|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
6. Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi |
|
14-05-2008 / 19-05-2008 |
|
|
UDİAS Diabetik Ayak Enfeksiyonları Sempozyumu |
|
15-05-2008 / 18-05-2008 |
|
|
8. Adli Bilimler Kongresi |
|
15-05-2008 / 18-05-2008 |
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
03-05-2004 |
Prof.Dr.Sabahattin Aydın performansı anlattı
|
Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıkta Dönüşüm Projesi çerçevesinde başlattığı uygulamalardan birisi olan Performansa Dayalı Döner Sermaye Uygulaması sorun yarattı. Döner sermayelerini alan özellikle cerrahi branş hekimleri ile dahili branşlarda çalışan hekimler arasında oluşan ücret farklılığı değişik yorumlara neden oldu. Medimagazin konunun tarafları ile birebir görüşmeler yaparak hekimlerin sorunlarını Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın’a yöneltti. İşte Aydın’ın cevapları:
Performansa dayalı döner sermaye uygulamasında şu an hangi aşamadasınız?
Uygulamada şu anda geldiğimiz nokta pilot bölgelere göre çok daha iyi. Yani 6 aylık uyguladığımız pilot uygulamalarla bize geri bildirimler sonucunda sorunların yüzde 80’ini aşmış durumdayız. Ancak uygulamayı yaygınlaştırdıkça pilot uygulamalarda karşımıza çıkmayan bazı sorunlar çıkmaya başladı. Örneğin pilot uyguladığımız hastanelerden hiç birinde hematoloji yan dal kliniği yoktu. Yine pilot uyguladığımız hastanelerde enfeksiyon hastalıkları klinikleri birer taneydi, ilk defa karşımıza birden fazla enfeksiyon hastalıkları kliniği olan bir hastane çıktı. Yani önümüze koyduğumuzda tabii ki bazı sorunlar var. Ama tüm Türkiye’deki hastane, hekim sayısını düşünürseniz aslında sorunun düşünüldüğü kadar büyük olmadığını görürsünüz.
Ne tür sorunlar bildirildi?
İstismar edildiği noktasında bazı duyumlar ve itirazlar geldi. ‘İstismar var mıdır, varsa oranı nedir?’ diye inceledik. Evet gerçekten bazı münferit olayları gördük. Bunun için denetim kurulları oluşturduk. Artık tamamen sayısal değerlerden performansa gitmek yerine, önce bir şeyi ölçülebilir yapalım, ondan sonra üzerinde kalite yönünde çalışalım diye düşünüyorum. Örneğin enfeksiyon klinikleri ile ilgili hastane enfeksiyon komitelerinin çalışmalarını çok iyi belirleyip bunlara puan vererek artık daha çok kaliteye yönelik puanlamalar getirmeye çalıştık. Diş hekimleri ile ilgili puanlamalarda sıkıntı vardı. Onu Dişhekimleri Birliği ile çalışıp düzenledik. Ancak bu düzenlemelerin hiç birini henüz hayata geçirmedik. Geçirmememizin nedeni de bir çok hastanemizin uygulamaya daha bu ay başlamış olması.
Bu aksaklıkları ne zaman düzelteceksiniz?
Bütün Türkiye’deki hastanelerimizden veriler daha elimize tam olarak ulaşmamıştır düşüncesiyle iki ay daha beklemeyi düşünüyoruz. Gelen eleştirilerin düzeltebildiğimiz kadarını düzelteceğiz. Ama bu eleştirilerin bir kısmı da daha önce söylemiştim ön yargıdan kaynaklanıyor. Örneğin A hastanesinde anestezi kliniği çok şikayetçi, B hastanesine bakıyorum anestezi kliniği performansı en yüksek klinik haline dönüşmüş. Aradaki farka baktığımda biri 350 yataklı çok yoğun çalışan bir hastane ve tek anestezi uzmanı var, diğeri 200 yataklı, doluluk oranı düşük ve üç anestezi uzmanı var. Durum böyle olunca da tabii ki arada bir fark olacaktır. Doğal olarak da bazı arkadaşlarımız bundan rahatsız olacaklardı. Bu zaten bizim amaçladığımız bir şeydi.
Neden böyle birşey amaçladınız?
Biz döner sermaye performans yönergesinin sadece sağlık çalışanlarına farklı farklı döner sermaye dağıtmayı amaçlamadığını, mevcut hastalara bu sağlık çalışanları tarafından sahip çıkılması gerektiğini savunduk. Bunu hedefledik. Bununla birlikte, dengesiz dağılımı ki özellikle doktorların ülkedeki dengesiz dağılımının da bu sayede ortaya çıkmasını ve bundan bizzat dengesiz dağılımın bulunduğu yerdeki hekimlerin rahatsız olmasını hedefledik. Bu da çok net bir şekilde ortaya çıktı. Şu iki- üç aylık denemede bile Edirne’den Muş’a tayin isteyen hekimlerimiz oldu. Bundan sonra küçük küçük tespit ettiğimiz sorunları düzeltmek ve performansta kaliteyi aramayı hedefledik.
Genelde dahili ve cerrahi klinikler arasında bir sorun var gibi gözüküyor?
Bu temel bir sorun değil öncelikle bunu belirteyim. Bir hastanemizde gerçekten proje konusunda çok deneyimli bir arkadaşımızla performans yönergesiyle ilgili bilimsel bir çalışma yaptık. Bu ayın sonuçlarını da tekrar inceleyip verilerimizi güncelledikten sonra, ay sonunda yayınlamayı düşünüyoruz. Bu arkadaşımızın yaptığı çalışmaya göre, cerrahi branşlar ile dahili branşlar arasındaki fark yüzde 75 - 85 oranında değişiyor, bu oranları kıyasladığınızda istatistiksel olarak arada bir fark yok. Buna rağmen yüzde 85 oranı da istatistiksel olarak arada bir fark olmasa da diğeriyle kıyaslandığında anlamsız olsa da bizim için bir orandır. Biz buna rağmen kronik hasta bakımının da bir yük olduğunu, teşvik edilmesi gerektiğini düşündük. Bütçe uygulama talimatında yapılan bir değişiklikle ek yatak ücreti kondu, bunun da dahili branşların bazılarında performansa günlük vizit olarak yansımasını düşünüyoruz.
Bazı klinik şeflerinin, örneğin bir enfeksiyon şefinin asistanlardan, hemşirelerden az almasına ne diyorsunuz?
Bakınız oldukça iyi miktarda performansa dayalı ücret alan klinik şefi varken hiç almayan klinik şefleri vardır. Önce değişkenlere bakmak lazım. Eğer bütün her şey sabit, tek değişken hastalardan alınan yani o gün full time çalışmadan alınan puansa, o zaman biz hata yapıyoruz demektir, düzeltiriz. Evet enfeksiyon kliniğine baktığımızda sorun var. Ama bu bizden kaynaklanmıyor. Yıllardır bütçe uygulama talimatından kaynaklanıyor ve bu güne kadar hiçbir enfeksiyoncu arkadaşımız bunun sorun olduğundan şikayet etmemiş. Niye, çünkü kendisini ilgilendirmemiş, hastaneyi ilgilendirmiş. Ancak şimdi artık kendisini ilgilendiren bir sorun haline geldiği için bunun düzeltilmesi gerekiyor. Ama cerrahi branşta olup sıfıra yakın döner sermaye alan şeflerimiz de var. Yani bana tek bir örnek ile ‘burada sorun branştadır’ derseniz bunu kabul edemem. Bütün değişkenleri ortaya koyup, sorunun sadece puanlamadan kaynaklandığını söylerseniz onu eğer hata varsa düzeltiriz.
Bize gelen şikayetlerden en çoğu plastik cerrahiden. Plastik cerrahi bazı yerlerde çok yüksek, bazı yerlerde çok düşük aldı. Biz bütün sorunları bir arada değerlendiriyoruz. Bir sorun geldiği zaman ilk önce o hastanenin verilerini istiyoruz. Bu veriler hekimin en azından Türkiye ortalamaları değerlendirildiğinde, hekimin o ortalamalara uygun bir hizmet verip vermediğine bakıyoruz. Eğer veriyor ve buna rağmen puanı düşük çıkıyorsa o zaman hata bizde deyip düzeltmeye çalışıyoruz. Ama bize gelen veriler eğer böyle bir ortalamayı sağlamıyorsa o zaman da başka bir sorun var diyoruz. Ya hasta yok, ya hastaları memnun edecek cazip bir imkan yok ya da her şey var hekimin çalışma imkanı yok diyoruz. Fiziki yetersizliği olan yerler var. Örneğin Numune Hastanesi’ndeki hekim sayısı ile poliklinik sayısını bir kıyaslayın. Poliklinik sayısı çok az. Doğal olarak hekimlerin çalışma imkanı yok. Böyle bir yerde sorun çıkacağını biz baştan söyledik. Ne yapılacak, ya Numune Hastanesi yeni poliklinikler açacak, semt poliklinikleri açacak, dolayısıyla hekime de çalışma fiziki mekanı oluşacak, ya da bu yapılamıyor, hastane için rasyonel değilse oradaki hekim arkadaşlarımız kendileri ihtiyaç olan yerlerde çalışmaya kendileri talip olacak. Şu anda sınırlı sayıda da olsa buna talip olan arkadaşlarımız var. İstanbul’da bir eğitim hastanesinde eğitimi olmayan bir laboratuvar branşında 12 tane uzman var. Eğer küçücük bir laboratuvardaki 12 uzmanın her birine aynı yüksek oranda döner sermaye vermemizi beklerseniz, bu akılla bağdaşmaz.
Plastik cerrahide görev alan bir hasta bakıcının, bir şeften daha fazla almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir hastabakıcı bütün gün çalışıyor, bir klinik şefi örneğin izin alıp gelmiyor ise, hastabakıcı 200 milyon, klinik şefi sıfır döner sermaye alıyor ise bundan niye rahatsız olalım. Yok ikiside görevini yapıyor da sonuç böyle çıkıyorsa tekrar söylüyorum, o zaman sorun vardır düzeltiriz.
Hekimler arasında çok fazla dengesizlikler var mı?
Hastane genel ortalamasını puan açısından hekimler oluşturuyor. Ortalama nedir, hepsinin toplanıp eşit sayıya bölünmesidir. Böyle bir hesaplama yaptığınızda rakamların yüzde 50’si üstünde yüzde 50’si altında kalır. Bu doğal bir şeydir. Bu ortalamayı yapan onun üstündeki ve altındaki değerlerdir. Tabii ki hekimlerin bir kısmı bunun üstünde alacak, bir kısmı altında alacaktır. Eğer bir yerde matematiksel bir ortalama buluyor, sonra da ‘hayır herkes bunun üzerinde alacak’ diyorsanız, böyle bir ortalama olmaz. Biz puanları kafadan uydurmuyoruz. Puanları gün boyunca branşların Türkiye’de ortalama verilen hizmetlerini ortaya koyarak çıkarıyoruz. Asıl olan hekim başına düşen hasta sayısı ile birlikte hastaların işlem sayısıdır. Yani bir KBB kliniğinde sinüzit, üst solunum yolları enfeksiyonu ayaktan hasta bakımı olarak değerlendirilebilir, ama aynı klinikte bir tonsillit aynı değerlendirilemez çünkü onun ilave hizmetlerdi vardır. Hasta yükü ile değerlendirmek lazım.
Hekimler arasındaki farkların olması, hekimlerin kendi aralarında probleme yol açmaz mı?
Hekimlerden birisi daha fazla alırken diğerinin daha az almasını hekimler arasında bir problem olarak görmemek gerekir. Bakın bu sistem yıllardır özel sektörde de var. Hekimler hiç kavga etmiyor. Niye, çünkü bir şekilde kabul görmüş bir sistem bu. Şimdi hekimler böyle bir kıyaslamayı hiç yapmadıkları ortamlarda, kıyaslama yapabilir hale geldiler.
Size cerrahların yaptıkları operasyonlarda endikasyonlarını puanlamaya göre koydukları yönünde bir şikayet geldi mi?
Evet, bu yönde şikayetler oldu. Biz özellikle gelen şikayetleri hastane bazlı kontrol ediyoruz. Yani o hastanenin öncelikle verilerini istiyoruz. Örneğin bir apandisit ameliyatı ile perfore apandisit ameliyatının puanı aynı değildir. Diyelim ki 10 apandisit ameliyatı yapılan hastanede bunun beşi perfore diye yazılmışsa biz hemen istatistiklere bakıyoruz. Apandisit ameliyatları içerisinde yüzde kaçı perfore diye. Eğer yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıktıysa ‘evet burada sorun var’ diyoruz. Nokta nokta bu tür gelen şeyleri hastanelerde inceliyoruz.
Bu sistem için tüm hastanelerin otomasyonu hazır mı?
Sistem için tüm Türkiye’deki hastanelerimizin otomasyon sistemi henüz uygun değil. Normalde hastane bilgi sistemi olan bütün hastanelerimizde bu otomasyon sistemine adapte etmek oldukça kolay. Çünkü tamamen bilgisayar mantığıyla hazırlanmış bir sistem. Hastanenin bilgi işlem sistemi yoksa bile Excel tablosunda bile hesaplamalar kolayca yapılabilir. Ama performansların kaydı sorun oluşturabilir. Zaten sorunlar daha çok oralarda çıkıyor.
Tüm hastaneler bilgi işlem ağına geçtiğinde hekimler sadece ay sonunda dökümü önlerine geldiğinde yaptıkları işlem ve puanlarının ne kadar olduğunu görecekler.
Ne zaman geçecekler bu sisteme?
Döner sermaye uygulaması hastaneler için bir fırsattır. Hastanelerimiz bilgi sistemlerini kurma durumundadır. Çünkü biz önümüzdeki tıbbi malzeme kodlarını faturalarda zorunlu hale getireceğiz. Bu bir geçiş dönemidir. İnsanlar hızla şuanda kendilerini ilgilendiren sorunları çözmek için bu altyapıları tamamlamaya çalışacaklar ve gelecek yıl artık bir çok sağlık verilerini standart olarak kullanmaya başlayacağız. Geçen yıl ameliyatlar konusunda ciddi bir analiz yapamıyordum. Çünkü bütçe uygulama talimatında beş gurup ameliyat vardı. Bu yıl artık her birinin kodu ayrı. Bu yıl o kadar güzel analiz yapabiliyorum ki. Şu anda özellikle online iki hastanemizi sürekli takip ediyoruz. Hatta size şunu söyleyeyim online takip ettiğimiz iki hastanenin ortalama acildeki hasta maliyetleri farklı çıkıyor. ‘O nedenle niye farklı çıkıyor, buradaki maliyeti artıran nedir’ diye hastanemizin birini denetliyoruz. Bir şeyleri standartize edince hastanelerde bilgi işlemleri kurunca artık o zannedilen tanıyı abartma, faturayı şişirme gibi kavramları da toplum büyük ölçüde unutacak.
Bu genel hava insanları etik dışı daha çok ekonomik düşünmeye yönlendirir mi?
Olayı tamamen sırf parasal olarak değerlendirirseniz, böyle bir risk var diye düşünebilirsiniz. Ama böyle bir varsayımda Türkiye’deki bütün hekimler hastalarını parasal değerlendirecek. Bu konuda hiçbir zaman için hastayı parasal açıdan değerlendiren hekim sayısı parasal değerlendirmeyen hekim sayısının üzerine çıkmaz. Hekimlik misyonu buna izin vermez. Öyle olsaydı hekimler bundan önce yıllardır düşük maaşla çalışmaya devam etmezdi. Bir çok rahatsızlıklar tepkiler oldu ama hala bu bir görevdir deyip bu görevlerini fedakarlıkla yürüttüler. Hekimler eğer her şeyi parayla değerlendirseydi inanın bu riskli görevi bu maaşla yürütmezlerdi. Dışarıya gider ticaret yapardı. Ameliyatta kullandığı malzemeyi tezgaha koyup satsa maaşından çok daha fazlasını kazanırdı. Bizim çok para kazandırıp insanları parayla memnun etmek gibi bir hedefimiz yok. Döner sermayeden çalışan personele dağıtılacak katkı payı bir havuzdur. Bunun bir sınırı var. Eğer hastane bu hizmeti görüyor, bunu kazanıyorsa, biz çalışanların bunu almasından hiçbir rahatsızlık duymuyoruz. Eğer bunu belgeleyemiyor, belgeleyebiliyor tahakkuk ettiremiyorsa, tahakkuk ettiriyor tahsil edemiyorsa alamazlar. Performans hastane müdürünün bunları iyi takip ve dokümante etmesi, saymanının faturaları gününde çıkartması, gittiği diğer kurumdan tahsilatın bir şekilde yapılması gerekir. Yani bu hastaneyi komple ilgilendiren bir durum. Dolayısıyla böyle bir durum da sonuç olarak kurumda çalışan herkesi ilgilendiriyor. Halbuki bundan önce inanılmaz derecede kayıt dışı bir sistem vardı. Çünkü hekim diyordu ki, ‘benim işim hasta bakmak kaydından anlamam’. Hastane yönetimi ‘benim görevim, personelime izin vermek, onları görevlendirmek, satın almadan ben anlamam’ diyordu. Böylece hastaneler yapılan hizmetlerin yarısını kayda almıyordu. Diyeceksiniz ki almasanız ne olur. Kesinlikle öyle değil, ileriye dönük projeksiyon yapabilmeniz için sağlık verilerinizin iyi olması gerekir. Yani ben bu ülkede şu tanıdan kaç tane koyulduğunu bilirsem hastalık yükünü bilirim ona göre politika geliştirir, tedbir alırım. İnanın şu performans yönergesi ortaya inanılmaz bir güvenilir istatistik çıkarmaya başladı. Ülkenin karakterini yansıtan sadece örnekleme yapabileceğim 10-15 tane hastaneyi otomasyona geçirip online bağlasam bu bile çok büyük bir başarıdır. Artık yapılan her hizmet kayıt altına alınacak. Şuanda ben size yıl sonu itibariyle Türkiye’de hangi ameliyattan kaç tane yapıldığını çok net bir şekilde söyleyebileceğim. Gelecek yıl hangi tanının ne kadar konulduğunu da söyleyebileceğim. Döner sermaye yönergesini bu nedenle sadece hekimlere para vermeye yönelik olarak görmeyin. Hastaneler kâr amacı gütmeye kurumlar olmalıdır. Ama bir artı değer üretiyorsa, bina olarak, hastasına konfor olarak, daha kaliteli hizmet olarak, personeline katkı olarak sağlığa geri yatırmalıdır.
Son olarak hekimlere vereceğiniz mesaj nedir?
Eğer bir kişi sadece normal işini yapıyorsa eskisinden daha aşağı döner alması mümkün değil. Eğer alıyorsa biz o sorunu çözmeye hazırız. Bunu çok net ve açık biçimde ifade ediyorum, Eskiden bir buçuk milyar lira döner sermaye alabilen Türkiye’de bir tane dahi doktor yoktu. Çünkü kanun en fazla yüzde yüzünü veriyordu. Bir kişinin bazı özel konumlar hariç en yüksek alabileceği döner 600 milyondu. Eğer bu gün tekrar günlük işini yapan hekim arkadaşım Türkiye ortalamasında günlük işini yapmış olarak bana gelecek, diyecek ki, ‘İşte ben bu kadar işi yapıyorum. Buna rağmen geçen yıl aldığımın altında döner sermaye alıyorum.’ Eğer doğruysa ben o zaman döner sermaye yönergesinde ne düzeltilmesi gerekiyorsa düzelteceğim. Ankara
HEKİM GÖRÜŞLERİ
* Dahili branştan bir hekim
Muayenehanem yok. Bu ay hastanemizde ilk kez performansa dayalı döner sermaye dağıtımı uygulandı. Ben hastanede bir çok pratisyen, asistan, uzman doktor ve diğer bir kısım sağlık personeline göre daha az döner sermaye aldım. Dahili branşlarda benim durumumda olan bir çok hoca mevcut. Eğiticilerin asistanlardan ve diğer sağlık personelinden daha az döner sermaye aldığı bir uygulama çok incitici ve sakıncalıdır ve kabul edilemez bir uygulama olarak görülmektedir.
Eğiticilere bilimsel çalışma destek puanı ve eğitici destekleme puanları verilmektedir. Bu da “klinik hizmet puan ortalamasının” şef ve şef yardımcıları için % 30’u , başasistan ve uzmanlar için %10’u olarak belirlenmiştir. Bu puanlama sistemi ile eğitim hastanelerinde pek çok dahili branşta “klinik hizmet puan ortalaması”, “hastane hizmet puan ortalamasının altında kalmaktadır. Sonuçta bazı eğiticilerin döner sermayelerinin diğer bazı kliniklerin asistanlarından hatta pratisyen doktorlardan düşük olması gibi çarpık bir tablo ortaya çıkmıştır.
Eğitim hastanelerinde bu sistem çok yaralar açar. Bütün beklentimiz adil ve ivedi bir çözümle mağduriyetimizin giderilmesidir.
* Dahili branştan bir hekim
Cerrahi kliniklerde çalışan asistanların bile 1 milyar 700 milyon -1 milyar 900 milyon TL aldığı bir uygulamada, ben klinik şefi olarak 400 küsür milyon TL aldım. Bu uygulama ile cerrahi kliniklerinde çalışan hemşireler ve hatta plastik cerrahi Kliniğinde çalışan hasta bakıcılar bile (niyetim kimseyi ve yaptığı işi küçümsemek değil) benden daha fazla döner sermayeden pay aldılar. Verilen en yüksek rakamın ise 5 milyar 900 milyon TL olduğunu başhekim söyledi.
Normal mesai saatleri içerisinde yapılan işlerin karşılığı olarak arada bu kadar uçurumların ve dengesizliklerin olduğu bu uygulama, çalışma barışını ve çalışma etiğini de bozmuştur. ‘Bıçak parasını önleyeceğiz’ sloganı ile getirilen bu uygulama ile eskiden (tabirimi mazur görün) ‘Bir koyundan 3 post çıkıyor iken şimdi bir koyundan 4 post çıkar’ hale gelmiştir. Açıklayayım: 1- Hasta yine muayenehaneye gitmektedir, 2- Hastaneye yatması gerekiyorsa muayene ücretinin haricinde ilave bir ücret daha alınmaktadır, 3- Ameliyatınızı benim yapmamı istiyorsanız bunun karşılığı şudur, 4- Bir de bu uygulamanın getirdiği performanstan alacağı artı değer. (Etik ve dürüst çalışan serbest hekimlerimizi tenzih ederim). Ayrıca tıbbi ve bilimsel olarak doğru olanın değil de, performans puanlarına göre hastaların öncelikli olması ve uygulanacak cerrahi yöntemlerin ve seçilecek anestezi türünün daha çok performans puanlı olanının tercih edilmesi gibi uygulamaları da beraberinde getirmiştir. Yine asistanlar ceplerinde çalıştıkları kliniğin uzmanlarına ait kaşelerle dolaşmakta, yaptıkları işlemlerin ve konsültasyonların altına sanki o uzman tarafından hasta görülmüş gibi kaşe basılmaktadır.
* Cerrahi branştan bir hekim
Ben konuya performansa dayalı ücretlendirmeden çok hekimlere ve sağlık çalışanlarına ek bir ücret sağlanması olarak bakıyorum. Sağlık çalışanlarının aldıkları ücretin düşüklüğü malum. İnsanlara hiç değilse bu sayede biraz daha fazla ücret verilecek. Bu bence sağlık çalışanlarını teşvik edici bir durum.
Bu çok komplike bir sistem. Bence şuan bazı aksaklıklar var gibi gözükse de zamanla sistem rayına oturacaktır. Türkiye”de her zaman yeni bir sistem uygulanmaya başladığında başta karışıklıklar olsa da zamanla rayına oturmuş işlerlik kazanmıştır. Bu sistemde aynıdır. Ücret farklılıkları oluştuğu gibi bir düşünceye de rağbet etmiyorum. Hiçbir hekimin diğerinden gerek fiziki, gerek ruhsal açıdan daha az yıprandığını iddia edemezsiniz. Ancak günün büyük bölümü ameliyathanede, ameliyat yapan, risk alması daha fazla olan bir hekimi de daha az risk ve performans gerektiren bir bölümde çalışan hekimle aynı tutulmaması gereklidir.
Hocaların, eğitim verenlerin daha az çalıştığı daha az hizmet ürettiği iddia edilemez. İleriki günlerde bu konunun tekrar ele alınarak sistemde gereken düzeltmelerin yapılacağı düşüncesindeyim. Kimsenin mesleğini, çalışmasını, emeğini, yaptığı işi küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın ama, bir hemşire bir hocanın iki üç katı ücret alsın, bu da uygun bir durum olmaz kanaatindeyim.
* Cerrahi branştan bir hekim
Bu sistem aslında sağlık personeline gösterdiği performans ölçüsünde ek ödeme sağlamaktadır. Bakanlık bu uygulama ile hekimlere para vermek istiyor. Bizde çalıştığımızın karşılığını almak istiyoruz. O nedenle bu sisteme sıcak bakıyorum.
Ancak uygulamada bazı branşlar arasında farklı gelir sağlanması sistemin özünde olmasına rağmen gruplar arasında (hekim grubu, memur, hemşire, teknisyen, yardımcı sağlık personeli vb.) farklı ödemeler nedeniyle tartışmalar olmaktadır. Bu farklılıkların büyük bir kısmının zaman içerisinde giderileceğine şahsen inanmaktayım.
Benim önerim mevcut gelirin yüzde 50”sinin genel bir havuza aktarılması ve tüm personele dağıtılması, geriye kalan yüzde 50”sinin de kişilerin performansına göre dağıtılmasıdır. Bu gruplar arasında farklı uygulamalardan doğan ücretlendirme farklılıklarını azaltacaktır. Böylece aradaki dengesizliğin kalkacağı düşüncesindeyim.
Bu uygulamada Bakanlığa bağlı eğitim hastaneleri ile hizmet hastaneleri ayrı ayrı düşünülmelidir. Ücretlendirme kriterleri belirlenirken hizmet hastaneleri için mevcut sistem uygun olabilir ancak eğitim hastanelerindeki uygulamadan doğan bölümler ve gruplar arasındaki farklı ücretlendirmenin yeniden gözden geçirilmesi, problemli olan kliniklerin, (enfeksiyon hastalıkları vb.) daha çok puan kazanabilmeleri (vizit ücretlendirmesi gibi) sağlanmalıdır.
Aslında birebir eşitliğin sağlanması hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Ancak yüzde 50 yüzde 50 önerim eğitim hastanelerindeki tartışmaları sonlandırabilir diye düşünmekteyim.
* Dahili branştan bir hekim
Bu sistemle dahili branşlar ile cerrahi branşlar arasında çok büyük bir ücret farklılığı oluşmuş durumda. Bu daha ilk ay şimdilik fazla bir gerginlik, tepki yaratmasa da birkaç ay sonra fark daha da açıldığında ister istemez bir huzursuzluk yaşanmasına neden olabilecektir. Sisteme bu açıdan bakılarak rehabilite edilmeli eşitlik sağlanmalıdır.
Oluşan farka bir örnek vermek gerekirse dahili branşta bir hekim 450 milyon lira alırken diğer branşta bir hekimin 4 milyar 500 milyon lira ücret aldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sadece bizim duyduğumuz bir örnek. Tam rakamların, kimin ne kadar aldığının listesi elbette hastane idaresinde mevcuttur. Ancak hastane idaresi bu listeyi açıklamıyor. Sanırım liste açıklandığında ücretlendirme farklılıklarının ve aradaki uçurumun görüleceği nedeniyle gelecek tepkilerden çekiniyor. Bu çekince bile farkın, uçurumun ne denli büyük olduğunun bir göstergesidir.
Bence sistem tekrar gözden geçirilmeli. Devlet hastanelerinin yoğun hasta trafiği, iş yükü yoğunluğu düşünülürse kimsenin kimseden daha az çalıştığı, daha az performans sarf ettiği söylenemez. Biri bir branşın, diğeri de diğer branşın hekimi. Nasıl bir cerrah çalışıyor derken, bir dahili branş hekimi daha az çalışıyor denebilir ki. Biri hekimken diğeri daha mı az hekim? Bence sistem mevcut haliyle hasta doğmuştur. Acilen tedavi edilmesi gereklidir.
|
 Performans Dosyası
Sağlık ocağı personelinin dikkatine:‘Performansınızı arttırın’ - 24-02-2003
Performans kapsamı genişletiliyor - 15-12-2003
Performans ne getiriyor? - 01-03-2004
Performansta sancılar gideriliyor - 07-06-2004
‘‘Performans ayrım yaratacak’’ - 14-06-2004
“Hekim fazlaysa performans düşüyor” - 05-07-2004
Kurum performansları da dönere yansıyacak - 06-09-2004
SSK hekimleri de performans istiyor - 04-10-2004
Performansta değişiklikler gündemde - 13-12-2004
İstanbul’da döner sermayede büyük artış - 20-12-2004
Muayenehaneler tek tek kapatılıyor - 10-01-2005
“Kurum performansı” uygulaması başladı - 31-01-2005
Kamuda çalışana döner sermaye avantajı - 31-01-2005
Personel dönerden sıkıntılı - 31-01-2005
Sözleşmeli hekime zam - 28-02-2005
Döner sermaye katsayısı sorun oldu - 07-03-2005
Oda sayısı arttıkça performans da artacak - 28-03-2005
Döner sermaye gelirleri azalacak mı? - 09-05-2005
“Suistimale yol açıyor, motive etmiyor” - 16-05-2005
Ücretler düşerse, serbest hekimlik yükselir - 23-05-2005
Başhekimlik mi, muayenehane mi? - 12-09-2005
“Döner sermayedeki adaletsizlikler giderilsin” - 12-09-2005
Performans kriterleri değişti - 10-10-2005
Döner sermaye ücretleri muayenehane kapattırıyor - 10-10-2005
Bakanlık veri girişi konusunda uyardı - 31-10-2005
Performans yerine “katkılı ödeme” - 05-12-2005
2006 yılı performans yönergeleri yayınlandı -
Kısmi süreli çalışanların döner sermaye payında kesintiye durdurma... -
Yeni Döner Sermaye Yönetmeliği ile ilgili sorularınız -
Performansta ortopedistler kârlı çıktı - 25-09-2006
Performans değerlendirme yönergesi 1 Mayıstan itibaren değişiyor -
Son çıkan performans yönergesi için Bakanlık yetkililerinin yorumu -
2006 yılı performans sonuçları açıklandı - 16-04-2007
Sağlık Müdürü performansta yeni düzenleme istedi -
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
MEDİANKET |
| Tam Gün Yasa Taslağı beklentilerinizi karşıladı mı? |
|
|
|
|
|
|
GÜNCEL HABERLER |
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Prof. Dr. İskender Alaçayır
Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İskender Alaçayır
|
|
| |
| |
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|