|
Sağlık Mensupları Derneği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gönüllü sağlık taraması etkinlikleriyle Doğu – Batı arasında bir kardeşlik köprüsü kurmayı hedefliyor. Dernek, gönüllü etkinlikler kapsamında tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerini dolaşmayı hedefliyor
Nilay Toğrul / Ankara
Sağlık Mensupları Derneği (SAMEDER) Genel Başkanı Prof. Dr. Remzi Sağlam, son dönemde Doğu Anadolu illerinde gerçekleştirdikleri sağlık taraması etkinliklerine devam etmek istediklerini bildirdi. 11. yılını kutlayan SAMEDER’in, ağırlıklı olarak hekimler, diş hekimleri ve sağlık personelinden oluşan bir sivil toplum örgütü olduğunu dile getiren Sağlam, özellikle bundan sonra sosyal kampanyalara daha çok önem vereceğini dile getirdi.
Bundan önce doğal afetlerde de birebir yardım ekipleri arasında bulunduklarını vurgulayan Sağlam, “Pakistan için düzenlenen ilaç kampanyası içinde birebir bulunduk ve hekim arkadaşlarımız oralarda çalışmalar yaptı. Çeşitli dönemlerde yurt içi ve yurt dışı gezilerimiz oldu. Derneğimiz en son 2008 yılı içerisinde Kimse Yok Mu Derneğinin başlattığı Doğu-Batı kardeşliğinin sağlanması adına da çeşitli sağlık taramaları yaptı” dedi.
Doğu – Batı kardeşliği için ilk çalışmalarının şubat ayında başladığını ifade eden Sağlam, uygulamalarını şöyle anlattı:
“Çalışmalarımız 1 ve 2 Şubat’ta 14 arkadaşımızın Van’a gidip yaptığı sağlık taramasıyla başladı. İlk çalışmamızda 1200-1500 arasında kişiye sağlık taraması yaptık. Bunun ardından diğer etkinliklerimiz geldi, 15 – 16 Şubat’ta 26 arkadaşımız Cizre ve Kızıltepe’ye gitti. 2 bin kişiye sağlık taraması yaptık. 29 Şubat – 1 Mart’ta 24 arkadaşımız Van’a gitti. O dönemde de 2 bin 400 kişiye sağlık taraması yapıldı. En son 29 – 30 Mart’ta 55 arkadaşımız Ağrı’ya gitti, 4 bin – 4 bin 500 kişiye sağlık taraması yapıldı. Ağrı’da da 55 gönüllü hekim sağlık taramasına katıldı. Önümüzdeki dönemde de Muş ve Tunceli’ye gitmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında yurt dışı çalışmaları da planlıyoruz. Düşüncemiz uzun vadede tüm Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’yu ziyaret etmek. Planlarımız arasında Gine ve Azerbaycan yer alıyor. Azerbaycan’da 10 bin kişiye sağlık taraması yapmayı planlıyoruz. Burada ağırlıklı olarak Ermenistan’daki baskınlardan kaçanlara götürmeyi umduğumuz bir sağlık taraması projemiz var. Asıl düşüncemiz Türkiye – Azerbaycan arasında dostluk köprüleri kurmak, orada tıpkı Türkiye içindeki gibi bir hizmet sunmak.”
“Çalışmalarımızla bölge hekimlerine de manevi destek sağlıyoruz”
Etkinlikleri daha çok birebir tanıştıkları hekimler aracılığıyla, ziyaret edilen illerdeki derneklerle diyalog kurarak, işbirliği içinde yaptıklarını ifade eden Sağlam, mülki idarelerin izin ve bilgisi dahilinde çalıştıklarını söyledi. Gidilen bölgelere önceden haber verildiğini ifade eden Sağlam, “Köyün ya sağlık ocağı ya okulunda gerçekleştirilen taramalara köydeki hemen herkes katıldı. Çoğu yerde köyün tamamını sağlık taramasından geçirdik. Bazı yerlerde o kadar izdiham oldu ki sıkıntısı olmayan gelmesin demek durumunda kaldık. İnsanlar doktor ayağına gidince en ufak rahatsızlıklarını bile danışmak istiyorlar haklı olarak. Bunun neticesinde de ciddi bir rahatsızlık varsa ortaya çıkmış oluyor. Oradaki hekim arkadaşlar da bize destek oluyor ve ciddi problemler olunca daha sonra tekrar görüşmeleri için onlara yönlendiriyoruz. Bazı hastalarımızın burada tedavisi edilmesini sağlıyoruz” dedi.
Remzi Sağlam, bu çalışmalarla sağlık hizmeti götürmenin yanı sıra o bölgelerde çalışan doktorlara manevi bir destek vermeyi ve oradaki vatandaşın kendisi için birebir ayağına kadar gitmiş bir doktor olduğunu görmesini istediklerini söyledi.
“Mecburi hizmete bakış açıları değişti”
Kızıltepe’de gerçekleştirilen etkinliklerde yer alan SAMEDER Genel Sekreteri İbrahim Çiçek de, bu etkinliklerle insanların bakış açılarının değişmeye başladığını ifade etti. Vatandaşların, orada hali hazırda çalışan doktorlar için “Zaten görevi burada olmak” diye düşündüğünü ifade eden Çiçek, “Buradan giden hekim için durum daha farklı oluyor. Vatandaşın hekimlerin gönüllü olarak geldiğini görmesi başka bir duygu yaratıyor. Yapılan en ufak bir yardım o insanların kamu vicdanında daha büyük yer etmiş oluyor.” dedi.
Ziyaret edilen bölgelerde hem sıkıntılı hastalara yardım edildiğini, hem de gerekli yardımların yapıldığını dile getiren Çiçek, bu tarz çalışmaların kardeşliğin pekişmesi, birlik ve beraberliğin sağlanması için devam edeceğini ifade etti. Bu hizmetlerde yer alan hekimlerin mecburi hizmet dönemlerinde de rahat edeceklerini düşündüğünü belirten Çiçek şöyle konuştu:
“Bizimle birlikte bu hizmetlere katılan arkadaşlarımız mecburi hizmette de rahat edecekler, tercihlerini daha rahat yapacaklardır. Çünkü böylece hem oradaki halkın yüreğini açtığını hem de orada çalışan arkadaşlarımızın bu işe yürekten destek verdiğini görüyorsunuz. Mecburi hizmet için birinci tercihini Gaziantep olarak belirleyen bir arkadaşımız, ‘Eğer seçimimi tabloyu gördükten sonra yapsaydım, birinci tercihim Silopi olurdu’ dedi. Bu çalışmaların iki tarafı da çok etkilediğini söyleyebiliriz ama arkadaşlarımızın ciddi etkilendiği hadiseler oldu. Faaliyetlerimize ilk defa katılan bir doktor arkadaşımız da ‘İlk defa hem kendimin hem de branşımın çok büyük işe yaradığını gördüm. Bundan sonra yapılacak bütün taramalarda sizinle olmak istiyorum’ dedi. Kızıltepe – Cizre ziyaretimiz karışık bir döneme denk geldi. Kızıltepe’de olaylar bekleniyordu. Cizre’de de olaylar çıktı. Biz o dönemde orada bulunduğumuz halde arkadaşlarımızın bir tanesinin bile aklında kötü bir anı kalmadı. Tam tersi çok memnun kaldılar. Çünkü çok sıcak karşılandılar. Mecburi hizmete zor gözüyle bakan arkadaşlarımızın bile oraya gittikten sonra dünyaya bakışı, bu konudaki görüşleri değişti. O insanların yürekten, samimi davranışları ön yargıları tamamen kırdı. Ve orayı bu taramalarda gören arkadaşlarımız mecburi hizmete seve seve gideceklerdir sanıyorum.”
“Fedakarlık şart”
Muayeneye gelen çocukların yüzde 90’ında gelişim bozukluğu ve kansızlık görüldüğünü bunun da beslenme bozukluklarından kaynaklandığını ifade eden İbrahim Çiçek, “Bölge imkan olarak, şartlar itibariyle sıkıntılı. Ancak fedakarlık yapılacaksa, bu ülkenin birlik ve beraberliğine inanılıyorsa bunu yapmalıyız. Bir yerde fedakarlık yapamazsak bizden sonrakilerin daha büyük fedakarlıklar yapmaları gerekecek. Bir nesil fedakarlık etsin ki arkadan gelenler rahat etsin” şeklinde konuştu.
“Bu çalışmalara bütün hekim arkadaşlarımızı davet ediyoruz” diyen Çiçek, özellikle dahili branşlar, pediatri ve bayan kadın doğum hekimlerine ihtiyaç duyulduğunu ancak gönüllü tüm hekimlerin desteğini beklediklerini dile getirdi. Bu etkinliklerin hem hekimler hem de vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çiçek, “Arkadaşlarımız oradaki ihtiyaçları gördükçe daha çok hizmet etmek istiyorlar. Özel hastaneler yılda bir kez bile olsa tıp bayramını farklı bir etkinlikle kutlamak için bu tip ziyaretler gerçekleştirebilirler” dedi.
|