Ancak ülkemizde önemli eksiğimizin bu olduğunu düşünüyorum.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Ben üniversitelerin tamamen özerk kurumlar olması gerektiğini düşünüyorum. Elbette üniversiteler arasındaki eşgüdümü sağlayan bir kurul olabilir. Tüm üniversitelerde bilimsel araştırma olanakları ile eğitim ve öğretim düzeyinin belli bir standartta olmasını sağlardım. Böylece nitelik ve nicelik olarak daha iyiye ve güzele ulaşılabilir.
Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
İş yerinde beraber çalıştığımız kişilerle uyumlu ve huzurlu bir ortamda çalışmanın iş verimliliği ve sunulan hizmetin kalitesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Bir hedef belirlediğimi sanmıyorum. Elbette belirli ve öncelik taşıyan amaçlarım olmuştur. Onu gerçekleştirmek adına çalışmışımdır. Ancak hedef tek bir noktaya kilitlenmemeli. Zira hedefe ulaştığınızı sandığınız anda yeni hedefler ortaya çıkabilir. Yani benim için hedef denilen sabit bir şey yok. Hekimlik mesleği ve birlikte akademisyenlik, dinamik olmayı gerektirdiği için sürekli daha fazla hastayı iyileştirmek, daha iyi nesiller yetiştirmek ve bilime katkı sağlamak amacıyla ömrüm ve sağlığım elverdiği sürece bu çabamı sürdüreceğim.
Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
İlginç olmasa da şaşırtıcı anlar olmuştur. Astımlı hastalarda genellikle solunum yoluyla alınan ilaçlar tercih edilmektedir. Bu nedenle farklı inhaler ilaç kullanma teknikleri vardır. Bir keresinde bir hasta ilacını kullanmasına rağmen nefes darlığının düzelmediğinden yakınarak bana gelmişti. Ben de aynı ilacı vereceğimi söyledim ama ısrarla istemedi. “Peki nasıl kullanıyorsun? Gösterir misin?” dediğimde, ilacın kapağını açmadan kullandığını fark ettim. Meğer daha önce gittiği doktor hastaya ilacı nasıl kullanması gerektiğini göstermemiş. Bazen ufak bir ayrıntı gibi gelse de hasta açısından önemli sonuçlar doğurabiliyor.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Kendi sağlığıma yeterince özen gösterdiğimi söyleyemem. Geçen ay önemli 2 sağlık sorunu yaşadım ve bu da bana ders oldu. İnşallah bundan sonra daha dikkat edeceğim.
Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Lisede iken müziğe ilgim vardı. Akordeon çalardım. Daha sonra piyanoya geçerim diye düşünüyordum. Müzik yeteneği açısından iyi bir kulağımın olduğu söylenirdi. Ancak tıp fakültesine girince ilgilenemedim. Müziği dinleyici olarak halen severim. Hobi olmasa da doğa yürüyüşlerinden hoşlanıyorum.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Bu soruya şöyle cevap vermek isterim. Keşke dediğim, pişmanlıklarım elbette olmuştur. Keşkeler olmasa yaşamın anlamı ve tecrübe denilen şey de olmazdı herhalde. Ancak ders alabilmek ve aynı hataları tekrarlamamak önemli sanırım. Bir düşünür şöyle demiş; “Hayat yaşadığımız yılların değil geçirdiğimiz deneyimlerin sayısıyla ölçülür.”
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Olabildiğince evet.
Teşekkürler. 21/01/2008
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|