Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

08-01-2009  

 MEDİANKET
Sevk zincirinin devlet memurları ve yeşil kartlıları da içine alarak uygulanması başarılı olur mu?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
“Vurun Doktora!”nın Çıkardığı Ses
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Ah Bu Doktorlar!
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Akut Miyeloid Lösemi İçin Yeni Genler
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Uz. Dr.  Aytun   ÇIRAY
Sağlıkçılar Hiç Bu Kadar Ayağa Düşmemişti
Uz. Dr. Aytun ÇIRAY
Dr.  İbrahim   ERSOY
2008’in “En”leri!
Dr. İbrahim ERSOY
Doç. Dr.  Nüket   ÖRNEK BÜKEN
Gündelik Yaşamda Etik
Doç. Dr. Nüket ÖRNEK BÜKEN
Prof. Dr.  Dilek   ÖZCENGİZ
Eğer İstersek!
Prof. Dr. Dilek ÖZCENGİZ
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
Denek Olarak Kullanılıyor muyuz?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Temel Bilimlerin Asistan Sorunu!
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Doğal Gazda Fiyat Artışı-Hava Kirliliği-İnsan Sağlığı İlişkisi
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
Doğudaki Tıp Fakültelerinde Mecburi Hizmet
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
Prof. Dr.  Cihat   ÜNLÜ
Doğuma Babanın Eşlik Etmesi
Prof. Dr. Cihat ÜNLÜ
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Tam Gün
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
 ETKİNLİKLER
  • Klinik Veride Geçerlilik & Güvenilirlik
  • 10-01-2009 / 10-01-2009
  • Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu
  • 14-01-2009 / 16-01-2009
  • Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu
  • 23-01-2009 / 25-01-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Türkiye Klinikleri
     HABER
    Özel Dosya 16-06-2008
    Prof. Dr. Metin Özenci

    Prof. Dr. Metin Özenci

    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Özenci

    “Akademisyenin hobileri olmalı”

    Mete Generaloğlu / Ankara
    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    Ankara’da doğdum. 1965- 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde okudum. 1972-76 yılları arasında iç hastalıkları ihtisasımı yaptım. 1976-78 kardiyoloji uzmanı, 1981 yılında da doçent oldum. 1983-1987 yılları arasında Konya Tıp Fakültesinin kuruluşunda, kurucu öğretim üyesi olarak görev aldım. 1987 yılında tekrar Ankara’ya döndüm. O zamanki adıyla SSK Dışkapı Hastanesinde 1. İç Hastalıkları Kliniğinde, iki yıl klinik şefliği yaptım. 1989 yılında da profesör oldum. O zamandan bu yana da yuvada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalında çalışmaya devam ediyorum.

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
    Tıp mesleğinin seçmemin birinci nedeni herhâlde ailemin isteğiydi. Ailede bir doktor olsun, gibi bir bakış açısı vardı. Benden önce de ailede doktor olan bir başkası yoktu. Tıp mesleğini seçişim hem benim istediğim, hem de ailemin isteğiyle oldu diyebilirim. Dünyaya bir daha gelsem herhâlde yine doktor olurdum diye düşünüyorum. Seviyorum mesleğimi.

    Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
    Özellikle son zamanlarda görüyoruz, hastaya ulaşmak, hastayı tatmin etmek, hastaya doğruyu anlatmak biraz zorlaşmaya başladı. Bu halkın genel kültür yapısındaki ya da eğitim seviyesindeki gerilemeden diyeceğim. Ben hastaya çizerek anlatırım. Hastaya şema çizerim ya da bir hazır şema üzerinde anlatırım hastalığını. Bakıyorum çok eğitimli olduğunu varsaydığım birisi bile, bana göre çok doyurucu olduğunu düşündüğüm bir açıklamadan sonra ‘Yani durum çok ciddi mi hocam?’ diye sorduğu zaman ne yapacağımı şaşırıyorum. Demek ki anlattığım şeyler havaya gitti diyorum. Bu birazcık zor geliyor bana. Yoksa al şu ilacı git demek belki işin kola tarafı ama o da bana çok uygun gelmiyor. O konularda bazı sıkıntılar var.
    İkinci nokta da, sağlık sistemindeki son durumlar biraz can sıkıcı oluyor. Çoğu zaman özel hastanelerden gelen, şu tetkik, bu girişim yapılmış hastalarda bazen ben olsaydım şöyle yapardım gibi zorluklar oluyor. Ama kendi kliniğim içerisinde mutluyum. Kendi yaptığımız işler açısından herhangi bir sıkıntım yok.

    Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
    Bence bir akademisyen sadece yaptığı işle meşgul olup ta kafasını kumla gömen adam olmamalı. Hekimse paramedikal okumalı, tarihle ilgilenmeli, hobileri olmalı. Ben kendimden bir örnek vereyim. Bir ulusal gazetenin cuma günleri yayınlanan Bilim ve Teknoloji ekine halka yönelik bilimsel yazılar yazıyorum. Bir akademisyen olarak görevimizin sadece kendi bilimimizle uğraşmak değil, yurt sorunlarıyla da ilgilenmek olduğunu zannediyorum.

    Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
    Bizim hocamız, Prof. Dr. Sabih Oktay. Onu kendime çok örnek almışımdır. Bilimsel olarak benim bir miktar varsa eğer kardiyoloji nosyonumda, örneğin muayene metotlarının öğrenilmesinde, fizik muayenenin kavranmasında, Ben iki hocayı çok hayırla yad ederim. Birisi Prof. Dr. Ahmet Sonel, diğeri Prof. Dr. Türkan Gürel’dir. İkisinden çok şey öğrendim. Başka hocalarımız da oldu şüphesiz ama ön planda bu saydığım hocaları söyleyebilirim.

    Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Son zamanlarda ki değişiklikler belki halka çok cazip gelebilir ama bana öyle gelmiyor. Bir takım eleştirilerim var elbette. Bana göre özel sağlık hizmetlerinin bedelinin, özel sigorta kurumları tarafından ödenmesi mantıklıdır. Bütün dünyada da bu böyledir. Ama Türkiye’de özel hizmet bedellerinin devlet tarafından ödenmesinin bazı istenmeyen etkileri olduğu kanaatindeyim.
    Ben içerisine dahil değilim ama bir dönem ‘hadi gelin özel kurumlar açın’ diye insanlar teşvik edildi, sonra da ‘Filan zamana kadar hastane olun yoksa kapanacaksınız’ dendi. Bu hekimler için bir yük. Adam poliklinik açmış, oraya bir takım yatırımlar yapmış, alet edevat almış, siz tutup ‘Şu zamana kadar yataklı kurum haline gel yoksa çalışma hakkın olmayacak’ diyorsunuz. Bu insanlara yazık.
    Öte yandan ‘muayenehaneleriniz kapanacak, kanun kapıda’ deniyor. Dengeler iyi kurulmamış, günübirlik gerekçelerle, günübirlik uygulamalar varmış gibi geliyor bana. Belki yanılıyor olabilirim ama benim gördüğüm bu.

    Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
    Bir süre, Yugoslav Bilimsel Araştırma Kurumu ve bizim TÜBİTAK’ın anlaşmasıyla, 1985 yılında Zagreb Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümünde misafir öğretim üyesi olarak çalıştım. Profesör olduktan sonra iki dönem, birinde 6 ay birinde 9 ay süreyle Amerika Birleşik Devletleri Louisiana eyaletinde Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi ileri kalp yetersizliği ve kalp nakli üniteleri ve Oscher Foundation Hospital Kardiyoloji Departmanında çalıştım.

    Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
    İstemezdim. Yurt dışında bir süre bulundum ama burada da aynı işi yapıyorum. Bundan mutluyum. Bir kere daha gel burada çalış deseler pek düşünmem doğrusu

    Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
    O giderek artıyor. Yurt dışı ve yurt dışı yayın olarak sanıyorum şu aşamada toplam 80 civarındadır.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin akademik gelişimi Türkiye ölçekleri içerisinde fevkalade iyi. Ama eğitim sistemi içerisinde, yeni tıp eğitimi yani lisans eğitimi, öğrenci eğitimi konusunda benim itirazlarımın olduğu bazı noktalar var. Biz büyük bir kliniğiz. Çok fazla asistan eğitebiliriz. Ancak kadro sıkıntısı dolayısıyla devamlı bir asistan sıkıntısı yaşıyoruz. Bunun nedeni galiba yine politikacılar. Kardiyoloji ihtisası yapılacak. Nerede, X devlet hastanesinde, Y üniversite hastanesinde yapılacak. Üniversite hastanesine ne kadar kadro veriyorsa ya da devlet hastanesine ne kadar kadro veriliyorlarsa bize de o kadar veriyorlar. Olmaz ki, benim yatak sayım, hoca sayım daha fazla. Bana daha fazla asistan verilsin. Yok verilmiyor. Asistan sayısı fazla olsa daha az nöbet tutsalar daha yoğun bir tıp eğitimi içerisine girip, daha fazla akademik yayın çıkarılabilir diye düşünüyorum.
    YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
    YÖK Başkanı olsaydım bir defa 81 ilde, ille de üniversite açmak diye bir mecburiyet taşımazdım. Ben kaliteli, ciddi altyapısı olan yerlerde üniversite açardım. Öğrencilik yıllarımda 1970 yılında Londra’ya gitmiştim. O dönemde Londra’da 9 tane tıp fakültesi vardı. Londra’da 9 tane tıp fakültesi oluyorsa, İstanbul’da 19 tane, Ankara’da 18 tane tıp fakültesi olmasının bence hiçbir zararı yok Çünkü altyapısı var. Ama laf olsun diye ‘Ben ille de bir fakülte de Tokat’ta kuracağım’ diyorsanız, bu bence yanlış. Atılan adımlar önceden hesaplanmış, geleceği yönelik sağlam adımlar gibi gelmiyor bana.

    Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
    Mükemmeldir. Bizim kliniğimizde hiçbir zaman öyle bir geçimsizlik, itişme kalkışma olmadı, olmuyor, çok şükür. Belki hocalarımızdan gelen örnekler, belki herkes kendi işiyle meşgul o açıdan bizde öyle bir sorun yok çok şükür.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
    Bu soruya cevap vermek herhâlde biraz zor. Buna ulaştım diyen kaç kişi çıkar ki? Bir ütopyadır bu.

    Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
    Henüz daha doçentlik zamanı öncesi bir anımı anlatayım. İnfektif endokardit dediğimiz, kalp kapak iltihabı olan genç bir çocuk yatmıştı kliniğimize. Hiçbir sosyal güvencesi yoktu. Mikrobu ürettik, sürekli antibiyotik vermek zorundayız. Tedavinin en az 4, tercihen 6 hafta sürmesi lazım. Yoğun antibiyotik kullanıyoruz ve pahalı ilaçlar. Biz zaten asistanız paramız yok ki aramızda toplayıp da çocuğun ilaç parasını verebilelim. Aile zaten fakir. Baba çoban. Şöyle bir yol bulduk. Emekli Sandığı mensubu hastaların emekli karnelerine bu hastanın ilaçlarını yazıp kullanıyoruz. Tedavide 4. hafta bitti, çocuk aşağı yukarı dirildi. 5. hafta sonunda aşağı yukarı şifa oldu ve artık ameliyata hazırlıyoruz. Kapak değişecek. Emekli Sandığından bir doktor geldi. Bir üroloji uzmanıydı. “Doktor Metin Özenci kim?” diye sordu. “Benim” dedim. “Siz Emekli Sandığı karnelerine sürekli bu ilacı yazıyorsunuz. Neden?” dedi. Tabii tüylerim diken diken oldu. Adam haklı. Acaba bu ilaçları çalıp satıyor muyuz, bunu soruyor. Kendisine “Efendim gelin. Hasta burada, sosyal güvencesi yok ve biz hastayı bu şekilde tedavi ediyoruz. Devletin yapmak durumunda olduğu, Anayasa’da yazılı bir görevi biz ancak bu şekilde yapabiliyoruz” dedim. Baktı “Bu hastayı kurtardığınız için sizi kutluyor ama Emekli Sandığını bu amaçla kullandığınız için de teessüf ediyorum” dedi. Kendisine, “Efendim teessüf etmeyin lütfen. Biz bunu bilerek ve isteyerek yaptık. Bunu yaptığımız için de mutluyuz. Çünkü bu genç çocuğun hayatı kurtuldu” dedim. Kendisi de “O zaman teessüfümü geri alıyor, sadece kutluyorum” dedi.

    Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
    Gösterdiğimi sanıyorum. Ben sigara içmeyen bir insanım. Yazılarımın çoğu, konferanslarımın çoğu sigara ya da sigaranın zararları üzerine. Alkol almam, içmedim hayatımda. Karşı olduğum için değil ama ben sevmiyorum. Her gün düzenli yürüyüş yapıyorum. Yeterli ve sağlıklı olduğunu sandığım bir beslenme biçimim var. Dolayısıyla kendimi riske ettiğimi sanmıyorum. Mesleki uygulamalar açısından soruyorsanız eğer, biz radyasyonlu bölümde çalışıyoruz. Kateter laboratuvarımız, anjiyo laboratuvarımız radyasyonla ilgili. Oraya da kurşun gömleklerle filan giriyoruz. Dolayısıyla korunduğumuzu zannediyoruz.

    Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
    Hobi olarak sadece çok kitap okurum. Tarih meraklısıyım. Tarihi çok severim. Tarih profesörleriyle oturup tartışacak kadar seviyorum. Zaman zaman böyle tartışmalarımız olmuştur. Bunun dışında her türlü romanı okuyorum. Özellikle İş Bankası Kültür Yayınları’nı takip ediyorum.

    Bir de kitap dışında gezi diyebilirim. Çocuklarımızı büyütüp yuvadan uçurduktan sonra eşimle birlikte en sık yaptığımız şey o.

    Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
    Mesleki açıdan soruyorsanız eğer şu açıdan keşke dediğim oldu. Ben 1976’da ABD’de çalışma hakkını aldım. Çok gençtim o zaman. Oğlumuz yeni doğmuştu. Eşimle baş başa verdik düşündük. Bebekle oralara şimdi gitmeyelim. Biraz büyüsün dedik. Bu arada zaman geçti, bir çocuğumuz daha oldu. Hadi onu da büyütelim derken, yaşımız ilerledi. Pozisyonumuz değişti. Bana göre geç gittik biz oraya. Yine orada çalıştım tabii ama, ben gittiğim zaman profesördüm. Oralara gitmek, o laboratuvarlarda çalışmak için biraz daha genç olmak lazımdı. Onun için şöyle diyebiliyorum, ‘Keşke 1976’da bebeğimizi de alıp oraya gitseydik.’ Ama onun da şöyle bir komplikasyonu olabilirdi. Bu kez de ‘Gitme burada kal’ diyebilirlerdi o da hoş bir şey olmazdı. Orada benim tanıştığım Türk meslektaşlardan tesadüfen gördüğüm birinin sözünü hiç unutmuyorum. ‘Ölürsem mezarım mutlaka memlekette olacak’ diyordu. Bu hoş bir şey değil. İnsanlar orada ölüyor, sonra cenazesini buraya getiriyorlar. Dolayısıyla gitmediğim için keşke diyebilirim ama burada olduğum için keşke demiyorum. Burada mutluyum. Ülkemi seviyorum.

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Onu eşime ve çocuklara sormak lazım ama geri bildirimler olumlu gibi. Eşimle 37’inci seneyi yaşıyoruz birlikte. Çok şükür bir gürültü olmaz bizim evimizde. Herhâlde memnun hâlinden. Gerçi o da öğretim üyesi. Aynı sıkıntıları çekerek, birlikte paylaşarak bu günlere geldik. Çocuklarımızda özellikle evlenip kendi yuvalarını kurduktan sonra bakıp hem bana, hem annelerine ‘Siz ne iyi anne babaymışsınız. Siz bize ne güzel şeyler vermişsiniz’ diyorlar. Dolayısıyla herhâlde aile bakımından da ödevlerimizi yapmış gibi görünüyoruz.

    Teşekkürler.
    16/06/2008

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  • Prof. Dr. Bülent Tıraş - 13-10-2008
  • Prof. Dr. İsmail Mete İtil - 20-10-2008
  • Prof. Dr. Ayşe Dursun - 27-10-2008
  • Prof. Dr Selda Demirtaş - 03-11-2008
  • Doç. Dr. Ali Ünsal - 10-11-2008
  • Dr. Ahmet Erdem - 17-11-2008
  • Doç. Dr. Nüket Örnek Büken - 24-11-2008
  • Prof. Dr. Murat Karaşen - 01-12-2008
  • Prof. Dr. Onur Karabacak - 15-12-2008
  • Prof. Dr. Ahmet Akkaya - 22-12-2008
  • Doç. Dr. Coşkun Polat - 29-12-2008
  • Prof. Dr. Fahri Ovalı - 05-01-2009
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Doktordan örnek davranış
  • Türk doktorun araştırmaları dünya gündeminde
  • 'Biz, vatandaşların ilacını temin ederiz'
  • İlaçta 11.2 milyonluk bakanlık-oda kavgası
  • İlaca 10 milyar 646 milyon TL gitti
  • Harvardlı Türk doktordan umut veren obezite tedavisi
  • Yeryüzü Doktorları'ndan Gazze'ye 12 ambulans
  • Düzce Devlet Hastanesi'ne jandarmadan şok baskın!
  • Eczane ödemeleri 45 gün içinde yapılacak
  • Yan Dal Uzmanlık Sınavında tercihler yarın başlıyor
  • Hastane sevk zincirinin kaldırılması Meclis gündeminde
  • Devlet Hastanesi Başhekimi gözaltına alındı
  • "TEB protokolü fesh etse bile eczanelerle anlaşma sürer"
  • Hastalardan 704 şikayet 11 teşekkür!
  • İşte yeni maaşlar
  • SGK'nın özellerde hangi branşlarla anlaşma yapacağı açıklandı Sözleşme metninin tamamı yayınlandı
  • 70 doktorla 513 bin muayene
  • Doktorlar girmek için izin bekliyor
  • SGK'lı hastalara 'özel' yolu yeniden açılıyor
  • Muayene parasından devlete 1 milyar TL
  • Ameliyathaneye çatıdan su akınca...
  • Fark ücreti yüzde 70’e çıkacak (Güncellendi)
  • İşsiz bir uzman doktorun feryadı
  • Ulusal Tıbbi Terimler Dizini oluşturuluyor
  • 2008 YILI BÖYLE GEÇTİ



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Ahmet Akkaya
    “Akademisyen bilimsel araştırmalara yatkın olmalı eğitim ve öğretimi amaç edinmelidir. Sonuçta hem doktor hem de araştırıcı yetiştirme yeteneklerine sahip olmalıdır”.
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünlü

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri