|
MEDİANKET |
| Son 1 yılda mesleğinizle ilgili hukuki bir problem/süreç yaşadınız mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
IX Ulusal Romatoloji Kongresi 2008 |
|
11-10-2008 / 15-10-2008 |
|
|
44. Ulusal Psikiyatri Kongresi |
|
14-10-2008 / 19-10-2008 |
|
|
22. ULUSAL DERMATOLOJİ KONGRESİ |
|
14-10-2008 / 18-10-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
17-09-2007 |
Prof.Dr.İzge Hakan GÜNAL
|
“Akademik yolsuzluklarla mücadele,akademinin en önemli konularından biri”
Röp.: Fatma Ergüzeloğlu
Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1960 Kahramanmaraş doğumluyum. Bornova Anadolu Lisesinin orta kısmını ve Ankara Fen Lisesini bitirdim. 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. İki yıl Malatya’nın çeşitli yerlerinde zorunlu hizmet yaptıktan sonra, 1991 yılında İzmir Atatürk Eğitim Hastanesinde ortopedi ve travmatoloji uzmanlık eğitimini tamamladım. Aynı yıl Anadolu Üniversitesi (sonradan Osmangazi Üniversitesi) Tıp Fakültesinde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladım, 1996 yılında doçent olduktan sonra 1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesine geçtim. 2002 yılında profesör kadrosuna atandım. Aynı zamanda Üniversite Konseyleri Derneği Genel Başkanıyım.
Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Doğrudan, bütünüyle örnek aldığım birisi yok. Bu demek değil ki, bilimsel alanda veya hekimlik pratiğinde veya yaşama karşı duruş olarak örnek alınacak hocalarımız yok! Elbette var. Ancak tek birini örnek almak yerine olumlu özellikleri bir araya getirip, kendi kişisel örneğimi yaratmayı daha doğru buluyorum. Sanırım doğru yaklaşım da bu olsa gerek.
Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Sizin de gazetinizde sıklıkla ele aldığınız gibi, akademinin en önemli sorunlarından birisi akademik yolsuzluklarla mücadele edebilmek. Öyle bir haldeyiz ki, neredeyse “Aksi kanıtlanıncaya dek tüm akademisyenler suçludur” denilebilir. Bundan 5 -6 yıl önce, dünyanın en büyük ve örgütlü akademik yolsuzluğunu ortaya çıkartmıştım. Saf bir şekilde rektörlüğün konunun üzerine gitmesini beklerken aldığım bir tebligatla irkildim: “Akademik yolsuzlukları ortaya çıkartarak üstüne vazife olmayan işlere karışmaktan” benim hakkımda soruşturma açılmıştı! Sanırım, kimse bu derece trajikomik bir olay yaşamamıştır. Savunmamda “Elbette akademik yolsuzlukları ortaya çıkartmanın benim görevim olduğunu, bunu süpermarket kasiyerinin yapamayacağını” belirttim ama daha sonra ayrıntılarıyla yazılmayı hak eden böyle bir süreç de yaşanmış oldu.
Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık ortamının Cumhuriyet tarihinin en sağlıksız dönemini yaşadığı kanısındayım. Sağlık hizmetleri kamusal alan dışına ne kadar çıkartılırsa, o kadar kötüleşir. Son dönemde Dünya Bankası ve IMF direktifleri doğrultusunda yürürlüğe giren Sağlıkta Dönüşüm Programı, sağlık sisteminin ticarileşmesinde önemli adımların atılmasını sağladı. Genel Sağlık Sigortası, sağlık kurumlarının tek çatı altında toplanması, devlet hastanelerinde sözleşmeli personel uygulamasına geçilmesi gibi uygulamalar ise sağlık-piyasa ilişkisini güçlendirmekten başka bir işe yaramadı. Aile Hekimliği Projesi ise ayrı bir felaket. Bu noktanın üzerinde özellikle duruyorum çünkü üniversitelerin sisteme desteği en çok bu noktada oldu.
Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz? Çok bilinçli olduğunu söyleyemem. Sanırım liseyi bitirdiğim yıllarda tıp fakültelerinin popüler olmasının etkisi olmuştur. Ancak şimdi bir değerlendirme yapacak olursam doğru tercih yaptığım kanısındayım. Tıp fakülteleri kişiye, tercihine bağlı olarak çok fazla seçenek sunabiliyor: temel bilimlerde çalışabileceğiniz gibi, yoğun hasta pratiği isteyenler için de, laboratuvardan keyif alanlar için de, daha toplumsal alanda çalışmak isteyenler için de seçenekler çok fazla. Yalnız şu noktanın altını çizmek isterim: Yanıtımı verirken doğal olarak akademisyen kimliğimle veriyorum. Bir önceki sorunuzda konuştuğumuz sorunların hekimler üzerindeki sıkıntılarından habersizim, daha doğrusu akademide bu sıkıntılar çok daha az yaşanıyor.
Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Akademik yaşamın en zor tarafı sürekli duyumsadığınız, “Nitel ve nicel anlamda yeteri kadar bilgi üretemediğiniz” stresidir bence. Gerisi bunun yanında çok hafif kalır. Elbette Türkiye’de kendi iç dinamikleriyle gelişen bir üniversite sisteminin olmayışı ve 12 Eylül Darbesi ile YÖK’ün yarattığı hasarın bu zorluktaki etkisi yadsınamaz.
Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen, tanımı gereği bilgi üreten kişidir. İkinci sırada toplumsal sorumluluğu gelir: Burada ürettiği bilginin aktarımı ki, bu eğitici işlevidir de aynı zamanda ve bilgi üretim sürecinde kullandığı, geliştirdiği yöntem ve yaklaşımlarla dünyayı yorumlama ve tavır alma zorunluluğu da vardır. Kısacası, akademisyen aynı zamanda aydın olmalıdır.
Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Kısa süreli çalışmalar veya kendi eğitimim amacıyla gidişlerim dışında, profesyonel hekim veya akademisyen olarak deneyimim olmadı.
Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurtdışında, elbette burada gelişmiş ülkeleri kastediyorum, bilimsel çalışma yapmak çok daha kolay. Altyapı olanaklarının daha fazla olması ve tabandan gelişen üniversite sistemi nedeniyle akademik tanımlamaların net olması nedeniyle araştırma yapmak daha kolay. Ancak ben yine de Türkiye’de olmayı tercih ederim. Bu sadece toplumsal sorumluluktan değil, aynı zamanda, belki de daha önemlisi, insanın doğal yaşam alanında daha fazla hipotez geliştirebileceğini düşünmemdendir.
Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
106 tanesi uluslararası dergilerde olmak üzere toplam 156 makalem var. Ayrıca uluslararası dergi eklerinde yer alan 11 çalışmam, yurt dışında yayınlanmış (İngiltere) bir kitabım, yurt içinde yayılanmış bir kitapçığım, 6 kitap bölümüm, 7 kitap bölümü çevirim var. Bu sayılara basım aşamasında olanlar da dahildir. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli toplantı, panel, konferans vs. de sunum sayım da 144’tür.
Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
YÖK verilerine göre Dokuz Eylül Üniversitesi, öğretim üyesi başına yayın sayısı sıralamasında son üç yılda 43. ila 52. sıra arasında yer alıyor. Toplam 77 üniversite olduğu ve elimdeki en eski verilere göre 2001 yılında 17. sırada yer aldığı düşünülürse, tek bir yorum yapılabilir: Bilimsel anlamda dibe vurmuş durumdayız.
YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Çok zor bir soru, en azından benim için zor bir soru. Şöyle ki; üniversitelerin bugün için temel sorununu bilgi üretmeme, piyasalaşma ve antidemokratik uygulamalar olarak belirliyorum. Elbette yetkili bir kişi olsam önce bunları değiştirmeye çalışırdım. Ancak “YÖK başkanı olsaydınız…” dediğinizde iş değişiyor, çünkü yukarıda saydığım, benim için sorun olan başlıklar, YÖK’ün varlık nedeni, YÖK bunun için var. Bu nedenle sanırım YÖK ve üniversitelerdeki uzantı mekanizmalarının ortadan kaldırılıp, üniversite kavramının yeniden kurgulanması gerekiyor.
Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Tek bir yanıtı yok. Kişilerin görevleri, dünyaya bakışları, sistemden beklentileri ister istemez ilişkileri şekillendiriyor. Sanırım tanımları da birbirinden farklı olacaktır.
Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Hayır ulaşamadım. Ama akademik yaşamda hedeflerin sonu olamaz; Nobel bile alsanız ikincisi vardır. Belki de akademik yaşamın en güzel yanı da bu.
Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Eskiden hayır ama yaş ilerledikçe zorunlu olarak ilgilenmeniz gerekiyor. Yine de çok özenli olduğumu söyleyemem.
Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
En büyük hobim kitap okumak. Burada tıp dışı okumayı kastediyorum. Değişik konu başlıkları üzerinde yoğunlaşarak, haftada bir kitabın altına düşmeyecek şekilde okuyorum. Tümü tıp dışında 5 binin üzerinde kitabım var. Ayrıca, Üniversite Konseyleri Derneğindeki uğraşlarım da belirli bir zamanımı alıyor.
Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Çok kez “keşke” de dedim, pişman da oldum. Zaten tersi durumda aldığınız tüm kararların doğruluğu iddiası ortaya çıkar ve bunun kimse için geçerli olmadığı açıktır.
Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Akademik yaşam mesai saatleriyle sınırlı olmadığı için yeterli zamanı ayırabildiğimi söyleyemem. Eve iş getirmeseniz bile kafanızın içinde çözüm bekleyen problemlerin olması aslında ailenize ayırmanız gereken zamandan çaldığınız anlamına gelir.
Teşekkürler.
17/09/2007
|
 Akademisyenlerimiz
AKADEMİSYENLERİMİZ - Prof.Dr.Haldun Güner - 23-01-2006
AKADEMİSYENLERİMİZ : Prof.Dr.Yeşim Gökçe Kutsal
‘Benim açımdan akademisyenlik en son basamak’ - 30-01-2006
Prof. Dr. Leyla Suna Atmaca : Kaliteli hekim yetiştirilmeli
“Part-time, full-time ayrımı ortadan kalkmalı” - 06-02-2006
Prof.Dr.Feyhan Ökten :Profesör kadrosuna geçince bizi motive eden bir unsur kalmıyor - 13-02-2006
Prof. Dr. Sermet Koç :Ülkemizde adli tıbbın ideal bir düzeye çıkmasını en önemli sorumluluğum olarak görüyorum” - 20-02-2006
Prof.Dr. Enver Hasanoğlu: Akademisyen full-time ve sözleşmeli olmalı - 27-02-2006
Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer :Dekan seçimle gelse, rektör hegemonyası olmaz” - 06-03-2006
Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez” - 13-03-2006
Prof. Dr. Orhan Güven :Bilim, ulusal değil uluslararasıdır” - 20-03-2006
Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur - 27-03-2006
Prof. Dr. Nimet Ünay Gündoğan :Akademisyen, öğütlediği şeylerin temsilcisi olmalı” - 03-04-2006
Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli - 17-04-2006
Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez - 24-04-2006
Prof. Dr. İrfan Sabah :Akademisyen bilgisini paylaşmalı ve yetiştirdiği insanlara vermeli” - 01-05-2006
Prof. Dr. Aydın Paşaoğlu :Bir akademisyen yaşayışıyla, davranışıyla örnek olmalıdır” - 08-05-2006
Prof. Dr. Pakize Doğan :Akademisyenlik bir yaşam tarzıdır - 15-05-2006
Prof. Dr. Hüseyin Dindar :İnsanın ömrü, sağlığı ve zamanı müsaade ettiği sürece hedefler tükenmez” - 29-05-2006
Prof. Dr. Nilgün Sayınalp :Bir akademisyen eğitmen, bilim adamı ve araştırmacı kimliklerini taşımalı - 05-06-2006
Prof. Dr. Recep Akdur :Bir akademisyenin ulusal ve evrensel akademik ölçülere uyması gerekir - 12-06-2006
Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır - 19-06-2006
Prof. Dr. N. Ertan Mergen : Akademisyen, kendisinden sonra gelenlerin önünü açmayı bilmeli ve onların kendisini geçmesine olanak sağlamalıdır - 26-06-2006
Prof. Dr. Şamil Aktaş : Arkadaşlarım ‘tatlı su hekimi’ diye dalga geçiyorlardı. Şimdi en doğru seçimlerimden biri diye düşünüyorum” - 04-09-2006
Doç.Dr. Sancar Bayar: Yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Yapmamız gereken şey çalışmak" - 11-09-2006
Prof. Dr. Ahmet Türkçapar :Bilgiye ulaşmak ve bilim yapabilmek için meraklı olmak lazım” - 18-09-2006
“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor” - 25-09-2006
Prof. Dr. Ülkü Bayındır
Akademisyen, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmada öncü olmalıdır - 02-10-2006
Akademisyen olmak için, insanlarla bilgi paylaşımını bilmek lazım - 09-10-2006
Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum - 06-11-2006
“Akademisyen, sadece dersini değil mesleki deneyimlerini de paylaşan birisi olmalıdır” - 13-11-2006
“Türkiye’de üniversite öğretim üyeleriyiz, ne kadar akademisyen olduğumuz tartışılır” - 20-11-2006
“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir” - 27-11-2006
Babam, ‘Tıbbı seçme’ dediği için doktor oldum! - 04-12-2006
“Akademisyen full time çalışmalı” - 11-12-2006
“Profesör olduktan sonra tempoyu düşürmemek gerekir” - 18-12-2006
Prof. Dr. Lügen Cengiz :Akademisyen her şeyden önce iyi düşünebilmeli, okumalı ve bilgiye önem vermeli - 25-12-2006
“Akademisyen hem sosyal hayatta, hem de tıp mesleğinde lider olmalıdır” - 15-01-2007
“Doktordan çok ebe ve hemşireye, mühendisten çok teknisyen ve teknikere ihtiyaç var” - 22-01-2007
“Akademisyen ülkesine ve milli değerlerine sahip çıkabilmeli” - 29-01-2007
Doç.Dr.Fatih Avşar :Akademisyenlik yalnızca hastane ortamını kapsamamalı” - 05-02-2007
“Akademisyen bildiklerini yazan ve öğretendir” - 12-02-2007
“Akademisyenlik sırf unvan alınan bir müessese olarak algılanmamalı” - 19-02-2007
“Anesteziyologların iş riski diğer hekimlere göre daha yüksek” - 26-02-2007
“Akademisyen, sergilediği davranış biçimi hatta yaşam tarzı ile örnek bir model oluşturmalıdır” - 05-03-2007
“Eğer bir fark göremiyorsanız, zamanınızı boş yere harcamışsınızdır, yazık olmuş size” - 12-03-2007
“İyi niyet, yetenek ve gayret ayrıca bilimsel ahlak en ön planda olmalı” - 19-03-2007
Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı - 02-04-2007
Prof. Dr. Münacettin Ceviz - 09-04-2007
Prof. Dr. Ali Yağız Üresin - 16-04-2007
Prof. Dr. Ufuk Beyazova - 23-04-2007
Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu - 30-04-2007
Prof. Dr. Ertan Tatlıcıoğlu - 07-05-2007
Prof. Dr. Gülay Şadan - 14-05-2007
Prof. Dr. Vedat Göral - 21-05-2007
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı - 28-05-2007
Prof. Dr. Yeşim Tunçok - 04-06-2007
Prof. Dr. Sibel Göksel - 11-06-2007
Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu - 18-06-2007
Prof. Dr. Feyza Erkan - 25-06-2007
Prof. Dr. Erdoğan İnal - 03-09-2007
Prof. Dr. Necati Örmeci - 10-09-2007
Prof. Dr. Ünal Açıkel - 24-09-2007
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın - 01-10-2007
Prof. Dr. Mustafa Gönüllü - 08-10-2007
Prof. Dr. Necmi Aksaray - 22-10-2007
Prof. Dr. Ali Savaş - 29-10-2007
Prof. Dr. Ali Demir - 05-11-2007
Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu - 12-11-2007
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik - 19-11-2007
Prof. Dr. Atilla Erdem - 26-11-2007
Prof. Dr. Fuat Demirci - 03-12-2007
Prof. Dr. Aynur Akyol - 10-12-2007
Prof. Dr. Gülay Kurtay - 17-12-2007
“Akademisyen dürüst ve işinin ehli olmalıdır” - 31-12-2007
Prof. Dr. Halil Kurt - 07-01-2008
Prof. Dr. Işık Sayıl - 14-01-2008
Prof. Dr. Betül Ayşe Sin - 21-01-2008
Prof. Dr. Hasan Özkan - 28-01-2008
Prof. Dr. Mesiha Ekim - 04-02-2008
İzmir Tabip Odası - 04-02-2008
Prof. Dr. Gülhis Deda - 11-02-2008
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın - 18-02-2008
Prof. Dr. Bülent Kaya - 25-02-2008
Prof. Dr. Deniz Gökengin - 03-03-2008
Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan - 10-03-2008
Prof. Dr. Kaan Aydos - 17-03-2008
Prof. Dr. Mesut Birol Atay - 24-03-2008
Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren - 07-04-2008
Prof. Dr. İlker Ökten - 14-04-2008
“Akademisyen çok araştırıcı olmalı” - 21-04-2008
Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu - 28-04-2008
Prof. Dr. Nihat Arıkan - 05-05-2008
Prof. Dr. İskender Alaçayır - 12-05-2008
Prof. Dr. Rana Anadolu-Brasie - 19-05-2008
Prof. Dr. M. Nail Çağlar - 26-05-2008
Prof. Dr. Derya Dinçer - 02-06-2008
Prof. Dr. M. Necmettin Ünal - 09-06-2008
Prof. Dr. Metin Özenci - 16-06-2008
Prof. Dr. Feride Söylemez - 23-06-2008
Prof. Dr. Atıf Akdaş - 30-06-2008
Prof. Dr. Hakan Yaralı - 01-09-2008
Doç. Dr. Gonca Yılmaz - 08-09-2008
Prof. Dr. Tarık Aksu - 15-09-2008
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu - 22-09-2008
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|