Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

hazır web sitesi, içerik yönetim sistemi, e vitamini
 

05-07-2009  

 MEDİANKET
Eczacı, hekimin yazdığı reçeteyi eşdeğeriyle değiştirebilmeli mi?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Mide Kanseri Kongresi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
Maaşlardaki İyileşme ve Bakanlıkla Diyalog
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Medyatik Tıp!
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof. Dr.  Hakan Hamdi   ÇELİK
Temel Bilimcilerden Tam Günde “Pozitif Ayrımcılık” Talebi
Prof. Dr. Hakan Hamdi ÇELİK
Prof.Dr.  Erbil   DURSUN
TTB’nin Forumu ve Birlikte Hareket Etme Mesajı
Prof.Dr. Erbil DURSUN
Prof. Dr.  Hakan   HAKERİ
Organ ve Doku Nakli ve VI. Türk-Alman Tıp Hukuku Sempozyumu
Prof. Dr. Hakan HAKERİ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Selamlaşma ve Vedalaşmalarda Tokalaşma
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
Tam Gün Mevcut Haliyle Çıkmamalı
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
 ETKİNLİKLER
  • Avrupa Klinik Anatomi Kongresi (EACA)
  • 02-09-2009 / 05-09-2009
  • Francisella tularensis ve Tularemi Sempozyumu
  • 24-09-2009 / 26-09-2009
  • 4. Ulusal Hemaferez Kongresi
  • 25-09-2009 / 26-09-2009
  • Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi
  • 29-09-2009 / 30-09-2009
  • 27. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi ve 13. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi
  • 30-09-2009 / 03-10-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam Gün Yasası 2009
    Tam Gün Yasası Taslağı, TBMM, Sağlık Bakanlığı

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Msd
     HABER
    Özel Dosya 03-03-2008
    Prof. Dr. Deniz Gökengin

    Prof. Dr. Deniz Gökengin

    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Deniz Gökengin

    “Akademisyen, düşünce, davranış ve sözleri ile örnek insan olmalıdır”


    Röp.: Mete Generaloğlu

    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    1961 yılında Ankara’da doğdum. İlkokulu İstanbul’da okudum. İzmir Amerikan Kız Lisesinden 1979 yılında, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden de 1985 yılında mezun oldum. Tokat’ta zorunlu hizmetimi yaptıktan sonra, 1986 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalında uzmanlık eğitimime başladım. 1991 yılında Deneysel Cerrahi ve Araştırma Bilim Dalında uzman olarak çalışmaya başladım. 1996 yılında doçent unvanını aldım ve 1998 yılında Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalına uzman olarak atandım. 2000 yılında doçent kadrosuna, 2003 yılında da profesör kadrosuna atamam yapıldı. Halen aynı anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. Bir oğlum var ve çok iyi derecede İngilizce biliyorum.

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
    Aslında çocukluğumda en çok ilgimi çeken meslek hemşirelikti. Hasta bakımı, acı içindeki insanlara yardım etmek hep ilgimi çekmişti. Yıllar içinde hemşireliğe olan ilgimin, aslında tıp alanı için olduğunu fark ettim.

    Mesleğimi çok seviyorum. Zaten sevmeden katlanılabilecek bir meslek değil. Zaman zaman isyanlarım, sıkıntılarım, hatta bırakma, ayrılma düşüncelerim olduysa da hâlâ çok severek çalıştığımı söyleyebilirim.

    Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
    İşimin tek zorluğu değil, pek çok zorluğu var. Bunların çoğu, sağlık sistemimizdeki değişimlerin, giderek hastaya verilen hizmeti güçleştirmesinden kaynaklanıyor. Sağlık hizmetinin para ile ölçülmesi bana çok yanlış geliyor. Ancak her aşamada karşınıza para engeli çıkıyor. Ayrıca tıbbi hizmet, sosyal hizmetlerle desteklendiğinde başarı olasılığı yüksektir. Oysa bizde tıbbi hizmeti destekleyecek sosyal hizmetler ne yazık ki hiç yok. İşimi zorlaştıran bir başka etken de akademik çalışmaların gün geçtikçe zorlaşması. Bilimsel çalışmalar parasız olmuyor.

    Beni çok üzen bir başka konu da öğrencilerimin gözündeki ışığın azalmış olması. Bu da gelecek için ümitsizliğe kapılmama neden oluyor. Günümüzde tüm alanlarda olduğu gibi, tıp alanında da para kazanma hırsının, tüm değerlerin önüne geçmesi beni korkutuyor açıkçası.

    Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
    Bir akademisyenin olmazsa olmazları, bilimi ve aklı tüm unsurların üzerinde tutmak, dürüst, ilkeli ve çalışkan olmaktır. Ancak akademisyenin görevi burada bitmez; çünkü akademisyen öğrenci yetiştirir ve her yönüyle öğrencileri için olumlu bir model oluşturmalıdır. Bir diğer deyişle, toplumsal sorunlara ve çevreye duyarlı, Atatürk ilke ve devrimlerine yürekten bağlı, laiklik ve demokrasiye inanan, Cumhuriyet değerlerine saygılı, Türk diline sahip çıkan, özetle düşünce, davranış ve sözleri ile örnek insan olmalıdır. Özellikle de tıp alanında çalışan akademisyenlerin insanı sevmesi ve vicdanlı olması, en temel koşullardan biridir.

    Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
    Hem akademik yaşamımda hem de insani değerler açısından örnek aldığım kişi, bugün bulunduğum yere gelmemde büyük katkıları bulunan sayın hocam Prof. Dr. Demir Serter’dir. Şahin bakışları nedeniyle baktığı yeri titreten hocam, pek çok yüreğe korku salmışsa da özünde son derece sevecen, merhametli ve sıcakkanlı bir insandır. Eşine az rastlanır bir kişiliğe ve üstün bilimsel vasıflara sahip olan Prof. Serter, zor günlerimde yanımda durarak ve bilim dünyasının sarp yollarında ışığıyla önümü aydınlatarak yetişmemde büyük emek harcamıştır. Kendisine şükranlarımı sunarım.

    Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Türkiye’deki sağlık ortamına ilişkin kaygılarım gün geçtikçe artıyor. Giderekticarete dayanan bir sağlık sisteminin yerleştiğini fark ediyorum. Aile hekimliği sisteminin, sağlık hizmetlerini, özellikle de ülkemiz için yaşamsal önem taşıyan koruyucu sağlık hizmetlerini sekteye uğratacağını düşünüyorum. Sağlıkta ticari yaklaşımı çok yanlış buluyorum ve sağlık hizmetinin, herkes için ulaşılabilir ve eşdeğer olması gerektiğini düşünüyorum. Mevcut sistem ise bunu karşılamaktan çok uzak. Umarım ben yanılıyorumdur.

    Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
    Yurt dışında mesleki deneyimim olmadı.

    Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
    Avrupa ülkelerinde ve ABD’de çalışan meslektaşlarımın, gelecek endişesi taşımadan, maddi sıkıntı çekmeden, çıkar çatışmalarından uzak kalarak, tüm enerjilerini mesleklerine yönlendirerek bilim üretebildiklerini görüyor ve onlara çok özeniyorum. Onlar gibi olabilmeyi ve yabancı ülkelere gitmeden, kendi ülkemde aynı koşullarda çalışabilmeyi çok isterdim. Ancak son yıllarda, ilgi alanım olan HIV/AIDS konusunda geri kalmış ülkelerde hizmet verme konusunda bir istek duymaya başladım. Yakın zamanda bu konuda girişimlerde bulunmayı düşünüyorum.

    Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
    Yurt içi dergilerde yayımlanmış 36 ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış 13 yayınım var.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
    Ege Üniversitesi, Türkiye’deki en köklü kurumlardan biridir ve günümüze değin, gerek tıp alanında gerekse diğer bilim alanlarında pek çok başarıya imza atmıştır. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı da yine ülkemizdeki en eski ve en geniş kapsamlı kliniklerden biridir ve anabilim dalımızda yetişmiş çok sayıda değerli bilim insanı, Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde başarılı hizmetler sunmaktadırlar.

    Son yıllarda, pek çok kurumda olduğu gibi Ege Üniversitesinde de bir miktar aşınma ve yıpranma olduğu yadsınamaz. Bunun temelinde, öğretim üyelerinin geçim sıkıntılarının yattığını söylemek yanlış olmaz sanıyorum. Birçok öğretim üyesi, yarı zamanlı çalışmayı seçerek, üniversiteye çok kısıtlı bir zaman ayırabilmektedir. Çözüm, öğretim üyelerini, hak ettikleri ücreti ve çalışma koşullarını sağlayarak, üniversiteye tam gün hizmet vermeleri konusunda teşvik etmektir.

    YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
    İlk icraatım, rektörlerin yetkilerini sınırlamak ve sadece bir dönem seçilmesini sağlayacak değişikliği yapmak için girişimlerde bulunmak olurdu. Akademik bir kurumun temel öğesi öğretim üyeleri ve öğrencileridir ve kurumun başarısı, öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin başarısı ile paralellik gösterir. Öğretim üyesinin başarısı ise bilimsel ve sosyal açıdan özgür olmasına bağlıdır. Bugünün koşullarında öğretim üyelerinin özgür olduğundan söz etmemiz mümkün değildir.

    Eğitim verdiğiniz Anabilim Dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
    Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan Anabilim Dalımız, geçmişten gelen bazı gelenek ve göreneklere sahiptir. Eğitimin usta-çırak ilişkisine dayanması, deneyimli öğretim üyelerinin yol gösterici olması, astın üste saygı göstermesi, hastanın iyiliğinin her şeyden önde gelmesi, bunlardan bazılarıdır. Anabilim Dalımızın öğretim üyesi kadrosu, son yıllarda arka arkaya gerçekleşen emeklilikler nedeniyle bir miktar gençleşmiştir. Bu gençleşme, ne yazık ki bazı yerleşmiş gelenek ve göreneklerin aşınmasına ve kaybedilmesine yol açmıştır. Hoşgörü ve sabır ile bu olumsuzlukların giderileceğini ümit ediyorum.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
    Mesleğimde arzu ettiğim yere geldiğime inanıyorum. Özellikle HIV/AIDS ile yaşayan hastalarımla çok özel bir ilişkim var. Onlarla hastane dışındaki ortamlarda da birlikte zaman geçirmeye çalışıyorum. Bu belki işimle özel yaşamımı birbirine karıştırmak gibi algılanabilirse de, beni mutlu ediyor.

    Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
    İlginç mi bilmiyorum ama beni derinden etkileyen bir anımı anlatayım. İki yıl önce, yılbaşına birkaç hafta kala Anabilim Dalı Başkanımız, Çocuk Sağlığı Anabilim Dalına 12 yaşında bir çocuğun getirildiğini, çocuğun HIV pozitif ve ağır hasta olduğunu ve Çocuk Sağlığı Anabilim Dalında yer olmadığı için hastayı bizim almamızı rica ettiklerini belirtti; hastayı benim izlememi teklif etti. Aslında çocuk hasta takibi kliniğimizde yapılmıyordu ve ben çocuklarda HIV enfeksiyonu ve AIDS konusunda hiçbir deneyime sahip değildim. Ancak HIV/AIDS ile yaşayanların pek çok tıbbi kurumda ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz kaldığını, yeterli tıbbi hizmet alamadığını biliyordum ve bu çocuğun da hastanemize yatırılmaması durumunda benzer bir muameleyle karşı karşıya kalacağını tahmin ediyordum. Bu nedenle istemeden de olsa kabul ettim.

    Hasta kliniğimize kabul edildi. İleri evrede AIDS tanısı almıştı ve akciğer tüberkülozu vardı. Çok acıdır ki hastalık, birkaç yıl önce babasından alınıp, test edilmeden nakledilen kandan bulaşmıştı. Çocuk birkaç günde tüm kliniğin gözdesi oluverdi. Odasına her girdiğimizde uzun uzun sohbet eder, okulundan, öğretmenlerinden konuşurduk. Uzun zamandır okula gidememişti. Okulunu çok özlediğinden söz ediyordu. Hepimiz onun iyileşmesini istiyor, onun için dua ediyorduk. Ancak durumu bırakın iyileşmeyi, giderek de ağırlaşıyordu. Yılbaşını hastane odasında kutlamak zorunda kalmıştı. O akşam yılbaşı kutlaması için anneme giderken hastaneye uğramış ve onun için aldığım birkaç kitabı götürmüştüm. Gözlerindeki sevinci hiç unutamıyorum. Ancak iki gün sonra odasına girdiğimde, durumu iyice ağırlaşmıştı. Bilinci kapalıydı; solunumu zorlaşmıştı. Yoğun bakıma alınması gerekiyordu. Ancak hastanedeki yoğun bakım birimlerinin hiçbiri çocuğu almak istemiyordu. Gerekçeleri yer olmaması idi ama biz esas nedenin ne olduğunu çok iyi biliyorduk. Artık odasına girdiğimde annesi ve babasının çaresizce bana çevrilen gözlerine bakamıyordum. Çocuk ellerimizin arasından kayıp gidiyordu. Birkaç gün sonra küçük hastamızı kaybettik. Haberi verdiğimde babasının boynuma sarılıp “Hani söz vermiştin; oğlumu kurtaracaktın” deyişini hiç unutamıyorum. Kliniğin bütün çalışanları şaşkınlık ve çaresizlik içindeydi. İlk kez bir çocuk hasta kaybediyorduk. İşin aslı zaten ilk kez bir çocuk hastamız oluyordu ve bu gerçeğin ağırlığı, yüreğimize kara bir taş gibi çökmüştü. Küçük bir serçe gibi ellerimizin arasında çırpınarak ölen bu kara gözlü oğlanı her hatırladığımda yüreğim burkulur, gözlerim dolar ve onu yaşatamamanın suçlu sızısını burnumun direğinde duyarım.

    Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
    Düzenli spor yaparak, doğru beslenerek, yeterli uyumaya zaman ayırarak kendi sağlığıma olabildiğince özen göstermeye çalışıyorum. Ancak her zaman bu denli düzenli yaşamak, mesleğim nedeniyle mümkün olmayabiliyor.

    Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
    Haftanın üç veya dört günü spor yapmaya çalışıyorum. Ayrıca bu yıl salsa derslerine başladım. Kitap okumayı ve sinemaya gitmeyi de çok seviyorum. HIV/AIDS ile yaşayanlara sosyal destek sağlamak amacıyla kurulmuş olan Pozitif Yaşam Derneğinin kurucu üyesiyim. Zamanım elverdiğince Derneğin tıbbi ve sosyal çalışmalarında aktif olarak görev almaya gayret ediyorum. Ayrıca Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Savaşım Derneğinin de genel sekreteriyim. Derneğimizin tiyatro ekibinde görevliyim ve projelerde hem oyuncu hem de eğitmen olarak çalışıyorum.

    Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
    Mesleğimle ilgili isyanlarım sırasında “Keşke daha eğlenceli bir meslek seçseymişim” dediğim çok olduysa da yüreğimin derinliklerinde yeniden seçme şansı verilse yine bu mesleği seçeceğimi çok iyi biliyorum. Bunlar hep kızgınlık anlarında söylenmiş sözler.

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Oğlum yirmi bir yaşında, üniversite ikinci sınıfta okuyor. Onunla arkadaş gibiyiz. Hafta içlerinde ikimiz de yoğun çalışmalarımız nedeniyle pek görüşemesek de hafta sonlarında mutlaka birlikte zaman geçirmeye gayret gösteriyoruz.mayı, birlikte sinemaya gitmeyi çok seviyoruz.

    Teşekkürler.

    3.3.2008

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  • Prof. Dr. Bülent Tıraş - 13-10-2008
  • Prof. Dr. İsmail Mete İtil - 20-10-2008
  • Prof. Dr. Ayşe Dursun - 27-10-2008
  • Prof. Dr Selda Demirtaş - 03-11-2008
  • Doç. Dr. Ali Ünsal - 10-11-2008
  • Dr. Ahmet Erdem - 17-11-2008
  • Doç. Dr. Nüket Örnek Büken - 24-11-2008
  • Prof. Dr. Murat Karaşen - 01-12-2008
  • Prof. Dr. Onur Karabacak - 15-12-2008
  • Prof. Dr. Ahmet Akkaya - 22-12-2008
  • Doç. Dr. Coşkun Polat - 29-12-2008
  • Prof. Dr. Fahri Ovalı - 05-01-2009
  • Prof. Dr. Çimen Karasu - 12-01-2009
  • Prof. Dr. Ali Rıza Gür - 26-01-2009
  • Prof. Dr. Ali Aydınlar - 02-02-2009
  • Prof. Dr. Cevat Yakut - 02-03-2009
  • Prof. Dr. Ayşe Şebnem Özkan - 09-03-2009
  • Prof. Dr. Enver İhtiyar - 23-03-2009
  • Prof. Dr. Cemil Sabuncu - 30-03-2009
  • Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu - 13-04-2009
  • Prof. Dr. Eren Erken - 20-04-2009
  • Prof. Dr. Emine Bahar Kurt - 27-04-2009
  • Doç. Dr. Mesut Öktem - 04-05-2009
  • Prof. Dr. Baki Göksan - 11-05-2009
  • Prof. Dr. Gürkan Uncu - 18-05-2009
  • Prof. Dr. Metin Çapar - 25-05-2009
  • Prof. Dr. Ayşe Serdaroğlu - 01-06-2009
  • Prof. Dr. Ercüment Ege - 08-06-2009
  • Prof. Dr. Eftal Yücel - 15-06-2009
  • Doç. Dr. Figen Şahin - 22-06-2009
  • Prof. Dr. Musa Bali - 29-06-2009
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Dr. Yavaşça taburcu oldu
  • Doktorun hesaplarında 2 Milyon Euro çıktı
  • Doktorun kaşesini çalıp kendine ilaç yazdı
  • Genel cerrah boğularak hayatını kaybetti
  • İki kadın doktordan alkışlanacak çalışmalar
  • " Kentin en yoğun olduğu yerde özel hastanelere rant açılıyor"
  • Doktorların 'hasta kapma' kavgası
  • Reçetelere kupür yapıştırma dönemi sona eriyor
  • TTB: Yanıltıcı, demogojik açıklamalarla hekimleri susturamazsınız
  • SGK'nın dedektif timi usulsüzlükleri yerinde belirleyecek
  • Hastanede yatan hastaya dayak iddiası
  • Dünya Sağlık Örgütü pes etti
  • Hakkari Devlet Hastanesi diyaliz ünitesi 1 aydır doktorsuz
  • Van'a yeni bir özel hastane daha
  • Eşinden destek görmeyen hamilelerde depresyon riski
  • Komisyondan geçen Tam gün yasası beklentilerden hala çok uzaktır
  • Başhekimin ev ve otomobili kurşunlandı
  • TEİS Başkanından Medimagazin okuyucusuna cevap
  • Aile hekimi tabip odasına üye olmak zorunda
  • Hastanede yemek krizi
  • Sağlıktaki devrim
  • Acil Servis'i yenen Patoloji şampiyon
  • Özel hastanelere Danıştay'dan kötü haber
  • "Psikiyatri alanına işinin ehli olmayan kişilerin müdahalesi yoğunlaştı"
  • “3 bin eczane bu yıl kapanabilir”
  • Aynı hastanede ikinci kez aynı ihmal iddiası
  • Mümessiller ilaç tanıtımını saat 16’dan sonra yapacak
  • Tam Günle birlikte alınacak maaşlar, dönerlerin üst limitleri ve nöbet ücretleri
  • Tam Gün Yasasının Komisyondan geçmiş son hali
  • Hangi branşta uzmanlık eğitimi kaç yıl olacak (TÜM BRANŞLAR)

  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Musa Bali
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Bali
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Şefi Doç. Dr. Arif Haldun Soygür


    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri