Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

11-10-2008  

 MEDİANKET
Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları

 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
14. Avrupa Cerrahi Onkoloji Kongresi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Ayşe   AKIN
Sudan Ziyaretinden Notlar
Prof. Dr. Ayşe AKIN
Prof. Dr.  Yasemin   BALCI
Herkes Adli Tıp Uzmanı Olabilir!
Prof. Dr. Yasemin BALCI
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Çevre ve Sağlık
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Dr.  İbrahim   ERSOY
Şövalye Doktor
Dr. İbrahim ERSOY
Yrd. Doç. Dr  Cem   OKTAY
Acil Tıpta Uzman Olmak
Yrd. Doç. Dr Cem OKTAY
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
Tam Güne Evet, Ama Muayenehaneler Kapatılmasın
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Kor   YERELİ
Çevreye Saygı
Prof. Dr. Kor YERELİ
 ETKİNLİKLER
  • 1. Uluslararası Avrasya Adli Bilimler Kongresi
  • 08-10-2008 / 11-10-2008
  • IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008
  • 11-10-2008 / 15-10-2008
  • 44. Ulusal Psikiyatri Kongresi
  • 14-10-2008 / 19-10-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     
    Nobel İlaç
     HABER
    Özel Dosya 14-01-2008
    Prof. Dr. Işık Sayıl

    Prof. Dr. Işık Sayıl

    “Akademisyen bilgisini çevresiyle paylaşabilmeli, kendisinden sonra gelenlere bu bilgiyi verebilme cömertliğini taşımalı”

    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Işık Sayıl

    Röp.: Mete Generaloğlu

    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    1942 yılında Bursa’da doğdum. İlkokulu Eskişehir’in İnönü Kasabası’nda bitirdim. Ortaokulu Zonguldak, Liseyi de Bursa Kız Lisesinde bitirdim. 1959-1960 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. 1965 yılında Fakülteden mezun oldum. Fakülteye başladığım dönemden bu yana sayarsanız, bir yarım asırlık çıkışım var. Kısmet olursa 2009’da emekli olacağım. Fakülteden mezun olduğum sene Hacettepe Üniversitesi daha yeni açılmıştı. Hep psikiyatriyi istiyordum ancak bizde kadro yoktu. Hacettepe’de önce dil sonra bilim sonra sözlü sınavlar derken kazandım. Evraklarımı tamamlarken bir tesadüf Şükrü Kaymakçılar Hoca bana “Sana psikofarmakoloji yaptıralım. Yurtdışına da gönderelim” dedi. Benim dönemimde aslında psikiyatri pek tercih edilen bir alan değildi ama ben psikiyatri istiyordum. Psikiyatri giderek ruh sağlığının beden sağlığından ayrı olmadığı görüldükçe, daha çok tercih edilen bir alan haline geldi. 1969 yılında ihtisas aldım. 1982 yılında profesör oldum. Fakültede bir Kriz Merkezi açmak için çalışmalar yaptım. Yaklaşık bir 10 sene bunun için zemin hazırlamakla geçti. Bunun için çeşitli konferanslar verdim. Daha sonra hocalarımın desteğiyle Rektörlüğümüze Kriz Merkezi açılması için başvuruda bulunduk. Onlar da konuyla çok ilgilendiler ve desteklediler. Böylece 1989 yılında üniversitemiz bünyesinde bir kriz merkezi kuruldu. Halen bu merkezde çalışmalarımı sürdürmekteyim. Bunlarla birlikte 1992 yılında arkadaşlarımla birlikte Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneğini, ayrıca 2004 yılında da İntiharı Önleme Derneğini kurduk.

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
    Çok memnunum. Doktorluğu seçmemde, ruh sağlığı hastalıkları uzmanı olan bir akrabamızın etkisi olduğunu söyleyebilirim. Daha tıp fakültesine girmeden, psikiyatri ile ilgileniyordum ve fakülteye giriş amacım da psikiyatri uzmanlığıydı.

    Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
    İşimi hep severek yaptım. Bütün işlerin kendine göre zorlukları vardır. Bizim işimizin zor yanı denince, insanlar kriz merkezine büyük acılarla müracaat ediyorlar. Bir yakınlarını kaybediyorlar, boşanıyorlar veya bir statü kaybı oluyor. Yani büyük üzüntüler içerisindeyken karşımızda oluyorlar. Bir sorunla başedemedikleri için bizden yardım isteyen kişiler. Onların bu üzüntülerini paylaşmak onlara yardım sağlıyor ama, bizi de biraz yıpratıyor. O yüzden bu zorluğu var diyebilirim. Ama daha sonra onların bu üzüntülerini atlattıklarını kendilerini topladıklarını görmek bizi mutlu ediyor ve o zorlukları yok ediyor.

    Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
    Bir kere Akademisyenin vizyonu geniş olmalı. Yani olaylara sadece bir kitap sayfası içerisinden bakmamalı. Topluma bir bütün olarak bakabilmeli. Tabii tıp ve özelikle psikiyatri çok çok hızlı gelişme gösteren bir alan. Bu gelişmeleri takip edebilmeli. Buna istekli olmalı. Hastaları sadece hastalığıyla değil, sağlıklı yanlarıyla, ailesiyle, bütün yakınlarıyla, çevresiyle ele alabilmeli.
    Bir akademisyen bilgisini çevresiyle paylaşabilmeli. Kendisinden sonra gelenlere bu bilgiyi verebilme cömertliğini taşımalı. Eğitime yönelik aktiviteleri önemsemeli. Meraklı olmalı bazı konularda “Neden, nasıl, niçin” sorularını sorabilmeli. Akademisyenin araştırmacı bir mizacı olmalı.

    Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
    Ben şanslıyım. Çünkü bizim hocalarımız çok iyi ve her biri kendine özgü yönleriyle örnek alınabilecek kişilerdi. Hepsinden bir şeyler öğrendim.

    Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Benim alanım ruh sağlığı olduğu için en iyi bildiğim alan da bu. Onun için genel anlamda konuşmak yerine kendi alanımla ilgili görüşümü paylaşmak isterim. Ruh sağlığı alanında bir hizmetin eşit dağılımı öngören bir yapıyı bulamadık. Buna yönelik bir yapılanma gerçekleştirilemedi. Ruh sağlığı politikaları oluşturulması için defalarca toplantılar yapıldı. Her hükümet döneminde bu yapıldı ancak arkadan gelen yeniden başladı. Yani bir bayrak yarışı gibi bir öncekinin bıraktığı yerden alıp ileriye götürülemedi. Türkiye’nin bir ruh sağlığı politikası yok. Bu bana çok acı veriyor. Tabii böyle diyerek elimizi kolumuzu bağlayıp oturma da olmuyor. Ben kendimce çalışmalar yaptım. Örneğin Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı Disiplinler Arası Sosyal Psikiyatri Anabilim Dalını kurdum. Burada 1998 yılında ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin eğitimi için bir yüksek lisans programı başlattım. Böylece psikiyatri dışından elemanlar, profesyoneller, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, hemşireler, halk sağlığı uzmanları, aile hekimlerini kısacası psikiyatri alanında uzmanlaşmak bu alanda çalışmak isteyenleri programa kabul ettik. Ben inanıyorum ki, bu yetişmiş elemanlar yakın gelecekte ruh sağlığı politikaları oluşturulduğu zaman hizmetin toplumun her alanına eşit olarak ulaşmasında rol alacaklar. Ben kendimce bu çalışmaları yapabildim. İnşallah daha ileri çalışmaları da görürüm.

    Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
    1974-1975 yılları arasında toplum psikiyatrisini incelemek ve Kriz Merkezinde çalışmak için Amsterdam’da bulundum. Daha sonra 80’li yıllarda Varşova’da, Oslo’da ruh sağlığı hizmetlerinin toplumla birleştirilmesi, depo hastanelerin kaldırılması yönünde çalışmaların sürdürüldüğü dönemde, bu konuyu incelemek ve çalışmalar yapmak üzere bulundum.

    Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
    Bu konuda çeşitli teklifler aldım ama ben yurt dışında çalışmayı hiç düşünmedim. Kendimi ülkeme borçlu hissettim. Bu kadar eğitim aldığım, yetiştiğim ülkem için bir şeyler yapmalıyım diye düşündüm. Gayet memnunum. Bugün geçmişe dönüp baktığımda 50 yıla yakın meslek hayatımda fevkalade doyumlu bir yaşam görüyorum.

    Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
    Öncelikle Kriz Merkezimiz bünyesine çıkardığımız, biri 1992 yılından bu yana çıkmakta olan ve yılda üç sayı olarak yayımlanan Kriz Dergisi ve 5 yılda bir çıkardığımız İntihar Bibliyografyası adı altında dergilerimiz var. Bu iki dergide editörlük yapıyorum ve yazıyorum. Yurt dışında yayımlanan 5 kitapta bölüm yazılarım bulunuyor. Yine çeşitli yurt dışı dergilerde yayınlanan makalelerim var. Yurt içinde hazırladığım ve iki kez baskısı yapılan bir kitabım var. Yine Kliniğimizin tüm öğretim üyelerinin ortak yazılarının olduğu Klinik Psikiyatri kitabının editörlüğünü yaptım. Bireyden Topluma Toplum Ruh Sağlığı isimli bir kitapta da Toplum Psikiyatrisi, Sosyal Psikiyatri konularında yazdığım bölümler bulunuyor. Yurt içi ve dışında yayımlanmış yayın sayısı olarak tam bir sayı şu an aklıma gelmiyor ama 200’ü aşkın makale diyebiliriz.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı 16 öğretim üyesiyle çalışan çok kapsamlı çalışmaları olan ve bana sorarsanız Türkiye’deki en büyük ve en iyi psikiyatri eğitimini veren kliniktir.

    YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
    Ta başından beri, “YÖK bize lazım değil” diye söylem kurulduğu günden bu yana, ben YÖK’ün lazım olduğunu biliyordum. Çünkü bu kadar büyük bir ülkede, bu kadar çok üniversite olan bir ülkede koordinasyonu sağlayacak bir kuruma ihtiyaç vardır. Ancak bu koordinasyonu yaparken çok dikkatli olmak lazım. Çünkü üniversiteler nazik yerler. Onları yönetirken, asgari ortak tutum sergilenmeye çalışılırken, motivasyonları ve beceri potansiyelleri engellenebilir. Üniversite öğretim üyelerinin bir sanatsal boyutları var diye de düşünüyorum. Onların özel bir duyarlılığı vardır. Bu duyarlılığı sekteletmeyen bir yönetim olmadır.

    Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
    Ben pozitif bir insanım. İnsanların olumlu yönlerini karşıma alırım. O zaman da bir problemle karşılaşmam. Öğrencileri çok seviyorum. Hocalıktaki seneler ilerledikçe bu daha da arttı. Öğrencilere verebileceğim şeyler arttıkça, onlarla daha çok birlikte olmak istiyorum. Biz burada hemşire, sosyal hizmet uzmanı, psikolog hep bir ekip olarak çalışırız. Onların fikirlerine, görüşlerine, önerilerine hep açık olmaya çalıştım. Bu sayede de ilişkilerimiz hep pozitif oldu.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
    Evet. Çok mutluyum. Ben meslekte bütün istediklerimi gerçekleştirdim. Şu an Krize Müdahale ve İntiharı Önleme diye bir kitap üzerinde çalışıyorum. Onu da bitirirsem çok mutlu olacağım.

    Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
    Bütün meslek hayatım ilginç bence. Örneğin psikiyatristlere pek teşekkür çıkmaz. Ama bana çıktı. Bir hastam gazete ilanıyla teşekkür yazdı. Bu ruh sağlığı ve hastalıkları konusunda pek rastlanır bir şey değildir. Çünkü insanlar böyle bir süreçten geçtiğini söylemek istemez. Ama bu hastam gazete ilanı ile bunu yapmıştı. Hatta gazeteci Hasan Pulur “Garip Olaylar” diye yazdığı köşesinde buna yer vermişti.

    Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
    Maalesef kendi sağlığıma pek özen gösteremiyorum. Şu an bile sinizüt nedeniyle muayene olmam lazım. Artı gripten sonra nefes darlığım oldu. Onun içinde muayene olmam lazım. Ama ben hâlâ burada görevimin başındayım.

    Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
    Okumayı severim. Özellikle de toplumsal içerikli kitapları okumayı seviyorum. Bununla birlikte yemeni ve kenar işlemeleri merakım var onların koleksiyonunu yapıyorum.

    Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
    Bazı konularda keşke dediğim tabii ki olmuştur. Annemi 4 yıl önce, babamı da 2007’de kaybettim. Keşke onlarla daha çok birlikte olabilseydim diye düşünüyorum.

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Buna büyük önem veriyorum. Eve fazla iş götürmem. Evde bir ben, bir de eşim var. Eşimle birlikte sohbet etmeye, daha çok vakit geçirmeye çalışırım. Aile yakınlarımızla, dostlarımızla daha çok birlikte olmaya özen gösteririm.

    Teşekkürler.
    14/01/2008

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Türk doktorlarının büyük başarısı
  • Dişhekimleri Başbakanla görüşecek
  • Hangi ilde kaç pratisyen hekim çalışıyor?
  • "Tam gün yasasının gözden geçirilmesi gerekiyor”
  • Bakan Akdağ Tam Gün hakkında konuşacak
  • Muzaffer Kuşhan kendini savundu
  • Özel sağlık sektöründen neler oluyor?
  • Kök hücrede etik tartışmaları yok edecek çalışma
  • Sağlıkta yeni dönem, tetkikte sınırlama ile başlıyor
  • Dr. Bilir "taciz" iddiasını yalanladı
  • Doktor balıklara yasak
  • Bayan doktoru taciz ettiği iddia edilen Vali konuştu
  • Bakan Akdağ'dan katkı payı açıklaması
  • Başhekim yardımcısına saldırı
  • İlçe’de özel hastaneye uzman bulmak zor
  • Yanık kremine geri çekme işlemi
  • “Acilen hematolog yetiştirmeliyiz”
  • SUT’ta MEDULA sorunu
  • Akdağ: Doktorlar Tam gün yasasıyla birlikte 14 bin YTL'ye kadar maaş alabilecek
  • Bakanlıktan “hekimlikte devrim yaratacak kanun” taslağına yalanlama
  • 10 YTL muayene ücretinden kaçış yolu bulundu bile!
  • Özelde artık 10 YTL'ye muayene
  • Yeni Getirilen Düzenlemer Doktorların Gelirlerini Nasıl Etkileyecek ?
  • AYIN KONUSU: SUT (SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ) (39)
  • TAM GÜN YASA TASLAĞINA YÖNELİK TÜM SORU VE CEVAPLAR



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği
    Kliniklerimiz sayfamızın bu haftaki konuğu İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Şefi Dr. Sami Hatipoğlu
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri