Günümüzde sağlık konusunda büyük bir çabanın olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Bu çabaların ülke ve millet yararına olması hepimizin dileğidir. Yapılan hizmetlerde, doğru ve yanlışların belirtilmesi, varsa eksikliklerin giderilmesi için yöneticilerin uyarılması, elbette Sivil Toplum Örgütleri (STÖ)nün yapması gereken önemli görevler arasındadır. İşte, bu amaca yönelik olarak siz değerli okurlarımla paylaşmak istediğim konu da, konumum gereği, sağlık kentleri üzerine olacaktır.
Sağlık Bakanlığının planladığı “sağlık kentleri” projesinde 16 il merkezi esas alınarak buralara dev sağlık alanları yapılacaktır. Ancak, bu maksatla seçilecek illerin tercihinde önemli gördüğüm bazı kriterlerin de olmasında yarar vardır. Sağlık kurumlarının çeşitliliği, sahip olduğu imkanlar ve hizmet verdiği alanın genişliği elbette gözetilmelidir. İşte 16 il merkezine yapılması planlanan “sağlık kentleri” içinde Elazığ ilinin mutlaka yer alması gerektiğine inanıyorum.
Niçin Elazığ bu projede yer almalıdır?
Birincisi, tarihi süreçteki konumu (Harput Eyaleti) gereği geniş bir bölgeye hitap etmesi ve buna uygun bir idari yapılanma içinde oluşu. İkincisi de, sağlık konusunda sahip olduğu farklı hizmet alanlarındaki çeşitli hastaneleri.
Yıllardır gerek akrabalık bağları, gerekse ulaşım ve ticari bağlılıklar nedeniyle, Elazığ ili, bölge konumunu muhafaza etmektedir. Ulaşım açısından, Türkiye’nin doğusunda; kuzeyden güneye uzanan bir hat boyunca, Kars-Erzurum veya Trabzon-Gümüşhane’yi Bingöl üzerinden Elazığ’a ve oradan da güneye bağlayan transit geçiş, ülkemiz coğrafyası açısından da stratejik öneme sahiptir. Keza, Van’dan batıya uzanan yolculuğun önemli kavşak noktalarından birini de Elazığ oluşturmaktadır. Böylece, kuzey-güney ve doğu-batı arasındaki en önemli kesişim noktasını oluşturmaktadır. Yine ilin ulaşım konusunda başka bir stratejik yanı da, sivil hava alanına sahip olmasıdır. Bu anlamda uluslararası havaalanı projesi tamamlandığında ( yüzde 65’i tamamlanmış durumda) komşu illere göre daha önemli bir konuma kavuşacaktır. Bölgenin zor coğrafi şartları da göz önünde tutulduğunda konunun önemi biraz daha artacaktır.
Sağlık konusunda bölge konumunu muhafaza etmiş olmasına gelince; Elazığ, her üç basamak sağlık hizmetinin verildiği bir il konumundadır. Kuruluşu çeyrek asır olan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinin üçüncü basamak sağlık kuruluşu olarak verdiği hizmetler, bölge için önemli bir görevi yerine getirmektedir. Yine, “Deri, Zührevi ve Lepra Hastalıkları” , “Akıl ve Ruh Hastalıkları” gibi konusunda özelleşmiş Türkiye çapında spesifik hastaneler bu ildedir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığına bağlı Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, üçüncü basamak sağlık hizmeti vermek üzere önemli bir misyonu üstlenmektedir. Bunların yanı sıra, toplam 8 Devlet Hastanesi, özel hastaneler, özel tıp merkezleri, diş merkezleri ve dal merkezleri de bölgede hizmet veren sağlık kurumlarıdır. Aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir kurumu, Asker Hastanesi de, bölgenin ihtiyaçlarına önemli oranda cevap vermektedir. Hinterlandında bulunan; Muş, Bingöl, Tunceli ve de Erzincan iline bağlı Kemaliye, Elazığ ile sıkı irtibat halinde olup, bu illerin özellikle Sağlık açısından il ile yakın teması vardır. Yukarıda sayılan nedenler göz önünde bulundurulduğunda, her açıdan, Elazığ’ın “Sağlık Kentleri Projesi” kapsamında yer alması, ülke ve bölge menfaatinedir. STÖ olarak biz de, gerekli uyarıları yapmakta ve konuyu kamuoyuyla paylaşmaktayız.
Medimagazin gazetesinin değerli okuyucuları ile buluşmamızın ilk yazısı vesilesiyle, gazetenin çıkmasında yıllardır emek harcayan yayın kurulunun üyelerine, siz değerli okurlar nezdinde teşekkür ediyor ve yayın hayatlarını aynı tempo ve kararlılık içinde yürütmelerini yürekten diliyorum. |