|
|
|
MEDİANKET |
| Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE |
|
20-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
12-05-2008 |
Prof. Dr. İskender Alaçayır
|
Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İskender Alaçayır
Mete Generaloğlu / Ankara
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
19 Mayıs 1958’de Malatya’da doğdum. 1978-79 döneminde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. Tıp Fakültesinden 1983 yılında mezun oldum. Mezuniyetimin ardından 2 yıl Nevşehir’de mecburi hizmet yaptım. Sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalına araştırma görevlisi olarak girdim. O tarihten bu yana da buradayım. 1990 yılında uzman, 1995 yılında doçent oldum. 2000 yılında da profesörlüğe yükseltildim. Hâlen burada çalışmaktayım.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Bu mesleği seçtiğim için son derece memnunum tabii ki. İlk başta “Ailede hekim olarak hiç kimse yok, herkes hukukçu birde doktor olsun” diyerek beni öne sürdüler. İyi ki de sürmüşler. Yaptığım işten çok zevk almaya başladım. Yardım etmek son derece önemli bir şey. Bilime katkıda bulunmak bizim memleketimizde biraz zor ama kıyısından köşesinden onu da yapmaya çalıştım. Başarılı oldum da zannediyorum. En önemli şey yardıma muhtaç insanlara yardım edebilme şansınız çok yüksek ve bu Türkiye’de sizin inisiyatifinizle oluyor. Çünkü Türkiye’de belli bir sistemimiz yok maalesef. Bu insana haz veriyor mu? Hem haz veriyor hem de çok üzüyor. Ama ben hayatımdan çok memnunum.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Benim için zor tarafından bahsetmeyeyim genel olarak tıp doktorları için zor tarafı çok zor şartlarda çalışmamız. Bizim de tabii çok özverili çalışmalarımız oluyor. Oldu zaten, asistanlık döneminde, uzmanlık döneminde, doçentken ama üniversitede çalışma şansı bulmamış olan doktor arkadaşlarımızın son derece zor şartlarda çalıştıklarını biliyorum. Hem hasta yükü çok fazla hem de çok özverili çalışmaları isteniyor. Bunun karşılığı elbette ki parayla ölçülemez ama sosyal anlamda daha rahat yaşayabilmeleri için yeterli anlamda para alabildiklerini pek zannetmiyorum. En önemli sıkıntı gerçekten geçim sıkıntısı, ekonomik kaygılardır.
Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir kişi akademisyenliği seçtiyse bir kere özverili olacak. Ekonomik kaygısı olmamak durumunda. Bunun memleketimizde olma ihtimali çok zor. Bu kaygı hepimizde var ama budan feragat etmekte ben fayda görüyorum. Başka türlü bilime katkı yapmanıza imkan yok. Kendinizden bir şey vermeden bunu yapmanıza imkân yok. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. Kendi kendinize işinizi halledin para kazanın manasında söylemiyorum bunu ama fedakârlık şart. Dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. Yoksa profesörlük titrini aldıktan sonra “Oh rahata erdik, biraz da para kazanalım” fikrine kapılırsanız zaten akademisyenlikten uzaklaşmış oluyorsunuz. Bu bakımdan akademisyenliği seçecek arkadaşların düşüneceği en önemli şey fedakârlık. Başka bir şey değil. Yoksa başka bir mecraya gitmelerinde fayda var.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Bizim en büyük şansımız bir bürü öğretim üyesini görmüş, onların davranışlarını görmüş, onların yaşama şekillerini görmüş, onların profesyonel yaşamdaki dikkat ettikleri şeyleri görmüş olmamız. O bakımdan hepsinden bir şeyler aldım ama kendime en çok örnek aldığım kişiler Prof. Dr. Osman Akata, Prof. Dr. İbrahim Ceylan, Prof. Dr. Altan Tüzüner ve rahmetli Prof. Dr. Ahmet Yaycıoğlu. Bu isimler profesyonel hayatta kendime en çok örnek aldığım kişiler.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de sağlık ortamı hiçbir zaman istenilen düzeye ulaşamadı. Zaten bütün dünyaya baktığınızda her ülkede, en gelişmiş ülkelerde bile sağlık hizmeti çok tartışılan, devamlı değişikliğe uğrayan bir sistem. Memleketimizde de en iyinin bulunmaya çalışıldığına inanmak istiyorum. Sadece şu anda yapılan işleri yargılamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Bütün bunların mirasını şimdiye yüklemenin bir manası yoktur. Şimdi zaten çok zor durumdayız. Günümüzde özellikle Sosyal Güvenlik Yasası tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Herkes bundan kendisine bir pay çıkarıp iyidir kötüdür diye yorum yapıyor. Sosyal Güvenlik Yasası’nın içerisine sokulmuş olan sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi herhâlde çok ayrı bir şekilde değerlendirilmeli.
Sosyal hukuk devletinin birinci gereklerinden birisi vatandaşlarını sağlıklı yaşatmaktır ilkesine dayanarak koruyucu sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması ve sağlık hizmetlerinin basamak basamak eşit şekilde yapılmasında fayda görüyorum.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Fransa’da çok kısa bir süre kaldım. Çok uzun süre kalma imkânım maddi olarak olmadı maalesef. Maalesef desem mi bilemiyorum ancak benim o zaman 3 ayda gördüklerim, ki o zaman uzmandım, bana yetti diye düşünüyorum. Oranın sağlık işleyişi bizden biraz daha ileri olduğu için çok daha düzenli ama “Onların da hasta açısından, doktor açısından şikayetleri yok mu?” derseniz çok var tabi ki. Orada bulunmamın bana faydası tabii ki olmuştur ama somut bir faydasını söylemek oldukça zor. Sadece oradaki sağlık sistemlerinin nasıl işlediğini gözlemlerim oldu ama işleyiş ve kalite açısından ülkemizden çok bir farklılık göremedim.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Hayır, hiçbir zaman düşünmedim.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Şu an tam sayıyı net olarak söyleyemeyeceğim ama yurt dışı yayın olarak 20 yurt içi de 40 kadar vardır.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Piramidin altından başlayalım. Çalıştığım klinikte bilimsel özerklik verilmiştir. Tek kısıtlamamız bütün dekanlık ve fakülte ortamında düşünürsek etik kuruldur. Buna uygun yapacağınız hiçbir şeyde, hiçbir zaman engel olunmamıştır. Tek sıkıntımız parasal destek.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
YÖK Başkanı olsaydım bir kere bütün üniversitelerin tamamen özerk olmasını isterdim. Hiçbir zaman onların başında korkunç denetleyici, ceberut gibi duran, bütün kadroları veren olmazdım. Bütün kadroları üniversite rektörlerinin emrine verirdim. Belirlenmiş kadrolarına karışmazdım.
İkincisi mali işlerine hiçbir zaman karışmazdım. Onlara ayrılmış bütçeyi tam tamına verirdim. Bilimsel özerkliği zaten bunları verdiğiniz zaman kendiliğinden gelecektir. Onların işleyişlerine, kılık kıyafettir bilmem nedir hiçbir şeylerine karışmaz rektörlüğün inisiyatifine bırakırdım.
Peki YÖK Başkanı olarak nesine karışabilirdim. Bir ülke menfaatlerine aykırı olunmamasına. Zaten bizim bilim adamlarımız ülke menfaatlerini göz ardı etmez. Bizim yurttaşlarımızın, genel olarak insanlığın aleyhine yapacakları her şeyde karşılarına dikilirdim. Başka da çok fazla bir şey yapmama da gerek yok.
Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
Hiçbir problemim yok. Son derece iyi. Hepsi benim meslektaşım ve oldukça iyi eğitim almış insanlar. Onun için ilişkilerimde son derece dikkatliyim.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Ülke çapında düşünürsek evet. Ama dünya çapında düşünürsek tabii ki hayır. Çok daha büyük araştırmaların içerisinde olmak isterdim. Bunun için memleketimizde biraz daha zaman gerekiyor. Bizden sonraki kuşaklar inşallah bu bilim, üretme azmini veyahut da bayrağını bizden alarak çok daha ileriye götürürler. Memleketimizin en büyük problemi gerçekten üniversite olarak bilim üretme problemi. Bir Türk doktoru buluş yaptı dersiniz, bilimsel ilerlemeye katkıda bulunacak bir şey yaptı dersiniz. Evet kaynak Türk, ama çalıştığı yere bakıyorsunuz Birleşik Devletler. Gelişmiş ülkelerde Türk olarak algılamıyorlar bu insanı. Bunun bütün artısı çalıştığı ülkeye yazılır.
Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Hangi birini anlatayım. Hepsi ilginç. Bizim hocalarımızdan biri Fransız ekolüydü. Bizim kullandığımız solunum cihazları ventilatör, hoca buna vantilatör derdi. Bizim bildiğimiz vantilatör tavana asılan serinletme aleti. Hoca bir gün yoğun bakıma girdi, “Bu vantilatörler çalışıyor mu?” diye sordu. Herkes tavana bakıp vantilatör aramaya başladı. Tabii vantilatör yok. Bu benim için komik bir anım.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Yok öyle çok fazla dikkat ettiğim söylenemez. Zaten dikkat ederseniz hekimlerin çoğu özellikle cerrahlar hem daha genç yaşta vefat ederler, hem de çok bulunmayan garip hastalıklarla vefat ederler. Çok fazla üzerine düştüğümü söyleyemem. İşte altı ayda bir kan tahlili yaptırırım.
Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Var tabii. Ut çalarım, saz çalarım. Telli çalgıların hemen hemen hepsini çalarım. Tenis oynarım. İyi bir tenis oyuncusuyum. Bunların dışında pek fazla bir şey yapmıyorum.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Meslekle ilgili olmasa da pişmanlıklarım oldu tabii ki. Hastalarımla ilgili keşkelerim Allah’a şükür hiç olmadı. Çünkü keşke lafı çok fena bir laf hasta için. Hiç öyle bir şeyim olmadı. Yaptığım işin hep arkasında durdum.
Talebelerle ilgili, derslerle ilgili keşkelerim olmuştur. Çok iyi hazırlayamadığımı düşündüğüm dersle ilgili keşkelerim olmuştur.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Hayır. Tek ve net cevap.
Teşekkürler. 12/05/2008
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
Prof. Dr. Bülent Tıraş - 13-10-2008
Prof. Dr. İsmail Mete İtil - 20-10-2008
Prof. Dr. Ayşe Dursun - 27-10-2008
Prof. Dr Selda Demirtaş - 03-11-2008
Doç. Dr. Ali Ünsal - 10-11-2008
Dr. Ahmet Erdem - 17-11-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Dr. Ahmet Erdem
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
|
|
| |
| |
|