|
MEDİANKET |
| Reçeteye ilaç yazarken en çok önem verdiğiniz hangisi? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
XII. Internatioanal Congresses of Bacteriology-Applied Microbiology and Mycology |
|
04-08-2008 / 08-08-2008 |
|
|
XIV. International Congress of Virology |
|
11-08-2008 / 15-08-2008 |
|
|
25. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ |
|
18-09-2008 / 20-09-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
11-06-2007 |
Prof. Dr. Sibel Göksel
|
“Aile hekimliği, alt yapısı ve sistemi güçlü, iyi bir ulusal sağlık sigortasına sahip ülkelerde uygulanabilir”
Akademisyenlerimiz sayfasının bu haftaki konuğu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Göksel
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1962’de Konya-Ereğli’de doğdum. İlköğrenimimi 1973’te Bursa’da Setbaşı İlkokulunda, ortaöğrenimimi 1980’de Bursa Anadolu Lisesinde tamamladım. 1986’da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Zorunlu hizmetimi Sağlık Bakanlığı, Ankara Numune Hastanesi, Hızır Acil Servisi’nde tamamladıktan sonra 1987’de yapılan ilk Tıpta Uzmanlık Sınavı ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalında ihtisas yapmaya hak kazandım. 1991’de uzmanlık eğitimimi tamamladıktan sonra aynı anabilim dalında öğretim görevlisi kadrosunda 8 ay uzman olarak çalıştım. 1992’de yardımcı doçent kadrosuna atandım ve 1995’te Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan doçentlik sınavını başarıyla tamamlayarak doçent ünvanını; 2002’de ise profesör unvanını aldım. Halen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalında tam zamanlı, kıdemli profesör olarak çalışmaktayım ve Ekim 2006’dan beri de Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmekteyim.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Her disiplinin duayenleri olarak tanınan büyük hocalarımız vardır. Doğrudan örnek aldığım denemez belki, ancak tanışma fırsatı bulduğum ve ortak bilimsel toplantılarımızda çalışmalarını izlerken her zaman takdir ettiğim Türk Farmakoloji camiasının Prof. Dr. Alaattin Akçasu, Prof. Dr. Kazım Türker, Prof. Dr. Oğuz Kayaalp gibi duayenleri, saygıdeğer akademisyenleri var.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de kurulmaya çalışılan aile hekimliği sisteminin ideal uygulayıcılarından birisi olan İngiltere’de bir süre yaşama fırsatı buldum. Alt yapısı ve sistemi güçlü, iyi bir ulusal sağlık sigortasına sahip olan bir ülkede, ilk basamak tedavinin güçlü olması, sağlık hizmeti işleyişini oldukça hızlandırıyor. Ancak Türkiye gibi henüz sağlık politikalarını ve alt yapısını oturtmamış bir ülkede işleyişte sorun olacağı, halkın yine alışageldiği gibi birinci basamağı atlayıp ikinci, hatta üçüncü basamakta üniversite hastanelerinde çözüm arayacağı ve dolayısıyla sağlık hizmetini satın almaya başlayacağı işleyişin “parası olana iyi sağlık hizmeti”ne dönüşeceği tedirginliğini duyuyorum. Koruyucu hekimliğin önemini kaybetmesi gibi kaygılar taşıyorum.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Benim üniversite sınavına girdiğim yıllarda en popüler meslek doktorluktu. Sanırım benim tıp mesleğini seçişim biraz bu nedenle, biraz da ailemin yönlendirmesiyle oldu. Tıp fakültesinde aldığım 6 yıllık eğitimden son derece memnun kaldım ve tekrar “bir meslek seç” deseler yine doktorluğu seçerim, ancak bu kez fakülte yıllarını daha bilinçli olarak değerlendiririm. Daha sonra uzmanlık alanım olan “Farmakoloji”yi seçişim ise direkt hastayla ilgilenilmeyen, ancak hasta ve hastalıktan da uzak olmayan bir branş istemem ve akademik hayatın bana daha cazip gelmesinden kaynaklanıyor.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşimin en büyük zorluğu akademik hayatta hekimlik, araştırmacılık ve eğiticilik dışında işle bağlantılı başka konularla da (idarecilik, çeşitli kurul veya komisyonlarda görev almak gibi) ilgilenmek durumunda kalmaktan kaynaklanıyor. Örneğin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırma Etik Kurulunda zorunlu farmakolog üye ve başkan yardımcısı olarak çalışmaktayım. Diğer taraftan Ege Üniversitesi Araştırma Fonu’na başvuran projelerin değerlendirmesini yapan “Tıp Fakültesi Alt Komisyonu” üyesiyim; ayrıca yürütülmekte olan projeleri alt yapı olarak destekleyen ve merkezi bir araştırma laboratuvarı misyonu üstlenmiş olan “AREL-Araştırma ve Eğitim Laboratuvarı”nın yönetim kurulu üyelerinden birisiyim. Kendi bölümümdeki rutin laboratuvar ve akademik çalışmalarımı sürdürürken bir de bu tür işlere koşuşturmak gerçekten yorucu olabiliyor.
Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bence bir akademisyen şu dört kimliği en iyi şekilde sırtlanmış olan kişidir: “İyi ahlaklı bir birey”, “Mesleğinde en büyük usta”, “İyi bir eğitimci” ve “İyi bir bilim adamı”.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
İlk yurt dışı deneyimim 1996’da oldu, TÜBİTAK-ESEP (European Exchange Programme) programı kapsamında Royal Society Bursu ile İngiltere-Birleşik Krallık’ta Cardiff’te University of Wales College of Medicine kardiyovasküler araştırma laboratuvarlarına özel bir hücre kültürü tekniğini (koroner mikrovasküler endotel hücresi) öğrenmek için gittim. Daha sonra İngiltere’de öğrendiğim tekniği Türkiye’de yine TÜBİTAK tarafından desteklenen bir proje ile kendi laboratuvarlarımızda uygulamaya başladım ve bu konuda eğitim de verdim. Daha sonra 2000’de Birleşik Krallık-Kuzey İrlanda’da Belfast’ta Queen’s University Belfast School of Medicine’da yeni kurulmakta olan kardiyovasküler araştırma laboratuvarlarında araştırma yapma fırsatı yakaladım. İki yıllık deneyimle öğrendiğim moleküler biyolojik teknikleri şu anda anabilim dalımızın laboratuvarlarında uygulamaktayız.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurt dışında akademisyenliğin büyük bir bölümü araştırma yapmayı kapsıyor ve oralarda araştırma yapmak ülkemizde olduğu kadar zor ve zahmetli değil, çünkü oturmuş alt yapı, sistemler ve esas önemlisi refah mevcut. Her bilim adamının mutlaka bu deneyimi yaşamasını tavsiye ederim. Ancak hayat boyu aynı işi yurt dışında yapmak istemezdim; çünkü kendi memleketime hizmet vermek beni her zaman çok daha fazla mutlu etmiştir.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Yurt içi dergilerde 8’i orijinal araştırma makalesi olmak üzere 16 adet, yurt dışı dergilerde tümü orijinal araştırma makalesi olan 23 adet yayınım ve yurt içinde basılmış 6 farklı kitapta çeşitli konu yazarlıklarım bulunmaktadır.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Çalıştığım kurum Türkiye genelinde bilimsel yayın kapasitesi olarak belki ilk sıralarda değil, ancak son yıllarda hızla yükselen bir grafiği var. Özellikle üniversitelerin kendi yağlarıyla kavrulmalarının beklendiği bu günlerde üniversitemizde araştırma fonunun desteğini her zaman arkamızda görüyoruz ve bu nedenle kendimi şanslı sayıyorum.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Üniversiteyi dünyaya bilim, ülkeye hizmet ve bulunduğu bölgeye yarar sağlayabilmesi için fikir üretme; bütçesini kullanma; felsefesini, misyonunu ve ilmini yayma anlamında baskı ve politikadan uzak, “mutlak özerk” bir kurum haline getirmek için ne gerekirse onu değiştirmek isterdim.
Eğitim verdiğiniz Anabilim Dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Anabilim Dalımızda görevli diğer öğretim üyeleri, uzmanlık öğrencileri, sağlık teknisyenleri, sekreterler ve hizmetlilerle oldukça sıcak bir iletişim ortamımız var, adeta bir aile içinde gibiyiz. Beni bu ailenin çalışkan, titiz, başı sıkışınca başvurulabilecek, sorunlara çözüm getirebilen bir üyesi olarak tanımlayacaklarını düşünüyorum.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Ulaştığımı düşünüyorum.
Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen en ilginç anınız nedir?
Yurt dışında çalıştığım dönemde Londra-İstanbul arası uçuşlardan birisinde ön tarafta bayılmış olan bir hasta için “Uçakta doktor varsa ön tarafa gelsin!” diye bir anons yapıldı. Gidip baktığımda hipertansiyon hastası olan bir İngiliz yolcunun kalkış esnasında tansiyon düşmesi nedeniyle bayıldığını fark ettim. Uçağın sağlık setini istedim ve henüz hiç kullanılmamış olan tansiyon aletini monte edip gerekli müdahaleyi yaptım. Sonra öğrendim ki, uluslararası havalarda müdahale yapılınca bir tutanak tutulması gerekiyormuş. Çeşitli belgeleri imzaladıktan sonra kaptan pilot tarafından kokpite davet edildim. Daha önce hiç kokpit içine girmemiştim, benim için değişik bir deneyim oldu.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Gösterdiğimi düşünüyorum, en azından sağlığı korumak anlamında düşünecek olursak dengeli besleniyorum ve düzenli spor yapıyorum.
Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
En büyük hobim spor yapmak, haftada en az üç gün devam ettiğim salonda step-aerobik, yoga yapıyorum ve tenis oynuyorum. Kitap okumayı, çalışırken bile müzik dinlemeyi çok seviyorum. Bir de stres atmak için yaptığım bir hobim var, dikiş dikmek. Özellikle ev dekorasyonuna yönelik malzemeleri dikmek beni müthiş dinlendiriyor.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Hayatta tercihlerimizi yaparken her seçimimiz aynı zamanda başka alternatifleri terk edişimiz veya onlardan vazgeçişimiz demek. Dolayısıyla “hiç keşke demedim” veya “hayatta hiç pişmanlıklarım olmadı” demek bence fazlaca iddialı ve aslında hatalı olur.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Çoğunlukla eve iş taşıyorum, ancak özellikle oğluma zaman ayırmam söz konusu olduğunda her şeyi bir kenara atarım. Hekimlik mesleğini bir yaşam biçimi olarak algılamak gerekiyor. Bu nedenle zaten aile bireyleri de bunu bir hayat biçimi olarak benimsiyor, sorun olmuyor ve hele de kendi hayatınızı iyi yönetme becerisine sahipseniz kendinize ve ailenize rahatlıkla vakit ayırabiliyorsunuz.
Teşekkür ederiz.
22/06/2007
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Atıf Akdaş
Akademisyenlerimizi tanıttığımız köşemizin bu haftaki konuğu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Kurumları Yöneticiliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atıf Akdaş
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|