|
MEDİANKET |
| Reçeteye ilaç yazarken en çok önem verdiğiniz hangisi? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
XII. Internatioanal Congresses of Bacteriology-Applied Microbiology and Mycology |
|
04-08-2008 / 08-08-2008 |
|
|
XIV. International Congress of Virology |
|
11-08-2008 / 15-08-2008 |
|
|
25. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ |
|
18-09-2008 / 20-09-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
06-03-2006 |
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz”
|
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer.
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
12 Mayıs 1950 yılında Amasya’da doğdum. İki kızdan sonra ailemin en küçük çocuğuyum. Babam hakimdi, ilkokulu ve liseyi Uşak’ta okudum. 1966 yılında Diyarbakır Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim. 3 sene Ankara’da okuduktan sonra, 1973 yılında fakülteyi Diyarbakır’da bitirdim. O günün şartları gereği çok da istemeden, mezun olduktan 3 gün sonra, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniği’nde ihtisasa başladım. Aklımın ucundan dermatolog olmak geçmiyordu ama şartlar onu gerektirdi. Aslında ben kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ya da pediatrist olmak istiyordum. Sonradan dermatolojiyi gerçekten çok sevdim. Şu an bulunduğum yerden son derece memnunum. Memnuniyetimdeki en önemli etken de akademisyen olmam. Eğer bir uzman hekim olarak çalışsaydım, belki hayatımdan bu kadar memnun olmazdım. 1977 yılında uzman oldum. Çok sevdiğim, her zaman rahmetle, saygıyla andığım Prof. Dr. A. Lütfi Tat’ın uygun bulması üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniği’nde başasistan olarak kaldım. 1977-1980 yılları arasında İtalya-Floransa’da 10 ay çalıştım. 1982’de yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde doçent oldum. 1984’te Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başvurdum ve Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı olarak göreve başladım. 1988 yılında profesör oldum. Bu tarihten itibaren de fakültede idarecilik dönemim başladı. Başhekim yardımcılığı, başhekimlik, dekan yardımcılığı ve 1992-1998 yılları arasında da iki dönem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı yaptım. 1999’da part-time’a geçtim. Halen Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışıyorum.
Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Yaşamımın büyük bir kısmını mesleğimle uğraşmak alıyor. Sakin bir yaşamı seviyorum. Muayenehanemden eve akşam saat 19:00-19:30 gibi dönüyorum. Hobilerimin başında spor yapmak ve seyahat etmek geliyor. Son on yıldır, haftada iki-üç defa spor yapıyorum. Ara sıra sinema ve tiyatroya gitmekten, televizyon seyretmekten hoşlanırım. İyi bir Galatasaray taraftarıyım. Seyahat etmeyi seviyorum. Bir müzik enstrümanı çalmayı çok isterdim ama öyle bir yeteneğim yok.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Prof. Dr. A. Lütfi Tat ve Prof. Dr. Atıf Taşpınar’ı her zaman büyük minnetle, sevgiyle-saygıyla anmışımdır.
Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Uzman olduktan sonra başasistan olarak devam etmek, hocamızın vereceği ‘kal’ talimatına bağlıydı. Uzman oldum ve Prof. Dr. A. Lütfi Tat hocamdan hiç ses çıkmıyor. 15-20 gün böyle devam etti. Bunun üzerine, Pazartesi günü Sağlık Bakanlığı’na müracaat etmeyi düşünüyordum. Cuma günü hocamız anjina pektoris geçirdi ve hastaneye yatırıldı. Akşam Lütfi hocayı ziyarete gittim. Hocam benden eşini eve bırakmamı rica etti. Giderken eşi hatırımı sordu, “Ne yapıyorsun?” dedi. Ben de “Uzman oldum, ayrılacağım buradan” dedim. “Burada kalmayı düşünmüyor musun?” dedi. “Kalmayı çok istiyorum ama hocadan ses çıkmadı” dedim. Pazartesi günü Lütfi hoca, bana üniversitede kalmayı teklif etti. Bu hayatımdaki mihenk noktası. Bu olmasaydı belki mutsuz bir uzman olarak Anadolu’da bir yerlerde yaşıyor olacaktım.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık sisteminin düzelebilmesi için yapılması gereken en akılcı şey, herkese sağlık sigortası getirmek ve aile hekimliğini hayata geçirmektir. Hastaların önce aile hekimlerine müracaat etmesi, hastanelerin yükünü azaltacaktır ve kaliteyi yükseltecektir. Ama bunun Türkiye’de uygulanmasının imkansız olduğunu düşünüyorum. Çok büyük bir yatırım gerektiriyor. Avrupa’da bunu uygulayan bazı ülkeler de bu nedenle aile hekimliği sisteminden vazgeçmek zorunda kalıyor. Kaliteli hekim yetiştirilmesi de sağlık sisteminde önemli bir problem. Çığ gibi tıp fakülteleri açıldı. Bir yardımcı doçent ve bir öğretim görevlisiyle, bizim burada 7-8 öğretim üyesiyle verdiğimiz eğitimi vermeye çalışıyorlar. Başka bir sorun da Türkiye’nin ihtiyacından çok sayıda hekim mezun oluyor. Ayrıca Anayasa ve insanlık ilkelerine aykırı şekilde mecburi hizmet getirilmeye çalışılıyor. Sağlık sorunları yıllardan beri devam ediyor ve edecek diye düşünüyorum.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Çok memnunum. Yaşadığımız ortamdaki hekimlerin insanlara yaptıkları katkılar, onların yaşam şartları, ekonomik-sosyal durumları, tıp mesleğini seçmemde önemli oldu. İdealim tıp fakültesine girmekti. Ziraat ve hukuk fakültesini kazandım ama gitmedim. Ertesi sene tekrar hazırlandım ve tıp fakültesine girdim.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Birinci işimiz öğrenci ve asistan yetiştirmek. Onlara davranışlarımızla, sosyal yaşamımızla, kılığımız kıyafetimizle örnek olmak zorundayız. Bu nedenle kendimizi her yönden özenli tutmak zorundayız. Kendimizi yenilemek zorundayız, tıp mesleğinde eğitim bitmiyor. Ben hala her gün hiç okumazsam yarım saat-bir saat bir şeyler okumak zorundayım. Bunu bir zorluk olarak görmüyorum ama hekimlik yorucu bir meslek.
Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bir kişiye akademisyen diyebilmek için iyi bir eğitim almış olmalı. Aldığı eğitimi başkalarına aynı şekilde yansıtabilme özelliği olmalı. Araştırmacı olmalı. İyi insan olma, iyi ahlak, iyi ilişkiler konusunda öğrencilerine örnek olmalı, hoşgörülü olmayı öğretmeli. Akademisyenin mutlaka bilimsel ve araştırma ahlakı olmalı.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurt dışında sadece başasistanlığım döneminde 10 ay süreyle İtalya-Floransa’da çalışma imkanı buldum. Ama yurt dışında pek çok toplantıya katılıyorum.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Hiç aklıma gelmedi. Türkiye’de yaşamaktan memnunum. Kendi insanlarıma hizmet etmek daha cazip. Ekonomik yönden de tatmin olduğum için böyle bir isteğim yok. Ama değişik nedenlerle yurt dışına gidenleri de çok haksız bulduğumu söyleyemem.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Hastalarımıza veya etrafımızdaki insanlara belli bir yaştan sonra belli kontrolleri yaptırmaları gerektiğini söylüyoruz ama ben şimdiye kadar hiç check-up yaptırmadım. Sağlığımdan bir şikayetim yok, herhangi bir ilaç kullanmıyorum. Haftada birkaç gün spor yapmaya, düzenli beslenmeye ve düzenli hayat sürdürmeye çalışıyorum. Ama sağlığıma çok fazla özen gösteriyorum diyemem.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Dermatolog olmayı başta hiç istememiştim. Asistanlığımın ilk iki senesinde, dermatolojiye devam etmeyi düşünmüyordum. Ama bu arada evlendim, evlenince insanlar biraz daha tutucu oluyor. Asistanlığımın üçüncü yılında dermatolojiyi biraz daha benimseyerek ihtisasımı bitirdim. Şu anda işimden memnunum. Hayatımda çok fazla keşke olmadı. Ankara Üniversitesi’nden Gazi Üniversitesi’ne ilk geldiğimde çok mutsuz olmuştum. 1985-1986 yıllarında “Keşke gelmeseydim Gazi’ye” diye düşünmüştüm. Ama sonra bu fakültede iki dönem dekanlık yapmak gibi onurlu bir görevi yerine getirdim.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Yaklaşık 30-40’ı yurt dışı olmak üzere 100’den fazla yayınım var.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Gazi Üniversitesi çok yeni bir üniversite olmasa da genç bir kadromuz var. Bu nedenle araştırmaya son derece önem verildiğini düşünüyorum. Fakültemizin yöneticilerinin bu konuda teşvik edici davranışları oldu. Gazi Tıp’ta eğitim ve araştırmanın yeterli düzeyde olduğunu düşünüyorum.
YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Her şeyin daha demokratik yollarla olmasını sağlamaya çalışırdım. YÖK, çok eleştirilen bir kurum ama eleştirenler bile iş başına geldiklerinde, çok fazla değişiklik yapamıyorlar. Dekanı rektör atıyor, seçimle gelmiyor. Bu nedenle rektörün fakülteler üzerinde hegemonyası oluyor. Dekan seçimle gelse, rektörlerin bu kadar hegemonyası olmayacaktır. Bunu, iki dönem dekanlık yapmış biri olarak söylüyorum. Ama zaten YÖK başkanı olma gibi bir niyetim yok.
Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Ben buraya geldiğimde yalnızdım. Şu an benden başka 6-7 öğretim üyesi var ve hepsi de benim öğrencilerim. Ben onların hepsini kardeş gibi seviyorum, onların da beni ağabey gibi sevdiğini düşünüyorum. 22 yıldır anabilim dalı başkanıyım, bu görevden de ayrılabilirim. Ama hiç kimsenin böyle bir talebi olmadı şu ana kadar.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Evet, ulaştığıma inanıyorum. Mesleki başarı, insanlara iyi hizmet etme, insanlarla iyi ilişki kurma, anlayışlı olma, yardım etme konularında üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum. Akademisyen de oldum, dekanlık da yaptım. Tıp mesleğinin önemli bir özelliği part-time ve muayenehaneciliktir. Ben bunu da yaptım. Hayatımın mesleki yönden iyi geçtiğini düşünüyorum. Fakültede bulunmaktan son derece memnunum. Bu ortamda bulunmak insana dinamizm katıyor. Üniversite öğretim üyeleri için full-time söylentileri var. Muayenehanem son derece iyi çalışıyor, 56 yaşındayım. Ama full-time zorunluluğu çıksa herhalde muayenehanemi tercih etmem, tekrar buraya dönerim diye düşünüyorum.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
1975 yılında evlendim, maalesef çocuğumuz olmadı. Eşim emekli oldu. O da galiba bu şekilde yaşamaya alıştı ki çok fazla şikayet etmiyor. Ama ona çok fazla zaman ayırabildiğimi söyleyemem. Doktor eşleri de bunu kanıksıyorlar ki o şekilde yaşamaya o da alıştı.
Teşekkürler.
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Atıf Akdaş
Akademisyenlerimizi tanıttığımız köşemizin bu haftaki konuğu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Kurumları Yöneticiliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atıf Akdaş
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|