|
MEDİANKET |
| Reçeteye ilaç yazarken en çok önem verdiğiniz hangisi? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
XII. Internatioanal Congresses of Bacteriology-Applied Microbiology and Mycology |
|
04-08-2008 / 08-08-2008 |
|
|
XIV. International Congress of Virology |
|
11-08-2008 / 15-08-2008 |
|
|
25. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ |
|
18-09-2008 / 20-09-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
01-05-2006 |
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli”
|
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İrfan Sabah
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1941 yılında Mardin’in Savur kasabasında doğdum. 1954 yılında Savur İlkokulu, 1957’de Midyat Ortaokulu ve 1960 yılında da Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi’nden mezun oldum. 1960 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim. 1966’da fakülteden mezun oldum. 1966-1970 yılları arası Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde 1 yıl intern olarak, Kırklareli ve Erzurum’da Alay Başhekimliği ile Erzurum’da Kolordu Sağlık Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundum. 1970-1976 yılları arasında GATA’da ihtisasımı yaptım. 1974 yılında Dahiliye Uzmanı, 1976 yılında da Kardiyolog oldum. 1976-78 yılları arasında Japonya Osaka Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. Dahiliye Anabilim Dalı’nda 6 aylık dil eğitiminden sonra özellikle kardiyografi alanında araştırmalar yaptım. Yine 1985-86 yılları arasında Japonya Osaka National Cardio-Vascular Center’da 1 yıl çalıştım. 1981 yılında kardiyoloji doçenti oldum ve GATA Kardiyoloji Kliniği öğretim üyeliğine atandım. 1986 yılında da kardiyoloji profesörü oldum 1987- 1990 yılları arasında ABD MAYO Klinik’te ve Osaka Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışmalarım oldu.
Cumhurbaşkanlığı’nın teklifi ile uluslararası düzeyde bir kalp hastanesi kurmak maksadıyla GATA’dan ayrıldım. Ancak yaptığımız büyük proje Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülemediği için yarım kaldı. 1990 yılında Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’ni kurdum. İki sene sonra da hastane başhekimliğine atandım. Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin arazisinin alınması, projesinin hazırlanması ve kuruluşunu, mevcut şef arkadaşlarla birlikte çalışarak gerçekleştirdik.
2000 yılında Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi’nden ayrılarak Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Kliniği şefliğine atandım. Üç yıldan buyana da bu hastanede Kardiyoloji Bölüm Başkanı’yım. Aynı zamanda Türk- Japon Sağlık Vakfı Başkanı’yım.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
İstanbul Üniversitesi’nde olduğum yıllarda hocalarımın çoğu çok karizmatik ve bilimsel çalışmalarda çok başarılı isimlerdi. Onların bende bıraktığı iz büyüktür. GATA’da Kardiyoloji Klinik Direktörü Prof. Dr. Lütfi Vural bir çok yönleri ile örnek aldığım bir insandır.
Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
1978 yılında İzmir’de Ulusal Kardiyoloji Kongresi yapılmıştı. Ben de o tarihte bulunduğum Japonya’dan kongreye konuşmacı olarak katılmıştım. Bu kongrede 8 milimetrelik sinema filmine kaydettiğim kalbin iki boyutlu hareketli görüntüsünü gösterdim. Bu bir ilkti ve kongrede büyük bir heyecan oluştu. Çünkü ilk kez kalbin içine girmeden hareketli görüntüsünü görüyorduk. Bu benim için meslektaşlarımla yaşadığım unutamadığım bir anı olarak hafızamda yer almakta. Yine Japonya’da 1986 yılında Japonya Ulusal Kardiyoloji Kongresi’nde bulunduğum sırada tartışma bölümünde yaklaşık 2000 kişi arasında başkanın övgülü sözler ederek ‘Dr. Sabah, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz’ şeklinde soru yöneltmesi, bana bir Türk hekimi olarak ülkem adına mutluluk verici bir andı.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin sağlık politikasının, dış politika gibi bir devlet politikası olması gereklidir. İktidarların çoğu sağlık politikasını bir parti politikası olarak yürütmekte. 18 yıldır Sağlık Bakanlığı ile çalışıyorum. Bütün iktidarların sağlığa siyaset karıştırmadan düzgün, ehliyetli ve hizmeti ön planda tutan insanları işbaşına getirmeleri gerekmekte. Sağlıkta çok üzücü tablolar var. Bir kalp ameliyatı için kırsal bölgelerden gelen insanlar günlerce çaresiz ve çözümsüz olarak büyük şehirlerde beklemekte. Bunlar bizi çok üzüyor. Kalp ameliyatı olacak, kolon ameliyatı olacak bir Trabzonlunun, bir Erzurumlunun Ankara’da işi ne? Elbette ki çaresizlikten geliyor. Mutlaka bu insanların kendi bölgelerinde güvenle başvuracakları büyük bölge hastaneleri olmalı. Yurt dışında da bu böyle. Hastaların akın akın başka bölgelere gitmesi güç, zaman ve para kaybı. Bunun çözülmesi zor değil. Ayrıca hastanelerde belli standart bir düzen halen yerleşmiş değil. Hekimlerden kendi becerisi pozisyonuna göre iş istenmesi gerekli. Sekretersiz, asistansız bir profesörün saatlerce reçete yazması, tansiyon bakması israftır. Kişiden yeterince istifade etmemek anlamını taşır. Sistemin ona göre kurulması gerekiyor.
Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde hastanelerin birleştirilmesi bence doğru bir hedef. Ancak uygulamada yanlışlıklar var. Birleştirme derken bu bir hastaneyi fonksiyonsuz bırakıp diğer hastaneye hastaları yığma anlamına gelmemeli. Sağlığın içerisinde bulunduğu sıkıntıların çözümü için çok daha detaycı, ince hesaplanmış ve bilinçli adımların atılması gerekli.
Tıp mesleğini seçme sebebiniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Tıp mesleğini ortaokul son sınıfta iken seçmiştim. Yaşadığımız bölgede hekime ihtiyacın çok olması, insanların hekime bakış şekli, çaresiz insanların hekim dışı kişilerden medet ummaları, benim bu mesleği seçmeme neden oldu. Ortaokulda iken okuduğum bazı dergilerde askeri tıp öğrencilerinin mezuniyet yemin töreninde çekilmiş bir fotoğraf beni çok etkilemişti. Hem asker hem doktor olmak istemiştim. Toplumda gıpta ile bakılan gözde iki meslek bir arada. Tıp mesleğini seçtiğim için çok memnunum. Bundan ulvi bir meslek bilmiyorum.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Bilim dünyası tıpta henüz bir çok meseleyi çözmüş değil. İnsan sağlığı ile insan vücudu ile ilgili olarak bilmediğimiz, öğreneceğimiz çok şey var. Bu nedenle her hastalığın çaresini bulmak, her hastayı tedavi etmek mümkün olamamakta. İşin en zor tarafı hastalığını bildiğiniz bir insanı sağlığına kavuşturamamanız. Örneğin DKMP’li bir hasta kendi durumunu bilmemekle birlikte sizden şifa ummakta ama siz şifa bulamayacağını bilmektesiniz. Buna bir çare bulamamak ve bunu kendisine veya yakınlarına söylemek durumunda kalmanız mesleğimizin en zor yanlarından birisi.
Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen bilgisini sürekli artırmalı ve yenilemeli. Bilgisini arkadaşları ile paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli. Sadece bilimselliği ile değil dürüstlük ve ahlakıyla da topluma örnek olmalı. Topluma ve çalıştığı kurumlara katkılar sağlamalı.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurtdışında çok iyi imkan ve atmosferde çalışma imkanları buldum ve buralarda çalışmak için teklifler aldım. Teknolojik açıdan insan değerinin, hekim değerinin bilinmesi açısından sistemleri bizden çok iyi. Ancak ben yine ülkemde çalışmayı ve orada yaşadığım çalışma atmosferini, imkanları Türkiye’ye taşımak istedim. O nedenle Türkiye’ye döndüm. Arzu edilen çalışma ortamını bugüne kadar tam olarak sağlayamasak da Türkiye’de çalışmak, Türk halkı ile aynı ortamda olmak benim için daha önemli ve zevklidir.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Kendi sağlığıma elbette ki yeterli önemi gösteriyorum. Şark yemeklerini biraz fazla kaçırmanın yanında düzenli spor yapıyorum. Haftada üç gün yüzmeye giderim ve mümkün olduğu kadar uyku düzenime ve sağlıklı beslenmeye özen gösteririm.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Her insanda olduğu gibi benim de az da olsa pişmanlıklarım olmuştur. Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi’nde idarecilikle geçirdiğim zamanlar yerine daha verimli aktiviteler gösterebilirdim. Japonya veya ABD MAYO klinikte kalmış olsaydım bilimsel açıdan daha çok çalışmalarım, yayınların ve eserlerim olabilirdi.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Yaklaşık olarak 140 civarında eserim var.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Çalıştığım hastanenin bilimsel ve akademik statüsü bir çok hastaneye göre daha iyi. Özellikle kardiyolojinin iyi bir potansiyeli var. Ancak son senelerde hastanede hizmet daha çok ön plana çıkmakta, arzu edilen bilimsel çalışmalara zaman bulunamamaktadır. Bir eksik tarafımız yurt dışı büyük merkezlerle ilişkimiz zayıf. Her düzeyde hekimin zaman zaman yurtdışında olması ve dönüşünde hastaneye bir şeyler kazandırması gereklidir.
Eğitim verdiğiniz klinikteki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Eğitim verdiğim klinikteki insanlarla ilişkilerim her zaman iyi olmuştur. Onlara her zaman bir arkadaş, bir dost gözüyle bakmışımdır. Sanırım onların bakışı da öyle olsa gerek.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Birçok öğretim üyesi gibi benim de hedeflerim büyük olmuştur. Bu hedefler Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiş hedeflerdir. Bilimsel açıdan pek çok hedefime ulaşmakla birlikte, daha yapılması gereken bir çok iş var diye düşünüyorum.
Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Hekimlik zamanımın büyük bir bölümünü alıyor. Boş zamanlarımda hobi olarak uluslararası tıp kuruluşları ile yakın ilişkide olmaktan büyük zevk alıyorum. Bu nedenle çok sık seyahat ediyorum. Bu seyahatlerimde mesleğim ile ilgili yenilikleri izlerim. Bu nedenle Türkiye’de kardiyolojide kullanılan bir çok tanı yönteminin ilk uygulayıcısı oldum. Bu bende bir hobidir. Bunun dışında spor yapmayı özellikle yüzmeyi ve müzik dinlemeyi severim.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Yoğun çalışma tempom nedeniyle arzu ettiğim kadar olamasa da mümkün olduğu kadar ailemle birlikte olmakta ve onlarla birlikte vakit geçirmeye özen göstermekteyim. Kısa bir süre sonra ailemle çok daha fazla birlikte olma şansına kavuşacağım.
Teşekkürler. 01.05.2006
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Atıf Akdaş
Akademisyenlerimizi tanıttığımız köşemizin bu haftaki konuğu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Kurumları Yöneticiliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atıf Akdaş
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|