Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

08-10-2008  

 MEDİANKET
Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları

 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
14. Avrupa Cerrahi Onkoloji Kongresi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Prof. Dr.  Ayşe   AKIN
Sudan Ziyaretinden Notlar
Prof. Dr. Ayşe AKIN
Prof. Dr.  Yasemin   BALCI
Herkes Adli Tıp Uzmanı Olabilir!
Prof. Dr. Yasemin BALCI
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Çevre ve Sağlık
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Dr.  İbrahim   ERSOY
Şövalye Doktor
Dr. İbrahim ERSOY
Yrd. Doç. Dr  Cem   OKTAY
Acil Tıpta Uzman Olmak
Yrd. Doç. Dr Cem OKTAY
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
Tam Güne Evet, Ama Muayenehaneler Kapatılmasın
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Kor   YERELİ
Çevreye Saygı
Prof. Dr. Kor YERELİ
 ETKİNLİKLER
  • 1. Uluslararası Avrasya Adli Bilimler Kongresi
  • 08-10-2008 / 11-10-2008
  • Yaşlanan Erkek Sempozyumu
  • 10-10-2008 / 10-10-2008
  • IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008
  • 11-10-2008 / 15-10-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     
    Nobel İlaç
     HABER
    Özel Dosya 27-02-2006
    Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı

    Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı

    Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Hasanoğlu

    Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
    1946 yılında Kerkük’te doğdum. İlk ve orta eğitimimi orda bitirdikten sonra, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girip, 1969 yılında mezun oldum.1969’da Hacettepe’ye girdim. 1973’te çocuk sağlığı uzmanı oldum. 1975’te pediatrik nefrolojiye geçtim. 1977’de Glasgow Üniversitesi’ne giderek pediatrik nefroloji alanında çalıştım. 1978’de tekrar döndüm ve Hacettepe’de doçent oldum. Ondan sonra 1980’de İhsan Doğramacı’nın isteğiyle Kayseri’ye gittim. Erciyes Üniversitesi’nin özellikle de tıp fakültesinin oluşumunda çok büyük rolüm oldu. 1984’te Erciyes’e dekan oldum. 4.5-5 sene orada dekanlık yaptım. Herhalde bir şey yaptık ki beni getirdiler Gazi’ye. O zaman YÖK isteğiyle oluyordu bunlar. Gazi’de dekanlık teklif edildi. Gazi, ben Ankara’da okurken çok kötü durumdaydı. Eğitimler barakalarda veriliyordu. 1992 yılında kanun değişti rektörlük için seçim şartı geldi. Seçimlerde 12 aday çıktı ve en yüksek oyu alarak, ben seçildim. YÖK’ten de birinci gittim ve rahmetli Özal beni rektör atadı. 1996’da ikinci seçimden de birinci çıktım ve bu kez de Demirel atadı beni. Bunların haricinde bir çok dernek kuruluşunda, yönetiminde görev aldım, yöneticilik yaptım. Birçok derginin editörlük görevini yürütüyorum. Yarım gün Gazi’de, yarım gün Başkent’te çalışırım. Evliyim. Eşim de benim devre arkadaşımdır. Pediatri profesörüdür. Bir oğlum bir de kızım var.

    Tıp dışında uğraştığınız hobileriniz var mı?
    Bir ara sporla, kayakla uğraştım. Çok iyi Osmanlıca, Arapça bilirim. Hat sanatıyla meşgul olurum.

    Branşınızda, pediatride kendinize örnek aldığınız bir duayen var mı?
    Olmaz olur mu? İhsan Doğramacı. Çok etkisinde kaldım. Doğramacı ayrı bir fenomendir. Kıymeti yeni yeni anlaşılıyor. Onu örnek almaya çalışırım.

    Başınızdan mesleğinizle ilgili geçen ilginç anılarınız var mı?
    Hekimlikle ilgili değil de idarecilikle ilgili bir anım var. Biraz komik olduğu için anlatacağım. Ben cekete hiç alışamadım. Senelerdir de beyaz önlük giymedim. Bir ağustos ayı çok sıcak, kravatım da gevşek, Türkan hanım da benim özel kalemimdir. 17 seneden beri birlikte dekanlık, rektörlük gider geliriz. İçeride yoruldum dışarı çıktım, Türkan hanım oturuyor. Bir bey geldi. Benim de kravatım gevşek öyle duruyorum. Türkan’a “Rektör beyle görüşmek istiyorum” dedi. Kız şaşırdı, ne diyeceğini bilemedi. Ben durduğum için meşguldür diyemiyor veya bir dakika sonra diyemiyor. Şaşırdı, ben de “buyurun beyefendi” dedim. Adam “Siz değil rektör bey” dedi. Bende “mevcut bu” dedim. Ondan sonra tabii toparladı, “Hocam benim bildiğim rektör böyle kafası açık olur, göbekli olur” dedi. Yani kendini toparlamaya çalıştı.

    Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Hükümetler, devlet bir şey yapmaya çalışıyorlar. Fakat sistem bozuk. Geçen hafta Bakü’ye gittim. Tıp fakültesi olan üniversiteleri dahil hiçbir şey yapamıyor. Hepsi Sağlık Bakanlığı emrinde. Türkiye’de de hepsinin bir çatı altında toplanması lazım.

    Benim mezun olduğum zaman bebek ölümü yüzde 120 idi. Şimdi binde 20-22‘ler civarında. Yani iyiye gidiyor. Tabii daha hızlı gidemez mi? Gider ama bir organizasyon kesinlikle şart. Sigorta sisteminde ölü yatırımlar çok. Ama buna rağmen düzelecek, daha iyiye gidecek. Eğitim de hiç politika yapmıyorum. Hangi öğretim üyesine sorarsanız sorun “Yüksek öğrenimde reform ihtiyacı var” diyor. Yani üniversitenin tadı yok, gelen belli değil, giden belli değil. O genç öğretim üyeleri, doçent, yardımcı doçentlerin hepsi kötümser ve hevesleri kaybolmuş. Bunlara bir motivasyon getirmeli.

    Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir?
    Eğitimci bir aileden gelirim. Babam ve ablalarım öğretmendi benim. Ama ortaokuldayken hep tıp derdim. Bugün sabah bu soruyu ben çocuklara sordum. Dördüncü sınıftayız ders anlattım, sonra “17 yaşında olsanız tekrar tıp yazar mısınız” dedim. Bir grup “hayır” dedi. Ben olsaydım yine yazardım. Yine diyorum çünkü, tıp hakikaten güzel bir şeydir. Hasta ile uğraşmak güzel şeydir. Hele böyle müspet neticeler aldığın zaman sevinirsin, mutlu olursun.

    Peki, işinizin en zor tarafı ne sizce?
    Bir defa nankör bir meslektir. Yenilikler çok oluyor, çok sık değişiyor. Şimdi dönüp baktığım zaman 30 sene önce yazdığım reçetelerde ne yanlışlar yapmışım görüyorum. Onun için devamlı kendini yenileyeceksin. Okuyacaksın. Tabii bu da pahalıya mal oluyor. Şimdi kitaplar, mecmualar, internet falan gelişti. Yeni nesil daha şanslı. Bizim zamanımızda çok daha sıkıntıydı. Üniversitede kalmak isteyen arkadaşlara ben şunu söylerim: Baban zengin olacak, bunu hobi olarak yapacaksın. Bir kongreye gidiyorsun 6 ay cebini düzeltemiyorsun. Anlatabildim mi? Yani o maddi sıkıntıları vardır. Bunlar zor taraflarıdır.

    Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
    Bir kere full-time çalışacak. Ya üniversiteyi tercih edecek ya da muayenehaneyi. Fakat bu maaşla da akademisyenleri full-time çalıştıramazsınız. Yani yeterli maaşı vereceksiniz. Öğretim üyeleri sözleşmeli çalışacak. Benim öyle hocalarım vardı ki işe gelir ya da gelmez belli değildi. Ama şimdi aynı üniversitelerde çalışıyorum, hocalık yapıyorum. Aynı kişiler cumartesi günleri bile geliyor. Yani çalışanın gözü dışarıda kalmayacak. Onun için devlet öğretim üyelerini tatmin edecek. Öğretim üyesi hasta bakacaksa burada bakacak. Başka türlü yolu yok.

    YÖK başkanı olsanız neyi değiştirirsiniz?
    Bir defa YÖK yasasını yeniden yaparım. Hükümetle diyaloğu koparamazsınız. Çünkü, yükseköğrenimin üç ayağı vardır. YÖK, hükümet ve Cumhurbaşkanı. Bunların arasında iyi bir diyalog kuracaksın. Bütün seçimleri kaldırırım. Rektörlüktür, anabilim dalı başkanlığı gibi. Bunlar kalkacak. Ne olacak peki? Hükümet ve politikacılar, seçim denilince, rektörlük seçimiyle diğer seçimleri karıştırıyor. Ama seçim kavramı var ya zannediyorlar ki demokrasi budur. Bu antidemokratik bir şeydir. Görüyorsunuz rektör seçimlerini. O bilgisayar dağıtıyor, o İngiltere’ye göndereyim bana oy ver, öteki bilmem ne yapıyor. Ondan sonra bir gecede 70 tane yardımcı doçent atanıyor. Geliyor, onlar oy veriyor. Birinci seçilen atanmıyor, Cumhurbaşkanı 3. sıradan birisini atıyor. Tüm bunlar kesinlikle kalkmalı. Seçim zamanı üniversitelerde 6 ay iş yapılmıyor. Bir komite kurulur, Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri, Başbakanlık müsteşarı, mesela TÜBA’nın başkanı, TÜBİTAK’ın başkanı, eski YÖK başkanı, TOBB’un başkanı gibi bir komite oluşur. A üniversitesinde seçim vardır. Enver Hasanoğlu adayım der. O komite senin boyuna, kilona, geçmişine vs. her şeyine bakar. 3 tane adayı seçer, Cumhurbaşkanı’na gönderir. O da içlerinden birini atar. Bu kadar kargaşaya, bu kadar bölünmeye neden olmaz. İnsan subjektif olur. Ben 2 seçim geçirmiş insanım. Hep bir küskün taraf çıkıyor.

    Muhakkak sözleşmeli çalışmayı getirirdim. Demokrasiye, özgürlüklere ben karşı değilim. Ama bu kadar da sorumsuzluk olmaz ki. Gelen belli değil, giden belli değil. Hiçbir kuvvet, doçent olduktan sonra devlet üniversitelerinde çalışanlara hiçbir şey yapamaz. İster çalış ister çalışma. Böyle bir sistem mi olur?

    Yurtdışındaki mesleki deneyiminiz ne kadar sürdü?
    2 sene sürdü. Onun haricinde her sene 2-3 defa kongrelere falan giderim. Mesela, bizim bir Fin Türk Pediatri Dostluk Derneği’miz vardır. Finlandiya’ya 3 senede bir gideriz, orda konferans veririz. 3 senede bir onlar gelir. Şimdi onların sırası. Bu tür iş birliklerimiz devam ediyor.

    Yurtdışında görev yapmak ister miydiniz?
    Biz Türk’üz. Bilirsin, öğrenirsin, bir şeyler yaparsın, ilişkiler kurarsın ve o ilişkileri de devam ettirirsen şahsen ben istemezdim. Hele bu yaştan sonra bana milyarlarca Türk parası değil de dolar bile versen gene gitmem. Devamlı çalışmak hiç aklımdan geçmedi. Fırsatlar çıktı birkaç sefer ama burası daha işime geldi.

    Kendi sağlığınıza yeterli özen gösteriyor musunuz?
    Valla işte bu yaşa geldim. Doğum tarihime göre 3 ay sonra yaşım 60. Büyük bir problemim olmadı. Sigara içmem, kötü alışkanlığım yok. Gece hayatım yok. Ufak tefek bir şeyler çıkıyor. Mesela Morton nöroma çıktı. Mayısa kadar hapla, iğneyle idare edeceğim. Yetmezse 17 Mayıs’ta ameliyat olacağım. Zamanım yok. 19 Mayıs cuma gününe geliyor. 4 gün yatar, pazartesi kalkarım diye.

    Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel değerlendirmeleriniz nedir?
    Gazi iyi bir ivme kazandı. Çok da iyi yerde. Şimdi rekabet çıktı. Mesela İbni Sina var, Hacettepe çok gelişti. Başkent maşallah, diğer hastaneler var. Bunlarla rekabet etmek lazım. Rekabet edebilmek içinde yeni aletler, yeni bir şeyler getirmen lazım. Gazi’nin tıp eğitimi de fena değil. Öğrencilerimiz genellikle TUS’ta yedinci, sekizinci sırayı tuttururlar.

    Mesleğiniz de hedeflediğiniz noktaya ulaştınız mı?
    Bir teğmenin bütün ideali paşa olmaktır. Akademik hayata girdiğin zaman, öğretim görevlisi olduğun zaman, bütün idealin profesör olmaktır. Ben Allah’a şükür 38 yaşında profesör oldum. Profesör oldum, dekan oldum, anabilim dalı başkanı oldum, rektör oldum. Yani olmadığım bir şey kalmadı. Muayenehanemi çalıştırdım para kazandım. Adımla yayınlar yaptım, adam yetiştirdim. Kısacası her şeyin hevesimi aldım yani mutluyum ve Allah’a şükrediyorum.

    Yurtiçi ve yurtdışı dergilerde kaç tane yayınınız var?
    180 tane kadar var.

    Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
    Pişmanlık demeyim de bazen böyle içimde bir burukluk olur. Özellikle oğlumla ilgili. Kızla ilgilendim de oğlanla pek ilgilenemedim. Gazi’ye dekan olarak, Kayseri’den buraya geldiğimde 1988 yılının ekim ayıydı. Oğlanın iki kolej arasında bir yatay geçişi vardı ve bir sıkıntı olmuştu. Ortaokulunu hiç hatırlamıyorum. Lisenin sonlarını hatırlıyorum. Bunları düşündüğüm zaman tabii üzülüyorum. Oğlanda bunu iyi kullanıyor laf aramızda.

    Teşekkürler.

    Özel Dosya
    Akademisyenlerimiz
  • AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
  • AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal ‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
  • Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli “Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
  • Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
  • Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
  • Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
  • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
  • Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
  • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
  • Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
  • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
  • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
  • Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
  • Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
  • Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
  • Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
  • Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
  • Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
  • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
  • Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
  • Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
  • Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok. Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
  • Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
  • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
  • Prof. Dr. Ülkü Bayındır Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
  • Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
  • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
  • “Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
  • “Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
  • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
  • Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
  • “Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
  • “Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
  • Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
  • “Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
  • “Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
  • “Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
  • Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
  • “Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
  • “Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
  • “Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
  • “Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
  • “Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
  • “İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
  • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
  • Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
  • Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
  • Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
  • Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
  • Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
  • Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
  • Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
  • Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
  • Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
  • Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
  • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
  • Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
  • Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
  • Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
  • Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL - 17-09-2007
  • Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
  • Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
  • Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
  • Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
  • Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
  • Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
  • Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
  • Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
  • Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
  • Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
  • Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
  • “Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
  • Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
  • Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
  • Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
  • Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
  • Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
  • İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
  • Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
  • Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
  • Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
  • Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
  • Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
  • Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
  • Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
  • Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
  • Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
  • “Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
  • Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
  • Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
  • Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
  • Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
  • Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
  • Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
  • Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
  • Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
  • Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
  • Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
  • Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
  • Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
  • Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
  • Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
  •  
     GÜNCEL HABERLER
  • Bu hastane yıkılacak
  • Hotamışlıgil tedavide kullanılacak yeni bir hormon keşfetti
  • Doktor yetersizliği hizmeti aksatıyor
  • Türkiye'nin ilk kobay uzmanı
  • Koruyucu aile uygulamasında geri kaldık
  • Amniyosentezden daha güvenli test yöntemi
  • Muayene ücretleri eczaneye ödeniyor
  • Tüm sağlık verileri paylaşımında son aşamaya gelindi
  • En yüksek ve en düşük bebek ölüm oranı hangi hastanede?
  • Nobelli doktordan itiraf: Çok safmışız
  • AB’de hemşire Türkiye’de ebe
  • SUT hakkında önemli uyarı
  • 2008-TUS Eylül Dönemi Bilim Sınavı Sonuçları açıklandı
  • Yeni Getirilen Düzenlemer Doktorların Gelirlerini Nasıl Etkileyecek ?
  • 'Muayene ücreti tahisilatının eczanelerde yapılmasının eczacılarla ilgisi yok'
  • Ege Tıp'a vekaleten dekan atandı
  • Tıp fakültesinde intihar
  • SGK'lılar ilaç parası dışında 10 YTL'ye varan muayane üçreti de ödeyecek
  • 2008 Nobel Tıp Ödülü sahibini buldu
  • Hekimlik mesleğinde devrim yaratacak kanun
  • İşte devlet, üniversite ve özellerde sezeryan oranları
  • AYIN KONUSU: SUT (SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ) (4)
  • Sağlık Uygulama Tebliği, Resmi Gazetede yayımlandı
  • TAM GÜN YASA TASLAĞINA YÖNELİK TÜM SORU VE CEVAPLAR



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği
    Kliniklerimiz sayfamızın bu haftaki konuğu İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Şefi Dr. Sami Hatipoğlu
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri