Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

07-10-2008  

 MEDİANKET
Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları

 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
14. Avrupa Cerrahi Onkoloji Kongresi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Ayşe   AKIN
Sudan Ziyaretinden Notlar
Prof. Dr. Ayşe AKIN
Prof. Dr.  Yasemin   BALCI
Herkes Adli Tıp Uzmanı Olabilir!
Prof. Dr. Yasemin BALCI
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Çevre ve Sağlık
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Dr.  İbrahim   ERSOY
Şövalye Doktor
Dr. İbrahim ERSOY
Yrd. Doç. Dr  Cem   OKTAY
Acil Tıpta Uzman Olmak
Yrd. Doç. Dr Cem OKTAY
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
Tam Güne Evet, Ama Muayenehaneler Kapatılmasın
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Kor   YERELİ
Çevreye Saygı
Prof. Dr. Kor YERELİ
 ETKİNLİKLER
  • 1. Uluslararası Avrasya Adli Bilimler Kongresi
  • 08-10-2008 / 11-10-2008
  • Yaşlanan Erkek Sempozyumu
  • 10-10-2008 / 10-10-2008
  • IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008
  • 11-10-2008 / 15-10-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     
    Nobel İlaç
     HABER
    Özel Dosya 01-10-2007
    Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

    Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

    ‘Üniversitelerin kitlesel eğitim-öğretim ve elit eğitim-öğretim yapan araştırma kurumları diye ikiye ayrılması gerekir’


    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim üyesi :

    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    1954’de Trabzon’da doğdum. Orta ve lise tahsilimi Trabzon’da tamamladım. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra, Beyin Cerrahisi Kürsüsünde asistanlığa başladım. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Kürsüsünde ihtisasıma devam ettikten sonra, Zürich Üniversitesi Nöroşirurji Kliniğinde, Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil'in yanında mikronöroşirurji çalışmalarına katıldım. Zürich Mikronöroşirurji Araştırma Merkezinde, Instraktör Öğretim Üyesi olarak görev yaptım ve serebro-vasküler mikro-cerrahi alanlarında araştırmalarda bulundum. 1984’te Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Başkanlığına atandım. 1985’de, Türkiye’de ilk olarak, üniversitede Mikronöroşirurji Araştırma Laboratuvarını kurdum. İsviçre'nin yanında, Almanya, Fransa, İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, İtalya, İspanya, Yugoslavya, Kanada, ABD ve Japonya'da, değişik zamanlarda araştırmalarda bulundum. Çalışmalarım sonucu aldığım ödül sayısı hayli fazladır. 1988’de, beyin-damar tıkanıklıklarının operasyonlarında kullanılan ve dünyada ilk defa kendi adım ile literatüre geçen yeni bir ameliyat tekniği geliştirmem sebebi ile 1990 yılında TÜBİTAK ödülü aldım ve zamanın Cumhurbaşkanı tarafından taltif edildim. Yurt içi ve dışında çeşitli bilimsel organizasyonların değerlendirme ve karar kurullarında yer alıyorum. Ayrıca ABD’de CNS’in Uluslararası Büyükelçisi olarak da faaliyet gösteriyorum. Uluslararası düzeyde, yerli ve yabancı 200’ü aşkın bilimsel çalışmam bulunmaktadır. Çalışmalarım dünyanın önde gelen bilim adamlarınca, yurt dışında gerek kitaplarda ve gerekse makalelerde birçok kez kaynak olarak gösterilmiş, geliştirdiğim cerrahi teknikler klasik kitaplarda yer almıştır. Evliyim, üç çocuk babası, üç torun dedesiyim.

    Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
    Sadece benim mi? Tüm dünyanın ışığı, Hocam Yaşargil…

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
    Bektaşi, “Sebeb Ya Huu” demiş. Memnuniyet hazza, hazlar başarılara bağlıdır.

    Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
    Zorda ulvilik, kolayda suflilik gizlidir. Her şey çok zor, her şey çok kolay.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
    Aslında bilimsel problemler; kurumların değil, sistemin ortak meselesidir. Bu açıdan değerlendirmek gerek.

    YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
    YÖK Başkanı olsam, bu işin felsefesinden başlar ve ona göre politikalar geliştirirdim. Türkiye’mizde, bilim ve teknoloji alanındaki en önemli sorun, araştırma ve geliştirme gücümüzün çok büyük bir oranda hatta tamamına yakınının üniversitelerimize yönlendirilmesi, üniversitece yöneltilmesi veya en azından bu beklenti içerisinde olmamızdır. Özel sektör, bu hususta oldukça duyarsızdır. Oysa bugün, dünyada rekabet arenasındaki şirketler destekledikleri bilimsel ve teknolojik projelerle boy ölçüşmektedir. Her şeyin devletten beklenmesi ve eldeki imkanların da plansız, projesiz veya gereksiz harcanması; her ülkede var olan "öncelik" düşüncesinin dikkate alınmaması, bilim adamının sıkıntılarını bir kat daha arttırmaktadır. Mesela İsviçre’de, belli periyodlarla bilimsel ve teknolojik projeler, milyonlarca frankı bulan harcamalar pahasına, HEUREKA’da sergilenmekte ve özellikle üniversite ve hatta lise öğrencilerine teşhir edilerek bilimsel çalışmaları teşvik edilmektedir. Bilim ve teknoloji sahasındaki ikinci önemli problem fizik ve matematik gibi, temel fen bilimlerinde çekilen eleman sıkıntısıdır. Bunun sebebi tamamen ekonomiktir. Ortak bir sorun, bilim adamlarının yeterli ekonomik düzeyde olmamalarıdır. Üniversitelerimizde bilim adamlarının serbest piyasadaki değerlerinin mutlaka ödenmesi gerekir. Herkese eşit ücret, kanaatime göre adaletsizliktir. Ayrıca, üniversitelerimizin yeniden yapılanmalarının gerekliliğine inanmaktayım. Zira, yaygın eğitim-öğretim ile elit eğitim-öğretim ve araştırmayı aynı çatı altında yapmak oldukça güçtür. Bu nedenle üniversitelerimizin kitlesel eğitim-öğretim yapan kurumlar ve elit eğitim-öğretim yapan araştırma kurumları diye ikiye ayrılması gerekir. Her iki tip üniversite içinde de, uluslararası seviyeye erişmiş bilim adamları, gerek karar mekanizmalarındaki etkinlikleri, ekonomik durumları ve gerekse konumları itibarı ile ayrıcalıklı bir duruma getirilmelidirler. Her alanda olduğu gibi, üniversitelerde de rekabet, teşvik edilmesi gereken önemli bir konudur.

    Artık, çok gecikmiş olsa da kafamızı kumdan çıkartmalıyız. Bilimsel politikamızın belirlenmesinde, mutlaka ülkemizin çıkarları göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bilimsel strateji, aklını ve beynini bir enstrüman olarak kullanarak tüm kompleks ve ihtiraslarından kurtulmuş, bilimde evrenselliği yakalamış, üniversal bilgi çizgisinde ve bu çizgiye katkısı olan bilim adamları ile milli menfaatleri her şeyin üstünde tutan, beynini ve aklını başkalarının değil, tamamen ülkesinin çıkarlarına esir edebilen politikacılar ve bir avuç toprakta bir ülkeyi görebilen, bir damla göz yaşında bir ummanı sezebilen askerler tarafından, ortak olarak belirlenmelidir.

    ABD’de şahsiyetli bilim politikaları buna benzer şekilde oluşturulmaktadır. Washington’da, kapalı kapılar ardında belirlenen bu politikalar doğrultusunda, bilim modası oluşturulmakta ve bu basına bilinçli olarak sızdırılarak, bilim adamlarının bu alanlarda araştırma yapmaları teşvik edilmektedir. Uzaktan bakıldığında her bilim adamının istediği araştırmayı yaptığı zannedilen Batı’da aslında dolaylı olarak, güdümlü bir bilim vardır. Amerika, para musluklarını açıp kapayarak, sıradan insanların anlayamayacağı ve hissedemeyeceği ustaca bir biçimde bilim ve bilim adamlarını yönlendirmektedir. Gençlerimiz yönlendirilirken bile milli bilimsel politika göz önünde bulundurulmalıdır. Milli kültür ve değerlerinden koparılmış bilim adamlarının şahsiyetli bilim yapmaları da beklenemez. Einstein’in bir taraftan fizik alanında ilmi teoriler oluştururken, diğer taraftan da Siyonizm ile ilgili destekleyici makaleler yazdığı unutulmamalıdır. Her iki uç yobazlarının, küflenmiş beyinlerin, dünyaya cehaletiyle ve at gözlüğü ile bakanların, modernizmi çöplüklerde, batakhanelerde arayanların, okur-yazar olmayan aydın müsveddelerinin ve entelektüel gericilerin, şahsiyetli milli bilim politikası oluşturabileceği düşünülemez.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
    Mümkün mü? Hedefe ulaşmak, aslında tükenişin başlangıcıdır. Hep koşacağım ama, asla ulaşamayacağım.

    İlginç bir kişiliğiniz var… Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
    İlginçlikler mutluluğun, hayatın ve var oluşun gerçekleri. Ben değil ama sağlığım bana hiç özen göstermiyor!

    Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı? Bunlardan bahsedebilir misiniz?
    Tıp ve sanatı birbirinden ayırmanız mümkün değil. Hele cerrahsanız, asla… Edebiyat, felsefe, tarih, hat (kaligrafi), şiir, nörofilizofi, musiki ve resim gibi birçok hobi ve ilgi alanım bulunmaktadır. Hatta ben hep “'Nöroşirurji nikahlı eşim, edebiyat ise metresimdir” diye espri yaparım. Suz-i Dilara, Aşk ve Vuslat adlı üç şiir kitabım var. Üç adet güftem de, Dr. Yılmaz Karakoyunlu tarafından, Acemkürdi, Ferahfeza ve Hüseyni makamlarında bestelenmiştir. Prof. Dr. Faruk Karaca, değerli çalışmalarıyla şiirlerimin analizini yaptı ve yayınladı. Batılı filozoflarla beni denk tutup benim şiirlerimde özellikle mistik, teolojik, felsefi, aşk ve tabiat duygularımı yorumlaması beni mutlu etti. Ayrıca Türk Edebiyatı’nın önde gelen tanınmış simalarından ve halen Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olan Prof. Dr. Mustafa İsen, Prof. Dr. Orhan Okay, Prof. Dr. Bilge Seyidoğlu, ve Prof. Dr. Şerif Aktaş da şiirlerim ve düşüncelerim hakkında yazılar kaleme aldılar.

    Peki sizce sanat nedir?
    Sanat, özgürlük, güven, hırs, yetenek ve yaratıcılık duygusunun ortaya çıkmış şeklidir. Toplum için yararlı duyguları baskı altında tutan, soy ve insanlığından nefret eden ve utanan kişi, ne kendi mutlu olabilir ne de çevresine huzur verebilir. Hayatın özü ‘Sevgi’dir. Bu da kendisini evrensel sanat olarak gösterir. Yaratılan varlıkların içerisinde, zevk, ahenk ve armoninin kısaca bütün güzelliklerin zirveye çıktığı yegane sanat şahikası, insandır. İnsanı kendine meslek ve uğraşı edinen ve onu malzeme olarak kullanan insan, içindeki yetenek ve güzellikleri daha kolay keşif ve ifade etme imkanı bulur. Bu nedenle, tıp ve sanat birbirinden ayrılamayan iki sevgili gibidir.

    Ya Hekimlik?
    Hekimlik bir sanat şekli, hekim de bir sanatçıdır. Hekimler duyarlı, hassas ve ince bir kalbe, güçlü ve engin bir hafıza ve ruha, derin bir sezgiye, geniş kültür, bilgi birikimi ve muhakeme gücüne sahip olmalıdırlar. Hemen her hekim, sanatının gereği olarak dikkatli bir gözlemci, iyi bir araştırıcı usta bir yorumcu ve kompozitör olmak zorundadır. En küçük ayrıntıyı bile değerlendirerek, büyük başarılar elde edilebilir. Nitekim hekim, yaratılanı yaratandan ötürü, en yüce değer sayan bir görüş ve düşüncenin somut bir örneğidir. Bu felsefenin temelini, resimden edebiyata, müzikten mimariye bütün güzelliklerin zirvesi olarak tecelli eden, “O Yüce Varlıktan” bir parça olan "insan" oluşturmaktadır. Bu nedenle de, sanatçı bir hekimin konu ve malzeme aramasına gerek yoktur.

    Bilimle sanat bu kadar iç içe ise, bilim nedir?
    Bilimi kendini bulma, evreni ve gerçeği tanıma ve keşfetme, tutarlılık ve tecrübelerle yanılgı ve yanlışları ayıklayıp, hangi yöntemle olursa olsun, doğruyu bulabilme ve kişilik arayışı olarak da tanımlayabiliriz.
    Bilim, semavi dinde olduğundan farklı olarak, "Yanılgısız Duru Gerçek" kavramından yoksundur. Sanatla iç içe olmasına karşın, bilimde yaratıcılık, inanç sistemlerinin temelini oluşturmasına rağmen, yanılmazlık prensipleri yoktur.
    Yenilenmeye açık ve özlem dolu dinamik bir yapısı vardır. Konservatif düşünceden sıyrılabilen, anane ve geleneklerini ilmi çalışmalarının dışında tutabilen ve en acımasız eleştiri ve cezalardan yılmayan bilim adamlarının, bilim tarihinde en büyük atılım ve devrimsel buluşlarını gerçekleştirdiklerini görüyoruz.

    Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
    Keşkesiz hayat, hiç yaşanmamış hayattır. Aşk, haz, huzur, kanaat, tatmin, yaşama azmi ve arzusu… Hepsi Nuh’un gemisinde yaşanan ruh- beyin metamorfozu…

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Dedim ya, nöroşirurji nikahlı eşim, edebiyat metresim…

    Teşekkürler.

    01/10/2007

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Bu hastane yıkılacak
  • Hotamışlıgil tedavide kullanılacak yeni bir hormon keşfetti
  • Doktor yetersizliği hizmeti aksatıyor
  • Türkiye'nin ilk kobay uzmanı
  • Koruyucu aile uygulamasında geri kaldık
  • Amniyosentezden daha güvenli test yöntemi
  • Muayene ücretleri eczaneye ödeniyor
  • Tüm sağlık verileri paylaşımında son aşamaya gelindi
  • En yüksek ve en düşük bebek ölüm oranı hangi hastanede?
  • Nobelli doktordan itiraf: Çok safmışız
  • AB’de hemşire Türkiye’de ebe
  • SUT hakkında önemli uyarı
  • 2008-TUS Eylül Dönemi Bilim Sınavı Sonuçları açıklandı
  • CeBIT'te e-sağlık/Tele Sağlık
  • Yeni Getirilen Düzenlemer Doktorların Gelirlerini Nasıl Etkileyecek ?
  • 'Muayene ücreti tahisilatının eczanelerde yapılmasının eczacılarla ilgisi yok'
  • Ege Tıp'a vekaleten dekan atandı
  • Tıp fakültesinde intihar
  • SGK'lılar ilaç parası dışında 10 YTL'ye varan muayane üçreti de ödeyecek
  • 2008 Nobel Tıp Ödülü sahibini buldu
  • Hekimlik mesleğinde devrim yaratacak kanun
  • İşte devlet, üniversite ve özellerde sezeryan oranları
  • AYIN KONUSU: SUT (SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ) (4)
  • Sağlık Uygulama Tebliği, Resmi Gazetede yayımlandı
  • TAM GÜN YASA TASLAĞINA YÖNELİK TÜM SORU VE CEVAPLAR



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği
    Kliniklerimiz sayfamızın bu haftaki konuğu İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Şefi Dr. Sami Hatipoğlu
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri