Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

21-11-2008  

 MEDİANKET
Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı?
Evet
Hayır
Etkilemez
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
“Zencilerin” Demokrasisi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Sadık   ARDIÇ
Uyku Tıbbı İçin İyi Başlangıçlar
Doç. Dr. Sadık ARDIÇ
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Bilim ve Azim
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Ulusal DNA Planı
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Prof. Dr.  Süleyman   BAYKAL
Tıp Eğitimini Olumsuz Etkileyecek Gelişmeler
Prof. Dr. Süleyman BAYKAL
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-1
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
SGK Tek Başına Karar Vermeli mi?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Erol   ÖZMEN
Yöneticiniz Narsist Olursa
Prof. Dr. Erol ÖZMEN
Uz. Dr.  Ülkümen   RODOPLU
SUT ile Sağlıkta Yeni Bir Dönem Başladı
Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Yeterlik Kurulları
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Mehmet   ZİLELİ
Televizyondaki Sağlık Programları Ne Kadar Sağlıklı?
Prof. Dr. Mehmet ZİLELİ
 ETKİNLİKLER
  • 5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE
  • 20-11-2008 / 23-11-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     HABER
    Özel Dosya 02-06-2008
    Prof. Dr. Derya Dinçer

    Prof. Dr. Derya Dinçer

    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Dinçer

    “Akademisyenin aynen bir öğretmen gibi eğitici olması lazım”

    Mete Generaloğlu / Ankara

    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    1950 Ankara doğumluyum. Orta ve lise öğrenimimi TED Ankara Kolejinde tamamladıktan sonra 1968 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim ve 1974 yılında tıp fakültesini bitirdim. Aynı yıl Anatomi Kürsüsü asistanlığı ve 1975 yılında da Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalında ihtisasa başladım. 1979 yılında ihtisasımı tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı oldum. 1980-82 yılları arasında Japonya’da çalıştım. Daha sonra Türkiye’ye dönerek tekrar Fakültede göreve başladım ve kısa bir süre sonra da vatani görevimi yapmak üzere askere gittim. 1986 yılında doçent, 1992 yılında da profesörlüğe atandım. O zamandan beri de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışıyorum. Türkiye Ortopedi ve Travmatoloji Derneği Yönetim Kurulu üyeliğini yaptım. Aynı zamanda Avrupa Omurga Cerrahisi Derneği üyeliği yaptım ve şu anda da yine AOSpine diye isimlendirilen dünyanın en büyük vakıflarından birinin omurga gurubunun Türkiye ve Avrupa üyesiyim. Ayrıca Türkiye Boks Federasyonu ve Dünya Amatör Boks Federasyonu Sağlık Kurulu üyesiyim.

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
    Herhâlde kişisel olarak doktorluğa yatkın olduğum için bu mesleği seçtim. Çünkü 1968 yılında tıp fakültesine girdiğim zaman almış olduğum üniversite puanıyla Türkiye’de başka bir meslekte seçebilirdim. Doktorluğu sevdiğim için bu meslede seçtim. Seçtiğim için memnunum. Bu konuda herhangi bir mutsuzluk duymadım.

    Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
    İnsanlarla birebir uğraşan meslekler bence en zor meslekler. Birde doktorlukta insanların en hassas olduğu ve hata affedilmeyecek yanlarıyla ilgili bir alanda uğraşıyorsunuz. İnsanların canlarıyla uğraşıyorsunuz. Bence mesleğimizin en zor yanı insanların sağlığı ile uğraşmak

    Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
    Akademisyenin aynen bir öğretmen gibi eğitici olması lazım. Mesleğimiz gereği olarak akademisyenin öncelikle, hastalarına, tıp fakültesi öğrencilerine ve araştırma görevlilerine örnek olması gerekiyor. Bir akademisyenin her şeyden önce eğitici, araştırıcı ve eğittiği zümreye bir ışık veren, onlara doğru yolu gösteren kişi olması lazım.

    Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
    Muhakkak vardı. Tıp fakültesini bitirip de ihtisasa başladığımız zaman, bize öncülük etmiş, biraz önce tarif ettiğim gibi meziyetleri olan, yurt içinde ve yurt dışında örnek aldığım hocalarım oldu.

    Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Sağlık sistemini bu güne kadar bütün hükümetler ve politikacılar kendilerine göre politik amaçla kullanmışlar. Bugün görüyoruz ki devlet bütçesinin büyük bir kısmı sosyal güvenlik masraflarına gidiyor. Bence daha sağlıklı bir hizmet verilmesi için bunların yeni baştan değerlendirilmesi lazım. Bunun için de dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünyada gelişmiş ülkelerde uygulanan iyi sistemlerin bize entegre edilmesi lazım.
    Diğer taraftan tam gün uygulaması, SGK gibi yeni uygulamalar getirildi. Ben bunların yaşanan sıkıntılara çözüm getirmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bakın tam gün yasası çıkıyor. Belki bir yerde tam gün yasası gerekli olabilir. Ancak hastanelerde çalışan doktorların ve öğretim üyelerinin özel hasta bakmaları, özel ameliyat yapmaları gibi bir şansları yok. Bu nedir? Çalışanla çalışmayan eşit para alacak. Böyle bir sistem dünyanın hiçbir yerinde yok. Yani üretmeyenle üretenin aynı terazide olması mümkün değil. Bugünkü sağlık politikasında sağlık sisteminde kalite aranmıyor. Kantite aranıyor. Yani hastanelere yüz tane, bin tane, on bin tane hasta gelsin bunlar hastanelerde iyi veya kötü tedavi olsunlar deniyor. Hükümetin sağlık hizmetlerinde koyduğu paket programlara baktığımız zaman kaliteli bir hizmet vermeniz çok zor.

    Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
    1980 yılında Japon hükümetinin Milli Eğitim Bakanlığının bursunu kazanarak Japonya’ya gittim. 1980 ve 82 yılları arasında Japonyada Chiba Üniversitesinde omurga cerrahisi ihtisası yaptım. Onun dışında da Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde gözlemci olarak birçok hastanede bulundum.

    Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
    İsterdim. Bu işi özellikle gelişmiş bir ülkede yapmış olsaydım daha doyumlu bir duruma gelmiş olacağıma inanıyorum. Türkiye’de maalesef şanssızlıklardan bir tanesi karmaşık düzende bu mesleği icra etmek.

    Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
    Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış olan tahminen 70-80 civarında yayınım vardır.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin eğitimi ve uluslararası platformdaki yerini incelediğimiz zaman bence yeterli bir kaliteye sahip bir fakülte. Katıldığımız uluslararası kongrelerde, oradaki bilimsel seviye ile kendi bilimsel seviyemizi kıyasladığımız zaman bizim onlardan çok aşağıda olmadığımızı görüyoruz.

    YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
    Türkiye’de eğitim sistemi bence en önemli konulardan bir tanesi. Dikkat ederseniz her hükümet zamanında bir sürü üniversite açılıyor. Ne yazık ki bu açılan üniversitelerde büyük bir eğitim farklılığı var. Bunların verdiği eğitimin bir şekilde standardize edilmesi lazım. Bu yapılırken de muhakkak dünyanın gelişmiş olan ülkelerindeki üniversitelerin örnek alınması lazım.

    Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
    İyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü aşağı yukarı 1984 yılında beri eğitim veriyorum. Bugüne kadar beni her zaman bir hoca, bir eğitici, bir ağabey olarak sevmişler saymışlardır. Ben de onlara her zaman kendi çocuklarım gibi iyi yetişmeleri için hem kültür açısından, hem mesleki açıdan elimden geleni yapmaya çalıştım.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
    Türkiye şartlarında ulaştığımı düşünüyorum. Akademik kariyer açısından, bilimsel açıdan, sosyal açıdan mesleğimi uluslararası platformda temsil ettim. Hâlen de temsil etmekteyim.

    Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
    Bizim mesleğimizde toplumun her kesiminden, her türlü kültüre, örf ve adete sahip insanlarla karşılaşıyoruz. Benim hayatımda unutmayacağım anılardan bir tanesi şöyle. Bir gün bir yakım vasıtasıyla biri telefon etti. Bir ilden diğer bir ile giderken trafik kazası geçiriyorlar. Arabanın içerisinde 5 kişiler. Dördü vefat ediyor sadece birisi kurtuluyor. Kendisini o ilde bir hastaneye götürüyorlar ve iki buçuk ay yoğun bakımda yatıyor. Bir sürü ameliyat geçiriyor ancak bu arada kalçasında da kırık var. O ilde bu kırık tedavi edilemeyeceği için beni arıyorlar. Ben de Ankara’ya gelmelerini istedim. Gerekli hazırlıkları yaptık ve hasta Ankara’ya geldi. Kaynamamış iki, iki buçuk aylık bir kalça kırığı var. Filmleri çekildi, tahlilleri yapıldı ve hastaya uygulanacak olan malzemeler temin edildi. Hastayı ameliyata aldık. Ameliyat oldukça başarılı oldu.
    Hastayı uzun süre yattığı için ameliyattan sonra ikinci gün ayağa kaldırmak, bir an evvel mobilize etmek istedim. Hasta kendini iyi hissetmediğini söyledi. İlaçlarını verdik ve bugün kalsın yarın kaldırırız dedik. Ertesi gün yine kendini iyi hissetmediğini söyledi. Bunun üzerine tekrar tahlillerinin yapılmasını istedim. Bu arada da renginde bir sarılık başladı. Hasta kaza geçirdiği zaman kaldırıldığı hastanede birçok ameliyat olmuş ve ameliyatlarda hastaya 10 şişe 15 şişe kan transvizyonu yapılmış. Tabii bu kan transvizyonlarında da hasta hepatitin o zaman tespit edilemeyen, filtre edilemeye sup guruplarından birini, bizim fulminant hepatit dediğimiz hastalığı kapmış. Dolayısıyla hemen intaniye, gastroenterolojiye gerekli her türlü konsültasyonlar yapıldı ve hepsi dediler ki, bu fulminant hepatit dediğimiz öldürücü hepatit. Bu tespitten birkaç gün sonra ben yurt dışına gittim. Tabii ekibimiz hastaya bakıyor. Bir hafta kadar yurt dışında toplantıda kaldım. Eve döndüğümde oğlum bana “Sakın hastaneye gitme” dedi. Nedenini sordum. Her akşam telefon geldiğini, “Cana can babanızı öldüreceğiz” dediklerini öğrendim. Durumu gerekli adli makamlara bildirdim ve bu şekilde tehdit edenler için gereği yapıldı. Bu da bizim mesleğimizin enteresan taraflarından biri. İnsanlar Allah’ın verdiği canı elinde imkan olmasa bile doktorların verebileceğini düşünüyorlar.

    Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
    Göstermeye çalışıyoruz ama doktorluk mesleğinde vaktinizin büyük bir kısmını insanlara ayırıyorsunuz. Sizin sosyal hayatınızda önemli bir işiniz de olsa bir saat, iki saat geç kaldığınızda “Bana randevu verilmişti, ameliyatım vardı, neredeydi, niye gelmedi” diye ortalık yıkılıyor. Bence hekimlik mesleğinin en kötü tarafı doktorlar için bu. Daima, 24 saat özverili olmanız gerekiyor. Kendimize vakit ayırmaya çalışıyoruz ama ne derece bilemiyorum.

    Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
    Ben vakit buldukça spor yapmaya uğraşıyorum. Çünkü bütün hayatımda hekimlik mesleğimin dışında spor da benim ikinci mesleğim oldu. Spor olarak bir süre atletizm yaptım. Arkasından basketbol oynadım ve yönetici olarak yıllarca Türkiye Halter Federasyonunda, arkasından da yine Türkiye ve Dünya Boks Federasyonlarında görev yaptım. Boş vakitlerimde kendime ait yaptığım en önemli yatırım spor yapmam. Onun dışında da uluslararası platformda spor yöneticiliği yapıyorum.

    Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
    Mesleki yaşamımızda hep söylediğim gibi, bizim uğraştığımız saha insan sağlığı. Tamir edilmesi en güç olan nesnelerden biri. Maalesef Türkiye’deki insanların bir kısmının da eğitim düzeyi belli bir seviyenin altında olduğu için sizden bir Tanrı gibi, yaralanmış veya bozulmuş bir şeyin tekrar hiç bir şey olmamış hale getirmenizi istiyorlar. Tabii cerrah olarak her zaman başarıya ulaşmak gibi bir şansımız da yok. Bizim elimizde olan kriterler var, olmayan kriterler var. Bazen elimizde olmayan kriterlerden dolayı hasta hayatını kaybedebiliyor veya kalıcı ya da geçici sakatlıklar olabiliyor. İşte o zaman keşke bu olmasaydı diyoruz.

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Ayırmaya çalışıyorum ama şunu söyleyeyim. Hekimler birebir insanların sorunlarını dinlemekten ve sorunlarına çözüm yolu bulmaktan fiziksel ve ruhsal yönden o kadar yoruluyoruz ki eve gittiğimiz zaman eşimizin, çocuklarımızın veya annemizin, babamızın sorunlarına yeterince eğilemiyoruz.

    Teşekkürler.

    02/06/2008

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  • Prof. Dr. Bülent Tıraş - 13-10-2008
  • Prof. Dr. İsmail Mete İtil - 20-10-2008
  • Prof. Dr. Ayşe Dursun - 27-10-2008
  • Prof. Dr Selda Demirtaş - 03-11-2008
  • Doç. Dr. Ali Ünsal - 10-11-2008
  • Dr. Ahmet Erdem - 17-11-2008
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Gazi Tıp 2009'da performans sistemine geçecek
  • "Acilen 2-3 bin yoğun bakımcıya ihtiyacımız var"
  • Rektör Okudan tutuklandı
  • Düşünceyle protezler hareket ettirilebilecek
  • başhekim ve şube müdürü serbest bırakıldı
  • Doktora cinsel taciz suçlaması
  • Türk Dişhekimleri Birliği görev dağılımı yaptı
  • Obama Sağlık Bakanını seçti
  • Ege Üniversitesi personeli ev sahibi olacak
  • Özel hastanelerin hasta sayısında azalma var
  • Türk Tıp tarihinde bir ilk daha
  • İl Sağlık Müdürlüğü'nden "hastanede tecavüz" iddialarına ilişkin açıklama
  • 'İnsanlık ölmedi' dedirten doktorun inanılmaz fedakarlığı
  • Sözleşmeli hekime askerlik iznini mahkeme verdi
  • “Klinik Nöroloji El Kitabı”nda bölüm ayrıldı
  • Ambulans, çarptığı kızı hastaneye getirdi
  • Transplantasyonda devrim
  • Doktorlar yaşlı hastaları evinde tedavi edecek
  • Anestezik farkındalık
  • TRT’de ilaç yolsuzluğu operasyonu: 20 gözaltı
  • Devlet Başkanı değil doktor olsaydı hâlâ nişanlıydık!
  • Doktor-hasta ilişkisinde yeni dönem
  • Kızdığı doktorun odasını ateşe verdi
  • Hekim açığına rotasyon çözümü
  • Akdağ Yargıtay’ın doktora verdiği cezayı yorumladı, özel hastanelere bir uyarı daha yaptı


  •  RÖPORTAJ
    Dr. Ahmet Erdem
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Kliniği
    Klinikleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Klinik Şefi Doç. Dr. Berna Dilbaz

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri