Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

08-01-2009  

 MEDİANKET
Sevk zincirinin devlet memurları ve yeşil kartlıları da içine alarak uygulanması başarılı olur mu?
Evet
Hayır
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Şahin   AKSOY
“Vurun Doktora!”nın Çıkardığı Ses
Prof. Dr. Şahin AKSOY
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Ah Bu Doktorlar!
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Akut Miyeloid Lösemi İçin Yeni Genler
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Uz. Dr.  Aytun   ÇIRAY
Sağlıkçılar Hiç Bu Kadar Ayağa Düşmemişti
Uz. Dr. Aytun ÇIRAY
Dr.  İbrahim   ERSOY
2008’in “En”leri!
Dr. İbrahim ERSOY
Doç. Dr.  Nüket   ÖRNEK BÜKEN
Gündelik Yaşamda Etik
Doç. Dr. Nüket ÖRNEK BÜKEN
Prof. Dr.  Dilek   ÖZCENGİZ
Eğer İstersek!
Prof. Dr. Dilek ÖZCENGİZ
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
Denek Olarak Kullanılıyor muyuz?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Temel Bilimlerin Asistan Sorunu!
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Gülten   UYER
Doğal Gazda Fiyat Artışı-Hava Kirliliği-İnsan Sağlığı İlişkisi
Prof. Dr. Gülten UYER
Prof. Dr.  Özkan   ÜNAL
Doğudaki Tıp Fakültelerinde Mecburi Hizmet
Prof. Dr. Özkan ÜNAL
Prof. Dr.  Cihat   ÜNLÜ
Doğuma Babanın Eşlik Etmesi
Prof. Dr. Cihat ÜNLÜ
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
Tam Gün
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
 ETKİNLİKLER
  • Klinik Veride Geçerlilik & Güvenilirlik
  • 10-01-2009 / 10-01-2009
  • Kanıta Dayalı Laboratuvar Tıbbı Kursu
  • 14-01-2009 / 16-01-2009
  • Türk Oftalmoloji Derneği XXIX. Kış Sempozyumu
  • 23-01-2009 / 25-01-2009
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Türkiye Klinikleri
     KÖŞE YAZISI
      Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
    Tevfik   ÖZLÜ
      SAĞLIK HAKKI
      Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    21-04-2008
    Sayı : 377


    Sağlık Hizmetleri Piyasalaşabilir Mi?

    Piyasa, tüketiciler ile üreticiler arasında, kamu müdahalesi olmaksızın, fiyat enstrümanı kullanılarak mal ve hizmet değişimidir. Sağlık hizmetinin bir kısmının piyasa kuralları içerisinde üretilip, sunulması mümkün olsa da; tüm sağlık hizmetlerinin bu çerçevede verilmesi mümkün değildir.

    Sağlığın bütünüyle piyasalaşmasının önündeki engeller (piyasa başarısızlıkları), şöylece sıralanabilir. Öncelikle sağlık, herkes için bir haktır. Sadece parası olanın yararlanabileceği bir meta haline getirilmesi kabul edilemez. Ertelenmesi, ikame edilmesi mümkün olmayan ve hayati sonuçlar doğuran tıbbi desteğin, ihtiyacı olan herkese hakkaniyetle verilmesi piyasa kuralları içerisinde mümkün olmaz. Sağlıkta, tüm çıktılar paraya dönüştürülemeyebilir. Ağrı, acı, ıstırap, keder; ya da yaşama sevinci, huzur, mutluluk gibi sonuçlar göz ardı edilerek, sadece parasal giderler ve menfaatler üzerinden hesap yapılamaz.

    Sağlık hizmetini arz edenler ile talep edenler arasında giderilmesi asla mümkün olmayan bir bilgi asimetrisi mevcuttur. Örneğin, siz gereksinimlerinize ve bütçenize göre bir otel veya restorandan alacağınız hizmetin sınırlarını kendiniz belirleyebilir; aldığınız hizmetin kalitesini ölçebilir ve bedelini öngörebilirsiniz. Ama, bir hastaneye ya da hekime başvurduğunuzda, ihtiyacınız olan hizmeti ve size çıkarılacak faturayı hiçbir şekilde tahmin edemezsiniz. Sağlıkta girdiler, faaliyetler ve çıktılar bilinebilir olmayıp, hekime ve kuruma tam bağımlılık söz konusudur. Bilgi asimetrisinden kaynaklanabilecek suistimalin önlenmesi, devletin müdahalesini gerekli kılmaktadır. Devlet planlamalar yaparak, hizmet sunarak, bilgilendirerek, kurallar koyarak, finansman sağlayarak, denetleyerek, pazara girişi sınırlayarak, fiyatlandırma, ruhsatlandırma ve ödemede kısıtlamalar getirerek pazar koşullarına aykırı şekilde sağlığa müdahalede bulunmak durumundadır. Bu yapılmadığı taktirde, hastalar gereksiz tetkik ve müdahalelerle, abartılı maliyetlerle yüzleşebilirler. Sağlık hizmetlerinin kullanıcısı olan hastaların algıladıkları kaliteye yönelen hizmet sunucuları, teknik kaliteyi ihmal edebilirler. Riskli olguları dışlayabilirler. Komplikasyon, morbidite ve mortalite riski yüksek olgulara, tıbbi müdahalede bulunmaktan kaçınabilirler. Diğer yandan sağlık hizmetlerine ihtiyaç, hem arz edenler, hem de talepte bulunanlar açısından öngörülemez, tamamen rastlantısaldır. Kişi aniden, hiç ummadığı bir hastalık veya kazayla karşılaşabilir. Tahmin etmediği ölçüde bir maliyetle yüzleşebilir. Sağlık hizmetleri ertelenemediğinden ve yeri başka bir şeyle ikame edilemediğinden, bu ihtiyacın karşılanması zorunludur. Sadece yoksullar değil, varlıklı kişiler bile, böyle bir durumda giderlerini karşılayamayabilirler. Üstelik, hastalık da yoksulluğa neden olabilir. Hizmeti sunanlar açısından ise, ani bir salgın veya savaş halinde artan talep, piyasa koşullarında yapılandırılmış kurumlar veya personel tarafından karşılanamayabilir. Özel sektörün, böyle bir olasılığı dikkate alarak yatırım yapması beklenemez.

    Sağlık hizmetleri pozitif ve negatif dışsallıklar içerir. Piyasa koşullarının işlemesi için, üretilen mal veya hizmetin, sadece bedelini ödeyenlerce sahip olunması gerekmektedir. Oysa, tedavi etmediğiniz bulaştırıcı bir tüberküloz hastası, her yıl 10-15 sağlam kişiye tüberkülozu bulaştırır. Ya da kızamık veya çocuk felci aşısı yaptırdığınızda, bundan diğer kişiler de yarar görür. Diğer taraftan hasta, sadece tüketici olmayıp, sağlık hizmetinin üretim sürecine de aktif olarak katılabilmektedir.

    Sağlık sektörüne girişin sınırlı olması, sağlığa talebin ekonomik gelişmişlik, eğitim ve sosyokültürel koşullara göre bölgeler arasında değişmesi nedeniyle, hiç olmazsa belirli alanlarda sağlıkta tekelleşme kaçınılmaz bir durumdur. Piyasa kuralları içerisinde, sağlık kurumları ve sağlık çalışanlarının dengeli dağılımının sağlanması, çoğu zaman imkansızdır. Özel sektör, koruyucu sağlık hizmetlerine ilgi duymaz. Daha çok tanı-tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelir.

    Hasta ile hekim arasındaki hukuki ilişki, sıradan bir müşteri-satıcı ilişkisi olarak nitelendirilemez. Hastayla hekim arasındaki ilişki, tüketici sözleşmesi yerine, daha çok vekalet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Çünkü, hekimin elinde büyük bir güç vardır. Hekim, hem arz hem de talep oluşturma gücüne sahiptir. Tüm tıbbi müdahaleler, asıl olarak hastanın yararı gözetilerek planlanıp yürütülmelidir. Sağlık çalışanlarının ve sağlık kurumlarının çıkar ve beklentileri, hastaya herhangi bir tıbbi müdahalenin yapılıp yapılmamasında belirleyici olamaz.

    Bütün bu dinamikler dikkate alındığında, sağlıkta devletin aradan çekilerek sağlık hizmetini üretenlerle tüketenleri, pazar koşullarına bırakmasının olası olmadığı açıktır. Ancak bu saptama, sağlıkta ekonomi kurallarının dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. Sağlık hizmetlerinin maliyetleri yüksektir ve bu maliyet giderek artmaktadır. Sağlık hizmetlerinde sosyal adaletin sağlanması kadar, hizmetlerin sürdürülebilmesi; etkinlik ve verimliliğinin korunup geliştirilmesi de vazgeçilemez hedeflerdir. Bu nedenle normatif değerler yanında pozitif değerlerin de gözetilmesi gerekir. İşin bu yönünü diğer bir yazımıza bırakalım.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Doktordan örnek davranış
  • Türk doktorun araştırmaları dünya gündeminde
  • 'Biz, vatandaşların ilacını temin ederiz'
  • İlaçta 11.2 milyonluk bakanlık-oda kavgası
  • İlaca 10 milyar 646 milyon TL gitti
  • Harvardlı Türk doktordan umut veren obezite tedavisi
  • Yeryüzü Doktorları'ndan Gazze'ye 12 ambulans
  • Düzce Devlet Hastanesi'ne jandarmadan şok baskın!
  • Eczane ödemeleri 45 gün içinde yapılacak
  • Yan Dal Uzmanlık Sınavında tercihler yarın başlıyor
  • Hastane sevk zincirinin kaldırılması Meclis gündeminde
  • Devlet Hastanesi Başhekimi gözaltına alındı
  • "TEB protokolü fesh etse bile eczanelerle anlaşma sürer"
  • Hastalardan 704 şikayet 11 teşekkür!
  • İşte yeni maaşlar
  • SGK'nın özellerde hangi branşlarla anlaşma yapacağı açıklandı Sözleşme metninin tamamı yayınlandı
  • 70 doktorla 513 bin muayene
  • Doktorlar girmek için izin bekliyor
  • SGK'lı hastalara 'özel' yolu yeniden açılıyor
  • Muayene parasından devlete 1 milyar TL
  • Ameliyathaneye çatıdan su akınca...
  • Fark ücreti yüzde 70’e çıkacak (Güncellendi)
  • İşsiz bir uzman doktorun feryadı
  • Ulusal Tıbbi Terimler Dizini oluşturuluyor
  • 2008 YILI BÖYLE GEÇTİ



  •  RÖPORTAJ
    Prof. Dr. Ahmet Akkaya
    “Akademisyen bilimsel araştırmalara yatkın olmalı eğitim ve öğretimi amaç edinmelidir. Sonuçta hem doktor hem de araştırıcı yetiştirme yeteneklerine sahip olmalıdır”.
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı
    Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünlü

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri