|
|
|
MEDİANKET |
| Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE |
|
20-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
09-06-2008 |
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal
|
“Akademisyenlik için iletişim çok önemli, bu bir yetenek”
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Necmettin Ünal
Mete Generaloğlu / Ankara
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1961 yılı Elazığ doğumluyum. İstanbul Üniversitesi 1984 mezunuyum. İki buçuk sene kadar Turhal’da hükümet tabipliği yaptım. Ankara Hastanesinde anestezi asistanlığım var. Sonrasında oradan istifa ettim. Birinci TUS imtihanına girdim. Tek tercih olarak anesteziyi yazdım. İlk tercihim Ankara Tıp Anesteziydi ve buraya girdim. Asistanlığım olağan süreçten uzun sürdü. Altı aylık bir periyot için Rotherdam Üniversitesi Yoğun Bakım Bölümüne gitmiştim. Aslında gözlem için gitmiştim ama oradaki çalışmalarım bitmediği için bir sene daha uzatma istediler. Ancak fakülte asistanlığım biteceği için geri dönmemi istedi. Bir üç ay daha uzatma alarak dokuz ay kadar burada hem çalıştım hem de araştırma yaptım. Uzman doktor olduktan sonra Ankara Tıp Fakültesinde kaldım. Zaten mecburi hizmetim de vardı. Uzman olduktan kısa sonra yurt dışındaki işleri tamamlamak için bir süreliğine yine Rotherdam’a gittim. Bir süre daha orada çalıştım, araştırmalarımı tamamladım. Döndükten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji Kliniğinde, değişik yerlerinde çalıştım. Ama ağırlıklı olarak reanimasyonda çalıştım. Doçentliğimi aldıktan sonra tamamen yoğun bakımda çalışmaya başladım. O gün bugündür akademik hayatım ağırlıklı olarak yoğun bakımda geçiyor. Ardından profesörlük geldi. Onu da aldık ve akademik hayatımda temel olarak yoğun bakımda çalışmaya devam ediyorum.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Lisede en zora ulaşma konusunda arkadaşlar arasında yarışma ve ailede güdümlemeler sonucunda tıp fakültesini yazdım ve girdim. Doktorluğu, akademisyenliği tabii ki seviyorum ama zaman zaman şunu düşünüyorum: Kişi bir olayı bütün detayıyla kavrayıp yapmaya çalıştığı zaman herhâlde başka bir meslek de olsa sever diye düşünüyorum. Memnunum tabii. Ben mesleğimin belli aşamalarına gelmiş birisiyim. Ama herkes bu aşamalara gelemiyor.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İnsan ilişkileri. Çünkü anestezist olarak, yoğun bakım olarak ya da hekim olarak belli bir popülasyonla karşı karşıyasınız. Bütün cerrahi branşlarla, laboratuvar branşlarıyla ve dahili branşların önemli bir kısmıyla çalışıyorsunuz. Buradaki işleri götürmede bence en önemlisi iletişim. Hastayla iletişim, hasta yakınıyla, meslektaşınızla, beraber çalıştığınızla, çalışmayı planladığınızla, yurt dışındakiyle, yurt içindekiyle iletişim her meslekte olduğu gibi bizim meslekte de çok önemli. Yoksa bilgileri edinmekle olay bitmiyor. Bilgileri ediniyorsunuz ve bir şekilde uyguluyorsunuz.
Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen Türkiye’de maalesef olması gereken noktaları birçok açıdan sağlayamayan bir kişidir. Akademisyen araştırma yapar, öğrenci yetiştirir, asistan yetiştirir. Aslında gerçek anlamda baktığınız zaman akademisyenin illa branşıyla ilgili çok iyi olmasına gerek yoktur. Yurt dışında adam anestezist ama hayatında eli hastaya değmemiş, deneysel anestezi araştırmacısı. Mesleğinde mükemmel, zirvesinde akademisyen ama anestezist değil. Bizler sadece akademisyen değiliz. Bizler aynı zamanda branşlarımızın da iyisiyiz. Ama iyi akademisyenlik için yine iletişim çok önemli bu bir yetenek çünkü. Bir de akademisyenlikte başka nokta araştırmacılık. Araştırmacılık konusunda son yıllarda belki değişik destekler alma olasılığımız artıyor ama genel olarak ülkemizde büyük araştırma yapacak destekleri hem parasal anlamda, hem alet edevat anlamında, hem de teknik destek anlamında sağlamak gerçekten çok zor.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Tabii ki var. Kişi demeyelim kişiler var. Çünkü her bireyin, -buna ben de dahilim- iyi ve kötü yanları vardır. Dolayısıyla biz önümüzdeki büyüklerimizden, hepsinden mutlaka bir yönünü almışızdır.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sanki giderek kötüleşiyor. Tabii ben tüm sağlık ortamını bir anda değerlendirmek şansına sahip değilim. Ben sonuçta üniversitede çalışan bir öğretim üyesiyim. Üniversitelerin günümüzde bulunduğu ortam son derece ortada. Üniversiteler imkânsızlıklar içerisinde kıvranıyorlar. Bu imkânsızlıklar içerisinde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ve bu şartlar altında öğrenci yetiştirmeye, asistan yetiştirmeye çalışıyorlar. Bugün hangi tıp fakültesine giderseniz gidin bir borç batağı içerisinde.
Özel sektör tarafında da her şey güllük gülistanlık değil artık. Özel sektör de hem maddi hem de istihdam açısından inanılmaz bir sıkıntı altında. Genel olarak sağlıkta maliyetler sürekli olarak düşürülmeye çalışılıyor. Paket fiyat uygulamaları çıkarılıyor, örneğin bu uygulamalarla bir yoğun bakımın idame edilmesi mümkün değil. Ama bir taraftan da yoğun bakımların sayısı artsın isteniyor. Sonuçta yoğun bakım adı altında ama o fonksiyonu yürütme ekip ve ekipmanına sahip olmayan şevki kırılmış yerler oluşturulmaya çalışılıyor. Dolayısıyla sağlıkta gidişatın çok parlak olduğu kanaatinde değilim.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Avrupa Yoğun Bakım Derneğinin konsül üyesiyim. Avrupa Yoğun Bakım Diplomasının Türkiye’deki birkaç jüri üyesinden birisiyim. Avrupa’da yoğun bakım diploması almak isteyenleri imtihan eden jüri üyelerinden birisiyim. Avrupa yoğun bakımındaki, değişik yoğun bakım derneklerindeki değişik alt gurupların, mekanik ventilasyon benzeri alt gurupların aktif üyesi konumundayım. Avrupa’da yoğun bakım eğitiminin standardizasyonu konusunda yürütülmekte olan ve Avrupa topluluğunun da tamamen desteklediği eğitim programının Türkiye koordinatörüyüm ve orada aktif üyeyim.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Hem evet, hem hayır. Biz Türküz ve bu kültürle yetiştik. Yurt dışında bir seneden fazla yaşamış birisi olarak söyleyeyim. Yurt dışında mükemmel çalışma şartlarında çok iyi şartlar da çalışabiliyorsunuz. Ama bizim alıştığımız kültürü oralarda her zaman bulamıyorsunuz. Ama olaya bir tek araştırma, hastane şartları, ekonomik hayat, sağlık sisteminin düzenliliği belirliliği açısından bakarsanız orada çalışmak çok daha avantajlı. Bununla beraber çok daha düzenli bir hayatınız oluyor. Türkiye’de hekimlerin çalışma saati diye bir şey yok. Biz anestezistler olarak akademik çalışmalarla ilgili okumamızı yazmamızı, literatür taramamızı her türlü şeyimizi maalesef hastane ortamında ve mesai saatleri içerisinde yapma şansına sahip değiliz. Yurt dışında öyle değil. Evlerine iş götürmüyorlar. Akademik yaşantısını da hastanedeyken planlıyor. Ama bizden hastanede hekim gibi çalışalım aynı zamanda akademik hayatımızı yürütelim her şeyi beraber yapalım isteniyor. Bu sekiz saatlik mesaiyle yapılabilecek bir şey değil. Dolayısıyla orada çalışmak çok keyifli ama Türkiye’de yaşamak da çok güzel.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Şu an net bir sayı veremeyeceğim ama toplam 80-90 civarındadır.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Kurumla ilgili değerlendirme yapmak yerine daha çok genel değerlendirmenin içerisine kurumu sokmakta daha büyük fayda var. Çünkü kurumlar da sistemin bir parçası. Sistemin bir parçası olarak gidiyorlar. Sistemdeki A kurumu nasıl etkileniyorsa, tabii bunu üniversite ve fakülte olarak söylüyorum, B kurumu da benzer şekilde etkileniyor. Yönetimlerden gelen ufak tefek değişiklikler, eksiklikler veya fazlalıklar mutlaka oluyor. O da yönetsel şeyler. Yani çok kuruma özgü konuları burada daha detayıyla koşacağımız bir şey olacağını zannetmiyorum.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Bir defa temel arzum, giderek kaybettiğimiz özellikleri kazanmak isterdim. Siyasetten tamamen bağımsız bir YÖK isterdim. Tamamen bilimsel anlamda bizi geliştirecek, yönlendirecek ve akademik kuruluşları giderek erozyona uğrayan değil, ayrı ayrı değerler olan ve değerler çıkaran ve de bu değerlerini uluslararası anlamda ortaya koyan, ekonomik olarak, özlük hakları olarak, özerklik olarak ayrıcalıklı kurumlar hâline getirmek isterdim.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Bakın insan havucunu kaybederse hayatın bir anlamı kalmaz. Hayatta önümüzde hep havuçlar vardır. O havuçlar inşallah hiç kaybolmaz. Onların hep peşinden koşarız. Zaten o havuçları kaybettiğimiz anda hayatın bir anlamı da kalmaz. Bir hedefe hep koşmak zorundayız. Bu hedefi çok ileri yaşlarında bile kovalayan meslektaşlarımızı hocalarımızı gördüğüm zaman da ben çok mutluluk duyuyorum. İnşallah ben de o havuçları hep görürüm. Yakalarım yakalayamam o ayrı mesele ama önümde hep bir havuç olur diye umut ediyorum.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Hayır. Çok net hayır. Terzinin elbisesi sökük derler ya birçok hekimde bu özellik var. Kesinlikle göstermiyoruz. Çalıştığımız şartlar çok stresli. İnanılmaz bir stresle çalışıyoruz. Mesai saatimiz yok. Uykularımız son derece düzensiz. Yaşantımız son derece düzensiz. Dolayısıyla bunları bir topluluk hâlinde değerlendirdiğimiz zaman sorunuza vereceğim tek cevap “Hayır”.
Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Sürekli hobi yaratmaya çalışıyorum. Son revaçta hobim bahçe bakımı. Bahçemi düzenlemeye orada ufak tefek bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kitaplar alıyorum onları okuyorum. Bu arada işi bilenlerle, hastalığı internetten öğrenmiş gelmiş hasta yakını muhabbetlerine giriyorum. Tabii onlar benden daha iyi biliyorlar ama ben ahkam kesiyorum, o bile beni rahatlatıyor. Hobilerimden birisi yemek yapmak. Çok severim çok rahatlatır beni.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Olmaz olur mu? Hayatta hiçbir konuda pişman olmamış birisi olmaz. Mutlaka pişmanlıklar olmuştur.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Yeterince vakit ayırdığımı söyleyemem.
Teşekkürler.
09/06/2008
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
Prof. Dr. Bülent Tıraş - 13-10-2008
Prof. Dr. İsmail Mete İtil - 20-10-2008
Prof. Dr. Ayşe Dursun - 27-10-2008
Prof. Dr Selda Demirtaş - 03-11-2008
Doç. Dr. Ali Ünsal - 10-11-2008
Dr. Ahmet Erdem - 17-11-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Dr. Ahmet Erdem
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
|
|
| |
| |
|